<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Açıklayıcı Vaaz arşivleri - Müjde Birliği</title>
	<atom:link href="https://mujdebirligi.com/category/makaleler/aciklayici-vaaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mujdebirligi.com/category/makaleler/aciklayici-vaaz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 May 2021 14:26:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>“Açıklayıcı” vaaz nedir?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/aciklayici-vaaz-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2021 11:41:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2697</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/aciklayici-vaaz-nedir/" title="“Açıklayıcı” vaaz nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-768x384.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="“Açıklayıcı” vaaz nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-768x384.jpeg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-300x150.jpeg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-1024x512.jpeg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Açıklayıcı vaaz, Kutsal Kitap’ın belirli bir bölümünün ana noktasını ele alan, bu noktayı vaazın ana noktası haline getiren ve bugünkü yaşamımıza uygulayan vaazdır.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/aciklayici-vaaz-nedir/">“Açıklayıcı” vaaz nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/aciklayici-vaaz-nedir/" title="“Açıklayıcı” vaaz nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-768x384.jpeg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="“Açıklayıcı” vaaz nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-768x384.jpeg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-300x150.jpeg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176-1024x512.jpeg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/What-Is-an-Expositional-Sermon_-e1614855805176.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p></p>


</p>
<p>Açıklayıcı vaaz, Kutsal Kitap’ın belirli bir bölümünün ana noktasını ele alan, bu noktayı vaazın ana noktası haline getiren ve bugünkü yaşamımıza uygulayan vaazdır.</p>
<p>


<p></p>
<p></p>


</p>
<p>Başka bir deyişle açıklayıcı vaaz, Kutsal Kitap’ın belirli bir bölümünün anlamını açıklar ve bu bölümün dinleyicilerin hayatlarıyla olan bağlantısını ortaya koyar. İşte açıklayıcı vaaz budur.</p>
<p>


<p></p>
<p></p>


</p>
<p>Bunun anlamı da şudur ki, açıklayıcı vaazlarda şunlar olmak zorunda DEĞİLDİR:</p>
<p>


<p></p>
<p></p>


</p>
<ol class="wp-block-list" type="1">
<li>Sadece bir veya iki ayete odaklanma.</li>
<li>Çeşitli kafa karıştırıcı ayet yorumları veya sonu gelmeyen tarihsel arka plan bilgileri sunma.</li>
<li>Tatsız, ruhsuz ve gündelik hayattan uzak olma.</li>
<li>Bir metnin ana fikrini, bu metinle örtüştürülebilecek bir başka uygulama noktasıyla karıştırma (yani bir ayeti, söylemek istediğiniz şeyi desteklemek için kullanma).</li>
</ol>
<p>


<p></p>
<p></p>


</p>
<p>Bunlardan ziyade açıklayıcı vaaz, Kutsal Kitap’tan kısa, orta veya uzun metinleri almalı ve bunların ana mesajının bugünkü dünyamız için ne denli önemli olduğunu göstermelidir.</p>
<p>


<p></p><p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/aciklayici-vaaz-nedir/">“Açıklayıcı” vaaz nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sahte Açıklayıcı Vaazlar (Genişletilmiş Versiyon)</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/sahte-aciklayici-vaazlar-genisletilmis-versiyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2020 11:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2715</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/sahte-aciklayici-vaazlar-genisletilmis-versiyon/" title="Sahte Açıklayıcı Vaazlar (Genişletilmiş Versiyon)" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Sahte Açıklayıcı Vaazlar" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Mark Dever doğru bir şekilde açıklayıcı vaazı, “Kutsal Yazılar’ın belirli bir metninin ana noktasını, vaazın ana noktası yapan” vaaz olarak tanımlar. Ancak ben açıklayıcı olma niyetinde olan ama bu konuda başarısız olan birçok vaaz dinledim (ve böyle vaazlar verdim de!). Aşağıda bu noktadaki on iki tuzağa yer verdim. Beş tanesi metnin mesajını vaazın mesajı olarak ele almayan ve böylece metni suiistimal eden tuzaktan, beş tanesi metni toplulukla bağdaştırmada yetersiz kalan tuzaktan ve iki tanesi de vaazın nihayetinde Tanrı’nın işi olduğunu göremeyen tuzaktan oluşuyor.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/sahte-aciklayici-vaazlar-genisletilmis-versiyon/">Sahte Açıklayıcı Vaazlar (Genişletilmiş Versiyon)</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/sahte-aciklayici-vaazlar-genisletilmis-versiyon/" title="Sahte Açıklayıcı Vaazlar (Genişletilmiş Versiyon)" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Sahte Açıklayıcı Vaazlar" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Expositional-Imposters-Expanded-e1614857760116.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Mark Dever doğru bir şekilde açıklayıcı vaazı, “Kutsal Yazılar’ın belirli bir metninin ana noktasını, vaazın ana noktası yapan” vaaz olarak tanımlar.</p>



<p>Ancak ben açıklayıcı olma niyetinde olan ama bu konuda başarısız olan birçok vaaz dinledim (ve böyle vaazlar verdim de!). Aşağıda bu noktadaki on iki tuzağa yer verdim. Beş tanesi metnin mesajını vaazın mesajı olarak ele almayan ve böylece metni suiistimal eden tuzaktan, beş tanesi metni toplulukla bağdaştırmada yetersiz kalan tuzaktan ve iki tanesi de vaazın nihayetinde Tanrı’nın işi olduğunu göremeyen tuzaktan oluşuyor.</p>



<p>Bu gözlemlerin hiçbiri esasen bana ait değil. Çoğunu 90’lı yılların ortalarında Cambridge’deki Eden Baptist Kilisesi’nde öğrendim. Diğerlerini yıllar içinde öğrenme şansım oldu. Birkaç yıl önce benzer bir makale&nbsp;yazdığımdan beri, eklemek istediğim, insanların önerdiği farklı birkaç şey daha oldu. Eminim ki, sizler de başka birkaç şey daha düşünebilirsiniz.</p>



<p><strong>METNİ GÖRMEKTE BAŞARISIZ OLAN SAHTE AÇIKLAYICI VAAZLAR</strong></p>



<p><strong><em>1) “Temelsiz Vaaz”: Metin Yanlış Anlaşılır</em></strong></p>



<p>Vaiz bu durumda, belki de doğru olan şeyler söylemektedir ancak bu hiçbir şekilde metnin doğru yorumlamasına dayandırılmamaktadır. Bu vaiz, ya metnin <em>içeriğine </em>(örn. vaaz Kutsal Kitap’ın İngilizce NIV çevirisindeki bazı kelimeler üzerine inşa edilir ancak bu kelimelerin dönemin Grekçesinde bir karşılığı yoktur) ya da <em>bağlamına&nbsp;</em>dikkat etmez (örn. vaaz Davut ve Golyat hikâyesi üzerinedir ve “Sizin Golyat’ınız kim ve ona karşı kullanmaya hazır olmanız gereken beş taş nedir?” sorusunu sorar).</p>



<p>Eğer bir vaiz, vaazının mesajını tanımlayabilmek için Tanrı Sözü’nün derinlerine inmiyorsa, büyük olasılıkla bu vaazlar Tanrı’nın değil, vaizin kendi fikirleri tarafından yürütülen şeyler olacaktır.</p>



<p><strong><em>2) “Tramplen Vaaz”: Metnin Ana Noktası Göz Ardı Edilir</em></strong></p>



<p>Buna benzer başka bir şey de, vaizin metnin ana noktası yerine, metinde geçen ikincil bir noktaya odaklanmasıdır. Örneğin vaaz Yuhanna 2’deki düğün üzerine olsun. Burada İsa’nın suyu şaraba çevirme olayının yalnızca Hristiyanların alkol tüketimini desteklemek için kullanıldığını ve Mesih’in Yeni Antlaşma’daki görkeminin nasıl sergilendiğinden hiç bahsedilmediğini düşünün.</p>



<p>Seri şeklinde açıklayıcı vaaz vermenin bir avantajı da, bu şekilde vaizin normalde es geçmek isteyeceği konuları vaaz etmek zorunda kalması ve normalde gereğinden fazla vurgulayacağı konuları, uygun bir şekilde ele almak zorunda bırakılmasıdır. “Temelsiz” ya da “tramplen” vaazlar veren bir vaiz, bu avantajları istemeden bir kenara atabilir. Bu şekilde de Tanrı’nın gündeme getirdiği nokta belirsizleştirilmiş ya da kenara itilmiş olur.</p>



<p><strong><em>3) “Doktrinsel Vaaz”: Metnin Zenginliği Göz Ardı Edilir</em></strong></p>



<p>Tanrı kasıtlı olarak bizimle “çeşitli yollardan” konuşmuştur (İbr. 1:1). Birçok vaaz, bir metnin edebi (yazınsal) türünü görmezden gelmekte ve öykü, şiir, mektup ve son günlerle ilgili her metni, hepsi aynı türden önermelermişçesine ele almaktadır. Elbette her vaaz bu önermelerle ilgili gerçekleri ele almalıdır ama vaazı sadece bunlardan oluşan bir şey haline de getirmemelidir. Metinlerin edebi bağlamıyla kastedilen şey, Ezgiler Ezgisi’nden verilen bir vaazın Efesliler 5’ten verilen bir vaaza kıyasla, kulağa daha farklı gelmesi gerektiğidir. Metnin ana noktası her iki durumda da aynı olabilir ama bu mesajı farklı şekillerde iletmişlerdir. Kutsal Yazılar’ın çeşitliliği vaazlarla yok edilmemeli, bir hazine gibi görülmeli ve mesajlar edebi türlere hassasiyet gösterilerek iletilmelidir. Öykü empati yapabilmemize yardımcı olmalı, şiir duygularımızı harekete geçirmeli ve geleceğe ilişkin peygamberliklerse bizlerde hayranlık uyandırmalıdır.</p>



<p><strong><em>4) “Kestirme Vaaz”: Kutsal Kitap Metninden Neredeyse Hiç Söz Edilmez</em></strong></p>



<p>Yorumlama vaazının tam tersi olan bu vaaz, hiçbir yorumlama “çalışmasının” yapılmadığını gösterir. Rab, Sözü’yle o günkü konuyu belirlemiş olsa da, sadece vaiz bu gerçeğin tamamen farkındadır. Topluluk en sonunda, “Ne kadar harika ayetler” demek yerine, “ne kadar harika bir vaaz” diyebilir.</p>



<p>Topluluğumuzun bizim sesimizden ziyade, Tanrı’nın sesini duymasını sağlayalım. Bunu onları metne yönlendirerek yapabiliriz. “Şimdi söylediğimi iyi dinleyin” demek yerine, “bakın Tanrı 5. ayette ne diyor” demeliyiz.</p>



<p><strong><em>5) “Mesih’siz Vaaz”: Vaaz İçinde Kurtarıcı Hiç Geçmeden Biter</em></strong></p>



<p>İsa, Ferisiler’i şöyle azarladı: “Kutsal Yazılar’ı araştırıyorsunuz. Çünkü bunlar aracılığıyla sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır!&nbsp;Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz” (Yuh. 5:39-40). Ne kadar üzücü ki, İsa’ya yaşam bulmaya <em>gelmiş</em> olan bizler bile, belirli bir metni incelemeleri için bütün bir topluluğu Kutsal Yazılar’ın önüne getiriyor ancak Eski Antlaşma metinlerini ahlaki vaazlara dönüştürerek ve hatta Müjde kitaplarından Müjde’siz vaazlar vererek, topluluğun Kutsal Yazılar’ın Mesih hakkında ne söylediğini görmelerine engel oluyoruz. Getsemani Bahçesi öyküsünün, yaşamlarımızda stresi nasıl daha iyi yönetebileceğimiz bağlamında vaaz edildiği korkunç senaryoyu düşünün.</p>



<p>Tanrı Sözü büyük bir tekerlek gibiyse, jantın göbeği Mesih ve tekerleği orada tutan aks da Müjde’dir. Jantın göbeğine kadar gelip metnin Mesih hakkında ne dediğini ve bunun Müjde’yle olan ilişkisini birleştirmediğimiz sürece, Kutsal Yazılar’daki bir metni sadık bir şekilde vaaz etmiş olmayız.</p>



<p><strong>TOPLULUĞU GÖRMEKTE BAŞARISIZ OLAN SAHTE AÇIKLAYICI VAAZLAR</strong></p>



<p><strong><em>6) “Yorumlayıcı Vaaz”: Metin Yaşamlara Uygulanmamış Bir Halde Kalır</em></strong></p>



<p>Eğer “temelsiz vaaz” metni tamamen ıskalayan vaazsa, “yorumlayıcı vaaz” da topluluğu tamamen ıskalayan vaazdır. Açıklayıcı olduğunu iddia eden bazı vaazlar, haklı bir şekilde, sıkıcı ve alakasız olarak nitelendirilirler! Böyle bir vaaz dinlemektense, gidip bir yorum kitabı okunabilir. Söylenen her şey metne sadıktır ama bu gerçekten bir vaaz değil, bir ders gibidir. Pavlus’un iyelik eklerini kullanma şeklinden çok şey öğrenebiliriz ama bunların çok azı Tanrı’nın karakteri ve insan yüreğinin doğasıyla ilgili olacaktır. Burada uygulama konusunda yalnızca üyelerin zihinleri hedeflenir. Oysa gerçek bir açıklayıcı vaaz, elbette önce zihne dokunur ama aynı zamanda da yüreği yumuşatır ve iradeyi dizginler.</p>



<p>Düzenli olarak yorumlayıcı vaazlar duyan bir topluluk, yalnızca konu vaazlarının gerçekten yaşamlarıyla ilişkili olduğu yanılgısına düşebilir. Ayrıca sürekli olarak yorumlayıcı vaaz duymak, insanların ruhsal olarak hiç zorlanmadan ve değişmeden Kutsal Kitap’ı kendi başlarına sadakatle okuyabileceklerini düşünmelerine sebep olacaktır.</p>



<p><strong><em>7) “Alakasız Vaaz”: Metin Farklı Bir Topluluk İçin Vaaz Edilir</em></strong></p>



<p>Günümüzde birçok vaaz, çamuru hep başkalarına atarak, toplulukta kibir oluşmasına sebep olmaktadır. Böyle vaazlarda ya metin yalnızca Hristiyan olmayanlara yöneltilir ve bu sanki Tanrı Sözü’nün kiliseye bir şey söylemediği anlamını doğurur ya da vaazda değinilen sorunlar, vaaz edilen toplulukta hiç görülmemekte ya da çok nadir görülmektedir.</p>



<p>Böylece topluluk kendini beğenmeye başlar ve İsa’nın benzetmesindeki Ferisiler gibi, başkaları gibi olmadıkları için şükreder olurlar. Verdikleri karşılık tövbe ve iman değil, şudur: “Keşke Bayan Brown bu vaazı duysaydı!” veya “mahalledeki Metodist kilise bu vaazı cidden duymalı!”</p>



<p>Böyle vaazlar topluluğun kutsallığını değil, kendini beğenmişliğini arttıracaktır.</p>



<p><strong><em>8) &#8220;Kişisel Vaaz”: Metin Sadece Vaizin Yaşamına Uygulanır</em></strong></p>



<p>Vaizin bir metnin sadece kendisi için nasıl geçerli olduğunu düşünmesi ve topluluğa, sanki onlar tamamen vaizle aynı durumdaymış gibi vaaz vermesi kolaydır. Kutsal Yazılar’dan bir metnin Batı Londra’da küçük bir topluluğun bir pastörü olarak çalışan, eşi ve altı çocuğu olan kırklı yaşlardaki beyaz bir İngiliz için nasıl geçerli olduğunu görmek kesinlikle benim için en kolay şeydir. Bu benim sessiz zamanlarım için harika olabilir ama kiliseme pek bir faydası olmaz. Çünkü başka hiç kimse bu tanıma uymamaktadır.</p>



<p>Bu metnin bir genç insan veya bekâr bir anne için taşıdığı sonuçlar nelerdir? Kırklarında olan ve evlenmek isteyen bir kadın için veya bir göçmen için? Peki ya işsizler için veya kiliseyi ziyaret eden ateist ve Müslümanlar için? Bir bütün olarak topluluk için ve bir otobüs şoförü, bir ofis çalışanı, bir öğrenci veya bir ev hanımı için?</p>



<p>Kişisel vaaz, topluluğun Kutsal Kitap’ın yalnızca “profesyonel” Hristiyanlar için olduğunu ve bunun yaşamlarında tek doğru kullanımının, bir kilise veya Hristiyan organizasyonda tam zamanlı çalışma durumunda olacağını düşünmelerine neden olur. Bu, topluluğun pastörlerini putlaştırmasına ve Hristiyan yaşamını dolaylı olarak pastörleri üzerinden yaşıyorlarmış gibi yaşamalarına neden olabilir. Bu tür vaazlar, Tanrı Sözü’nü kendi yaşamlarının her yönüne nasıl uygulayacaklarını ve bunu kendilerinden çok farklı şartlarda olan kişilerin yaşamlarına nasıl aktaracaklarını görme şansını topluluktan çalmaktadır.</p>



<p><strong><em>9) “İkiyüzlü Vaaz”: Metin Bir Tek Vaizin Kendisine Konuşmaz</em></strong></p>



<p>“Kişisel vaazın” tam tersi bir hata olarak, burada vaiz Tanrı Sözü’nü öğreten ancak bu Söz altında yaşamanın ne demek olduğuna örnek teşkil etmeyen bir kişidir.</p>



<p>Bir vaizin “biz” demek yerine, “siz” diyeceği yerler vardır. Ancak <em>her zaman</em> “siz” diyen ve hiçbir zaman “biz” demeyen bir vaiz, nasıl kendisinin de yetki altında olduğunu, esasen kendisinin de Baş Çobanı’nın sesini duymaya ihtiyaç duyduğunu, kendi sonsuz yaşamı ve emniyeti için yalnızca O’na güvenerek, O’nu tanıyıp izlemesi gerektiğini ortaya koymuyor demektir.</p>



<p>Böyle vaaz eden bir vaiz, iman yaşamını pastörleri üzerinden sürdüren topluluğun yaptığı hatanın tersini yaparak, kendi topluluğu üzerinden iman yaşamını sürdürüyor olabilir. Yaşamının hizmetinden ibaret olduğunu varsayacak ve Tanrı Sözü’nde bir Mesih öğrencisi olarak yürümemeye başlayacaktır. Üstelik kendisi Söz’e karşı soğuk ve uzak dururken, başkalarını Söz’ün yetkisi altına koymaya çalışan biri olacaktır.</p>



<p><strong><em>10) “Uyumsuz Vaaz”: Metnin Ana Noktası Mevcut Topluluğa Yanlış Uygulanır</em></strong></p>



<p>Bazen bir metinle mevcut topluluk arasındaki ilişki yanlış anlaşılabilir ve metnin orijinal bağlamındaki uygulanışı, yanlış bir şekilde doğrudan mevcut bağlama taşınır. Örneğin, eğer vaiz tapınmayla ilgili Kutsal Kitap’a dayanan bir teolojiye sahip değilse, Eski Antlaşma tapınağıyla alakalı metinleri Mesih’te ve halkında tamamlanmış bir şekilde görmek yerine, bu metinleri yanlış bir şekilde Yeni Antlaşma’daki kilise binasına uygulama çalışabilir. Refah müjdesi vaizleri, sadık Eski Antlaşma İsraili’ne verilen maddi bereket vaatlerini üstlenebilir ve bunların doğrudan Tanrı’nın Yeni Antlaşma halkı için de geçerli olduğunu iddia edebilirler.</p>



<p><strong>RAB’Bİ GÖRMEKTE BAŞARISIZ OLAN SAHTE AÇIKLAYICI VAAZLAR</strong></p>



<p>Vaaz dersleri genellikle vaazın iki unsuruna değinir: metin ve topluluk. Ancak Hristiyan vaiz, her ikisinin de arkasında metni esinleyen ve toplulukta iş başında olanın Rab olduğunu fark etmelidir.</p>



<p><strong><em>11) “Tutkusuz Vaaz”: Metnin Ana Noktası Öylece Konuşulur Ancak Vaaz Edilmez</em></strong></p>



<p>Metni kesinlikle anlamış ve metnin topluluk açısından önem taşıyan noktalarını zekice ve derin bir şekilde dile getirmiş olan bir vaize sahip olmak mümkündür. Ancak yine de, vaiz vaazı sanki telefon rehberini okuyormuş gibi sunar. Vaiz Tanrı’nın Sözü’nü iletirken, Tanrı’nın da kendi halkıyla konuştuğu hiç mi hiç anlaşılmamaktadır. Vaiz, Söz’ü aracılığıyla konuşanın, teşvik edenin, azarlayanın, eğitenin, yüreklendirenin, şekil verenin ve Ruh’u aracılığıyla bu Söz’ü uygulayarak insanları daha iyi hale getirenin Tanrı’nın kendisi olduğunu fark etmediği zaman, çoğu zaman tutku, saygı, ciddiyet, bariz bir sevinç ve kederli göz yaşları da olmayacaktır. Yalnızca birtakım sözler vardır.</p>



<p><strong><em>12) “Güçsüz Vaaz”: Metnin Ana Noktası Duasız Vaaz Edilir</em></strong></p>



<p>Metni incelemeye ve vaazı oluşturmaya çok zaman harcanır ancak vaazın doğru anlaşılması ve yaşamlara uygulanması için dua etmeye vakit ayrılmaz.</p>



<p>Çok çalışan ama az dua eden vaiz kendisine çok, Rab’beyse az güvenmektedir. Belki de bu tuzak, açıklayıcı vaazlar veren bir vaiz olarak düşülebilecek en büyük tuzaklardan biridir. Çünkü toplulukta muhakeme becerisi yüksek olan üyeler, vaazdaki yanlış yorumları veya yetersiz uygulama noktalarını fark edebileceklerdir. Ancak vaizin dualarının vaazın etkisinde yarattığı fark, yalnızca Rab’be görünür ve her şeyin ortaya çıkacağı o gün açığa çıkar. Rab’bin ve sonsuzluğun ilgisi nihayetinde vaiz için daha önemli olmalıdır. Hatta vaiz sadece metnin ve topluluğun ilgilerini düşünmelidir. Çünkü Rab’bin ve sonsuzluğun ilgileri her ne kadar sonsuz ölçüde önemli olsalar da, görünmezdir.</p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p>Açıklayıcı vaaz kilisenin sağlığı için çok önemlidir çünkü Tanrı’nın isteğinin tam olarak, Tanrı’nın bütün kilisesine uygulanmasına olanak tanımaktadır. Rab kendi Sözü’nü vaaz edenleri öyle donatsın ki, O’nun sesi duyulsun ve sesine itaat edilsin.</p>



<p><em>Editörün Notu: Bu makale, Mike’ın birkaç yıl önce yazdığı bir makalenin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bir versiyonudur.</em></p>



<p><strong>Mike Gilbart-Smith</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/sahte-aciklayici-vaazlar-genisletilmis-versiyon/">Sahte Açıklayıcı Vaazlar (Genişletilmiş Versiyon)</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruh-dua-ve-vaaz-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2016 11:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2700</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruh-dua-ve-vaaz-etmek/" title="Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Giderek daha da çok ikna olduğum bir görüş var ve size bunu şöyle anlatabilirim: Günümüz kilisesinin önemli bir ihtiyacı, Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli bir şekilde işlemesidir. Bu görüş, en azından benim için, Kutsal Ruh’un göklerden aşağı inmesi ve bizi canlandırıp güçlendirmesi gibi bir şeyle alakalı değildir. Bunun yerine, Kutsal Ruh’un İsa Mesih’in hükümranlığını hem bizler hem de etrafımızdakiler için görünür kılmasına duyduğumuz ihtiyaçla alakalıdır.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruh-dua-ve-vaaz-etmek/">Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruh-dua-ve-vaaz-etmek/" title="Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/The-Holy-Spirit-Prayer-and-Preaching-e1614857243464.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Giderek daha da çok ikna olduğum bir görüş var ve size bunu şöyle anlatabilirim: Günümüz kilisesinin önemli bir ihtiyacı, Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli bir şekilde işlemesidir. Bu görüş, en azından benim için, Kutsal Ruh’un göklerden aşağı inmesi ve bizi canlandırıp güçlendirmesi gibi bir şeyle alakalı değildir. Bunun yerine, Kutsal Ruh’un İsa Mesih’in hükümranlığını hem bizler hem de etrafımızdakiler için görünür kılmasına duyduğumuz ihtiyaçla alakalıdır.</p>



<p>Eğer bu görüş benim gibi sizin de yüreğinizde ve aklınızda yeni bir güçle su yüzüne çıkıyorsa, şu soruyu sormak iyi olabilir: “Bu inancın bizde tam olarak yer etmeye başladığını nasıl bileceğiz?” Yani, “Bunu içtenlikle benimsediğimizi kanıtlayan nedir?”</p>



<p><strong>DUAYA ADANMIŞLIK</strong></p>



<p>Son zamanlarda bu tür sorulara kafa yoruyorum ve bence bu noktada en az iki işaret göz önüne çıkıyor.</p>



<p>Birincisi, bu görüş, eğer duaya bir adanmışlık varsa, benimsenmiş demektir. Dua eden kişi, “bu kanaate ulaşacaktır.” Aslında şunu dahi söyleyesim var: Yalnızca duayla Tanrı’nın önüne düzenli olarak çıkan kişiler gerçekten bu kanaate sahip olmaktadırlar. Çünkü duaları aracılığıyla, yalnızca Tanrı’nın Kutsal Ruh’un hizmeti ve aracılığıyla yenileme işini yapabileceğine dair olan inançlarını göstermiş olurlar. Eğer bizler dua etmeyen insanlarsak, bu hâlâ işleri <em>kendimiz</em> halledebileceğimize inandığımızın bir göstergesidir.</p>



<p>Bu noktada, eğer haklıysam, yani eğer dua bu konudaki kanaatimizi ortaya koyan bir kanıt niteliğindeyse, o zaman Tanrı’nın yaşadığımız çağda yeni bir Müjde işi yapmasını arzulayanlar da, dua eden insanlar olacaktır.</p>



<p>İlginç bir şekilde, Luka Müjdesi’nin can alıcı noktalarında, bu bağlantı yapılmıştır. İnsanların İsa’nın kim olduğunu gerçekten anladığı zamanların en az dördünde, dua konusu işin içerisindeydi:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Petrus, İsa’nın Mesih olduğunu kabul etmeden hemen önce, İsa yalnız bir şekilde dua ediyor. (9:18-20)</li><li>Petrus, Yuhanna ve Yakup dua etmek için dağa gidiyor ve sonrasında Tanrı’nın sesi onlara göklerden gelerek, sadece İsa’nın kim olduğunu değil, aynı zamanda O’nu takip edenlerin bu bilgi ışığında ne yapmaları gerektiğini de açıklıyor. (9:28-36)</li><li>İsa’nın vaftizi sırasında gökler açıldığında, Kutsal Ruh indiğinde ve göklerden gelen ses İsa’yı Oğul olarak tasdik ettiğinde, İsa dua ediyordu. (3:21-22)</li><li>Yaşlı kutsallar Şimon ve Anna, İsa’nın kim olduğunu Kutsal Ruh’un hizmeti aracılığıyla ve düzenli olarak edilen dualar bağlamında fark ettiler.</li></ul>



<p>Bu dört unsur önemlidir. Bunların bize verilmiş olması, inanıyorum ki, tesadüf değildir. Bunlar bize, insanlar İsa’ya geldiklerinde ve O’nu izlemeye başladıklarında, bunu her zaman Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli işi aracılığıyla dua ederek yaptıklarını öğretmektedir.</p>



<p>Kutsal Ruh’a ihtiyacımız olduğu kanaatini içtenlikle benimsediğimizde, kendimizi de dua işine adarız.</p>



<p><strong>KUTSAL KİTAP’I DUYMAYA ADANMIŞLIK</strong></p>



<p>İkincisi, Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli bir şekilde çalışmasına olan inancımıza sarıldığımızda, gördüğümüz tek şey dua değildir. Kutsal Kitap’ı duymaya yönelik bir adanmışlık da su yüzüne çıkar.</p>



<p>Kilise bu ihtiyacımızın yeniden farkına vardıkça hem vaizler hem de insanlar Tanrı Sözü’nün olduğu gibi ilan edilmesine açlık duyacaklardır. Başka bir deyişle, dua eden kişi, kendini Kutsal Kitap’a adayacak olanla aynı kişidir ve böyle olması gerekir.</p>



<p><strong>KUTSAL RUH VE VAAZ BİRLİKTE İŞLER</strong></p>



<p>Ben de farkındayım ki, okuyucularımızın çoğu için, Kutsal Ruh’la ilgili kanaatimiz ve vaaz arasındaki ilişki hemen anlaşılmış değildir. Sonuçta birçoğumuz –hatalı bir şekilde– Kutsal Ruh’a adanmak ve Tanrı Sözü’ne adanmak arasında bir seçim yapmaya yöneltildik. Bir kişi “dışarıya kutsal görünmek” veya “ruhsal olgunluk” sahibi olmak arayışında olabilir ama ikisini aynı anda arayamaz.</p>



<p>Buna sebep olan aynı kişiler, bizlerin bir kişinin ancak “Ruh tarafından yönetilen bir kilise” veya “Söz merkezli bir kilise” ikilisinden birine katılabileceğimize, ikisine birden katılamayacağımıza inanmamıza neden olmuşlardır. Bu yaygın inanış akıllarımıza kazınmıştır. Ancak kişinin civardaki insanlara hitap etmek veya zaten iman etmiş olanlara hitap etmek arasında bir seçim yapmak zorunda olduğu düşüncesi yanlış bir düşüncedir.</p>



<p>Açıkça söylemem gerekirse, ben bunların hepsinden bıktım. Sanki Tanrı Sözü ve Kutsal Ruh birbiriyle rekabet içinde veya çatışıyormuş gibi muhabbetler yapan insanlardan yoruldum. Bu ayrım, yanlış bir ayrımdır ve bunu nasıl bir kenara koyacağımızı öğrenmenin vakti de gelmiştir.</p>



<p>Bunun karşısında benim görüşüm, kilisenin Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli bir şekilde çalışmasına olan ihtiyacını kabul eden kişinin kendisini yalnızca duaya adayan bir kişi değil, Kutsal Kitap’ı duymaya da adayan bir kişi olacağıdır. Bunun nedeni, Kutsal Ruh’un hizmetinin her zaman etkili bir şekilde Söz hizmetiyle de ilişkili olmasıdır.</p>



<p><strong>ÖRNEĞİMİZ OLARAK KUTSAL YAZILAR’A BAKMAK</strong></p>



<p>Birçok farklı metin seçilebilirdi ancak bir metin bu noktayı ortaya koymak için yeterlidir. İbraniler 3. bölüme ve özellikle 7. ayete bakalım. Şöyle başlıyor: “Bu nedenle, Kutsal Ruh’un dediği gibi&#8230;”</p>



<p>Bu beş kelimede harika iki sürpriz vardır. İlk olarak, Mezmur 95’ten alıntı yaparken, yazarın burada <em>Kutsal Ruh</em>’un yazarlığından bahsettiğine dikkat edin. Bu çok çarpıcıdır ve bunu fark etmemiz gerek. Yazar, “Kutsal Kitap’ın dediği gibi” veya “Mezmur yazarının dediği gibi” veya hatta “Kutsal Yazılar’ın dediği gibi” de demiyor. Bunun yerine, “Kutsal Ruh’un dediği gibi” diyor.</p>



<p>Burada yatan anlam çok büyük: Eğer Kutsal Ruh’un sesini duymak istiyorsanız, göreceksiniz ki, bu ses etkin bir şekilde Kutsal Kitap’ın metinleriyle ilişkilidir. Yani, Kutsal Yazılar’ın çok önceden yazılmış olan kelimelerinde, Kutsal Ruh zaten yazar olarak oradadır. Twitter’da şöyle bir şey demiş olan sanırım John Piper’dı: “Tanrı’nın bugün sizinle konuştuğunu duymak istiyorsanız, odanıza gidin, kapıyı kapatın ve sesli bir şekilde Kutsal Kitap’ı okuyun.” Kesinlikle katılıyorum. Tanrı Sözü, Ruh’un sesidir. Bu nedenle, kilisenin büyük ihtiyacının Kutsal Ruh’un canlı ve sürekli bir şekilde çalışması olduğuna ilişkin inancımız, Kutsal Kitap’ı duymaya da eşit oranda adanmayı gerektirir.</p>



<p>İbraniler 3:7’deki ikinci sürprizse dil bilgisiyle alakalı: Kullanılan yüklem, geniş zamanlı! Metinde şöyle yazıyor: “Kutsal Ruh’un dediği gibi&#8230;” Bunun önemi gözden kaçırılmamalıdır. Esasen çok farklı bir zamanda yaşayan eski dönemlerdeki bir topluluğa verilmiş olan Mezmur 95, diri Söz olarak çok sonraki kuşaklarda da bulunacaktır ve aynısı bugün bizler için de geçerlidir.&nbsp;İbraniler 3:7, Kutsal Ruh’un günümüzdeki hizmeti ve Tanrı Sözü’nün açıklanması arasında, devam eden etkin bir ilişki kurar.</p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p>İşte burada. Kutsal Ruh’un işine dair yenilenmiş bir görüşe ihtiyacımız var ve dua ve vaaza gereken adanmayı gösterdiğimizde, bu görüşün kemiklerimize ve iliklerimize kadar işleyişini de göreceğiz.</p>



<p>Bugünlerde, bu görüş benim de ruhumun derinliklerine taze bir güç ve canlılıkla işlemekte. Bunun gerçek olduğunu biliyorum çünkü dua ve vaaz, yaşamımda giderek daha da etkili oluyor ve ben sizin için de aynısını istiyorum.</p>



<p><strong>David Helm</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruh-dua-ve-vaaz-etmek/">Kutsal Ruh, Dua ve Vaaz Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/mujde-merkezli-vaaz-mujdenin-isildadigi-vaazdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2015 12:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2804</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/mujde-merkezli-vaaz-mujdenin-isildadigi-vaazdir/" title="Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Prenses Gelin filmi sizce bir klasik midir? Eğer hatıralarda kalan replikleri sayıyorsak, kesinlikle! Klasik repliklerden biri Inigo Montoya tarafından seslendirilmişti. Vizzini’nin sonu gelmeyen “İnanılmaz!” şeklindeki bağırmalarına anlam veremeyerek, Montoya sonunda şöyle söyler: “O kelimeyi kullanıp duruyorsun. Sanırım anlama geldiğini sandığın anlama gelmiyor.”</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/mujde-merkezli-vaaz-mujdenin-isildadigi-vaazdir/">Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/mujde-merkezli-vaaz-mujdenin-isildadigi-vaazdir/" title="Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/A-Gospel-Centered-Sermon-is-a-Gospel-Shining-Sermon.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="2804" class="elementor elementor-2804">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-4da15daa elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="4da15daa" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6a8aff4a" data-id="6a8aff4a" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-2e9e8aee elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2e9e8aee" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<p>Prenses Gelin filmi sizce bir klasik midir? Eğer hatıralarda kalan replikleri sayıyorsak, kesinlikle! Klasik repliklerden biri Inigo Montoya tarafından seslendirilmişti. Vizzini’nin sonu gelmeyen “İnanılmaz!” şeklindeki bağırmalarına anlam veremeyerek, Montoya sonunda şöyle söyler: “O kelimeyi kullanıp duruyorsun. Sanırım anlama geldiğini sandığın anlama gelmiyor.”</p>



<p>“Müjde merkezli” ifadesinin de sıkça söylendiğini duydukça, Inigo Montoya’yı duyar gibi oluyorum. Bu sözü kullanıp duruyoruz ve bence sandığımız anlama gelmiyor. Öyleyse gelin, birlikte düşünelim.</p>



<p><strong>MÜJDE MERKEZLİ VAAZLA İLGİLİ REDDEDİLMESİ GEREKEN YANLIŞLAR</strong></p>



<p>Neleri reddetmemiz gerektiğinin kısa bir listesini yapmak, Müjde merkezliliği daha doğru bir şekilde anlamamıza yardımcı olabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bir vaazın Kutsal Kitap kullanılarak verilmesinden dolayı Müjde merkezli olduğu düşüncesi reddedilmelidir. Ayet ayet de olsa veya İsa’yla ilgili kısımları ele alıyor bile olsa, bir vaazın yanlış ve zarar verici bir şekilde verilmesi mümkündür. Kahinler ve Levililer, Kutsal Yazılar’ın ustalarıydılar ama yine de İsa, onları bu yazılardaki Mesih merkezli tanıklığı görmedikleri için azarladı (Yuh. 5:39-40).</li>
<li>Bir vaazın yalnızca dinleyenleri lütufla rahatlatmasından dolayı Müjde merkezli olduğu düşüncesi reddedilmelidir. Müjde’deki lütuf kişiyi yalnızca rahatlatmaz, aynı zamanda zorlar da. Aklar ve kutsallaştırır. Bize temelimizin oluşması için önce haberi, gelişmemiz içinse sonrasında buyrukları verir: <em>Günahların bağışlandı; şimdi git ve artık bundan sonra günah işleme.</em></li>
<li>Bir vaazın İsa’nın günahkârlar için ölümüne ve dirilişine atıf yapmasından dolayı Müjde merkezli olduğu düşüncesi reddedilmelidir. İsa’nın günahkârlar için ölümü ve dirilişi kesinlikle Müjde mesajının özüdür (1 Kor. 15:1-4). Ancak bu mesajı, sanki yapılacaklar listesindeki bir görev veya düşülmesi zorunlu olan bir dipnotmuş gibi kısaca özetlemek, kesinlikle bizim Müjde merkezli vaazdan kastettiğimiz şey değildir.</li>
</ul>



<p><strong>MÜJDE MERKEZLİLİK NEYE BENZER?</strong></p>



<p>“Merkezli” kelimesi, kafa karışıklığının nedenlerinden biridir. Bu “merkezli” ifadesi, İsa’nın iyi haberinin vaaz edilmesi bağlamında tam olarak ne anlama gelmektedir? Neye benzediğine ilişkin bir örnek vereyim. Güneş nasıl güneş sistemimizin merkeziyse, bizler de Müjde’nin vaazlarımızın merkezi olmasını istemeliyiz. Güneş sistemimizde her şey Güneş’in etrafında döner ve onun tarafından aydınlatılıp ısıtılır. Güneş’in devasa kütlesi, bütün sistemi bir arada tutan çekim kuvvetini oluşturur. Güneş’in parlak ışığı ve ısısı, yörüngesindeki her bir nesneye ulaşır.</p>



<p>Müjde de bizim vaazlarımızda böyle olmalıdır. Kurtarıcı Mesih, Güneş’tir ve Kutsal Kitap da bizim güneş sistemimizdir. Her metin, her doktrin, her tema, kısacası Kutsal Kitap’ın tamamı, İsa’nın kurtaran eyleminin yörüngesinde dönmektedir. İsa’nın yaşamı, ölümü ve dirilişi, Tanrı’nın açığa çıkardığı her şeyi, kilisedeki vaiz ve dinleyiciler de dahil olmak üzere herkesi aydınlatır ve ısıtır. Bir vaaz bu gerçekleri ne kadar yansıtıyorsa, o vaaz o kadar Müjde merkezlidir.</p>



<p>Müjde merkezli bir vaazda, Müjde Güneş gibidir ve vaazın her bir yüzeyini kendi yörüngesine çeker. Tamamına ışık saçar ve ısı verir. Müjde merkezli vaaz, Müjde’nin ışıldadığı vaazdır.</p>



<p><strong>TANI KOYMAK İÇİN SORULABİLECEK SORULAR</strong></p>



<p>Vaazlarımızı güneş merkezli güneş sistemimize benzetmek, hayal gücümüzü harekete geçirmek açısından faydalıdır ama bunu biraz daha pratiğe dökebilmemiz gerekiyor. Müjde’yi vaazımızın ne kadar merkezine koyabildiğimizi ölçmenin bir yolu var mıdır? Aşağıda vaazlarımızı değerlendirmemize yardımcı olabilecek üç tanısal sorudan bahsedeceğim. Esasında daha önce reddettiğimiz yanlışların aksine, bu sorular yapılması gerekenin yapıldığını doğrulama amaçlıdır.</p>



<ol class="wp-block-list">
<li><em>Müjde, vaaz metnine güneş gibi ışık saçtı mı?</em></li>
</ol>



<p>Metnin ana fikri, Müjde’nin ışığında duyuruldu. Yaratılış, cinsiyet, antlaşma, tapınak, kurban, kutsallık, yargı, bereket, lanet, paklık, dua, evlilik, bekarlık, birlik, adalet, misyon, Baba, Kutsal Ruh veya her ne konuda olursa olsun, vaaz metninin ana fikri, İsa’nın ölümü ve dirilişiyle birlikte ifade edildi. İsa’nın ölümünün ve dirilişinin, bu ana fikri nasıl tamamladığı, nasıl yeniden şekillendirdiği, nasıl mümkün kıldığı veya güçlendirdiği net bir şekilde aktarıldı. Kısacası ana fikir, İsa’nın bizleri kurtaran eylemiyle bağlantı kurularak açık bir şekilde anlaşıldı. Gerçekten Müjde merkezli olan hiçbir vaaz, bir sinagog veya camide kabul görmez.</p>



<ol class="wp-block-list" start="2">
<li><em>Müjde, dinleyicilerin yaşamlarına güneş gibi ışık saçtı mı?</em></li><p>



<p>Müjde sadece metnin ana fikrini aydınlatmakla kalmadı, aynı zamanda dinleyicilerin yaşamlarını da aydınlattı. Müjde merkezlilik, vaazın hem yorumlanışını hem de uygulanışını aydınlattı. Tanrı’nın Mesih’teki lütfunun ışığında, imansızlar tövbe etmeye, inanmaya ve kurtuluşa kavuşmaya ciddi bir şekilde teşvik edildiler. Tanrı’nın Mesih’teki lütfunun ışığında, imanlılar da eski yaradılışı üzerlerinden sıyırıp atmaya, düşüncelerinin yenilenmesiyle değişmeye ve yeni yaradılışı giyinmeye çağrıldılar. Gerçekten Müjde merkezli olan bir vaazdan, lütfun yaşamları değiştiren ışığı yansır. Müjde’nin haberinden Müjde’nin buyrukları doğar ve iki taraf da göz ardı edilmemelidir.</p>
<li><em>Müjde, vaizin kendi yüreğine güneş gibi ışık saçtı mı</em>?</li></p>
</ol>






<p>Müjde’den onurlu bir şekilde bahsedilmesi, hiç bahsedilmemesinden iyidir. Ancak gerçekten Müjde merkezli olan bir vaazda, vaizin kendisi de metnin Müjde açısından taşıdığı anlamdan etkilenmiştir. Kendisi de güneşin ışığını görmüş ve sıcaklığını hissetmiştir ve şimdi topluluğunun önünde dururken, artık kendisini pek fazla Plüton gibi değil, daha çok Merkür gibi hissetmektedir. Vaizin kendisi İsa’yla övünüyor, O’nu yüceltiyordur. Bunların sonucu olarak da vaiz, topluluğunun da bu sevince ortak olmasını içtenlikle arzu ediyordur. Müjde’yi laf olsun diye değil, manşetlere konu olsun diye vaaz ediyordur.</p>



<p><strong>İNANILMAZ!</strong></p>



<p>Müjde merkezli vaaz en iyi şekliyle budur. Müjde’nin vaaz metninden bir güneş gibi doğduğu ve dinleyicilerle birlikte vaizi de aydınlattığı vaazdır. Burada inanılmaz olabilecek tek şey, Müjde merkezliliği, bundan daha aşağı bir şekilde tanımlamak olacaktır. Dolayısıyla reddedilmesi gereken yanlışlar üzerinde düşünün. Tanı koyma sorularını uygulayın ve Müjde’yi yükselen bir güneş misali vaaz etmeyi öğrenin. “Göğün bir ucundan çıkar, öbür ucuna döner, hiçbir şey gizlenmez sıcaklığından” (Mez. 19:6). Müjde merkezli bir vaaz, Müjde’nin ışıldadığı bir vaazdır.</p>



<p><strong>David King</strong></p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/mujde-merkezli-vaaz-mujdenin-isildadigi-vaazdir/">Müjde Merkezli Vaaz, Müjde’nin Işıldadığı Vaazdır</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/uygulama-noktaniz-yok-mu-oyleyse-vaaz-vermediniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2015 11:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2719</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/uygulama-noktaniz-yok-mu-oyleyse-vaaz-vermediniz/" title="Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Hiç sınıfta oturup da orada bulunma amacınızın ne olduğunu merak ettiğiniz oldu mu? Üniversitede matematikle uğraşırken böyle hissettiğimi çok iyi hatırlıyorum. Ders, sanki teorik ilkelerin gerçek yaşamdaki uygulamaları apaçık ortadaymış gibi öğretiliyordu ve belki de sınıftaki matematik meraklıları için öyleydi. Ama benim gibi bir İngiliz edebiyatı öğrencisi için, her şey sürekli olarak havada kalıyordu. Gerçek dünyaya bunun nasıl aktarıldığını anlamadan, neden her işlemi olduğu gibi kabul etmem gerektiğini çözemedim ve sonsuzaysa hiç ulaşamadım.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/uygulama-noktaniz-yok-mu-oyleyse-vaaz-vermediniz/">Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/uygulama-noktaniz-yok-mu-oyleyse-vaaz-vermediniz/" title="Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/No-Application_-Then-You-Havent-Preached-e1614857305941.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Hiç sınıfta oturup da orada bulunma amacınızın ne olduğunu merak ettiğiniz oldu mu? Üniversitede matematikle uğraşırken böyle hissettiğimi çok iyi hatırlıyorum. Ders, sanki teorik ilkelerin gerçek yaşamdaki uygulamaları apaçık ortadaymış gibi öğretiliyordu ve belki de sınıftaki matematik meraklıları için öyleydi. Ama benim gibi bir İngiliz edebiyatı öğrencisi için, her şey sürekli olarak havada kalıyordu. Gerçek dünyaya bunun nasıl aktarıldığını anlamadan, neden her işlemi olduğu gibi kabul etmem gerektiğini çözemedim ve sonsuzaysa hiç ulaşamadım.</p>



<p>Eğer bir matematik dehasıysanız da, sizden Shakespeare’in sonelerinden birinin anlamını tartışmanız istendiğinde nasıl hissettiğinizi düşünün</p>



<p><strong>AÇIKLAMA&nbsp;≠&nbsp;UYGULAMA</strong></p>



<p>Kötü anıları geri getirmeye çalışmıyorum. Ama merak ediyorum, bazı vaizler kilise üyelerimize her pazar günü sanki üniversite birinci sınıf matematik veya kompozisyon derslerini yaşatmaktan suçlu değiller mi? Alanımdaki birçok öğretmen gibi, çoğumuz öğreteceğimiz konu hakkında tutkuluyuzdur ve son derece iyi hazırlanmışızdır. Yunanca ve İbranice fiil çekimleri ve eski Yakın Doğu’nun tarihi ve kültürel geçmişi hakkında gelen soruları cevaplayabiliriz. İnsanlar adını bile söylemekte zorlanırken, kiazmaları yakalayabiliriz. Ayrıca eğitimli çevirmenlerin nerede nasıl bir hata yaptıklarını ve bu kişilerin, metni neden bizim ele aldığımız şekilde ele almaları gerektiğini açıklamaya hazırızdır.</p>



<p>Yine de tutkuyla aktarıldığı halde, topluluk bu bilgiyle ne <em>yapacağına </em>dair çok az şey alarak ibadetten ayrılmaktadır. Onlar bu bilginin önemli olduğunu bilirler çünkü bu Tanrı Sözü’dür. Dahası, bunun <em>onlar için</em> de Tanrı Sözü olması gerektiğini bilirler. Ama bunu açıkladıktan sonra onlara esasında, “Artık iş sizde. Bunu nasıl uygulayacağınızı kendiniz bulun” deriz. Ya da daha kötüsü, onların uygulama noktasını anlayamamalarından dolayı utanç duymalarına veya yeterince ruhsal hissetmemelerine neden olabilir. Sonuçta, anlattıklarımız biz vaizler açısından oldukça nettir.</p>



<p>Vaizler olarak metni topluluğumuza açıklamak bizim için yeterli değildir. Eğer iyi çobanlar olacaksak, metni hemen bugün insanların yaşamlarına uygulamak zorundayız.</p>



<p>Öyleyse neden böyle yapmıyoruz? Akla gelen birkaç sebep vardır.</p>



<p>İlk olarak, uygulama zor bir iştir. İnsan yüreğinin ve durumunun karmaşıklığını düşünmekle karşılaştırıldığında, dil bilgisi ve bağlamı analiz etmek çocuk oyuncağıdır.</p>



<p>İkincisi, uygulama özneldir. Bir cümleyi düzgün kurduğumu veya bir fiili doğru kullandığımı bilebilirim. Ancak metinden doğru uygulamayı çıkardığımı nasıl bilebilirim?</p>



<p>Üçüncüsü, uygulama karmaşıktır. Metnin bir ana noktası vardır. Ama belki de dinleyici sayısı kadar çok uygulama noktası vardır. Bu sayısız seçeneği ayıklamak yorucudur.</p>



<p>Dördüncüsü, uygulama kişiseldir. Bir metnin topluluğuma nasıl uygulanabileceğini düşünmeye başlar başlamaz, metnin benim kendi yaşamıma nasıl uygulanacağıyla yüzleşmem kaçınılmazdır. Bazen bununla yüzleşmektense, sadece açıklamayı tercih ederim.</p>



<p>Tüm bu nedenler kendi benliğimizle, iyi olmadığımız zor çalışmalardan kaçınmamızla ya da kişisel vicdani zorluklardan tamamen kaçınma isteğimizle ilgilidir. Bu bahanelere vereceğimiz karşılıksa tövbe etmektir.</p>



<p><strong>UYGULAMA ≠ İNANÇ</strong></p>



<p>Ancak bazılarımızın vaazlarımızda uygulama konusunu ihmal etmesinin beşinci, daha teolojik bir nedeni vardır. Uygulama kısmının başkasının işi olduğuna ve sonuçta da yeteneklerimizi aştığına ikna olmuşuzdur. Sonuçta metni bir kişinin yüreğine uygulamak zorunda olan Kutsal Ruh değil midir? Eğer bunu ben uygularsam ve uygulama başarısız olursa, insanları zor durumdan kurtarmış olmaz mıyım? Ancak bunun yerine gerçeği açıkça ortaya koyar ve aradan çekilirsem, Kutsal Ruh’un kendi işini yapabilmesi için açık bir alan olmuş olur. Üstelik O, bunu benim yapabileceğimden çok daha iyi bir şekilde yapacaktır.</p>



<p>Günümüzde birden fazla saygıdeğer vaizin bu noktayı vurguladığını duydum. Ama tüm saygımla, yapılan itirazın hem Kutsal Kitap’a uygun olmadığını hem de teolojik olarak kafa karıştırıcı olduğunu düşünüyorum. Karışıklık, uygulamayla inancı karıştırmaktan kaynaklanıyor. Günahın, doğruluğun ve yargının gerçekliğine inanıp ikna olma, Kutsal Ruh’un işidir (Yuh. 16:8). Kutsal Ruh’tan başka hiç kimse gerçek bir inanç sağlayamaz ve O’nun işini yapmaya çalıştığımızda, kaçınılmaz olarak yasacılığa meyletmiş oluruz. Neden mi? Çünkü inanç, bir insanın sadece bir şeyin doğru olduğuna yürekten inanması değil, aynı zamanda Tanrı’ya karşı bu gerçekten ve bu gerçeğe göre davranmaktan da sorumlu olduğuna ikna olmasıdır.</p>



<p>Uygulama, inançtan farklıdır. Ulaşmak istediği yürek olsa da, aslında kişinin anlayışını hedefler. Eğer yorumlama metnin orijinal bağlamını anlamamızı gerektiriyorsa, uygulama da bu metni günlük bağlamda keşfetmekle ilgilidir. Bu, Mesih’in vaazda ele alınmakta olan Sözü’nün, yaşamın farklı alanlarında, etik ve anlayış gibi noktalarda nasıl zengin bir yer etmesi gerektiğiyle ilgilidir (Kol. 3:16). Hepimiz bir şeyleri kendi süzgecimiz ve kendi deneyimlerimize bağlı olarak dinleme eğilimindeyizdir. Bu yüzden de bir pastör Tanrı Sözü’nü uygulamak için çaba gösterdiğinde, bir metnin önemini daha önce göremeyeceğimiz şekillerde görebilmemiz için bir fırsat doğar.</p>



<p>Örneğin, ne zaman Yuhanna 3:16’yı duysam, hemen müjdelemeye çağrıldığımı düşünürüm. Bu benim bu ayetle ilgili doğal ve neredeyse bir refleks haline gelen uygulama şeklimdir. Ancak bu ayetin vaazlardaki titiz uygulanışıysa, benim kendim için Tanrı’nın sevgisinin doğasını ya da Mesih’te sonsuz yaşama sahip olmamın ne demek olduğunu daha derin düşünmeme sebep olabilir. Bu tek ayetten çıkması mümkün olan uygulamaları anlamaya çalıştıkça, Yuhanna 3:16, yaşamımda çok daha derin bir şekilde etkin olmaya başlar. Kutsal Ruh’un işine engel olmak bir yana dursun, iyi uygulamalar, inancımızı geliştirmeye yarayacak fırsatları daha da çoğaltacaktır.</p>



<p><strong>UYGULAMADAN KAÇINMAK KUTSAL KİTAP’A UYGUN DEĞİLDİR</strong></p>



<p>Ayrıca uygulamadan kaçınmanın Kutsal Kitap’a uygun olmadığı da çok açıktır. Uygulama, öğretmen ve vaizlerin Kutsal Yazılar’ın sayfalarında gezinirken yaptıklarına tanıklık ettiğimiz şeyin ta kendisidir. Yasa’nın Tekrarı 6:7’de ebeveynlere, “[Bu buyrukları] çocuklarınıza belletin. Evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin” denilmesinden, Nehemya 8:8’de Ezra’nın ve Levililerin Yasa’yı yalnızca okumakla kalmayıp, “herkesin anlamasını sağlayacak biçimde” onu yorumlamalarına kadar, Eski Antlaşma, Tanrı halkının O’nun Sözü’nü sadece <em>bilmelerinin </em>değil, aynı zamanda bunun yaşamlarındaki önemini anlamış olmalarının gerektiğinden bahsetmektedir.</p>



<p>Bunun önemi, İsa ve elçilerin öğretişinde de ortaya konmuştur. Luka 8:21’de, İsa şöyle der: “Annemle kardeşlerim, Tanrı’nın sözünü duyup yerine getirenlerdir.” Dağdaki vaazı da bu sözü uygulayıp yerine getirmenin ne anlama geldiğini ortaya koyan ifadelerle doludur. Aynı şekilde, elçilerin mektupları da pratik uygulamalarla doludur. Uygulamaya verdikleri bu önemi, tanrısallığın günlük yaşamda ne anlama geldiğini öğretmeleri gereken ihtiyarlara da aktarmışlardır (1.Tim. 4) ve aynı öğretiyi, “başkalarına da öğretmeye yeterli olacak güvenilir kişilere” emanet etmişlerdir (2.Tim. 2:2).</p>



<p>Bunu hiçbir yerde Efesliler 4:12-13’te olduğundan daha net göremeyiz. Mesih’in kiliseye bir armağan olarak pastörleri vermesinin amacı şöyledir: “Öyle ki, kutsallar hizmet görevini yapmak ve Mesih’in bedenini geliştirmek üzere donatılsın.” Bizler de bu amaç doğrultusunda açık ve uygulamaya yönelik bir şekilde asla konuşmazsak, kilise üyelerimizi kilisemizdeki farklı hizmetler için nasıl donatabiliriz? Pavlus, uygulamadan kaçınmak bir yana, bunun devamlı olarak hedeflediğimiz şey olduğunu varsaymakta gibi görünüyor.</p>



<p><strong>BİRKAÇ ÖRNEK</strong></p>



<p>Peki bunun günlük yaşama yansımaları nelerdir? Size iki örnek vereyim. Öncelikle 2. Samuel 11’deki, Davut’un Bat-Şeva’yla zinası ve daha sonra gücünü kötüye kullanarak önce cinayet işlemesi ve sonrasındaysa günahını örtbas etmesiyle alakalı hikâyeyi düşünün. Elbette cinsel paklık ve cinayet konuları, metindeki bariz uygulama noktalarıdır. Peki ya topluluğunuzda zina ve cinayet konusunda şu an için bir ayartı yaşamayan tüm o insanlar ne olacak? Böyle birkaç kişi vardır elbette. Onlara söylenecek bir şey yok mu? Elbette var.</p>



<p>Davut’un günahını ele alırken, genel olarak insanların günahın ne şekilde gerçekleştiğini, onun aldatıcı, fırsatçı ve gittikçe yayılan doğasını görmelerine yardımcı olabilirsiniz. Böylece karşılaştıkları “fırsat günahları”nı İsrail Kralı olarak değil, anneler ve büyükanneler, üniversite öğrencileri ve ofis çalışanları, yöneticiler ve emekliler olarak düşünmelerine yardımcı olabilirsiniz. Amacınız uygulama noktalarını ele alırken çok fazla detaycı veya yorucu olmak değildir. Amaç, onlara metnin söylemek istediklerini vermek ve kendi yaşamları hakkında düşünmelerini sağlamaktır.</p>



<p>Ya da Efesliler 6:1-4’ü düşünün. Bu, ebeveynlerin ve çocukların birbirlerine karşı sahip oldukları sorumluluklar hakkında bir metindir. Burada bir sürü uygulama noktası vardır. Peki ya kilisenizde çocuk sahibi olmayan ya da çocukları artık aynı evde olmayan insanlar ne olacak? Bu kişiler öylece oturup dinlemek ve çevrelerindeki anne babaları teşvik edebilecek bir şeyler öğrenmeyi mi ummak zorundadırlar? Bu da bir başlangıç sayılır. Ama bu sözler onlar için de Tanrı’nın Sözü’dür. Yetkinin doğru bir şekilde uygulanması ve buna itaat edilmesi ilkesi hepimiz için geçerlidir. Öğretmenler ve öğrenciler, işverenler ve çalışanlar, ihtiyarlar ve topluluk, hepsinin tanrısal yetki altında ve bu yetki aracılığıyla gelişmenin ne demek olduğuna dair öğrenecek bir şeyleri vardır. Westminster Uzun İlmihali’nde de yazıldığı gibi, “beşinci emirdeki&nbsp;baba&nbsp;ve&nbsp;ana&nbsp;ifadeleri ile kastedilen yalnızca doğal anne babalar değil,&nbsp;ancak yaş&nbsp;ve armağan bakımından tüm üstler;&nbsp;ve özellikle gerek aile,&nbsp;gerek kilise,&nbsp;ya da toplum içerisinde Tanrı’nın atamasıyla bizler üzerinde yetki sahibi olanlar kastedilmektedir” (Madde 124). Hepimiz bir yerlerde yetki altındayızdır ve çoğumuz bir yerlerde yetki sahibiyizdir. Düşünceli bir şekilde uygulama, bunu açıklığa kavuşturmada yardımcı olacaktır.</p>



<p><strong>BUNUN SİZİN İÇİN ANLAMI</strong></p>



<p>Bütün bunların anlamı, bence, uygulamadan yoksun olan bir vaazın aslında bir vaaz olmadığı, sadece bir Kutsal Kitap dersi olduğudur. İnsanların, amacın ne olduğunu anlamadan derslerimizden çıkmalarını istemeyiz. Bunun yerine, gelin, metni uygulamaya geçirmek için çabalayalım. Bu sayede, “sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih’e doğru her yönden büyüyeceğiz.”</p>



<p><strong>Michael Lawrence</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/uygulama-noktaniz-yok-mu-oyleyse-vaaz-vermediniz/">Uygulama Noktanız Yok Mu? Öyleyse Vaaz Vermediniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vaaz Neden Vardır?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/vaaz-neden-vardir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2015 11:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2723</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/vaaz-neden-vardir/" title="Vaaz Neden Vardır?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Vaaz Neden Vardır?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Geçen hafta yaklaşık 25 saatimi, kilisemizde pazar sabahı paylaşacağım mesajı hazırlamak için harcadım. Mesaj 1. Samuel 9-11 üzerineydi ve bu yüzden belki de buna vaaz demek daha iyi olacak. Vaaz sırasında ayetlerin tamamını okudum ve geri kalan 40 dakikayı da ayetlerin anlamını açıklayarak ve oradakilerin bunu nasıl uygulamaya geçireceğini anlatarak harcadım. Dolayısıyla da belki buna açıklayıcı vaaz demeliyiz. Bu arada ben Aydınlanma Çağı öncesi İngiltere’sinde falan yaşamıyorum ve bu vaaz yıllık takvimimizde “Puritan Pazar Vaazları”nı anmak için falan da değildi. Açıkça söylemek gerekirse, yıllık takvim konusuyla baş pastörümüz ilgileniyor ama bu bambaşka bir makalenin konusu...</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/vaaz-neden-vardir/">Vaaz Neden Vardır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/vaaz-neden-vardir/" title="Vaaz Neden Vardır?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Vaaz Neden Vardır?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Preaching_-e1614854809297.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Geçen hafta yaklaşık 25 saatimi, kilisemizde pazar sabahı paylaşacağım mesajı hazırlamak için harcadım. Mesaj 1. Samuel 9-11 üzerineydi ve bu yüzden belki de buna <em>vaaz</em> demek daha iyi olacak. Vaaz sırasında ayetlerin tamamını okudum ve geri kalan 40 dakikayı da ayetlerin anlamını açıklayarak ve oradakilerin bunu nasıl uygulamaya geçireceğini anlatarak harcadım. Dolayısıyla da belki buna <em>açıklayıcı</em> vaaz demeliyiz. Bu arada ben Aydınlanma Çağı öncesi İngiltere’sinde falan yaşamıyorum ve bu vaaz yıllık takvimimizde “Puritan Pazar Vaazları”nı anmak için falan da değildi. Açıkça söylemek gerekirse, yıllık takvim konusuyla baş pastörümüz ilgileniyor ama bu bambaşka bir makalenin konusu&#8230;</p>



<p>Neden bu kadar zamanı Tanrı’nın Sözü’nü inceleyerek harcadık? Ve neden topluluk olarak bir saati benim bu monolog konuşmama ayırdık? Bu sorular bana daha önce de sorulmuştu. Ayrıca iyi niyetli arkadaşlarım beni kibarca azarlamışlardı. Şöyle sorular sordular: Neden vaazı diğer ibadet biçimlerinden bu denli ayrı tutuyorsun? Bu, senin Batılı bakış açının, mantık ve düzene dayalı yaklaşımının bir yansıması değil mi? Kimse dediklerinin %95’ini hatırlamayacak bile. Bir başka deyişle, bu arkadaşlarım şöyle diyorlardı: “<em>Kendi zamanını ve bizim zamanımızı boşa harcamayı kes!”</em></p>



<p>Ancak pazar toplantılarında Kutsal Yazılar’dan vazgeçip yerine bir takım güzel sanatlar uygulamaları koymadan önce, size vaazın neden sadece olması gerektiğini değil, aynı zamanda neden yerel kilise yaşamının <em>asıl önceliği </em>olması gerektiğine dair birkaç gerekçe sunayım.</p>



<p><strong>TANRI’NIN HALKI, TANRI’NIN SÖZÜ’NÜ İŞİTMEK ÜZERE TOPLANIR</strong></p>



<p>İster inanın ister inanmayın, karşımda konuşan birini oturup dinlemek şahsen içimden hemen gelmiyor. Filmle motive olmayı, gürültülü bir bateriyle enerji dolmayı ya da etkileyici bir sanat eseriyle duygulara kapılmayı tercih ederim. Ancak Kutsal Yazılar’da devamlı olarak gördüğümüz modelde, Tanrı’nın halkı Tanrı’nın Sözü’nü işitmek üzere toplanmaktadır. O konuşurken, bizim sessiz olmamız gerekir.</p>



<p>Tanrı Mısır’dan çıkan halkıyla antlaşma ilişkisini kurduğunda, sözler kullanmış ve insanlara bu sözleri duymaları için bir araya gelmelerini buyurmuştur (Çık. 24:7). İsrail’ın düşmanları Vaat Edilmiş Topraklara doğru koşar adım ilerlerken, Tanrı onlara 30 kilometre kuzeye, birbirine karşı duran iki uçurumun olduğu bir yere gitmelerini buyruk verir. Etraftaki dik dağların doğal bir amfi tiyatro görünümü verdiği bu noktada, “Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabı’nda yazılı olduğu gibi okudu&#8230;&nbsp;Böylece Yeşu’nun, yabancıların da aralarında bulunduğu kadınlı, çocuklu bütün İsrail topluluğuna, Musa’nın buyruklarından okumadığı tek bir söz kalmadı.” (Yeşu 8:34-35).</p>



<p>Tam da bir yıldırım harbinin ortasında böyle bir şey yapmak ilginçtir ama bu savaş, herhangi bir savaş değildi ve bu insanlar da sıradan insanlar değildiler. Onların kim olduğunu belirleyen şey, onları yaratan Söz’dür. Yıllar sonra da Yoşiya insanları tekrar RAB’be yönlendirirken, bunu RAB’bin Tapınağı’nda bulunan Antlaşma Kitabı’nı baştan sona kadar herkesin duyacağı biçimde okuyarak yapacaktı (2. Ta. 34:30). Sürgünden sonra Tanrı’nın halkı bir araya toplandığında, Nehemya onları spor, parmak boyası veya çarmıh önünde uzun süreli meditasyon seansları yapmak için bir araya toplamıyor. Ezra ahşap bir zemin üzerinde durmaktaydı (Nehemya 8:4) ve insanlar yerlerinde otururken (8:7), Ezra ve Levililer, “Tanrı’nın Yasa Kitabı’nı okuyup açıkladılar, herkesin anlamasını sağlayacak biçimde yorumladılar” (8:8).</p>



<p>Luka Müjdesi’nde İsa’nın hizmeti, O’nun önce sinagoga girmesiyle, orada Yeşaya’nın tomarını eline almasıyla, okumasıyla ve sonrasında da öğretmesiyle başlamıştır (Luka 4:14-22). Elçilerin İşleri 2’de insanlar, bir tür Müjde zepliniyle veya başka bir numarayla kurtulmamışlardı. Petrus, onların kurtulması için herkese açık bir şekilde Yoel 2. bölümü okumuş ve açıklamıştı. Elçilerin İşleri 6’da diyakonların atanmasının sebebi, elçilerin tiyatro ve sahne etkinliklerine daha çok zaman ayırabilmeleri değil, Tanrı Sözü’nü çok daha özgür bir şekilde vaaz edebilmeleriydi (Elç. 6:2). Pavlus da Timoteos’u, Söz’ü vaaz etmesi için tembihlemiştir (2. Tim. 4:2).</p>



<p>Daha birçok örnek verebilirim. Gözler heyecan verse de, güç kulaktan gelmektedir. Tetzel’in anlattığı türden o göklerin kapılarını veya cehennemin alevlerini anlatan sahnelere ihtiyacımız yoktur. Tanrı halkı, Tanrı’nın Sözü’nü işitmek üzere toplanmalıdır.</p>



<p><strong>TANRI’NIN SÖZÜ’NÜ VAAZ ETMEK, TOPLULUĞUNUZA TANRI’NIN SÖZÜ’NÜ NASIL OKUYACAKLARINI ÖĞRETİR</strong></p>



<p>Yakın bir zamanda David Wells, müjdeci Hristiyanların artık Protestan olmaya nasıl cesaret edemediklerine dikkat çekmiştir. Günümüzde bizler, tarihsel anlamıyla Hristiyan olmakta zorlanıyoruz. Günümüz kültüründeki cinsiyet ve cinsellik hakkındaki tartışmalar üzerimizde bir gelgit etkisi yaparken, söyleyecek bir şey de bulamıyoruz. Neden? Çünkü Kutsal Kitap’ın bu konuda söyleyecek bir şeyi olmadığını düşünüyoruz veya ne dediğini bilmiyoruz ya da Kutsal Kitap, sanki ahlaki bir masal kitabına, tekrar tekrar yorumlayıp kültürümüze uydurduğumuz bir tür dini Ezop Masalları haline gelmiş.</p>



<p>Ancak Tanrı’nın Sözü’nü kilise yaşamının merkezinde tutmak ve özellikle de bunu kutsal metinleri arka arkaya vaaz ederek yapmak, insanlarınıza onları nasıl okuyacaklarını öğretecektir. Okumayı öğrenmek için teoloji okulunda bir yorumbilim dersi almaları gerekmez. Tek ihtiyaçları olan şey, sadakatle verilen vaazlardır. Tanrı’nın Yaratan Sözü’nü, İlk Adem’in düşüşünü, kurbana olan ihtiyacımızı, ikinci Adem ve yeni bir Aden vaadini birbiriyle bütünleştiren vaazlara ihtiyaçları vardır. Tanrı’nın İsa’ya dek İsrail aracılığıyla yaptıklarıyla Tanrı’nın yeni İsrail’ini birleştirip bütünleştirebilen vaazlara ihtiyaçları vardır.</p>



<p>Hristiyan olduktan sonraki ilk yıllarım, Tanrı’nın Sözü’nü seven kiliselerde geçti. Ama bu kiliseler, Söz’ü kazılması gereken bir altın madeni olarak değil, daha çok bazı kaya parçalarının olduğu ve geçerken anlık ilgiyle kayalara göz gezdirilecek bir tepe olarak gördüler. Eski Antlaşma’yı derinden çalışmaya cesaret edebilmem, ancak Kutsal Kitap’taki zengin temaları birbirine bağlayabilen, Söz’ü bir maden gibi gören bir kiliseye gittikten sonra mümkün olabildi. Vaazlarınızda ve öğretilerinizde Tanrı’nın Sözü’nü merkez almak, sadece topluluğunuza Söz’ü nasıl okuyacaklarını öğretmekle kalmaz, aynı zamanda onlara Söz’e daha derin dalmaları için de cesaret verir.</p>



<p><strong>TANRI’NIN SÖZÜ’NÜ VAAZ ETMEK, İNSANLARIN HAYATINI HER HAFTA ADIM ADIM DEĞİŞTİRMEK İÇİNDİR</strong></p>



<p>Duyduklarımızı kısa bir süre sonra unutuyorsak, bütün bu vaazlar ne işe yarar ki? Aslında duyduğumuz <em>her şeyi </em>unutmuyoruz. Özellikle önemli konularda bizleri sarsan (Tanrı, evlilik, para hakkındaki düşüncelerimiz gibi) ve bizleri sonsuza kadar değiştiren vaazları çoğumuzun hatırladığını düşünüyorum. Dolayısıyla, unutulan vaazlara takılı kalıp vaaz kelimesinin komple üstünü çizmeye gerek yok.</p>



<p>Ancak bunun da ötesinde, her pazar sabahı dinlediğimiz mesaj, bizi yalnızca bir sonraki pazar gününe kadar ayakta tutmak içindir! Görünen o ki, Tanrı kendi haftalık ritmi içerisinde, bizim her pazar tekrardan acıkmış olarak gelip tekrardan beslenmeye gereksinim duymamızı uygun görmüştür.</p>



<p>Vaazlarım, vaazlarınız, insanların aklında sonsuza kadar kalmak zorunda değil. Verdiğimiz vaazların amacı, insanların hayatlarını bu anlamda (sonsuza dek hatırlanmak üzere) değiştirmek değil. Vaazların amacı, insanları bir sonraki haftaya kadar ayakta tutmaktır. Her hafta, aynı şekilde, adım adım. Ta ki, bizler cennete gidene kadar. Orada Söz, beden almış haliyle aramızda yaşayacak ve artık vaazlara ihtiyaç olmayacaktır.</p>



<p><strong>Brad Wheeler</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/vaaz-neden-vardir/">Vaaz Neden Vardır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/surunuzu-tanimak-anlamli-vaaz-verebilmek-icin-neden-onemlidir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2015 11:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2766</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/surunuzu-tanimak-anlamli-vaaz-verebilmek-icin-neden-onemlidir-2/" title="Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Vaiz topluluğa ciddi bir şekilde bakarak sahnede yürüyordu. Bu, onun her hafta yaptığı gibi, insanları sahneye davet etme zamanıydı. Davetine cevap vermek isteyenlere ellerini kaldırmalarını söyledi. Bir tek kişi bile elini kaldırmamıştı. Ancak o böyle olduğunu bilmiyordu çünkü video ekranındaydı.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/surunuzu-tanimak-anlamli-vaaz-verebilmek-icin-neden-onemlidir-2/">Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/surunuzu-tanimak-anlamli-vaaz-verebilmek-icin-neden-onemlidir-2/" title="Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Why-Knowing-Your-Flock-Is-Critical-to-Meaningful-Preaching-e1614854861382.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="2766" class="elementor elementor-2766">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-39bb6b56 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="39bb6b56" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-68c8f867" data-id="68c8f867" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7b9e4736 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7b9e4736" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<p>Vaiz topluluğa ciddi bir şekilde bakarak sahnede yürüyordu. Bu, onun her hafta yaptığı gibi, insanları sahneye davet etme zamanıydı. Davetine cevap vermek isteyenlere ellerini kaldırmalarını söyledi. Bir tek kişi bile elini kaldırmamıştı. Ancak o böyle olduğunu bilmiyordu çünkü video ekranındaydı.</p>

<p>Kendimi kampüs modeline sahip bir kilisenin en yakın şubesinde (kampüsünde), bizzat pastör tarafından görevlendirilmiş şekilde buldum. Bu adam yakın zamanda beni bir serbest araştırmacı olarak işe almıştı. Uzaktan ibadet yapılan birçok şubeden birini ziyaret etmek, onun dediğine göre, bana hizmetiyle ilgili “bir fikir” vermeliydi. Veriyordu da. Ancak ben bu şekilde yürütülen bir hizmetin, bu vaize kendi topluluğu hakkında pek de “bir fikir” vermeyeceğini düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum.</p>

<p>Kilisenin büyümesinde, video toplantısı veya kampüs modeli hakkında ne düşündüğünüzü bilmiyorum ama yaşadığım bu ve diğer tecrübeler, vaiz ve sürü arasındaki kopukluğa yönelik sahip olduğum kaygıları onaylar nitelikteydi. Söz konusu durum, her türden büyük ve küçük birçok kilisede büyümekte olan bir ikilemdir.</p>

<p>Gerçekten de bu ikilem yalnızca kampüs modeline sahip veya “video toplantısı” kiliselerine has bir sorun değildir. Büyümekte olan her boyuttaki kiliselerin pastörleri, topluluklarına aşina kalmakta ve onlara yakın olmakta sürekli olarak zorlanmaktadırlar. Kilise daha karmaşık bir hale geldikçe, kendini soyutlama ayartısı da gittikçe artmaktadır.</p>

<p>Tabii ki küçük bir kilisede bile olsa, vaiz için herkesle can ciğer olmak imkânsız bir şeydir ve büyük bir kilisenin pastörünün herkesi iyi tanıması da imkânsızdır. Ancak hizmeti gittikçe vaaz etmekle ilgili olan ve gittikçe daha az çobanlıkla ilgilenen ve topluluğuyla gittikçe daha az içli dışlı olan bir vaiz, aslında kendini daha çok vermeye çalıştığı görevini, daha da baltalıyordur! İyi vaaz etmek, sürüyle yakın ilişki içeren bir çobanlık gerektirir.</p>

<p>Vaaz etme hizmeti, kişilerin ruhlarıyla ilgilenme hizmetinden ayrılamaz ve hatta vaaz etmek bunun bir uzantısı gibidir. Anlamlı vaaz etmek isteyen bir pastörün sürüsünü yakından tanıması için birçok sebep vardır ama burada sadece en önemli üç tanesinden bahsedeceğim.</p>

<ul>
<li><strong>1. Anlamlı vaaz, insanların sahip olduğu putları ele alır.</strong></li>
</ul>

<p>Farklı kilise toplantılarında ve konferanslarda vaaz etmek için çağrıldığımda, pastörlere ilk sorduğum sorulardan biri şudur: “Kilisenizdeki insanların sahip olduğu putlar nelerdir?” Ben bu vaazımda sadece oraya gelip “kendi bildiğimi okumak” istemiyorum. Bunun yerine, pastörün kendi topluluğunda tespit ettiği, en büyük tatmin olan Mesih’e bağlanmamış umut ve hayalleri ele alarak, oradaki pastöre ve topluluğuna elimden geldiğince iyi bir şekilde yardımcı olmak istiyorum. Maalesef, bazı pastörler bu soruya nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar.</p>

<p>Pavlus Atina’ya geldiğinde, putlarla dolu bir şehir görmüştü (Elçilerin İşleri 17:16). Ancak buna sadece felsefi bir sorun olarak bakmamış, bunun yerine bu onu kişisel olarak üzen, kendisinin ruhsal bir sorun olarak gördüğü bir şey olmuştur. Bu soruna el attığında, özellikle bunu “bilinmeyen tanrı”ya adanmış olduklarına atıfta bulunarak yapmıştır (17:23). Pavlus mektuplarında belirli kiliseleri ele aldığında, her zaman belli başlı günahları ve yanlışlıkları ele aldığını görürsünüz. O genellemelerle konuşmazdı. Bu kiliselerde neler olmakta olduğunu biliyordu.</p>

<p>Tabii ki bu, sizin gidip insanları kürsünüzden utandırıp onların suçlarını açığa çıkarmanız anlamına gelmez. Ancak kesinlikle şu anlama gelir ki, sizler kilisede topluluk yaşamının tam ortasında olmalı ve insanlarla onların anlayabileceği şekilde iletişim kurabilmelisiniz.</p>

<p>Bir pastör toplulukla kaliteli zaman geçirmediği sürece, vaaz ettiği Müjde’yle mücadele ettiği putlar, sadece teoride kalacaktır. Bütün insanların ortak bir şekilde sahip olduğu birkaç put vardır. Ancak toplulukların bulundukları yerler, kilise topluluklarının bir alt kültür olarak kendileri ve hatta nüfusun belli kısımları ve belli zümreler, daha özel ve farklı putlara ve günah kalıplarına karşı yönelimlere sahiptir.</p>

<p>Topluluğunuzun finansal, işle ilgili ve aileleriyle ilgili sahip olduğu yanlış yönlendirilmiş umutlarını birinci elden biliyor olmak, onlara nasıl vaaz etmeniz gerektiğiyle ilgili size yardımcı olacaktır. Bu size doğru metinleri seçmede ve bunlardan doğru vurguları yapma konusunda yardımcı olur. Vaaz etmeyi herhangi bir iş olmaktan çıkarıp bir hizmet yapan da budur.</p>

<ul>
<li><strong>2. Anlamlı vaaz, insanların acılarını en derinden hisseder.</strong></li>
</ul>

<p>Size kendi tecrübemle söyleyebilirim ki, insanların ölürlerken ellerini tutmaya ve ağlarlarken yüreklerini dinlemeye başladıktan sonra vaazlarım da değişti. İnsanların kendi günahlarını, korkularını, kaygılarını ve yaralarını yeterince duymadığınız sürece, vaazlarınız mükemmel ve tutkulu olabilir ama yüreklerde yer eden türden vaazlar olamazlar.</p>

<p>Birçok vaiz, Tanrı Sözü’nün getirdiği yükü kürsülere taşır ve bu iyi bir şeydir. Mesih’in görkemiyle coşkulu bir şekilde vaaz etme ve Tanrı’nın Müjde’deki lütfunu vaaz etme yükü, asil, değerli ve harika bir görevdir. Ancak vaiz, kürsüde aynı zamanda insanların yükünü de hissetmelidir. Topluluğuyla aynı vadide olan vaiz, kürsüye vaaz için çıkmalıdır. Yazdıkları, insanlarının gözyaşlarıyla sırılsıklam olmalıdır.</p>

<p>Halkının her gün çektiği acıları bilmesi, vaizin topluluğuna karşı sağırlaşmamasını sağlar. Yersiz bir şekilde kaygısız olmaz. Bu kullandığı betimlemeleri, anlattığı öyküleri ve en önemlisi de Tanrı Sözü’nü ele almaktaki eğilimlerini etkiler. Daha önce, topluluğundaki kişilerin mücadele ettiği şeylerle ilgili şakalar yapan vaizler gördüm ve bu vaizlerin yerinde ben de oldum. Bizler yükleri almaya geliyoruz ancak dikkatsiz sözlerimizle, yüklere daha da fazlasını eklemiş oluruz.</p>

<p>Sevgili vaiz, gerçekten hizmet ettiğin insanlar için samimi bir yüreğe sahip misin? “İnsanlarla aran iyi mi?” demiyorum. Demek istediğim, topluluktaki kişilerin yaşamlarında neler olduğunu biliyor musun ve bu seni üzüyor veya harekete geçiriyor mu? Onlar ağlarken, sen de ağladın mı? Böyle değilse, vaaz etme şeklin zamanla bunu gösterecektir.</p>

<p>Musa’nın halkının günahları için nasıl üzüldüğünü düşünün (Çıkış 32:32). Ya da Pavlus’un dolu gözyaşlarını düşünün (Elçilerin İşleri 20:31, 2. Korintliler 2:4, Filipililer. 3:18, 2. Timoteos 1:4). Aynı zamanda Mesih’in, insanların yüreklerinin içine bakarken beslediği merhametini de düşünün (Matta 9:36). Toplulukla çok yakınlaşmadan da bu duyguları geliştirebileceğinizi düşünebilirsiniz ama bu aynı şey değildir, özellikle de onlar için. Tıpkı bir rol modelden teşvik sözü duymanın, babanızdan teşvik sözü duymanızla aynı olmaması gibi, bu onlar için aynı şey değildir. Sevgili vaiz, insanların gerçek yüklerini yüreğinde taşımadan metne yönelme.</p>

<ul>
<li><strong>3. Anlamlı vaaz, insanların isimlerini dualarda anar.</strong></li>
</ul>

<p>Her sadık vaiz, vaazı için dua eder. Tanrı Sözü’nün boş dönmemesi için dua ederler (Yeşaya 55:11). İnsanların Söz’e açık olmaları için dua ederler. Onların kurtulmaları ve yaşamlarının değişmesi için dua ederler. Bunlar iyi dualardır. Yine de, vaizin dudaklarında John Smith, Julie Thompson ve Cunningham ailesi için dualar varken hazırlanan vaaz daha iyidir. Yine de, vaazlarınızın öncesinde Tom Johnson’un kurtulması, Bill Lewis’in tövbe etmesi ve Mary Alice’in şifa bulması için dualarla geçen vaaz daha iyidir.</p>

<p>Pavlus, kendisine emanet edilmiş insanları dualarında andığını onlara tekrar tekrar hatırlatır (Efesliler 1:6, 2. Timoteos 1:3, Filimon 4). Kendisi insanları sıklıkla isimleriyle andığı için, dua ederken <em>genel</em> konuşmadığını biliyoruz. Pavlus’un çobanlık edeceği tek bir kilise yoktu, bunun yerine o daha geniş anlamda, birçok kilise kuran bir hizmetkâr olarak hizmet ediyordu. Buna rağmen, uzaktan da olsa insanları tanımaya ve mümkün olduğunca çok ziyaret etmeye çaba sarf etti. Bir yerel kilise pastörünün insanlarla geliştirmesi gereken ilişki bundan ne kadar da fazladır! İsimlerini bilmeli ve isimlerini duayla göklere taşımalıdır.</p>

<p>Kime vaaz ettiğinizi bilmeniz önemlidir. Falanca kardeşin vaazlarınızı beğenmediğini bilmeniz önemlidir. Falanca hayranınızın vaazlarınızı gereğinden fazla beğendiğini bilmeniz önemlidir. Arkada ellerini bağlamış ve kaşık çatlı bir şekilde oturan kişinin size kızmadığını, bunun o kişinin dinleme şekli olduğunu anlamak önemlidir. Önlere yakın oturan ve hep gülümseyerek kafa sallayan bayanın söylediğiniz hiçbir şeyi hatırlamama ihtimalinin yüksek olduğunu bilmek önemlidir. Bunları bildiğinizde, artık insanlar için daha derin, daha kişisel ve bir çobana daha çok yaraşır bir şekilde dua edebilirsiniz. Vaazlarınız daha iyi olacaktır. Daha gerçek ve samimi olacaktır. Artık vaaz sadece aklınız ve ağzınızdan değil, yüreğinizden, ruhunuzdan ve içinizden dökülecektir.</p>

<p>Tabii ki bunların hepsini, böylesi vaazlar vermeye istekli olduğunuzu varsayarak söylüyorum. Vaaz etmeyi yalnızca “ruhsal kaynaklar” sağlamak veya dini yönelimli insanlara bir tür konuşma yapmak olarak görüyor, ancak Tanrı Sözü’nden insanların yüreklerine, bir peygamber gibi tanıklık etmek olarak görmüyorsanız, bu durumda değindiğim bütün noktaları göz ardı edebilirsiniz.</p>

<p><strong>Jared C. Wilson</strong></p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/surunuzu-tanimak-anlamli-vaaz-verebilmek-icin-neden-onemlidir-2/">Sürünüzü Tanımak, Anlamlı Vaaz Verebilmek İçin Neden Önemlidir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/verilen-vaazlar-erken-donemdeki-kiliseden-bu-yana-degisti-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2015 11:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2755</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/verilen-vaazlar-erken-donemdeki-kiliseden-bu-yana-degisti-mi/" title="Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Kutsal Yazılar’ın düzenli, sistematik ve açıklayıcı bir şekilde vaaz edilmesi, normal kilise hizmeti vizyonumun merkezinde yer almaktadır. Topluluğuma Kutsal Kitap’taki kitapları birer birer vaaz ederken, kökleri Pentatök’e, Yahudi öğretim yöntemlerine ve Elçisel Kilise’ye uzanan bir zanaat ve geleneği devam ettirdiğime inanıyorum. Açıklayıcı vaazın bu ilk çağlarına ışık tutabilmek için burada yeterince yerimiz yok. Bunun yerine, benden erken dönem ve öncesindeki kilisenin durumuna ve onlara bu konuda ne kadar borçlu olduğumuza ilişkin düşüncelerimi aktarmam istendi.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/verilen-vaazlar-erken-donemdeki-kiliseden-bu-yana-degisti-mi/">Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/verilen-vaazlar-erken-donemdeki-kiliseden-bu-yana-degisti-mi/" title="Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Has-Preaching-Changed-Since-the-Early-Church_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Kutsal Yazılar’ın düzenli, sistematik ve açıklayıcı bir şekilde vaaz edilmesi, normal kilise hizmeti vizyonumun merkezinde yer almaktadır. Topluluğuma Kutsal Kitap’taki kitapları birer birer vaaz ederken, kökleri Pentatök’e, Yahudi öğretim yöntemlerine ve Elçisel Kilise’ye uzanan bir zanaat ve geleneği devam ettirdiğime inanıyorum. Açıklayıcı vaazın bu ilk çağlarına ışık tutabilmek için burada yeterince yerimiz yok. Bunun yerine, benden erken dönem ve öncesindeki kilisenin durumuna ve onlara bu konuda ne kadar borçlu olduğumuza ilişkin düşüncelerimi aktarmam istendi.</p>



<p>Ustalar olarak gördüğüm erken dönemdeki vaizler Ambrosius, Hieronymus, Nenizili Gregorios, Hrisostomos, Athanasios, Augustinus ve Petrus Hrisologos’tur. Bununla birlikte, bu açıklayıcı vaaz uygulayıcılarının vaazlarını okuduğumda, bunların günümüzde açıklayıcı vaaz olduğu düşünülen şeylerden oldukça farklı olduğunu görmekteyim. Günümüzdeki açıklayıcı vaaz, nasıl olur da bize bu kadar yabancı ve farklı görünen erken dönemdeki kilise vaazına dayanıyor olabilir?</p>



<p><strong>ESKİ VE YENİ TARAFINDAN PAYLAŞILAN ORTAK İNANÇ</strong></p>



<p>Öncelikle, bizim ve kilise babalarının ortak inancına gereken ağırlığı vermek hayati önem taşımaktadır. Açıklayıcı vaazın hem antik dönemdeki hem de günümüzdeki uygulayıcıları, Kutsal Yazılar’ın tümüyle gerçek olduğuna inanmışlardır. Dahası, her iki grup da Kutsal Kitap vaaz edildiğinde, Tanrı’nın kendisinin konuştuğunu düşünmüşlerdir.</p>



<p>Birçok yerde Tertullianus gibi kilise babaları, Kutsal Yazılar’ın öğrettiği her şeyin doğru olduğunu belirtmişlerdir.<a href="#_ftn1">[1]</a>Augustinus ayrıca, “Hürmeti ve şerefi yalnızca ve yalnızca Kutsal Yazılar’ın kanonik kitaplarına vermeyi öğrendim. Yalnızca ve yalnızca bu yazarların tamamen hatasız olduğuna inanıyorum.<a>”</a><a href="#_ftn2">[2]</a>Kutsal Kitap’ın güvenilirliğini böyle açıkça kabul etmeleri, kilise babalarının Kutsal Kitap görüşünü yeniden yapılandırırken oldukça değerlidir.</p>



<p>Ancak bu noktada son derece önemli olan bir diğer şeyse, kilise babalarının Kutsal Kitap’tan faydalanarak yazdıkları yazılardan yapabileceğimiz çıkarımlardır. Vaazlar erken dönemdeki kilisede, Kutsal Kitap’ın kullanıldığı başlıca yerdi ve ayetlerden alıntı üstüne alıntı yaptıklarında da görüyoruz ki, eski vaizler Kutsal Yazılar’ı kullanırken bunların gerçek olduğuna ve Tanrı’nın bunlar aracılığıyla dinleyicilere konuştuğuna inanmaktaydılar.</p>



<p>Augustinus şöyle vaaz etti: “Kutsal Yazılar’a Kutsal Yazılar gibi, Tanrı bizimle konuşuyormuş gibi yaklaşalım.”<a href="#_ftn3">[3]</a> Böylesi bir inanç olmadan, kilise babalarının yaptığı gibi vaaz hazırlığı sırasında Kutsal Kitap metinlerinin incelenmesi için pek fazla istek de olmaz.</p>



<p>Peki öyleyse erken dönemdeki kilisenin vaazları, Tanrı’nın Kutsal Yazılar aracılığıyla konuştuğu gerçeğine aynı şekilde bağlı olan modern Batılı vaazlara göre, kulağa neden bu kadar farklı gelmektedir? Kilise babalarının vaazları çoğunlukla anlaşılması zor simgelere başvurmakta, sayılara önem atfetmekte ve Kutsal Kitap ayetleri arasında rastgele gezinmektedirler. Bu vaazlar görünüşte kullanılan metinden oldukça uzaklaşan düşünce gezilerine çıkabilmektedirler. Günümüzdeki açıklayıcı vaazın, bahsettiğimiz bu antik hitabetin soyuna dayandığı fikri, bir hüsnükuruntu mudur?</p>



<p><strong>AÇIKLAYICI VAAZ VE PAGAN KÜLTÜRÜ ARASINDAKİ ETKİLEŞİM</strong></p>



<p>Açıklayıcı vaaz, genel olarak pagan kültürü ve özellikle pagan hitabetiyle etkileşime giren bir zanaat, sanat ve pastörel disiplindir.</p>



<p>Açıklayıcı vaaz vermeye kendini adamış olan kilise babaları (ve günümüz vaizleri) pagan alimlerine ilişkin birbirlerinden oldukça farklılaşan görüşlere sahiptirler. Bazı vaizler pagan yazarlardan yaptıkları alıntıları, kendi açıklayıcı vaazlarının kumaşına işlediler. Örneğin Ambrosius günümüze kadar ulaşan vaazlarında Vergilius’tan yüzlerce alıntı yapmıştır ve Yaratılış kitabını açıklarken tıpçı Galen’in yazılarını kullanmıştır. Tertullianus pagan bilimini teolojiye düşman olarak itham etmiştir. Ancak kendi hitabet tekniğinin pagan retoriğiyle yoğrulmuş olması, kimsenin onların kültürden tamamen kaçamayacağını da bizlere hatırlatmaktadır.</p>



<p>Pagan yazarlardan yapılan alıntıların sıklığı, kilise babalarının pagan biliminden etkilendiğinin açık bir delilidir. Daha derinine inecek olursak, antik dünyanın pagan kültürü kelimelere takmış durumdaydı. Kelimelerin anlamları, oluşumu ve önemiyle yakından ilgiliydiler. Vaazlarda Kutsal Kitap’tan alıntı üstüne alıntı yapma ve daha muğlak olan metinleri, açık olan Kutsal Kitap metinleriyle yorumlama gibi teknikler, vaizlerin pagan okullarının Homeros’u çalışma şeklinden öğrendiği tekniklerdi.</p>



<p>Reformasyon döneminde de olduğu gibi, kilise babalarının kendi eğitim geçmişleri, hizmetlerini de derinden şekillendirdi. Vaaz etmeyi öğrenmeye ilişkin ilk el kitabı Augustinus tarafından yazılmıştır. Bu kitap Cicero’nun hitabet derslerinin en iyi şekilde nasıl kullanılabileceğini içeren geniş bölümler içeriyordu. Augustinus iyi bir biçimde konuşma noktasında paganların görüşlerinin taşıdığı değeri görmüştü: “Gerçeği konuşanlar, neden ahmak, donuk veya yarı uyur bir şekilde konuşsunlar ki?<a>”</a><a href="#_ftn4">[4]</a> Cicero’nun bazı derslerini takdir ve tavsiye etse de, Augustinus nihayetinde duanın ve iyi vaizleri dinlemenin daha önemli olduğunu vurgulamıştır.<a href="#_ftn5">[5]</a></p>



<p>Kilise babalarının vaazlarını modern vaazlardan farklı kılan şeylerin çoğu, açıklayıcı vaaz hizmetlerimizde, bizlerin ve atalarımızın, yorumbilime ve iletişime dair pagan anlayışları –farkında olarak veya olmayarak– en iyi şekilde kullanmamız gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Eski dönemdeki vaizler Kutsal Kitap’ın dinleyiciler için zengin gerçekle dolu olan ilahi bir söz olduğuna inanıyorlardı. Sayılarda ve dizilimlerinde birtakım anlamlar aradılar çünkü dönemin pagan kültürü, sayıların arkasında yatan gizli bir güzellik, gerçek ve anlam arayan bir kültürdü. Eğer bu, o dönemde matematik, hitabet ve felsefede böyleyse, elbette Tanrı tarafından esinlenmiş bir metin için de bunun aynı şekilde olması gerektiğini düşündüler. Dünyasal öğrenme bağlamı, eski vaizlerin kendi işlerine olan yaklaşımlarını de şekillendirdi.</p>



<p>Aynısı vaazın gündelik yaşama yansıması konusunda de geçerli. Bazı vaizler vaazlarının tamamını yazıp okudular. Diğerleriyse, örneğin Augustinus gibi, hafta boyunca metinler hakkında derin derin düşündü ve daha sonra doğaçlama bir şekilde konuştu. Birçok hitabet okulu, öğrencilerine konuşma metinleri okutup ezberleterek onlara halka açık konuşmalar yapmayı öğretiyordu. Oysa pagan bir hatip olan Quintilianus, bunun halka hitap etmenin ucuz ve olgun olmayan bir yolu olduğunu savunuyordu. Bir vaizin Quintilianus’la hemfikir olup olmaması, konuşmasını yazılı bir metne döküp dökmeyeceğini belirliyordu.</p>



<p>Bizim günümüzde Kutsal Kitap’ı anlama ve vaaz etme şeklimizin, geçmiş dönemdekilere kıyasla çok daha üstün olduğunu varsaymak büyük bir hata olurdu. Ayrıca günümüzdeki açıklayıcı vaazın, temelini kilise babalarının yorumlarından aldığı ve onların temel inançlarını paylaştığı gerçeğini gözden kaçırmak da hata olacaktır.</p>



<p><strong>AÇIKLAYICI VAAZ KİLİSE TARİHİYLE GELİŞİR</strong></p>



<p>Kilise babalarının vaazların bu kadar farklı ve eşsiz görünmesinin bir başka nedeni de, içinde yaşadıkları kilise tarihi bağlamındaki insanlar tarafından vaaz edilmiş olmalarıdır. Antik dünyada, bazı vaizler Origenes’in <em>Hexapla </em>eseriyle başlayan çevirilerin çapraz referanslarından yararlandı. Augustinus, Hieronymus’un daha ilmi bir yaklaşımla yapılmış Kutsal Kitap çevirisini benimsemek veya topluluğunun daha alışık olduğu çeviriyle devam etmek arasında kalmıştı. Bir pastör olarak hassas davranarak topluluğunun kullandığı daha az doğruluk yüzdesine sahip çeviriyi kullanmaya devam ederken, akademik yazılarındaysa yavaşça Hieronymus’un çevirisine geçmiştir.</p>



<p>Kilise tarihi ilerledikçe, açıklayıcı vaazlar şekil almaya başladı ve açıklayıcı vaaz araçları gelişti. Bunun uygulandığı en belirgin alanlardan biri kurtuluş tarihidir. Erken dönemdeki kilisede, vaizler Kutsal Kitap hikâyesinin içinde bir gelişme olduğunu farkındaydı. İrinaios, Yaratılış 2’deki ağaç ve Mesih’in çarmıha gerildiği ağaç gibi kurtuluş tarihi içerisindeki bariz tekrarları temel alarak, “tekrarlama” teolojisini geliştirdi. Markion’un Eski Antlaşma’yı sapkın bir şekilde reddetmesi ve Yahudi bilginlerle haşır neşir olması, birçok vaizin kendi vaazlarında Antlaşmalar arasındaki benzerlikleri ve birliği vurgulamasına neden olmuştur. Augustinus’un Pelagius tartışması içerisinde lütufkâr olmayı vurgulaması, kendisini Yasa ve Müjde arasındaki farkı vurgulamaya yönlendirmiştir. Bunların hepsi –ve görünüşte her yerde bulunan simge kullanımı– vaizlerin Kutsal Yazılar’ın metinleriyle, kurtuluş tarihinin bütününe yeterince değinecek bir şekilde meşgul olma girişimleriydi.</p>



<p>Kilise tarihi içerisindeki gelişmelerin bizlere kurtuluş tarihini detaylandırmak ve ortaya koymak için birçok yeni fırsat verdiği düşünüldüğünde, kilise babalarının vaazlarının, teolojik yorumlamaları açısından bizlere oldukça yabancı gelmesi anlaşılabilir bir şeydir. Oysa gerçekte, ilk yüzyılların büyük vaizleri kanon içinde bulunan birliğin ve farklılıkların sınırlarını çiziyorlardı. Nitekim bu bugün de yapmaya çalışıp zorlandığımız ve ayrılıklara neden olan bir şeydir.</p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p>Açıklayıcı vaaz erken dönemdeki kiliseden bu yana değişti mi? Açıklayıcı vaazın pagan kültürle etkileşimi ve kilise tarihiyle gelişimi ölçüsünde, cevap evet. Eğer Kutsal Kitap’ın yetkisi üzerine kuşaklarca devam eden o ortak kanaati bir kenara atıyor ve vaizlerin Kutsal Kitap’ı sadakatle vaaz etmek amacıyla kültür ve teolojiden olabildiğince yararlanma tutkusunu göremiyorsak, bizlerden önce emek vermiş olan kutsalları onurlandırmayışımızın yanı sıra, aynı zamanda da kendimizi vaazımızı geliştirmemize yardımcı olabilecek bir hazineden, yani erken dönemdeki kilisenin vaazından mahrum bırakmış oluruz.</p>



<p><strong>Peter Sanlon</strong></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><a href="#_ftnref1">[1]</a> Tertullianus, Flesh of Christ, 6.</p>



<p><a href="#_ftnref2">[2]</a> Augustinus, Epistle 82.3.</p>



<p><a href="#_ftnref3">[3]</a> Augustinus, Sermon 162C.15.</p>



<p><a href="#_ftnref4">[4]</a> Augustinus, Teaching Christianity, 4.3.</p>



<p><a href="#_ftnref5">[5]</a> Augustinus, Teaching Christianity, 4.32.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/verilen-vaazlar-erken-donemdeki-kiliseden-bu-yana-degisti-mi/">Verilen Vaazlar Erken Dönemdeki Kiliseden Bu Yana Değişti Mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/cenaze-torenlerinde-mujdeyi-vaaz-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2015 12:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2811</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/cenaze-torenlerinde-mujdeyi-vaaz-etmek/" title="Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Tanımadığım bir kişiden, cenaze törenlerinde vaaz etmekle alakalı duyduğum en iyi öneri şuydu: “Onlara cenneti vaaz etme. Onlara cehennemi vaaz etme. Sadece orada bulunan kişiler için Müjde’yi vaaz et.” Nasıl bir cenaze olursa olsun, bu sözler görevimizi anlatır niteliktedir. Ne ironiktir ki, her ne kadar bizler cenazede ölen kişinin hayatını anmaya ve kutlamaya odaklansak da, sonuçta cenaze ona katılanlar için verilen bir hizmettir.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/cenaze-torenlerinde-mujdeyi-vaaz-etmek/">Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/cenaze-torenlerinde-mujdeyi-vaaz-etmek/" title="Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Preaching-the-Gospel-at-Funerals.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Tanımadığım bir kişiden, cenaze törenlerinde vaaz etmekle alakalı duyduğum en iyi öneri şuydu: “Onlara cenneti vaaz etme. Onlara cehennemi vaaz etme. Sadece orada bulunan kişiler için Müjde’yi vaaz et.” Nasıl bir cenaze olursa olsun, bu sözler görevimizi anlatır niteliktedir. Ne ironiktir ki, her ne kadar bizler cenazede ölen kişinin hayatını anmaya ve kutlamaya odaklansak da, sonuçta cenaze ona katılanlar için verilen bir hizmettir.</p>



<p>Vaaz, Müjde’nin açıkça vaaz edilmesi gereken yerdir. Ancak ve ancak bir kişinin tövbe ve imanla Mesih’e döndüğünden kişisel olarak emin olduğumuz sürece kişinin göksel armağanı kazandığıyla ilgili konuşmakta rahat davranabiliriz. Eğer aklınızda herhangi bir şüphe varsa –cenaze daha önce tanışmadığınız birine aitse durum kesinlikle böyle olacaktır– en iyisi dinleyiciler için Müjde’ye odaklanmak olacaktır. Sağlam bir temele dayanmadığı sürece, kişilere yanlış bir teselli sunma ayartısına direnmek daha iyi olacaktır.</p>



<p>Bir cenaze vaazı 20 dakikayı geçmemelidir ve tercihen Kutsal Yazılar’ın bir veya birden fazla metnine dayanarak, şu üç noktayı vurgulamalıdır:</p>



<p><strong>1) Yas tutmaya ihtiyaç olduğunu kabul edin.&nbsp;</strong></p>



<p>İsa’nın Lazar’ı ölümden diriltme hikâyesi (Yuh. 11), bu noktada özellikle yardımcı olacaktır. Eğer İsa bir arkadaşını kaybettiğinde ağlıyorsa, biz de öyle yapmalıyız. İkinci çocuğumuzda düşük yaptığımız zaman babamın beni ve eşimi karşısına aldığını, bizi yas tutmaya yüreklendirdiğini ve bunu nasıl yapmamız gerektiğini bize söylediğini hatırlıyorum.</p>



<p>Sakın insanların yas tutmanın normal ve uygun bir şey olduğunu kabul ettiklerini ya da kaybetmiş oldukları sevdikleri hakkında konuşarak yas sürecini nasıl atlatacaklarını bildiklerini varsaymayın. Aslında çoğu insan kaybın verdiği acıyla, kaybettikleriyle ilgili konuşmayı istemez. Birçok pastör de bilir ki, insanlar sıklıkla seneler sonra bu sürecin değerini anlarlar ve sonunda yaslarını bir pastör gözetiminde ele alırlar.</p>



<p><strong>2) Müjde’deki umudu açıkça bildirin.</strong></p>



<p>Yasın ortasındaki gerçek umut, Müjde’deki umudumuzdan bağımsız olarak sahip olabileceğimiz bir şey değildir. Bir cenaze vaazının ikinci ve üçüncü kısımlarının Mesih’in kimliğine ve yaptıklarına odaklanmasının sebebi de budur. Hangi metinden vaaz ederseniz edin, Müjde’nin açıkça görünen şu unsurlarına odaklandığınızdan emin olun: Tanrı’nın kutsallığı, insanların günahkârlığı, hak edilen yargı, Mesih’in mükemmel kişiliği ve bizleri kurtaran kefaret eylemi ve bizden beklenen tövbe ve Mesih’e iman.</p>



<p><strong>3) Dinleyicileri Müjde’ye cevap vermeye çağırın.</strong></p>



<p>Bunu uygun ve etkili bir şekilde yapabilmek için, vefat eden kişiyi ve dinleyicilerinizi mümkün olduğunca iyi tanıyarak hazırlanmalısınız. Hem Hristiyan <em>hem de</em> Hristiyan olmayanların orada bulunduğunu varsaymalısınız. Hepsinin sonsuz yaşamı nasıl aldığımızla ilgili öncesinde belli başlı fikirlere sahip olduğunu varsaymalısınız. Örneğin, ben daha önce bir keresinde dinleyicilerin yüzde doksanının koyu Katolik olduğu, bir keresinde çoğunun Mormon olduğu ve bir sefer de dinleyicilerin hiçbirinin bir kez bile kilise adım atmamış olduğu cenaze törenleri yapmıştım.</p>



<p>Her bir durumda, Müjde’yi açıkça anlattım; dinleyicileri tövbe etmeye, Mesih’e inanmaya ve O’na güvenmeye çağırdım. Yine de, her bir durum birbirinden farklı olduğu için, insanların öncesinde sahip oldukları “iyi haber” anlayışına göre çağrımı farklı şekillerde yaptım. Onları yas tutmaya yüreklendirin. Müjde’yi açıkça ve basit bir şekilde vaaz edin. Onlara ölüm karşısında Mesih’e olan ihtiyaçlarını anlamada yardımcı olun. Onları tövbe ve iman etmeye çağırın.</p>



<p><strong>Brian Croft</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/aciklayici-vaaz/cenaze-torenlerinde-mujdeyi-vaaz-etmek/">Cenaze Törenlerinde Müjde’yi Vaaz Etmek</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitap-teolojisi-ve-mujdenin-duyurulmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2014 11:46:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıklayıcı Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2706</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitap-teolojisi-ve-mujdenin-duyurulmasi/" title="Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Açıklayıcı vaazlar verilmesi, Müjde’nin duyurulmasını sağlayabilir mi? Vaizler bazen bu yaklaşımın olgun Hristiyanlara teoloji öğretmek için faydalı olduğunu, ancak imanlı olmayanların müjdeyi anlamalarına yardımcı olmadığını düşündükleri için, Kutsal Yazılar’ı oluşturan kitapları açıklayıcı vaazlar vermekten kaçınmaktadırlar.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitap-teolojisi-ve-mujdenin-duyurulmasi/">Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitap-teolojisi-ve-mujdenin-duyurulmasi/" title="Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/03/Biblical-Theology-and-Gospel-Proclamation-e1614857829474.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Açıklayıcı vaazlar verilmesi, Müjde’nin duyurulmasını sağlayabilir mi?</p>



<p>Vaizler bazen bu yaklaşımın olgun Hristiyanlara teoloji öğretmek için faydalı olduğunu, ancak imanlı olmayanların müjdeyi anlamalarına yardımcı olmadığını düşündükleri için, Kutsal Yazılar’ı oluşturan kitapları açıklayıcı vaazlar vermekten kaçınmaktadırlar.</p>



<p>Bu kaygı özellikle, pastörler Eski Antlaşma’dan bir kitabı öğretmek istediklerinde artar. Her Pazar İbrahim’in hayatını veya Hagay kitabını çalışmak, Müjde’yi nasıl daha anlaşılır yapabilir ki?&nbsp; Vaaz sonuna ufak bir müjdeleme seansı mı eklemeliyiz? “Bugün burada olan ama imanlı olmayan arkadaşlarımız için, İbrahim’in sünneti hakkında olan vaazı bırakıp size nasıl sonsuz hayata kavuşabileceğinizi anlatacağım.” İman duası etmek isteyenler öne çıksın.</p>



<p>Müjdeyi her Pazar, daha doğal bir şekilde duyurmanın bir yolu var. Bu, Eski Antlaşma’yla bile yapılabilir. Bu, <em>Kutsal Kitap teolojisi</em>yle olur.</p>



<p><strong>BÜYÜK HİKÂYE</strong></p>



<p>Kutsal Kitap teolojisi nedir?&nbsp;Bunu, Kutsal Kitap’ın genel hikâyesinin incelenmesi olarak tanımlayabiliriz. Kutsal Kitap’ın 66 kitabı bir bütün olarak Tanrı’nın, İsa Mesih’in ölümü ve dirilişiyle kendi yüceliği için halkını kurtarıp krallığını nasıl kurduğunun hikâyesini anlatır. Eski Antlaşma İsa için yol hazırlar ve bizleri O’na yönlendirir. Müjde, O’nu ve işlerini açığa çıkarır. Yeni Antlaşma’nın geri kalanı, Tanrı planı bütünüyle tamamlanıncaya kadar İsa’nın ölümünün ve dirilişinin sonuçlarını anlatır. Biz bu geniş hikâyeyi daha iyi anladıkça, vaaz ettiğimiz metnin Müjde’yle nasıl alakalı olduğunu da daha çok görürüz.</p>



<p>Kutsal Yazılar’dan bir kesiti Kutsal Kitap teolojisini bilerek anlatmak, basketboldaki “saha bilinci” gibidir. İyi basketbol oyuncuları, sadece topu potaya atmaya odaklanmazlar. Takım arkadaşlarının ve defans oyuncularının sahada nerede olduğunu bilir ve oyunun gidişatını gözlemlerler. Aynı şekilde iyi bir metin analizi, sadece kişinin elindeki ayetler üzerine üstünkörü bir yorum yapması demek değildir. İyi bir metin analizi yapmak aynı zamanda o metnin öncesinde ve sonrasında ne olduğuyla ve bunların hepsinin Tanrı’nın büyük hikâyesine nasıl yerleştiğiyle ilgili bir saha bilincine sahip olmaktır.</p>



<p><strong>PRATİKTE KUTSAL KİTAP TEOLOJİSİ</strong></p>



<p>Şimdi, elimizdeki belli bir metni Kutsal Kitap’ın büyük hikâyesine, yani Müjde’ye bağlamakta kullanabileceğimiz birkaç Kutsal Kitap teolojisi stratejisine bakalım. Tıpkı akıllı telefonların navigasyon uygulamasının sizi gitmek istediğiniz yere yönlendirmesi gibi, bu stratejileri de, bizleri seçmiş olduğumuz metinden Müjde’ye götürebilecek yollar olarak düşünebilirsiniz.</p>



<p><strong><em>1. Vaat ve Tamamlanışı</em></strong></p>



<p>Müjde’ye giden en direkt ve en basit yoldan başlayalım. Vaat ve tamamlanışında, çalıştığınız metin daha sonra Müjde’de tamamlanan bir peygamberliği veya vaadi içermektedir. Vaat ve tamamlanışı, Kutsal Kitap teolojisinin en kolaylarındandır. Bunu görmesi ve anlaması basittir.</p>



<p>Mesela Mika’nın, Beytlehem’den çıkacak olan yönetici (Mik. 5:2) hakkında verdiği peygamberlikten öğretiş yapıyorsanız, topluluğu Matta 2:6’ya bakmaya davet edebilir ve bu peygamberliğin İsa’nın doğumuyla nasıl gerçekleştiğini onlara gösterebilirsiniz. Ya da İbrahim’in hayatına bakacaksanız, vaazın bir noktasında Tanrı’nın İbrahim’in “soyundan olanı” bereketleyeceği üzerine verdiği sözün (Yar. 12:7; 13:15; 17:8; 24:7), İsa’da nasıl tamamlandığını gösterebilirsiniz (Gal. 3:16).</p>



<p>Vaat ve tamamlanışı, Müjde’ye giden bariz yolları bize sunmasına ek olarak, Yeni Antlaşma yazarlarının Müjde’nin ışığında Eski Antlaşma’yı <em>nasıl</em> yorumladıklarını da bize gösterir. Bizler Kutsal Kitap’ı elçilerin bakış açısıyla okumayı daha da öğrendikçe, diğer yazılardan, hatta İsa’da belirgin bir tamamlanışı olmayanlardan bile yola çıkarak Müjde’ye ulaşmamız da bir o kadar kolay olacaktır.</p>



<p><strong><em>2. Tipoloji</em></strong></p>



<p>Tipoloji biraz vaat ve tamamlanışı gibidir ancak tipolojide, İsa’da tamamlanan sözlü bir peygamberlik yerine, İsa’nın ve Müjde’nin gölgesi olan olayları, kişileri veya kurulu düzenleri görüyoruz. Tipolojiyi sözlü olmayan bir peygamberlik olarak düşünebilirsiniz.</p>



<p>Örnek olarak Yeruşalim’deki tapınağı düşünün. Burası, Tanrı’nın halkı arasındaki kurtarıcı ve yönetici varlığını içeren bir yer olarak Eski Antlaşma’da merkezi bir rol oynadı. Ama tapınak nihai olarak İsa’ya işaret ediyordu. İsa tapınağa gelip, “Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım” dediğinde (Yuh. 2:19), herkesi çok şaşırtmıştı. Onlar taştan olan binadan söz ettiğini sanmışlardı ama “İsa’nın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi” (21. ayet). Tapınak gibi İsa da, halkı arasında Tanrı’nın kurtaran ve hükmeden fiziksel varlığıydı ve hâlâ da öyledir. Bu yüzden elçiler defalarca kez kilisenin, Mesih’te olanların, Ruh’un tapınağı olduklarını söylemişlerdir. (örn. 1. Kor. 3:16-17; Ef. 2:19-22; 1. Pet. 2:5).</p>



<p>Bunların ışığında, diyelim ki Mezmurlar 122’yi açıklayıcı bir şekilde vaaz ediyorsunuz. Burada Tanrı’nın Yeruşalim’deki tapınağına gitmenin verdiği sevinç anlatılıyor: “Bana: ‘RAB’bin evine gidelim’ dendikçe sevinirim” (1. ayet). Buradaki tapınak tipolojisini kullanarak, Hristiyan eğitimi almamış olanların bile İsa’ya imanla gitmenin verdiği sevinci anlamalarında yardımcı olabilirsiniz.</p>



<p>Yeni Antlaşma, İsa ve işleri hakkında bunun gibi tipolojilerle doludur. Elçiler İsa’yı son Adem, gerçek Fısıh kuzusu, yeni Musa, günahları tamamıyla bağışlatan tek ve son kurban, büyük başkâhin, Davut’un soyundan gelen meshedilmiş kral (Mesih), gerçek İsrail ve daha fazlası olarak görmüşlerdir. Bu bilinen yollar, sizi Kutsal Yazılar’ın birçok yerinden kesin bir şekilde İsa’ya ve kurtarıcı işlerine getirecektir.</p>



<p><strong><em>3. Temalar</em></strong></p>



<p>Kutsal Kitap’ta durmadan tekrar eden ancak tipoloji gibi doğrudan İsa’ya işaret etmeyen simgeler ve hikâyeler için “temalar” kelimesini kullanıyorum.</p>



<p>Bu motif veya temalar, yine de Müjde’nin ayrılmaz bir parçasıdırlar ve elimizdeki metnin ilerlemekte olan Kutsal Kitap hikâyesindeki yerini bulmamıza yardımcı olabilirler.</p>



<p>Mesela yaratılış, klasik temalardan biridir. Kutsal Kitap, “Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı”&nbsp;diye başlar. Tanrı kaostan düzeni yarattı, Adem ve Havva’yı kendi benzerliğinde yarattı ve onlara kendi yüceliği için, yaratılışı yönetmelerini ve çoğalmalarını buyurdu. Acı bir şekilde, Adem ve Havva bu buyruğu yerine getiremeyip Tanrı’ya başkaldırdılar.</p>



<p>Ama Tanrı’nın, yaratılışı kurtarmak için bir planı vardı. Eski Antlaşma boyunca yaratılışın birkaç kere “tekrardan başladığını” görürüz. Tanrı bu zamanlarda insanlarıyla tekrardan bir ilişkiye başlamış ve bu yeni başlangıç, yaratılış simgeleriyle ve dilleriyle tanımlanmıştır. Bunlardan bazıları tufandan sonra Nuh ve ailesi, İsrail halkının Mısır’dan çıkması ve vaat edilen topraklara gelmesi, Süleyman’ın krallığının kuruluşu ve İsrailliler’in Babil tutsaklığından kurtuluşudur. Her seferinde, yeni başlangıç başarısızlıkla sonlanmıştır. İnsanlar yine başkaldırmıştır. Bizlere Adem’i hatırlatan bu yeni başlangıçlardan biri, bir gün başarılı olacak mıdır?</p>



<p>Evet. Son Adem, yani İsa Mesih, Baba’nın isteğini tam tamına gerçekleştirmiştir. İsa’nın dirilip halkını kurtarması, gerçek yeni yaratılışı başlatmıştır ve bu yeni yaratılış, bugün de büyümeye devam etmektedir. İsa kurtardığı halkını, yeryüzünü denetimine alıp Müjde’nin yayılması suretiyle çoğalarak Tanrı’nın çocuklarıyla doldurmaları için dünyanın dört bir yanına gönderdi. Bir gün bu iş, orijinalinden çok daha görkemli olan yeni bir gök ve yeni bir yeryüzüyle sonuçlanacak.</p>



<p>Yaratılışın motiflerini takip ederek ve ayetten ayete geçerek nasıl yeni yaratılış olan İsa’nın ölümü ve dirilişine doğal bir yolla geldiğimizi görebiliyor musunuz?</p>



<p>Antlaşmalar, Mısır’dan Çıkış, Rab’bin günü ve Tanrı’nın krallığı gibi, Kutsal Kitap’ın hikâyesinde birbirine bağlı olan birçok tema daha vardır.</p>



<p><strong><em>4. Ahlaki Öğretiler</em></strong></p>



<p>Peki ya Özdeyişler’den veya On Emir’den vaaz vermeye çalışıyorsanız? Ya bir çılgınlık yapıp Levililer’den Müjde’yi öğretmeye çalışıyorsanız? Bunun gibi metinler imanlı olmayanlara İsa’nın yaptıklarını ve kurtuluş yolunu göstermekten ziyade, olgun Hristiyan yaşamında yapılması ve yapılmaması gerekenleri öğretiyormuş gibi gözükürler.</p>



<p>Dediğim gibi Kutsal Kitap teolojisi, Yasa’dan Müjde’ye doğru bir harita çizmektedir. Kutsal Kitap’ın hikâyesinde geçen belirli ahlaki kuralları en az üç farklı yolla okuyabiliriz. İlk olarak, Kutsal Kitap’ın yasaları ve etiği bize günahlarımızı ve bir kurtarıcıya olan ihtiyacımızı göstererek, bizi İsa’ya yönlendirir. Sık sık dendiği gibi, Tanrı’nın buyrukları bir ayna gibi bizi ahlaki bozukluğumuzla karşı karşıya bırakır. İsrail’in kronik ahlaki çöküş tarihini okuduğumuzda, insanlığın hikâyesini ve hatta kendi hikâyemizi de görürüz. “Bu nedenle Yasa’nın gereklerini yapmakla hiç kimse Tanrı katında aklanmayacaktır. Çünkü Yasa sayesinde günahın bilincine varılır” (Rom. 3:20).</p>



<p>İkinci olarak, Kutsal Kitap’ın ahlaki buyrukları, bize bu buyrukları mükemmel bir şekilde yerine getiren İsa’yı gösterir. O, Tanrı’nın yasasını yok etmeye değil, O’nu her yönden tamamlamaya gelmiştir (Mat. 5:17). Tanrı’nın diğer tüm oğulları (Adem, İsrail, İsrail’in kralları) kayıp oğullardı. Sadece ve sadece İsa, Baba’yı hoşnut etmiştir. Sonuç olarak, Kutsal Kitap’ın ahlaki buyrukları İsa’nın karakterini açığa çıkarmaktadır.</p>



<p>Üçüncü olarak, İsa’nın dirilişine ve içimizdeki Ruhu’na dayanarak, bizler de sadık oğullar ve kızlar olarak, Tanrı’nın yasasına itaat edebiliriz. İsa bizi günahın gücünden kurtardı, “öyle ki, Yasa’nın gereği, benliğe göre değil, Ruh’a göre yaşayan bizlerde yerine gelsin” (Rom. 8:4).</p>



<p>Örnek olarak Süleyman’ın Özdeyişleri 11:17’yi vaaz verdiğinizi düşünün: “İyilikseverin yararı kendinedir, gaddarsa kendi başına bela getirir.” Kutsal Kitap teolojisi yolunu takip ederek, sadece yarım saat boyunca nasıl iyi bir insan olabileceğimizi öğretmekle kalmaz, nasıl iyilikseverlikte başarısız olduğumuzu ve bir açıdan gaddarlıkta ne kadar ileri gittiğimizi de öğretmiş olursunuz. İnsanlara İsa’nın özellikle canını günahkârlar için vererek sergilediği iyilikseverliğini göstermiş olursunuz. Son olarak da, Kutsal Ruh’un yardımıyla olan değişimimizde bize teşvik olması için, İsa’nın bu nezaket dolu lütfunun kendimizle olan bağını kurmuş olursunuz.</p>



<p><strong><em>5. Bilmece Çözümü</em></strong></p>



<p>Kutsal Kitap teolojisinin akışını fark edip anlamaya başladığımızda, Müjde’nin sık sık Eski Antlaşma bilmecelerini çözdüğünü görmeye başlarız. Yahuda sürgüne gittiğinde ve Yeruşalim’de bir kral olmadığında Tanrı, Davut’a olan vaatlerini nasıl tamamlayacaktı? Eğer tapınaktaki kurbanlar günahı siliyorsa, Tanrı neden İsrail’i yargıladı? Eski Antlaşma genelde Tanrı’nın iyi olanlara verdiği bereketten ve günahkâr olanlara karşı olan yargısından bahseder. Peki bunun tersini neden görüyoruz?</p>



<p>Bu konudan daha çok bahsedebiliriz ama eğer Kutsal Kitap’ta bir bilmeceyle karşılaşırsanız, İsa’nın Müjdesi’nin bu gizemi nasıl çözebileceğini düşünün demekle yetineceğim. Tıpkı büyük bir roman gibi Eski Antlaşma da, kahraman olan İsa’nın çözeceği engelleri ortaya koymuştur.</p>



<p><strong>“ŞU ANDA BURADASINIZ”</strong></p>



<p>Kutsal Kitap teolojisini, Müjde bilinciyle vaaz vermek için kullandığımızda, imanlı olmayanlar için heyecan verici bir şey gerçekleşir. Sadece günahlarını fark etmekle, İsa’yı tanımakla ve her hafta tövbe ve imana çağırılmakla kalmaz, ayrıca kendilerinin, Tanrı’nın işlerinin tarihsel akışı içindeki yerlerini de bulmaya başlarlar. Müjde sadece “işlerine geldiğinde” kullanabilecekleri veya atabilecekleri bir fikir veya metafor değildir. Bunun yerine, İsa’nın hikâyesi geçmişe dayalı, hâlâ devam eden ve sonsuza dek de egemen olacak olan tarihsel bir güçtür. Kutsal Kitap’ın dünyasında eylemde olan Tanrı, onların dünyasında da eylem halindedir çünkü bu dünyalar, tarihler ve hikâyeler aslında aynıdır.</p>



<p><strong>Jeramie Rinne</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitap-teolojisi-ve-mujdenin-duyurulmasi/">Kutsal Kitap Teolojisi ve Müjde’nin Duyurulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
