<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Temel Makaleler arşivleri - Müjde Birliği</title>
	<atom:link href="https://mujdebirligi.com/category/makaleler/temel-makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mujdebirligi.com/category/makaleler/temel-makaleler/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 May 2021 14:04:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>Kiliseme anlamlı üyelik yolunda nasıl önderlik ederim?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kiliseme-anlamli-uyelik-yolunda-nasil-onderlik-ederim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2021 11:52:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kilise Üyeliği]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=3057</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kiliseme-anlamli-uyelik-yolunda-nasil-onderlik-ederim/" title="Kiliseme anlamlı üyelik yolunda nasıl önderlik ederim?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="“Anlamlı üyelik” nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Müjde’yi duyurun. Tanrı’nın kutsallığı, insanın günahkârlığı, Mesih’in yerimize ödediği kefaret ve O’nun dirilişi ve günahlarımızdan tövbe edip O’na güvenmeye olan ihtiyacımız hakkında vaaz edin. Birbirini sevgiyle kucaklamayanların, Tanrı’yı sevgiyle kucakladıklarını düşünmek için bir nedenleri olmadığını onlara hatırlatın (1. Yuh. 4:20-21).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kiliseme-anlamli-uyelik-yolunda-nasil-onderlik-ederim/">Kiliseme anlamlı üyelik yolunda nasıl önderlik ederim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kiliseme-anlamli-uyelik-yolunda-nasil-onderlik-ederim/" title="Kiliseme anlamlı üyelik yolunda nasıl önderlik ederim?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="“Anlamlı üyelik” nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/What-is-meaningful-membership_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<ol class="wp-block-list"><li><strong>Müjde’yi duyurun.</strong> Tanrı’nın kutsallığı, insanın günahkârlığı, Mesih’in yerimize ödediği kefaret ve O’nun dirilişi ve günahlarımızdan tövbe edip O’na güvenmeye olan ihtiyacımız hakkında vaaz edin. Birbirini sevgiyle kucaklamayanların, Tanrı’yı sevgiyle kucakladıklarını düşünmek için bir nedenleri olmadığını onlara hatırlatın (1. Yuh. 4:20-21).</li><li><strong>Bir inanç açıklamasından ve kilise antlaşmasından faydalanın.</strong> Üyelerin bir inanç açıklamasına (kilisenin inandığı şeyler) ve kilise antlaşmasına (kilise üyelerinin toplu yaşama düzeni) tabi olmalarını gerekli kılın.</li><li><strong>Üyelik eğitimini zorunlu tutun.</strong> Gelecekte üye olmayı düşünenlere, onlardan üye olarak ne beklendiğini ve onların kiliseden beklentilerinin ne olması gerektiğini anlama konusunda yardımcı olun. İnanç açıklamasını ve kilise antlaşmasını da kullanarak, üyeliğin önemini ve bir kilisenin nasıl işlediğini detaylıca öğretebilmek adına, bu eğitim fırsatından faydalanın.</li><li><strong>Bir ihtiyarla veya pastörle görüşülmesini zorunlu tutun.</strong> Görüşme sırasında katılan kişiden Müjde’yi paylaşmasını ve iman ettiği anla birlikte ondan sonraki öğrencilik sürecini anlatmasını isteyin. Bu aynı zamanda yeni insanlar tanımak ve rahat bir ortamda sorular sorabilmek için de bir fırsat olacaktır.</li><li><strong>Çocukları vaftiz etmeyi bırakın.</strong> Küçük yaştaki bir çocuğun kesinlikle Hristiyan olma ihtimali vardır. Ama bir kilise, bir çocuğun Hristiyan olup olmadığını tam olarak ayırt edemez. Çocuklara olgunlaşma ve dünyanın gidişatına karşı mücadele etme imkanı verilmelidir. Bu nedenle, iman ikrarlarının kilise tarafından güvenilir bir şekilde değerlendirilemeyeceği kişileri vaftiz ederek kafa karışıklığına sebep olmayın.</li><li><strong>Yeni üyelerin topluluk tarafından onaylanmasını zorunlu tutun.</strong> Kiliseye kabul edilme veya kiliseden çıkarılma, topluluğun yapacağı işlerdir (2. Kor. 2:6’da bu ima edilmektedir.) Bu nedenle kilisenizin her bir üyesinin, yeni üyeleri açıkça onaylamasını isteyin.</li><li><strong>Düzenli olarak güncel bir üye listesi basın.</strong> Üyelerinizi bu listeyi bir dua listesi olarak kullanmaları için teşvik edin.</li><li><strong>Üyeler üzerinde pastör olarak gözetiminiz olsun.</strong> Her üyenin düzenli olarak topluluktan bir ihtiyarla veya olgun bir Hristiyan’la görüşüyor olduğundan emin olmaya çalışın. Üyelerin yaşamlarında neler olduğuyla ilgilenin ve bu yönde adımlar atın.</li><li><strong>Öğrenci yetiştirmeyi bir kültür haline getirmeye gayret edin.</strong> Genç Hristiyanları, onlardan yaşça daha büyük ve daha olgun Hristiyanların öğrencileri olmaları için teşvik edin. Daha olgun imanlıları da imanda daha genç olanları kanatlarının altına almaları için teşvik edin. Her üyeyi, onlara ruhsal açıdan yararlı olacak ilişkiler içinde olmaya teşvik edin.</li><li><strong>Belirli aktiviteleri ve hizmet alanlarını sadece üyelerle sınırlandırın.</strong> Kiliseler işleyişe dair toplantılarını, ibadet toplantılarını ve küçük grup toplantılarını (müjdeleme için yapılanlar hariç), sadece üyelerle sınırlı tutmayı göz önünde bulundurmalıdırlar.</li><li><strong>Düzeltici disiplini canlandırın.</strong> Kilisede anlamlı üyelik kültürünü yerleştirdikten sonra, topluluğunuzun ciddi günahlardan ısrarla tövbe etmeyen kişileri kiliseden uzaklaştırmasına ön ayak olun.</li></ol>



<p>(Bu yazı, Mark Dever’ın yazdığı “Regaining Meaningful Church Membership” adlı kitap bölümünden uyarlanmıştır. Kaynak kitap: <em>Restoring Integrity in Baptist Churches</em>, ed. Thomas White, Jason B. Duesing, and Malcomb B. Yarnell, III, sayfa 57-60.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kiliseme-anlamli-uyelik-yolunda-nasil-onderlik-ederim/">Kiliseme anlamlı üyelik yolunda nasıl önderlik ederim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerel Kilise Nedir?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2014 11:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2466</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/" title="Yerel Kilise Nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Yerel Kilise Nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Yerel kilise, Müjde’nin öğretilmesi ve müjdesel törenlerin uygulanması aracılığıyla, birbirlerinin İsa Mesih’teki ve O’nun krallığındaki üyeliklerini denetleyip onaylayan ve bu amaçla düzenli olarak toplanan bir Hristiyan grubudur.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/">Yerel Kilise Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/" title="Yerel Kilise Nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Yerel Kilise Nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/What-Is-a-Local-Church_-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="2466" class="elementor elementor-2466">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-0e8971f elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="0e8971f" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-10cf646" data-id="10cf646" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d0ebcd9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d0ebcd9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Yerel kilise, Müjde’nin öğretilmesi ve müjdesel törenlerin uygulanması aracılığıyla, birbirlerinin İsa Mesih’teki ve O’nun krallığındaki üyeliklerini denetleyip onaylayan ve bu amaçla düzenli olarak toplanan bir Hristiyan grubudur. Bu tanımın biraz karışık olduğunun farkındayım ama burada gördüğümüz beş noktaya bakalım:</p><ul><li>Hristiyanlardan oluşan bir grup;</li><li>Düzenli olarak toplanma;</li><li>Topluluğun tamamını kapsayacak şekilde onay ve denetleme;</li><li>Yeryüzünde Mesih’i ve egemenliğini temsil etme amacı (O’nun adıyla bir araya gelirler);</li><li>Bu amaçlar doğrultusunda vaaz ve törenlerin uygulanması</li></ul><p>Tıpkı bir pastörün sözlerinin bir kadın ve erkeği evli bir çifte dönüştürmesi gibi, bu son dört nokta da parkta beraber vakit geçiren sıradan bir grup Hristiyan’ı saniyeler içerisinde yerel bir kiliseye dönüştürür.</p><p>Toplanma (bir araya gelme) birkaç sebepten dolayı önemlidir. Bu sebeplerden biri, kime bağlı olduğumuzu “halka açık bir şekilde” duyurduğumuz yerin burası olmasıdır. Bu, tıpkı bir ileri karakol ya da konsolosluk gibi, gelecekteki ulusumuzu tanınır bir yüz haline getirir. Ayrıca burası, Kralımız’ın önünde eğildiğimiz yerdir, tabii biz buna tapınma diyoruz. Dünyanın firavunları bize karşı çıkıyor olabilirler ama Tanrı, halkını ulusların arasından çekip kendisine tapınmaya çağırır. Tanrı, güçlü topluluğunu kuracaktır.</p><p>Toplanma, aynı zamanda kralımızın vaazlar, törenler ve disiplin aracılığıyla hüküm sürdüğü yerdir. Müjde’nin vaaz edilmesi, ulusumuzun tabi olduğu “Yasa”yı açıklar. Kralımızın adını duyurur ve O’nu kral yapan fedakârlığı (kurban oluşunu) açıklar. Bize O’nun yollarını öğretir ve itaatsizliğimiz karşısında bizi sınar. Ayrıca bizlerin O’nun yakın olan gelişinden de emin olmasını sağlar.</p><p>Vaftiz ve Rab’bin Sofrası aracılığıyla kilise, ulusal bayrağımızı sallar ve bizleri ulusumuzun askeri üniformasıyla kuşatır. Bizi görünür kılar. Vaftiz olmak Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un ismiyle kendimizi özdeşleştirmemiz ve aynı zamanda Mesih’in ölümü ve dirilişinde O’nunla bir olmamız demektir (Mat. 28:19, Rom. 6:3-5). Rab’bin Sofrası’nı almak, O’nun ölümünü anmak ve bedeninde sahip olduğumuz üyeliği ilan etmek anlamına gelir (1. Kor. 11:26-29; krş. Mat. 26:26-29). Tanrı, kendi halkının bilinir ve ayrı olmasını istemektedir. O, Kilise’yle dünya arasında bir çizgi olmasını istemektedir.</p><p>Yerel kilise nedir? Yerel kilise İsa Mesih’in, egemenliğini duyurmak, Müjde’ye inananları doğrulamak, öğrencilerini denetlemek ve sahtekârları ortaya çıkarmak üzere oluşturduğu ve yetkilendirdiği kurumdur. Tüm bunların anlamı da şu ki, bizler kiliselere bir kulübe katılır gibi katılmayız. Kendimizi kiliseye teslim ederiz.</p><p>Bir sonraki makale: Kilise Üyeliği Nedir?</p><p>Bu makale, <a href="http://www.amazon.com/Church-Membership-Represents-Building-Healthy/dp/1433532379/ref=tmm_hrd_title_0?ie=UTF8&amp;qid=1336444279&amp;sr=8-4">Church Membership: How the World Knows Who Represents Jesus</a> (Crossway) adlı kitaptan alınmıştır.</p><p><b>Jonathan Leeman</b></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/">Yerel Kilise Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/yerel-kilise-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitapin-bizlere-yukledigi-kiliseyi-yeniden-canlandirma-gorevi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 12:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2498</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitapin-bizlere-yukledigi-kiliseyi-yeniden-canlandirma-gorevi/" title="Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Birleşik Devletlerin çoğu yerinde (ve dünyanın bazı başka yerlerinde), müjdeci (evanjelik) kiliseler resmen her yere doluşmuşlardır. </p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitapin-bizlere-yukledigi-kiliseyi-yeniden-canlandirma-gorevi/">Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitapin-bizlere-yukledigi-kiliseyi-yeniden-canlandirma-gorevi/" title="Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Bibles-Burden-for-Church-Revitalization.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Birleşik Devletlerin çoğu yerinde (ve dünyanın bazı başka yerlerinde), müjdeci (evanjelik) kiliseler resmen her yere doluşmuşlardır.</p>
<p>Bu kiliselerin çoğu sokağın köşesine bırakılmış çöp yığını gibidirler. İnsanlar bunlara yaklaşmamak için yönünü değiştirip sokağın diğer köşesine geçer. Bu kiliselere ait olan kişiler Müjde’ye inandıklarını söylerler ve kabul ettikleri inanç açıklamaları da Müjde’yi tanımaktadır. Bazı gerçek Hristiyanlar da bu kiliselere üyedirler. Ancak bir bütün olarak ele alındığında, bu kiliselerin yaşamı, Müjde mesajı hariç her şeyi yansıtmaktadır. Bu kiliseler insanların ihtiyaç duyduğu besinden ziyade, zehirli atıklar üretirler.</p>
<p>Bu durumda olan bazı kiliseler kurtarılamaz bir haldedir. Ancak üzücü olan şey, birçok müjdeci Hristiyan’ın bu gibi kiliseleri görmezden gelip yeni kiliseler kurmalarıdır.</p>
<p>Kilise kurmak önemli ve faydalıdır ve gittikçe daha çok kişinin bu işe atıldığını görmek beni mutlu ediyor.</p>
<p>Ancak eğer bir bahçede ayrık otlarının her yeri sardığını görseniz, gidip ortasına yeni güzel bir bitki diker miydiniz? Radyonun sesi çok açık olduğundan televizyonu duyamasanız, gidip televizyonun sesini mi açardınız?</p>
<p>Kanımca, kilisenin yeniden canlandırılması –sorunları ele alarak ve sadakat inşa ederek, ölmekte olan kiliseleri yeniden canlandırmak– Kutsal Kitap’ın bize verdiği bir görevdir. Bu demek oluyor ki, Mesih’le ilgili tanıklığın tam tersini vermekte olan kiliseleri gördüğümüzde, Kutsal Yazılar’a göre, <em>bu konuda bir şeyler yapma</em> görevimiz vardır. Bu makalenin amacı da bu noktayı kanıtlamaktır.</p>
<p><strong>KİLİSENİN YENİDEN CANLANDIRILMASI: ELÇİSEL BİR ÖNCELİK</strong></p>
<p>1. Korintliler mektubunu düşünün. Pavlus Korint’teki kiliseyi M.S 50 yıllarında kurmuştu ve mektubunu bundan sadece birkaç yıl sonra, kiliseyle ilgili duyduğu bazı şeyler nedeniyle ve kilisenin kendisine yönelttiği sorulara cevap vermek için yazmıştır. Pavlus’u yazmaya iten meseleler nelerdi? Lütfen bu ayetlere bakınız:</p>
<ul class="wp-block-list">
<li>Bölünmeler ve gruplaşmalar: Bazıları “Ben Pavlus yanlısıyım” diyor, bazılarıysa “Ben Apollos yanlısıyım” diyor (1:10-17);</li>
<li>Cinsel ahlaksızlığa göz yumma (5:1-13);</li>
<li>Kilise üyelerinin birbirinden davacı olması (6:1-8);</li>
<li>Evlilik ve cinsellik konularında kafa karışıklıkları (7:1-40);</li>
<li>Hristiyan olarak sahip olunan özgürlüğün sınırlarına ilişkin fikir ayrılıkları ve bölünmeler (8:1-13; 10:1-33);</li>
<li>Tapınma savaşları (11-14 bölümler);</li>
<li>Diriliş hakkında yanlış öğretiler (15. bölüm)</li>
</ul>
<p>Eğer gözlerinizi azcık kısar ve kültüre özgü durumları kenara koyarsanız, aslında M.S. 55 yıllarında Korint kilisesinin durumu, günümüz müjdeci kilisesinin durumunun birebir aynısıdır. Günümüzde de birçok kilisenin etrafı sahte öğretiler, ahlaksızlık, bölünmeler, iç çekişmeler ve tümden dünyasallık gibi şeyleri içeren etkili bir karışımla sarılmıştır. Günümüzde birçok kilise, yaşamlarını kurtarmak ve sağlıklarına tekrar kavuşmak için, benzer şekilde, bir pastörün ciddi bir cerrahi müdahalesine muhtaçtır.</p>
<p>Peki Pavlus, Korint’te bu sorunlarla karşılaşınca ne yapmıştı? “Bunlar ümitsiz insanlar. Bir yığın sahte imanlı ve kibirli, inatçı dindar insan. Böyle insanları kilisenizde istemezsiniz” demedi ve Timoteos’a gidip Korint’te yeni bir kilise kurma görevi vermedi.</p>
<p>Bunun yerine, onlara dil döktü. Defalarca onları görmeye geldi. Onları azarladı, onlara öğretti ve sabretti. Kısacası, Korint’te bulunan Tanrı’nın kilisesinde reform yapmak için çalıştı.</p>
<p>Evet, Pavlus ve bizim durumumuz arasında bazı farklar vardır. Bir örnek olarak, olayın geçtiği zamanda bu kilise, Korint’te bulunan tek kiliseydi. Ama asıl nokta hâlâ geçerlidir: Korint’teki kiliseyi basitçe günahta çürümeye terk etmek yerine, Pavlus bunu onarmak ve yeniden canlandırmak için çabalamıştır. Buna benzer bir tamirat ve yenilenme, günümüzde sayısız müjdeci kilisenin tam da ihtiyacı olan şeydir.</p>
<p>Bu, Pavlus’un bir elçi olarak sahip olduğu daha geniş önceliklerle de tutarlıdır. Çağımızın Müjde hizmetkârlarının tersine, Pavlus mümkün olduğunca kısa sürede mümkün olduğunca çok kilise kurmaya çalışmadı. Bunun yerine Pavlus, ilk hizmet seyahatinden sonra şunu yapmıştır: “Bundan bir süre sonra Pavlus Barnaba’ya, ‘Rab’bin sözünü duyurduğumuz bütün kentlere dönüp kardeşleri ziyaret edelim, nasıl olduklarını görelim’ dedi” (Elç. 15:36). Bunun üzerine de Pavlus, “Suriye ve Kilikya bölgelerini dolaşarak inanlı topluluklarını pekiştirdi” (Elç. 15:41).</p>
<p>Pavlus kurduğu kiliselerin sağlıklı olmasını o kadar önemsiyordu ki, Akdeniz bölgesinde müjdeleme yapılacak büyük bölgeler varken ve kendisi de bunu yapmayı istiyorken (Rom. 15:20), öncesinde zaten uzun süre çalışmış olduğu bir bölgeye, kiliseleri güçlendirmek adına geri dönmüştür. Bana göre eğer biz de Kutsal Yazılar’ın bizleri çağırdığı üzere Pavlus’un adımlarını takip edeceksek (1. Kor. 4:17; 11:1; Flp. 3:17), “Hristiyan” adını taşıyan ve Müjde’yi kabul ettiğini söyleyen toplulukların sürekli bir şekilde sağlıklı olması ve güçlenmesi adına bizler de bir göreve sahibiz.</p>
<p>Kiliselerden gübre olmaz. Bozulmaya başladıklarında, yıllar, on yıllar ve hatta yüzyıllar boyunca Mesih’in güzel kokusunu bastıran kötü bir koku salmaya başlarlar. Bir kilise bölündüğünde, bu kilise Mesih’in bölündüğünü ilan eder (1. Kor. 1:13). Bir kilise ahlaksızlığı hoş gördüğünde, dünyaya Mesih’in kutsal olmadığını ve cinsel açıdan ahlaksız olanların, zina edenlerin, sarhoşların ve hilecilerin <em>de</em> Tanrı’nın Egemenliği’ni miras alacaklarını söyler (bkz. 1. Kor. 6:9-11).</p>
<p>Öyleyse bizler de Pavlus gibi, çeşitli hastalık dönemlerinde olan kiliseleri yenilemeyi, yeniden canlandırmayı ve onlara reform getirmeyi görev edinmeliyiz. Bu tür hasta kiliselerin sayısıysa hiç de az değildir, özellikle de Amerika’da.</p>
<p><strong>KİLİSE REFORMCUSU İSA</strong></p>
<p>Vahiy 2 ve 3’teki yedi kiliseye yazılan mektuplarda, bizzat İsa, yerel kilise topluluklarında reform için çalışmaktadır. O, bozulanı tamir etmek, hastalıklara şifa olmak, yanlışı azarlamak ve ölmekte olana yaşam vermek için bu yerel kiliselere konuşmaktadır.</p>
<p>Örnekler şöyledir: İsa doktrinsel olarak sağlam ancak sevgi konusunda eksik olan Efeslileri azarlıyor (Vah. 2:2-7). Bergama’daki kiliseyi adına sımsıkı sarıldıkları için takdir ediyor ancak yine de sahte öğretilere izin verdiklerinden ötürü onları azarlıyor ve tövbe etmeye çağırıyor (Vah. 2:13-17). Tiyatira’daki kilisede yanlış öğretileri benimseyenler vardı ve İsa onları yargılayacağını söylüyor (Vah. 2:20-23) ancak kilisenin geri kalanına dayanmaları adına nasihat ve teşvikte bulunuyor (Vah. 2:19, 24-28). Sart’taki kiliseyle ilgiliyse İsa şöyle der:</p>
<p>Yaşıyorsun diye ad yapmışsın, ama ölüsün. Uyan! Geriye kalan ve ölmek üzere olan ne varsa güçlendir. Çünkü yaptıklarının Tanrım’ın önünde tamamlanmamış olduğunu gördüm. Bu nedenle neler aldığını, neler işittiğini anımsa&#8230; Ama Sart’ta, aranızda giysilerini lekelememiş birkaç kişi var ki, beyazlar içinde benimle birlikte yürüyecekler. Çünkü buna layıktırlar. (Vah. 3:2-4)</p>
<p>Kilisenin yeniden canlandırılmasına kanıt teşkil edecek bir ayet arıyorsanız, Vahiy 3:2 aradığınız ayet olacaktır: “Uyan! Geriye kalan ve ölmek üzere olan ne varsa güçlendir.”</p>
<p>Evet, bu ayet o kiliseye yazılmıştır ancak diğer kardeş kiliselerin ve hizmete can atan pastörlerin de, Sart Kilisesi gibi kiliselere karşı Mesih’in merhametini göstermeleri gerekmez mi? Bizlerin de bu tür kiliselerde olan ve sahte öğretmenlerin altında zarar gören sadık imanlılar için benzer bir endişeye sahip olması gerekmez mi?</p>
<p>İsa kiliselere reform getirdi ve onları yeniden canlandırdı. Sadece bu iki bölümde, bu kiliselerden yedi tanesini görebiliyoruz. Bizler de böyle yapmalıyız.</p>
<p><strong>TANRI’NIN HALKI, TANRI’NIN İSMİNİ TAŞIR</strong></p>
<p>Kutsal Yazılar’ın bize reform ve yeniden canlandırma için verdiği bir başka motivasyon da, bizim Tanrı halkı olarak Tanrı’nın ismini taşımamızdır. Hristiyanlar Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adında vaftiz edilmişlerdir (Mat. 28:19). Hristiyanlar son çağın tapınağı, Tanrı’nın kendi ismini yaşattığı o yerin vücut bulmuş halidirler (1. Kr. 8:17, 19). Kilise, Tanrı’nın yüceliği için yaratılmış, O’nun elleriyle şekil verilmiş ve O’nun adıyla çağrılmış olan insanlardır (Yeş. 43:7).</p>
<p>Dahası, Tanrı kendi adının yüceliği konusunda kıskançtır (Yeş. 48:9-11). Bizler de, O’nun adı söz konusu olduğunda, öyle olmalıyız.</p>
<p>Ancak söylediğim gibi, kiliseler günah, bölünme ve ismen Hristiyanlık içerisinde çürür bir hale geldiklerinde, toplumda Tanrı’nın ismi sözgelimi bir laf olmaya başlar. Bazı kiliseler, Tanrı’nın adını daha da güzelleştirmek ve O’nu yüceltmek yerine, O’nun adını karalamaktadırlar.</p>
<p>Çürümekte günahla dolu olan bir kilise, lambası kırılmış bir deniz feneri, bir ayna gibidir. Etraflarına Tanrı’nın yüceliğini yansıtmak, günahkârları Tanrı’nın güvenli merhamet sığınağına çağırmak yerine, böyle kiliseler geceyi olduğu gibi karanlık bırakır veya hatta eskisinden bile daha karanlık bir hale getirirler.&nbsp;Bu tür bir kilise, yayın frekansına sızılmış bir radyo gibidir. Neye inandıklarını iddia ederlerse etsinler, böyle bir kilise Tanrı hakkındaki gerçekten ziyade, yalanları yayınlayacaktır.</p>
<p>Bu nedenle, Tanrı’nın kendi halkına ve özel bir anlamda da beraber bir araya geldikleri pazar toplantılarına vermiş olduğu O’nun ismine yönelik bu kaygı (Mat. 18:20), bizleri kiliseleri reforma ve yeniden canlandırmaya yönlendirmelidir. Mark Dever’ın da sıkça dediği gibi, kilisenin yeniden canlandırılması, Tanrı’nın Egemenliği için bir taşla iki kuş gibidir. Hem kötü bir tanıklığı ortadan kaldırmış hem de yerine iyi bir tanesini koymuş olursunuz.</p>
<p><strong>ÖYLEYSE NE YAPMALI?</strong></p>
<p>Eğer Kutsal Kitap’la desteklenen bu tartışma tutarlı ve sağlamsa, bu konuda ne yapmalıyız? Bence Müjde’yi nasıl yayacağımız ve Tanrı’nın Egemenliği’ne nasıl tanıklık edebileceğimizle ilgili yollar düşünürken, kiliselerin yeniden canlandırılması kesinlikle önemli bir seçenek olmalıdır. Bu nokta, kiliselerimizin hakkında düşünüp dua ettiği, stratejiler geliştirdiği bir şey olmalıdır. Müjde’nin ilan edilmesini ve yayılmasını isteyen kiliseler, İsa ve Pavlus gibi, zor durumda olan kiliselerin tanıklıklarını güçlendirme ve yenileme kaygısında olmalıdırlar.</p>
<p>Siz de yerel kilisenizin zor durumda olan diğer yerel kiliselere nasıl yardımcı olabileceğini düşünün. Onları tanıyın. İhtiyaçlarını öğrenin. Onlarla ilişkiler kurun. Elinizden gelen her yolla onlara yardımcı olmaya açık olun. Buna, eğer fırsat doğarsa, kilisede reform için oraya pastör veya başka kişiler göndermek de dahildir.</p>
<p>Eğer kilise kurma hevesiniz varsa, kiliselerin yeniden canlandırılmasını, kilise kurmanın yanında bir seçenek olarak düşünün. Bir kiliseyi canlandırırsanız, sadece yeni bir kilise kurarak değil (ki özünde kilise reformu bu anlama gelir), ancak şehrinizde diğer kardeşlerin bıraktığı çöpleri temizleyerek de Tanrı’yı yüceltebilir ve O’na hizmet etmiş olabilirsiniz. Konu mahallenizi fiziksel olarak temizlemeye geldiğindeyse, komşularınızın ruhsal olarak yenilenmiş bir kiliseden ne kadar hoşlanacağını görmek sizi şaşırtabilir. Yenilenmiş bir topluluktan daha kaç tane kilisenin kurulacağını veya yeniden canlandırılacağını kim bilebilir!</p>
<p>Kilisenin yeniden canlandırılması bizim için bir görev, bir yüktür çünkü Tanrı’nın kendisi bu yükü benimsemiştir. Bu, yüce Rabbimiz İsa Mesih’in ve elçi Pavlus’un kişisel hizmetlerinde de görülmektedir. Tanrı’nın halkı, Tanrı’nın ismini taşır ve dolayısıyla bizler de geride kalanları ve ölmekte olanları güçlendirmek için gayret göstermeliyiz.</p>
<p><strong>Bobby Jamieson</strong><strong></strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-kitapin-bizlere-yukledigi-kiliseyi-yeniden-canlandirma-gorevi/">Kutsal Kitap’ın Bizlere Yüklediği Kiliseyi Yeniden Canlandırma Görevi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kampus-modeline-sahip-kiliselere-iliskin-teolojik-bir-elestiri-kilise-gercekten-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Sep 2010 12:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2485</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kampus-modeline-sahip-kiliselere-iliskin-teolojik-bir-elestiri-kilise-gercekten-nedir/" title="Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Bir grup Hristiyan’ın, yerel bir kilise olabilmesi için gerekli unsurlar nelerdir dendiğinde, aklınıza ne geliyor? Herhalde parkta birlikte frizbi oynamak için toplanan üç Hristiyan’ın bir kilise olduğunu düşünmüyorsunuzdur. Öyleyse bir kiliseyi oluşturan nedir?</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kampus-modeline-sahip-kiliselere-iliskin-teolojik-bir-elestiri-kilise-gercekten-nedir/">Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kampus-modeline-sahip-kiliselere-iliskin-teolojik-bir-elestiri-kilise-gercekten-nedir/" title="Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Theological-Critique-of-Multi-Site-What-Exactly-is-a-_Church__.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Bir grup Hristiyan’ın, yerel bir kilise olabilmesi için gerekli unsurlar nelerdir dendiğinde, aklınıza ne geliyor? Herhalde parkta birlikte frizbi oynamak için toplanan üç Hristiyan’ın bir kilise olduğunu düşünmüyorsunuzdur. Öyleyse bir kiliseyi oluşturan nedir?</p>



<p>Peki bu üç arkadaş parktan ayrılıp yakınlardaki yerel bir lokantaya gitse ve yemek sırasında dua etseler? Artık bir kilise olmuşlar mıdır? Peki ya Kutsal Kitap’larını çıkarıp birbirlerini yüreklendirseler? Her hafta buluşmaya karar verseler? Rab’bin Sofrası’nı birlikte alsalar? Bir tür antlaşma yapsalar? Yerel yönetim tarafından resmi bir belgeyle kilise olarak tanınsalar? Bu parkta buluşmayı bırakıp çan kulesi olan bir binaya taşınsalar? Tam olarak ne zaman “Üç Hristiyan arkadaş birlikte vakit geçiriyor” seviyesinden çıkıp “Üç Hristiyan birlikte bir kiliseyi oluşturuyorlar” seviyesine geçilmektedir?&nbsp;</p>



<p>Kısacası, yerel bir kiliseyi kilise yapan nedir? Bu, kampüs modeline sahip kilise denen bir olgunun ortaya çıkardığı bir sorudur. Bu kiliselere karşı en açık ve en basit argüman, bence, semantik (anlamsal) argümandır. <em>Ekklesia</em> kelimesi, topluluk/toplantı anlamına gelir ve buna göre, her bir topluluk bir kilise teşkil eder. Ancak semantik argümanın arkasında, yerel bir kiliseyi neyin kilise yapacağı sorusu vardır ve bu daha karmaşık olan teolojik bir sorudur.</p>



<p>İstisnalar olmakla birlikte, kampüs modeline sahip kiliseler genellikle bu şubelere “kilise” adını vermezler. Örneğin, Minnesota’da bulunan, hizmetleri için benim de minnettar olduğum Bethlehem Baptist Kilisesi, bünyelerindeki üç ayrı “kampüs”ün tamamına kilise demektedir. A Kampüsü, en azından kendi dediklerine göre, bir kilise değildir. B Kampüsü kilise değildir. C Kampüsü kilise değildir. Ancak A, B ve C Kampüsleri hep birlikte bir kiliseyi oluşturmaktadırlar.</p>



<p>Bu durum, şu soruyu ortaya çıkarır: Bir kampüs (veya şube) hangi noktada kiliseye dönüşüyor? Nasıl olur da bir kampüste buluşan Hristiyanlar bir kilise <em>olmaz</em> ama bu kampüslerin toplamı <em>kilise</em>dir?&nbsp; Sonuçta o kampüslerdeki kişiler de, kiliseleri kilise yapan şeyleri, yani ilahi söylemek, Rab’bin Sofrası’nı almak ve Tanrı Sözü’nü dinlemek gibi şeyleri gerçekleştirmektedirler. Nasıl olur da onlara “kilise” denmez?</p>



<p>Takip eden bölümde, bu sorulara bu tür kilise görüşünü destekleyen perspektiften cevap vereceğiz. Sonrasında, kampüs modeline sahip kiliselerin savunduğu Kutsal Kitap görüşüne bakacağız. Daha sonra ben, yerel bir kiliseyi oluşturan şeyin ne olduğu sorusuna alternatif bir cevap sunacağım ve toplulukçu görüşte olmayanlarla ilgili birkaç şey söyleyeceğim. Son olarak da bu kiliselerle ilgili dört sonuç metni ortaya koyacağım.</p>



<p>Umarım, kilise yönetimi konusunda bazı meydan okur nitelikteki ifadelere yer verebilecek olsam da, okuyucular olarak sizler, Mesih’in egemenliği için ve Müjde’ye uygun iyi işler yapan bu kampüs modeline sahip kiliseler için Tanrı’ya şükrettiğimi biliyorsunuzdur. Hatta çoğu zaman, onların Rab’be olan hizmetlerindeki coşkuları beni daha da alçaltıyor ve umuyorum ki, aynı coşkuyu gereken noktalarda beni düzeltmek için de kullanırlar.</p>



<p><strong>EKKLESİA KELİMESİNİN KAMPÜS MODELİNE SAHİP KİLİSE KAVRAMINA GÖRE TANIMI&nbsp;</strong></p>



<p>Kampüs modeline sahip kiliseyi savunanlar, kendilerinin “bir kilise” olduğunu neye dayanarak söylemektedirler? Anlayabildiğim kadarıyla, ortak kurumsal bir yapıya dayanmakta gibiler. <em>Multi-site Church Revolution </em>(Kampüs modeline sahip Kilise Devrimi) adlı kitapta, yazarlar şöyle diyor:&nbsp;</p>



<p>Kampüs modeline sahip bir kilise, birden çok yerde –aynı kampüsün farklı odalarında, aynı bölgenin farklı mekanlarında veya bazı durumlarda farklı şehirlerde, eyaletlerde ya da ülkelerde– toplanan <em>tek</em> <em>bir kilise</em>dir. <em>Kampüs modeline sahip bir kilise ortak bir vizyon, bütçe, önder takımı ve yönetim kurulunu paylaşır</em> (Zondervan, 2006, s. 18; italikler şahsım tarafından yapılmıştır).</p>



<p>Bu argümanı doğru anladıysam, bu şu anlama geliyor: Bir grup Hristiyan “bir kilise olmama” noktasından “bir kilise olma” noktasına, ortak bir vizyonları, bütçeleri ve önder takımları olduğunda geçebiliyorlar. Şüphesiz bu yazarlar, Söz’ün vaaz edilmesi ve ruhsal törenlerin uygulanması vb. diğer bileşenlerin de bir kilise için önemli olduğu konusunda hemfikir olacaklardır. Ancak bunlara ek olarak, öyle görünüyor ki, bir kilisenin ihtiyacı olan şey genel itibarıyla önder takımı, bütçe ve kurumsal bir yapı. Herhangi belirli bir yerde vaaz ve sakramentler için buluşan kişilerin bir kilise <em>olmadığını </em>ve bütün şubelerinin tamamının “bir kilise” teşkil ettiğini söylemek, doğal olarak bu anlama gelmektedir.</p>



<p>Minnesota, Minneapolis’teki Bethlehem Baptist Kilisesi’nin internet sitesi, neredeyse aynı şeyi söylüyor:&nbsp;</p>



<p>Biz <em>kampüs modeline sahip bir kiliseyiz</em>. Mesih’i Birlikte Yüceltme Stratejisi’nin bir parçası olarak, kampüslerimizi çoğaltmayı hedefliyoruz. Bu nedenle, 1871’de kurulmuş olan Minneapolis şehir merkezindeki kampüsümüzü merkez alarak, 2002’de Kuzey Kampüsü’nü, 2006’da da Güney Şubesi’ni başlattık. Yeni kurulan kiliselerden farklı olarak, kampüsler Bethlehem Kilisesi’nin&nbsp;<em>tek bir vizyon, tek bir strateji, tek bir teolojik temel, tek bir ihtiyarlık kurumu, tek bir tüzük, tek bir Müjde hizmetkârları grubu ve tek bir bütçe </em>aracılığıyla birer parçasıdırlar. (Referans için <a href="http://www.hopeingod.org/MultiCampus.aspx">buraya tıklayınız</a>; italikler şahsım tarafından yapılmıştır)&nbsp;</p>



<p>Şunu fark etmeliyiz ki, bunlar “yeni kurulan kiliseler”, yani yeni kiliseler değil, yeni şube veya kampüslerdir. Pastör John Piper, internet sitesinde&nbsp;kampüs modeline sahip kiliseyle ilgili <a href="http://www.desiringgod.org/ResourceLibrary/AskPastorJohn/ByTopic/38/3321_Is_it_important_for_the_sake_of_community_that_a_church_have_only_one_service/">şöyle diyor</a>:</p>



<p>Bence Kutsal Kitap’a dayanan kilise topluluğu ve birlik konusu, ihtiyarlık kurumunda birlik, öğretişte birlik ve hizmet felsefesinde birlik kavramlarının üzerine kuruludur. Bu nedenle, kilise içinde bu, Kutsal Kitap’a dayalı bir şekilde yaşam veren oldukça önemli birtakım ilişkiler ve Kutsal Kitap’ın içinde “birbirinize” ifadesinin geçtiği bütün buyrukları üzerine kuruludur.</p>



<p>Piper burada “Kutsal Kitap’a dayanan kilise topluluğu ve birlik” ifadesini kullanıyor. Umarım, buradan kendisinin şunu kastettiğini varsaymam yanlış olmaz: Bethlehem’deki farklı toplantı ve kampüslerin “bir kilise” olmasını sağlayan şey, liderlikte, öğretişte ve felsefede birliktir. Kendisi “birtakım ilişkiler”den de bahsediyor ancak bunların nasıl uygulandığını görmek zordur. En azından prensipte, bunlar ayrı ilişki kümeleridir. Bir kampüste bir veya birden fazla ilişki kümesi bulunur, diğer kampüslerde daha başka ilişki kümeleri bulunur vesaire. Sonuçta, burada yaşam veren ilişkilerden bahsediyor ve bunlar da <em>bir arada olunan</em> ve insanların birbirlerini yakından <em>tanıdığı </em>ilişkiler olmalıdır.</p>



<p>Bu kilise anlayışıyla ilgili bana göre net olmayan şeyse, <em>toplanma</em>nınveya <em>toplantı</em>nın, bir kiliseyi kilise yapmadaki rolünün ne olduğudur. Bir yandan, kampüs modeline sahip kiliseyi savunan biri şöyle diyebilir gibi görünüyor: “Elbette Hristiyanlar diğer Hristiyanlarla bir araya gelmelidirler. Kutsal Yazılar bunu buyurmaktadır (İbr. 10:25). Ayrıca bir Hristiyan’ın diğer imanlılarla <em>belirli bir yerde</em> toplanması gerektiğini de söyleyebiliriz. Eğer bir yerde kimse toplanmıyorsa, bir kiliseye de sahip olamayız.”</p>



<p>Öte yandan, bunu savunanlar <em>toplanma </em>veya <em>toplantıyı </em>kilise tanımının dışına çıkarıyor gibi görünmektedirler. Kampüs A ve Kampüs B bir araya gelmemektedir. Kısa ve öz bir şekilde, durum budur. Ama onlar hâlâ bir “kilise”dirler. Uygulamada, kampüs modeline sahip kiliseyi savunanlar yalnızca ayrı ayrı <em>toplanmaktadırlar.</em> Ayrıca bence, <em>ekklesia</em>nıntanımında bulunan o toplanma vurgusunu, bu tanımdan çıkarmışlardır. Açıkçası bu noktada bence bir sorun var. Hristiyanların bir kilisenin var olması için <em>herhangi bir yerde </em>bir araya gelmesi gerektiğini söyleyebilirler ancak sonrasında “kilise”yi, kesinlikle toplanmakla alakalı olmayan bir şey olarak görmektedirler.</p>



<p>Söylediğim doğruysa, o zaman <em>ekklesia</em>nın kampüs modeline sahip kilise görüşü açısından tanımı, “toplantı” ya da “toplanma”dan ziyade, “liderlik”, “hizmet felsefesi” veya “kurumsal yapı”yla alakalıdır veya belki de ekklesia, “ortak bir liderlik yapısı ve hizmet felsefesiyle birbirine bağlı olan ancak bir araya gelmesi gerekmeyen Hristiyanlar”dan ibarettir.</p>



<p><strong>KAMPÜS MODELİNE SAHİP KİLİSELERİ DESTEKLEYEN KUTSAL KİTAP GÖRÜŞÜ</strong></p>



<p>Bir dakikalığına bu konudaki Kutsal Kitap tartışmasına dönüş yapalım. Bu tür bir “kilise”yi savunanlar genellikle Yeni Antlaşma’da bulunan kilise fikrinin esnekliğini vurgulamaktadırlar. Örneğin, Mark Driscoll ve Gerry Breshears, Yeni Antlaşma’daki kiliselere atıfta bulunarak şöyle diyorlar: “Oradaki mekanların çeşitliliği, erken dönemdeki kilisenin oldukça esnek olduğunu, zamanın ihtiyaçlarını ve fırsatlarını karşılamak için farklı durumlarda buluşup ibadet ettiğini göstermektedir” (<em>Vintage Church</em>, Crossway, 2008, 244). Driscoll ve Breshears, “belirli bir şehre dağılmış kilise ağlarına (örneğin Korint, Galatya, Selanik ve Filipi)” işaret etmektedirler.</p>



<p>Bu argümandaki sorunsa, Pavlus’un bir “kilise ağı”na yazmıyor olmasıdır. Korint şehrindeki “kiliseye” (tekil) ve Galatya bölgesindeki “kiliselere” (çoğul) yazıyor. Bunların neden böyle bir araya getirildiğinden emin değilim. Driscoll ve Breshears ayrıca “birbiriyle bağlantılı topluluk ağları” olarak nitelendirdikleri “Pontus, Galatya, Kapadokya, Asya İli ve Bitinya” bölgelerindeki kiliselerden de bahsetmektedirler (1.Pet. 1:1). Tabii ki, metnin kendisi “kiliseler”den değil, “kutsallardan” bahsetmektedir. Her iki durumda da, ben bu metnin herhangi bir yerinde çeşitli “kampüsler”, “ibadetler” veya “şubeler”den oluşan kampüs modeline sahip bir “kilise” göremiyorum.</p>



<p>Bu kiliseleri savunanlar tarafından öne sürülen daha güçlü ruhsal gerekçelerse, Romalılar ve Koloseliler’de görülen ev kiliselerine yapılan atıflardır. Burada Pavlus Romalılar’a, bir kiliseye ya da bir kilise ağına atıf niteliğinde olabilecek bir şekilde, “Tanrı’nın Roma’da bulunan, kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine” (1:7) diye hitap eder. Mektubun sonundaysa Priskilla, Akvila ve “onların evindeki inanlılar topluluğuna”, okuyucuları aracılığıyla selamlar iletir (16:5). Şu öne sürülebilir: Eğer Roma’da yazdığı tek bir “kilise” varsa, bu “kilise” birçok ev “kiliseler”inden oluşmaktadır. Aynı şey, Koloseliler mektubunda da görülür: “Kolose’de bulunan, Mesih’e ait kutsal ve güvenilir kardeşlere selam” (1:2). Pavlus daha sonra, Filimon’un evinde bir araya gelen kiliseden farklı bir ev kilisesi gibi görünen bir başka ev kilisesine değinir (4:15). Nitekim bildiğimiz üzere, Filimon da Kolose’de yaşamaktaydı (Flp. 1:2).</p>



<p>Buradaki temel argüman, ev kiliselerinin de bir “kilise&#8221; olarak adlandırılabileceği ve bunun yanında, bütün kilise ağlarına da bir “kilise” denebileceğidir. Nasıl Citibank’ın bir şubesine “banka” diyebiliyorsak, kurumsal olarak bu şubelerin toplamına da “banka” diyebiliyoruz. Bu argüman, “kilise” kelimesi gerçekten de yeterince esnek olsaydı, “kilise”nin doğası bir şekilde buna izin verseydi ya da Kutsal Yazılar açık bir şekilde bu terimi bu anlamda kullanmış olsaydı, işe yarayabilirdi.</p>



<p>Kampüs modeline sahip kilise savunucularının Romalılar 16:5 ve Koloseliler 4:15’e dayanarak bu argümanı ortaya atması bana biraz garip geliyor çünkü <em>bu kişilerin farklı şubelerine ve kampüslerine “kilise” deme şekli, ev kiliselerine “kilise” denme şeklinden farklıdır. </em>Bu görüşün taraftarları bu kelimeyi Kutsal Yazılar’ın kullandığı şekliyle kullanmamaktadırlar. Eğer Priskilla ve Akvila’nın evinde toplanan Romalılar, Pavlus’un dediği gibi bir “kilise”yse ve eğer bu kilise, Roma’daki daha büyük bir “kilise”nin bir parçasıysa, neden her kampüse veya şubeye de kilise adını vermiyoruz? Ayrıca ev kilisesinin nasıl bir kilise olduğu ve şehir kilisesinin nasıl birden fazla kiliseden oluşan bir kilise olduğu konusunda ne gibi bir teolojik açıklama yapılabilir? İkisi arasındaki fark nedir? Ev kilisesi gerçekten bir kiliseyse, neden büyük bir şehir kilisesi olarak toplanmaları gerekiyordu? Kısacası, dediklerini desteklemek için bu iki ayeti kullanacaklarsa, bu tür bir kilise görüşünü savunanların açıklığa kavuşturması gereken çok şey vardır.</p>



<p>Bu argümanla ilgili daha büyük bir zorluksa, Pavlus’un ne Roma veya Kolose’deki kiliselere, ne de Yeruşalim’deki evlere “kilise” olarak hitap etmiyor olmasıdır. Bazı yorumcuların savunduğu şekilde, Pavlus’un Roma ve Kolose’deki tek bir kiliseye yazdığını düşünmek için bir sebep olsaydı dahi, bu bahsedilen ev kilisesinin, tek bir şehir kilisesine bağlı olduğunu (veya bu tek kiliseyi oluşturduğunu) düşünmek için kesinlikle hiçbir sebep yoktur. Belki de hitap ettiği, Roma’da bulunan büyük bir kilise vardı ve belki Priskilla ve Akvila’nın, şehrin dışında kendi küçük kiliseleri vardı. Kim bilir! Önemli olan şudur ki, Kutsal Yazılar bunların hiçbiri hakkında bir şey söylememektedir. Sadece 1. bölümde, “Tanrı’nın Roma’da bulunan, kutsal olmaya çağrılan bütün sevdiklerine” sözünü kullanır ve 16. bölümde de “onların evindeki inanlılar topluluğuna” der. Diğer her şeyi bir şekilde kendimiz uydurmamız gerektiğini söyleyebiliriz.</p>



<p>Kampüs modeline sahip kiliseyi savunanların kendilerine Kutsal Kitap’tan destek aradıkları bir başka yer de Elçilerin İşleri’nin, Yeruşalim kilisesiyle ilgili aktardıklarıdır. Burada en az iki argüman ortaya koyulmuştur. İlk olarak, bazıları Yeruşalim’deki kilisenin büyüklüğü göz önüne alındığında, farklı ev kiliselerinde bir araya gelinmesi <em>gerektiğini </em>söyleyecektir. Bu kişilere göre, onlar hep birlikte toplanmış olamazlardı. Bu görüşle ilgili sorunsa, tabii ki, Elçilerin İşleri’nin Yeruşalim kilisesinin hep birlikte, binlerce kişi olarak toplandıklarını söylüyor olmasıdır (bkz. Elç. 2:44; 5:12; 6:1-2).</p>



<p>İkincisi, bu kilise modelini savunanlar Yeruşalim’deki kilisenin farklı farklı evlerde toplanmasına rağmen, yine de “tek bir kilise” olarak nitelendirildiğini söylerler. Bunu söylerken alıntı yapılan iki ayet de Elçilerin İşleri’nden gelmektedir:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>“Her gün tapınakta toplanmaya devam eden imanlılar [Yeruşalim kilisesi], kendi evlerinde de ekmek bölüp içten bir sevinç ve sadelikle yemek yiyor ve Tanrı’yı övüyorlardı” (Elç. 2:46).</li><li>“Saul ise inanlılar topluluğunu kırıp geçirmeye başladı. Ev ev dolaşarak, kadın erkek demeden imanlıları dışarı sürüklüyor, hapse atıyordu.” (Elç. 8:3)</li></ul>



<p>İtiraf etmeliyim ki, ben bu iddia karşısında biraz şaşırmıştım. Teknoloji tek merkezden yayın yapan çok şubeli kilise kavramının ortaya çıkmasına izin vermeden önce, hiç kimse, bildiğim kadarıyla bu ayetleri bu şekilde okumamıştı. Bunları okumanın en doğal yolu, bence, ev ev yayılmış olsa da, Yeruşalim’deki kilisenin hâlâ “kilise” olduğunu söylemektir. Buna benzer bir şekilde, bence bir basketbol “takım”ı, takımın üyeleri gecelerini farklı otellerde veya şehirlerde geçirseler bile, hâlâ bir “takım”dır. Nitekim istikrarlı bir şekilde bir araya gelmekte ve onları bir basketbol takımı yapan şeyleri yapmaktadırlar.</p>



<p>Aynı şekilde, Elçilerin İşleri 2’de de kilise, onları bir kilise yapan şeyi yapmak için tapınakta bir araya gelmekte ve daha sonra ekmeği bölmek ve daha küçük gruplar halinde paydaşlık yapmak için dağılmaktadırlar. Birlikte olmadıklarında yaptıklarıyla değil, bir araya toplandıklarında yaptıklarıyla bir kilise olurlar. Daha sonra Elçilerin İşleri 8’de, Pavlus’un Yeruşalim kilisesi üyelerine zulmetmek için evden eve gittiğini okuyoruz. Bu şunun gibi bir şey demek olurdu: “Koç oda oda dolaştı ve maçın ertelendiğini takıma bildirdi.”</p>



<p>Burada görmemiz gereken kilit bir fikir var. Yeni Antlaşma’da, özellikle de Elçilerin İşleri’nde “kilise” kelimesi, bir araya toplanmadıkları ve kiliseyle alakalı şeyler yapmadıkları zaman bile, bir kilisenin üyelerini tanımlamak için kullanılmaya başlamaktadır. Pavlus, “Sezariye’ye vardıktan sonra Yeruşalim’e gidip oradaki kiliseyi ziyaret etti, oradan da Antakya’ya geçti” (Elç. 18: 22). Bu pazar günü sabah hemen gidip toplulukla tanışıp onlara sadece bir merhaba diyebildiği anlamına mı geliyor? Yoksa etrafta dolaşıp kilise üyelerinin bazılarına selam verdiği anlamına mı geliyor? İkincisi olduğunu varsayıyorum. Elçilerin İşleri 8’deki örnek daha da açıktır.</p>



<p>Çoğumuz, günümüzde “kilise” terimini aynı şekilde kullanırız, tıpkı hafta boyunca “kilisemiz” için dua etmekle ilgili konuştuğumuzda olduğu gibi. Belki salı günü kilise olarak toplanmıyor olabiliriz ama bize yine de, var olan bir grup olarak, salı günü de kilise olarak hitap edilir çünkü bu noktada bizler kiliseyi, üyeleriyle özdeşleştiriyoruzdur. Ama salı günü bir kilisenin üyesi olabilirken ve bu yüzden pazar günü kiliseyle asla bir araya gelmezken bile, “kilise”nin bir parçası olabilir misiniz?</p>



<p>Amerika Birleşik Devletleri’nde, son birkaç on yılı düşününce cevap evet ve benim kendi mezhebimde de kesinlikle böyle. Peki ya Kutsal Kitap’ta? Bu, bizi yerel kiliseyi bir kilise olarak neyin oluşturduğu sorusuna geri getiriyor. Bir grup Hristiyan’dan bir kiliseye evrilme noktasına ne zaman geçiyorsunuz?</p>



<p><strong>KİLİSEYİ KİLİSE YAPAN NEDİR?</strong></p>



<p>Dünya üzerinde bir yerel kiliseyi neyin oluşturduğunu söyleyebiliriz? Kutsal Kitap’ın verdiği cevap, bence, basit ve anlaşılırdır: Yerel kilise, <em>Mesih’in bağlamak ve çözmek için kullandığı anahtarların gücünü kullanma yetkisini taşıyan, bir araya gelen bir grup Hristiyan tarafından oluşturulur</em>. Bu nedenle, bir kilisenin kilise olması için üç şey gereklidir. Hristiyanlara, Mesih’in yetkisini taşıyan bir toplantıya ve bu yetkinin kullanılmasına ihtiyaç vardır.</p>



<p>Yerel bir kiliseye üye olmak sizi Hristiyan yapmaz. Bunu iman ve tövbe gerçekleştirir. Yine de, sırf Mesih bizi Hristiyan yaptığı için, insanlar Mesih’in bireysel olarak Hristiyanlara, bize kurumsal anlamda verdiği aynı yetkiyi verdiğini varsaymamalıdır. Matta 16 ve 18’de, aslında Mesih’in elçisel yerel kiliseye (16’da elçiler; 18’te yerel kilise) egemenliğin anahtarlarının yetkisini verdiğini görüyoruz. Bu, bireysel anlamda Hristiyanlara ve hatta kilise ihtiyarlarına verilen bir yetki değildir. Bir bütün olarak kiliseye verilir.</p>



<p>Burada “bağlamak ve çözmek” ve “göklerin egemenliğinin anahtarları” kavramlarını kendim nasıl yorumladığımı açıklayabilecek ve bu görüşü savunacak zamanım yok (<em>The Church and the Surprising Offense of God’s Love </em>adlı kitabımın 4. bölümünün ilk yarısındaki argümanıma bakınız). Ancak bence şu sözlerini yazarken, Michael Horton anahtarların gücü konusunda düzgün bir tanım vermiş oluyor: “Vaaz, vaftiz ve Rab’bin Sofrası’na kabul (veya ret) aracılığıyla, göklerin egemenliğinin anahtarları uygulamaya konulur” (<em>People and Place</em>, WJK, 2008, s. 243). Benzer şekilde, yeryüzündeki kilisenin, Müjde’yi vaaz etmek için ve kişilerin güvenilir bir iman ikrarında bulunup bulunmamasına göre, insanları bu Müjde’ye bağlamak ve çözmek için anahtarların gücüne sahip olduğunu söyleyebilirim (güvenilir olmayan bir iman ikrarı ya üyeliğin reddedilmesiyle ya da kilise disipliniyle sonuçlanacaktır).</p>



<p>Böylece İsa, dünyadaki her Hristiyan’ı kendisini ve egemenliğini temsil etmek üzere yetkilendirmektedir. Ancak Mesih, kimin kendi krallığının birer vatandaşı olduğunu topluluk önünde kabul veya reddetmek için gereken yetkiyi, yerel veya kurumsal kiliseye vermektedir. Yerel kilise, kişilerin vaftiz veya Rab’bin Sofrası’nı almalarına izin vererek veya vermeyerek, bu yetkiyi topluluk önünde kullanmaktadır. Bu anlamda, yerel kilise, başkanın ne söylediğini veya söylemediğini resmen beyan etmeye yetkili olan Beyaz Saray basın sekreteri gibidir. Oysa sıradan bir vatandaş bu kadar yetkili değildir.</p>



<p>Dahası, ilginç olan şey Kutsal Yazılar’ın anahtarlara ve bu anahtarların toplantılar bağlamında, özellikle de İsa’yla özdeşleştirilen toplantılardaki ruhsal törenler aracılığıyla kullanılışına nasıl atıfta bulunduğudur. Aşağıdaki örnekleri düşünün.</p>



<p><em>İsa</em>:</p>



<p>Onları da dinlemezse, durumu inanlılar topluluğuna bildir. Topluluğu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi say. Size doğrusunu söyleyeyim, yeryüzünde bağlayacağınız her şey gökte de bağlanmış olacak. Yeryüzünde çözeceğiniz her şey gökte de çözülmüş olacak. Yine size şunu söyleyeyim, yeryüzünde aranızdan iki kişi, dileyecekleri herhangi bir şey için anlaşırlarsa, göklerdeki Babam dileklerini yerine getirir. <em>Nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de orada, aralarındayım.”</em> (Mat. 18:17-20)</p>



<p><em>Pavlus</em>:</p>



<p><em>Ben ruhça aranızdayken </em>[muhtemelen elçisel yetkisine atıfta bulunuyor] <em>Rabbimiz İsa’nın gücüyle toplandığınız zaman</em>, bedeninin yok olması için bu adamı Şeytan’a teslim edin ki, Rab İsa’nın gününde ruhu kurtulabilsin.&nbsp; (1.Kor. 5:4-5)</p>



<p>Birincisi, <em>toplulukça bir araya geldiğinizde </em>aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum. Çünkü Tanrı’nın beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!&nbsp; (1.Kor. 11:18-19)</p>



<p>İlk olarak, bu imanlıların Mesih’in adıyla (ve yetkisiyle) toplandığına dikkat edin. Matta 18’de, bir kişiyi uzaklaştırmak için bu yetkiyi kullanacaklardır. Aynısı 1. Korintliler 5’te de geçerlidir. Sonrasında 1. Korintliler 11’de, aynı yetkiyi taşıdıkları için Rab’bin Sofrası’nı kutlamaktadırlar. Kesinlikle, uygun olmayan bir şekilde bunu alan kişi, “Rab’bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur” (1.Kor. 11:27) çünkü bunları yaparken, bunları O’nu temsil ederek ve O’nun yetkisiyle yapmaktadır.</p>



<p>İkincisi, Hristiyanlar “bir kilise”yi oluşturmaktadırlar, öyle ki, birlikte ya da ayrı olalım, bir kilise oluruz. Bu tıpkı bir takımın birlikte ya da ayrı olsalar da, hâlâ bir takım olması gibidir. Daha önce de söylediğimiz gibi, bu bir kimlik meselesidir. Ancak Pavlus, 1. Korintliler 11’de yaptığı gibi, “kilise” terimini biraz daha kesin ve hatta kurumsal olarak da kullanabilir. Burada Pavlus “kilise olarak” toplanmaktan bahsederken, biz Hristiyanların bir araya gelmediğimizde “kilise” olmadığı veya en azından “bir kilise” olmadığını ifade edecek şekilde konuşmaktadır. Başka bir deyişle, bu resmi toplantı hiçbirimizin ayrı ayrı sahip olmadığı bir varlığa ve yetkiye sahiptir. Pavlus şöyle diyor gibidir:<em> “Takım olarak bir araya geldiğinizde, iyi oynayın.”</em> Artık sadece kimlik açısından konuşmuyor. Teknik olarak bir takımı veya bir kiliseyi neyin oluşturduğuna dair konuşuyor.<em>&nbsp;Kiliseyi oluşturan, hep birlikte bir araya gelmektir.</em> Anahtarların gücünü kullanıp yetki sahibi olan, bir araya gelip toplanan bir yapı olmadan, bir kilise olamazsınız.</p>



<p>Hizmetlerle ilgili yazanlar ve <em>Communio </em>dergisinin yazarları anlaşılır bir şekilde kiliselerde kurumsallaşmaya karşı tepki göstermektedirler. Ancak kiliseyi bir yer olarak, bir organizasyon olarak veya birtakım faaliyetler olarak gören eleştirilerinde, yerel kiliseyle bir parkta buluşan bir grup Hristiyan arasındaki farkı gözden kaçırmaktadırlar. Mesih’in, kendisine kimin ait olduğunu veya olmadığını beyan etmek için resmi yetkiyle dünyasal bir organizasyon kurduğu gerçeğini gözden kaçırmaktadırlar ve bu organizasyonun üyeleri, şirketin kredi kartını istedikleri zaman istedikleri gibi kullanma yetkisine sahip değillerdir. Üyeler bu kredi kartını ne zaman kullanabilirler? O’nun adıyla bir araya geldiklerinde ve Mesih’in Ruhu, Söz ve ruhsal törenler aracılığıyla aralarında olduğu her an kullanabilirler (bkz. Elç. 4:31, 6:2, 14:27; 15:30; 20:7). Hem İsa hem de Pavlus böyle demektedir.</p>



<p><strong>SADECE TOPLULUKÇULAR İÇİN DEĞİL</strong></p>



<p>Tarihsel anlamda, bir kilisenin bir kilise olması için toplanması gerektiği gerçeğini görenler sadece toplulukçular değildir. Anglikan Kilisesi’nin 39 Makalesi’nin on dokuzuncu maddesi şöyle der: “Mesih’in görünen Kilisesi, Tanrı’nın pak Sözü’nün vaaz edildiği ve sakramentlerin Mesih’in buyruğu üzerine layıkıyla uygulandığı, sadık insanların oluşturduğu <em>topluluk</em>tur.” Lutheryen Augsburg İnanç Açıklaması’nın yedinci maddesi de benzer şekilde şöyle der: “Kilise, Müjde’nin doğru olarak öğretildiği ve sakramentlerin doğru olarak uygulandığı kutsallar <em>topluluğu</em>dur.”&nbsp;</p>



<p>Burada öne sürülen argümanın bazı kısımları, başka bir deyişle, toplulukçudur. Ama söylediklerim genel itibarıyla özünde toplulukçu değildir. İşte bu yüzden kampüs modeline sahip kiliseler, bizlere kilise tarihinde olmayan, nispeten benzersiz bir şey sunmaktadırlar. Evet, birden fazla toplantıya bir tek kilise demeye karar verildiği garip durumlar yer yer görülebilir. Ama erken dönemdeki veya orta çağdaki episkopal yapıların, Reformcu Lutheryen, Anglikan, Presbiteryen yapıların ya da bağımsız kilise yapılarının hangisinden bahsediyor olursak olalım, neredeyse bunların hepsi farklı toplantıları farklı birer şube veya ibadet olarak değil, farklı birer kilise olarak adlandırmıştır.</p>



<p><strong>BUNUN KAMPÜS MODELİNE SAHİP KİLİSELER İÇİN ANLAMI NEDİR?</strong></p>



<p>Peki o zaman bu kampüs modeline sahip kiliselerle ilgili ne yapmalıyız? Ben burada çıkarılabilecek dört ders görüyorum.</p>



<p><strong>1. Bir Kilise Değil, Birden Fazla Kilise.</strong>&nbsp;İlk olarak, asla bir araya toplanmayan kampüs modeline sahip bir kilise, bir kilise değildir çünkü toplanma unsuru bir kiliseyi oluşturan temel unsurlardan biridir. Bunun yerine, bu yapı birkaç kilisenin bir oluşumudur. Kampüslerin ve şubelerin sayısı kadar kilise vardır. Eğer yeterince açık olmadıysa, şunu tekrarlamak isterim: Ayrı ayrı bu kiliselerin hepsi için, Tanrı’nın işinde ve Müjde’de, kendileriyle ortak olduğum için şükrediyorum!</p>



<p>Bu tür bazı kiliseler gerçekte şubelerin hepsini yılda iki veya üç kez bir araya toplamaktadırlar. Peki bundan ne çıkarmalıyız? Eğer birbirinden ayrı olarak yaptıkları haftalık toplantılarında, her ayrı toplantı vaaz ve ruhsal törenler yoluyla anahtarların gücünü kullanıyor ve böylece insanları kendilerine bağlıyor ve çözüyorsa, o zaman bu ayrı toplantılar birer kilisedirler. Durum böyleyken, üç ayda bir bu kiliselerin tamamının toplanması&#8230; bilemiyorum&#8230; başka bir şeydir. Belki de bu toplantılar kiliselerin bir araya geldiği toplantılardır ve öyleyse de bu daha geniş kapsamlı toplantıda, bir anlamda anahtarların gücünü gasp ettikleri söylenebilir.</p>



<p>Öte yandan, eğer bu ayrı yapılan toplantılarda Söz’ü vaaz ediyorlar ama ruhsal törenleri hiç uygulamıyor, vaftiz etmiyor ve Rab’bin Sofrası’nı almıyorlar, üyelik ve disiplini yalnızca üç ayda bir yapılan toplantılarda ele alıyorlarsa, belki de teknik olarak, bu üç dört ayda bir yapılan toplantılar bir kilisedirler. Bütün bunlar, en azından benim anlayışıma göre, bana yersiz ve itaatkâr olmayan bir şeymiş gibi geliyor çünkü Yeni Antlaşma, görünüşe göre kilisenin dört ayda bir değil, her hafta buluşmasını öngörmekte. Ayrıca anahtarların gücünü kullanmak, güvenilir iman ikrarlarını onaylayıp sahte iman ikrarlarını önlemek ve bunları uzak tutmak anlamına geliyorsa, yılda dört kez toplanan bir kilise bunu ne kadar anlamlı bir şekilde yapabilir ki? Üstelik farklı kampüslerin üyeleri göz göre göre birbirlerini tanıyamadıkları için bunu doğru dürüst bir şekilde yapabilirler mi?</p>



<p>Son olarak, anahtarların gücünü büyük üç aylık toplantılarda kullanmanın, anahtarların kullanılmasının bir dereceye kadar Söz hizmetinden ayrı tutulacağı anlamına geldiği gerçeğine de dikkat ediniz. Diğer bir deyişle, benim kampüsüm Söz’ü vaaz eden bir vaiz tarafından şekillendiriliyor ve bir başka kampüs Söz’ü vaaz eden başka bir vaiz tarafından şekillendiriliyorsa, kilise disiplini veya ihtiyar atama gibi bazı en hassas konular, “kilise” olarak tüm kampüslerin üç ayda bir yaptığı bu toplantılarda ele alınacak demektir. Dolayısıyla bizler de tek bir ibadete, tek bir kampüse sahip olan bir kilisenin, her hafta tek bir vaizi dinlemeleriyle birlikte tecrübe edecekleri o fikir birliğini tam olarak paylaşamayız.</p>



<p><strong>2. Anahtarları Gasp Etmek.&nbsp;</strong>İkincisi, farklı şubeler veya ibadetler (yani farklı kiliseler) anahtarların gücünü birbirleri üzerinde kullandıkları ölçüde, gasptan suçludurlar. Eğer toplanan kişiler Mesih’in varlığını ve yetkisini bilen iki veya üç kişiyse, bir başka toplantının veya bedenin bu ilk toplantının üzerine çökmesine nasıl yaklaşacağız? Bana öyle geliyor ki, ait olmadıkları bir yere izinsiz girmektedirler. Topluluğun sahip olduğu elçisel yetki kendilerine vaat edildiğinden, inanıyorum ki, tüm inananların kâhinliği göz önünde bulundurulduğunda, imanlılar topluluğuna yük olup baskı yapan herhangi bir grup (başka bir topluluk, ihtiyar takımı, piskopos veya kurumsal yapı olsun) hata edip imanlılarla Tanrı arasında durmaktan suçludur. Kuşkusuz bu eleştirinin bir toplulukçu eleştiri olduğunu da söylemem gerekir tabii.</p>



<p><strong>3.&nbsp;Önderlere Elçisel Yetki Vermek</strong>. Kilisenin anahtarlarının gücü elçisel bir güçtür. Bu, bağlama ve çözme gücüdür ve etkindir. Örneğin, bir bireyi disipline eden bir kilise etkin bir şekilde hedefini gerçekleştirir. Eylemleri bireyin rızasına bağlı değildir. Öte yandan, bir ihtiyarın Kutsal Kitap’a dayanan yetkisi, benim anladığım kadarıyla, elçisel ya da etkin değildir. Ne bir ihtiyara ne de birden fazla sayıdaki ihtiyara, kişileri kiliseye dahil etme veya kilisedeki kişileri disiplin altına alma yetkisi verilmemiştir. Eski tabirleri kullanmak gerekirse, kilisenin komuta yetkisi varken, ihtiyarların yalnızca öğüt verme yetkisi vardır. Bu farkın nedenlerinden biriyse toplanmanın kilisenin&nbsp;<em>varoluşu</em> için, ihtiyarlarınsa sadece kilisenin <em>iyi oluşu</em> için olduğu gerçeğidir.&nbsp;</p>



<p>Yukarıdaki ikinci eleştiriyi (gasp eleştirisi) belirtmenin bir başka yolu, kampüs modeline sahip bir kilisenin anahtarların elçisel gücünü kilisenin eline değil, önder takımının eline verdiğini söylemektir. Piper’a tekrar kulak verelim:</p>



<p>Bence Kutsal Kitap’a dayanan kilise topluluğu ve birlik konusu, ihtiyarlık kurumunda birlik, öğretişte birlik ve hizmet felsefesinde birlik kavramlarının üzerine kuruludur. Bu nedenle, kilise içinde bu, Kutsal Kitap’a dayalı bir şekilde yaşam veren oldukça önemli birtakım ilişkiler ve Kutsal Kitap’ın içinde “birbirinize” ifadesinin geçtiği bütün buyrukları üzerine kuruludur.</p>



<p>Piper’ın argümanı, eğer kendisi topluluğun ihtiyarlarına elçisel yetki atfetmek istiyorsa, işe yarar. Bu ilişkiler farklı toplantılar veya ibadetler arasında bölünmüş olduğundan, “oldukça önemli birtakım ilişkiler” burada herhangi bir şekilde işlememektedir. Hayır, buradaki birleştirici güç ihtiyarlar ve genel kurumsal yapıdır. İhtiyarlar ve onların kurumsal yapısı, tüm toplantıların benzersiz bir şekilde paylaştığı ortak faktördür. (Ama hepsi de Müjde’yi paylaşmıyor mu? Evet ama dünyadaki diğer gerçek kiliseler de öyle. Kiliselerini Bethlehem “kilisesi” yapan şey buradaki kurumsal yapıdır). Bu “kilise”yi oluşturan şey ihtiyarlar ve onların programı olduğu için, şu anda elçisel bir statüye sahip olanlar ihtiyarlardır. Kendilerini kilisenin <em>varoluşu</em>na konumlandırmışlardır. Bu, inanıyorum ki, bütün kampüs modeline sahip kiliselerin etkili bir şekilde yapmış olduğu şeydir.</p>



<p><strong>4. Birden fazla ibadet?&nbsp;</strong>Dikkatli ve düşünceli olan bir okuyucu, birden fazla kampüs hakkında itiraz ettiğim şeyin aynı zamanda birden fazla ibadet için de eşit derecede geçerli olduğunu fark etmiş olacaktır. Aslında, kampüs modeline sahip ve çok ibadetli arasında ciddi bir fark yoktur. Biri toplulukları coğrafi olarak yayarken, diğeri kronolojik olarak yaymaktadır. Birkaç on yıl boyunca birden fazla ibadet yapıldıktan sonra, kilise liderlerinin bir adım daha ileri gitmiş olmaları ve birden fazla şubeyi desteklemeleri de şaşırtıcı değildir.</p>



<p>Çok ibadetli bir kilisenin kilise olmadığını mı söylüyorum? Evet, doğru. Eğer iki ibadeti olan bir kiliseye pastörlük ediyorsanız, aslında iki kiliseye pastörlük ettiğinizi söylüyorum. Bu kiliselere ikizler diyebiliriz çünkü her ikisine de pastörlük yapıyorsunuz ancak bunlar farklı&nbsp;<em>ekklesia</em>lardır. Komik olan şey şu ki, konuştuğum birkaç çoklu ibadet pastörü, sık sık bu şekilde “hissettiklerini” utana sıkıla itiraf etmektedirler.</p>



<p><strong>SONUÇLAR</strong></p>



<p>Kampüs modeline sahip ve çok ibadetli kiliselerin savunucuları, kendilerine yönelik eleştirilere sıklıkla kilise üyelerinin belirli bir boyuta ulaşıldıktan sonra birbirlerini tanıyamadıklarını ve bu nedenle de bir kiliseyi ibadetlere veya şubelere bölmenin, kiliseye artan sayının vereceği zarardan daha fazla zarar vermediğini söyleyerek karşılık vermektedirler. Ayrıca, Yeruşalim’deki kilise de çok büyüktü.</p>



<p>Ama burada savunduğum şey, yeryüzündeki bir kilisenin sadece ilişkilerle veya paydaşlıkla <em>oluşturulmadığıdır</em>. Kilise, Mesih’in topluluğa verilen yetkisiyle ve bu yetkinin onlar tarafından uygulanmasıyla oluşturulur. Bu nedenle, bu argüman kiliseyi neyin oluşturduğuna dair noktayı gözden kaçırmaktadır. Vaaz için ve ruhsal törenlerin kutlanması için 20.000 kişinin düzenli olarak toplanması, <em>prensipte</em>, birbirini tanıyan 10’ar kişilik iki farklı ibadetteki kişilerin olmadığı bir şekilde bir kilisedir.</p>



<p>Tabii ki, 20.000 kişilik bir topluluğun, yılda dört kez bir araya gelen bir “kilise”de de olacağı gibi, anahtarların gücünü hassas ve düzgün bir şekilde kullanmakta zorluk çekeceğini kabul ediyorum. Hatta topluluğun, İsa’nın kiliseden Matta 16 ve 18’de beklediği şeyi <em>yerine getiremeyeceği</em> bir noktaya gelebileceğini bile söyleyebilirim çünkü haftada bir kez bir stadyumda buluşan yirmi bin kişi muhtemelen anahtarları düzgün bir şekilde kullanamayacaktır. 6. bölüme geldiğimiz anda, Yeruşalim kilisesinde büyük anlaşmazlıkların olduğunu ve yeni çözümler gerektiğini elbette görmekteyiz. Büyük bir kilise de, <em>uygulamada</em>, kampüs modeline sahip bir kilisenin <em>prensipte</em> olduğu kadar ihmalkâr olabilir.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Ama olay şu: Kampüs modeline sahip bir kilise İsa’nın Matta 16’daki kilise için olan tasarısını yerine getiremez çünkü her kampüsün üyeleri bir araya gelmemektedir. Elbette burada ironik olan şey, bu modeli savunanların Yeni Antlaşma’da gördüğümüz şeyleri alması (çok büyük kiliseler) ve bunları kullanarak göremediğimiz şeyleri (kampüs modeline sahip bir kilise) iddia etmeleridir. Bunu yaparken, bu kişiler Yeni Antlaşma’nın, hem yeryüzünde hem de göklerde bir kiliseyi kilise yapan şeyin ne olduğu hakkındaki ifadelerini gözden kaçırmaktadırlar.</p>



<p><a href="https://www.9marks.org/by-author/jonathan-leeman/"><strong>Jonathan Leeman</strong></a><strong></strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kampus-modeline-sahip-kiliselere-iliskin-teolojik-bir-elestiri-kilise-gercekten-nedir/">Kampüs Modeline Sahip Kiliselere İlişkin Teolojik Bir Eleştiri: “Kilise” Gerçekten Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Örneklerin Gücü</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 12:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2501</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/" title="Örneklerin Gücü" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Örneklerin Gücü" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Yazar ve ünlü bir müjdeci tıp doktoru olan Albert Schweitzer, örneklerin önemini şu cümlesiyle  vurgulamıştır: “Örnekler hayatımızda sadece bir ana unsur değil, geçerli tek unsurdurlar.” Bu yazıyı  okuyanlar arasında kaçımız, gençliğimizde gördüğümüz bir pastörün, bir ihtiyarın veya bir başka  Hristiyan’ın hayat hikâyesinden etkilenmemiştir?</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/">Örneklerin Gücü</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/" title="Örneklerin Gücü" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Örneklerin Gücü" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/The-Power-of-Example.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Yazar ve ünlü bir müjdeci tıp doktoru olan Albert Schweitzer, örneklerin önemini şu cümlesiyle&nbsp; vurgulamıştır: “Örnekler hayatımızda sadece bir ana unsur değil, geçerli tek unsurdurlar.” Bu yazıyı&nbsp; okuyanlar arasında kaçımız, gençliğimizde gördüğümüz bir pastörün, bir ihtiyarın veya bir başka&nbsp; Hristiyan’ın hayat hikâyesinden etkilenmemiştir? “Sadık bir pastör” dediğimde aklınızda kimin resmi&nbsp; canlanıyor? Peki “sadık bir Hristiyan” dediğimde kimi düşünüyorsunuz?&nbsp;</p>



<p>Schweitzer’in sözü abartılı bir sözdür elbette. İman ve sadakatle dolu bir hayatta daha başka birçok şey&nbsp; vardır ama aslında bu şeyler de, bir başkasının bize sunduğu bir örnekle ilişkilidirler.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>“Mentörlük” ve “formasyon”, size yeni kavramlar gibi gelebilir ama aslında öyle değildirler. Tanrı’nın bizi&nbsp; yaratma şekline baktığımızda, aslında görüyoruz ki, bu örnek olma noktası O’nun her zaman aklındaydı.&nbsp; Bizleri insanlar olarak, kendi suretinde yaratmıştır. Bizler O’nun izinden gitmeli ve karakterini örnek&nbsp; almalıyız. Mesih’in beden almasıyla Tanrı, O’nu anlayabileceğimiz ve O’na yakın olabileceğimiz bir şekilde aramıza geldi. Bu konuyla ilgili Petrus şöyle diyor: “Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek&nbsp; size örnek oldu” (1. Pet. 2:21).&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Aynı zamanda bizlere de, örnekler ortaya koyarak ve örnekleri takip ederek, O’nun hizmetinin bir parçası&nbsp; olma imkânı verilmiştir. Tanrı insanları bir aile içerisinde doğmak ve bu ailedeki diğer insanlarla&nbsp; beraberlik içinde olgunlaşmak üzere yaratmıştır. Bizler kendi kendimizi yetiştiren veya bir anda olgun&nbsp; insanlar olarak ortaya çıkıveren varlıklar değiliz. Tanrı sevgi dolu ebeveynleri, insanların gelişiminin bir&nbsp; parçası olarak tasarlamıştır.&nbsp;</p>



<p>Bu, aynı zamanda Tanrı’nın, düşüşün yaşandığı dünyamızda da kendini görünür kılma şeklidir. Eski&nbsp; Antlaşma’da Tanrı, İbrahim’e ve soyuna kutsal olma, özel ve seçilmiş insanlar olma çağrısı yapmıştır. Onlardan özel olmaları ve böylece dünyanın önünde Tanrı’nın karakterini -O’nun istek ve değerlerini resmetmeleri istenmişti. Levililer 19’da Tanrı onlara, “Kutsal olun, çünkü ben Tanrınız RAB kutsalım” derken, sadece bir kişiye, Musa’ya, Harun’a veya Yeşu’ya konuşmuyordu. Elbette onlara da konuşuyordu&nbsp; ama Levililer 19:1’de gördüğümüz gibi, Tanrı Musa’ya, bunu özellikle İsrail topluluğuna söylemesini&nbsp; buyurmuştur. Bunun sonrasında Tanrı’nın onlara verdiği yasaların çoğu, ilişkiler, eşitlik, adalet ve sosyal&nbsp; etkileşimlerle alakalıydı. Tanrı bunu yaparak, insanların birbirleriyle (kaybolmuşlar, istenmeyenler, yabancılar ve gençler de dahil) ilgilenmesi aracılığıyla, adil ve merhametli Yaratıcı’nın karakterini&nbsp; göstermelerini istiyordu.&nbsp;</p>



<p>İsrail’in, Tanrı’yı model alma hizmetindeki bu başarısızlığı, Eski Antlaşma’da Tanrı’nın kendilerine verdiği&nbsp; büyük yargılardan biri olmuştur. Hezekiel 5’inci bölümde artık İsrail’in rolünün, diğer uluslara olumsuz bir&nbsp; örnek teşkil ederek ders vermek haline geldiğini görüyoruz. RAB, İsrail’e şöyle diyor: “Bu Yeruşalim’i&nbsp; ulusların ortasına yerleştirdim, çevresini ülkelerle kuşattım&#8230; Çevrenizdeki uluslar arasında, yoldan her&nbsp; geçenin gözü önünde sizi yıkıma uğratacak, aşağılayacağım. Öfke, kızgınlık ve acı paylamalarla sizi&nbsp; cezalandırdığımda çevrenizdeki uluslar arasında alay konusu olacak, aşağılanacaksınız; ders alınacak,&nbsp; şaşılacak bir duruma düşeceksiniz. Ben, RAB bunu söyledim.” (5:5, 14-15). Tanrı, Hezekiel’de tekrar&nbsp;</p>



<p>tekrar İsrail ulusuna yaptıklarını, kendi adı için yaptığını ve bunun kendisiyle ilgili gerçeğin dünya&nbsp; uluslarınca bilinmesi için yapıldığını söylemektedir.&nbsp;</p>



<p>Bu toplulukça tanıklık etme, aslında Yeni Antlaşma’da da Tanrı’nın kilise aracılığıyla hedeflediği şeydir.&nbsp; Yuhanna 13’te İsa, dünyanın bizlerin O’nun öğrencileri olduğumuzu, birbirimizi Mesih’e benzer bir&nbsp; şekilde sevmemizden anlayacağını söylemiştir. Pavlus, Efes Kilisesi’ne şöyle yazmıştır: “Bir zamanlar&nbsp; karanlıktınız, ama şimdi Rab’de ışıksınız. Işık çocukları olarak yaşayın.” (Ef. 5:8).&nbsp;</p>



<p>Hristiyanlar olarak hayatlarımızla, hem kişisel hem de kilise olarak ortaya koyduğumuz hayatlarımız&nbsp; aracılığıyla, bu karanlık ve çaresiz dünyaya Tanrı’nın umut ışığını uzatmaktayız. Hristiyanlar olarak&nbsp; hayatlarımız aracılığıyla bizler, birbirimize ve çevremizde bulunan dünyaya Tanrı hakkında öğretiyoruz.&nbsp; Birbirimizi seversek, Tanrı’yı sevmenin ne demek olduğunu da bir parça göstermiş oluruz. Öte yandan, “‘Tanrı’yı seviyorum’ deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen,&nbsp; görmediği Tanrı’yı sevemez” (1. Yuh. 4:20). Kendi kutsallığımızda, Tanrı’nın kutsallığını gösteririz.&nbsp; Çevremizin ve çürümüş doğamızın bizleri yönelttiği bencillik ve hayal kırıklıklarıyla dolu bir yaşam sürmektense, bizler insanlara, yaşamanın bir başka yolu olduğuna dair umut vermeye çağrıldık.&nbsp;</p>



<p>Pastör ve ihtiyar kardeşlerim, kiliselerimiz bizleri izlemekte olan dünyaya Tanrı hakkında ne öğretiyor?&nbsp; Onlara Tanrı’nın bizim ırkımızla sınırlı olduğunu mu öğretiyoruz? Tanrı’nın günahı ve sadakatsizliği, boş&nbsp; şeyler peşinde koşan ve çekişmeler içinde geçen bencil bir yaşayışı hoş göreceğini mi öğretiyoruz?&nbsp; Tanrı’nın karakterini bütün yaratılışa tıpkı bir mağaza vitrini gibi, bir reklam gibi, bir internet sitesi gibi&nbsp; sunma görevini ve ayrıcalığını üstlenmeleri adına, insanlarımıza ne kadar ciddi bir şekilde yol gösterdik?&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Tanrı bizlere ne kadar da harika bir ayrıcalık vermiştir! Bizlerse bunu oldukça küçük görüyoruz. Daha fazla&nbsp; insanı kiliseye getirirsek, bunun bir şekilde mevcut üyelerimize karşı var olan sorumluluklarımızı ortadan&nbsp; kaldırdığını düşünüyoruz. Peki bu üyelerin her biri şu anda nasıl bir tanıklık veriyor? Tanrı yürekten iman&nbsp; edenler ve bu imanı yansıtanlar aracılığıyla doğru tanıklıklar ortaya çıkarmaktadır. Ama bu doğru&nbsp; tanıklıkları insanların görebilmesi için, kim bilir kaç tane kötü tanıklıkla baş etmeniz gerekiyor.&nbsp;</p>



<p>Kilise disiplininin uygulanması, temelde bir haklı çıkarma veya intikam alma meselesi değildir. Bunlar,&nbsp; bizler gibi affedilmiş günahkârların değil, Tanrı’nın göreceği davalardır (Yas. 32:25; Rom. 12:19)! Yine de&nbsp; diğer insanlara Tanrı’yla ilgili iyi bir tanıklık verme kaygımız olmalıdır. Hayatımız ve yaptıklarımızla örnek&nbsp; teşkil etmek zorundayız. Pavlus’un mektuplarında bir ihtiyarın kilise dışındakiler arasındaki itibarına ne&nbsp; kadar önem verdiğini fark ettiniz mi? Bunun için birden fazla sebep olabilir ama bir tanesi de kesinlikle ihtiyarın, kiliseyi temsil eder pozisyonda olmasıdır. Öyleyse bu, aynı zamanda kilisenin tamamının da&nbsp; nasıl olması gerektiğini göstermektedir. Bu yüzden Pavlus 1. Korintliler 5. bölümde bu kadar kızgındır.&nbsp; Pavlus’un burada ne hakkında sesini yükselttiğini fark ettiniz mi? Fuhuş içinde olan adamın şahsına değil,&nbsp; böyle bir günaha göz yuman kilise üyelerine kızıyor! Şu acı gerçeği biliyoruz ki, aramızdan bazıları&nbsp; önceleri iyi bir iman göstermiş olsalar bile, bir gün günah içinde kaybolacaklar. Bizler bu kişilerden bazılarının tövbe edip geri geleceğine güveniyoruz. Ama kilisenin, kutsal olup günahın karşısında durarak Tanrı’yı iyi bir şekilde temsil etme sorumluluğunu topluluk olarak elden bırakmasını asla düşünemeyiz. Pavlus’un Korint Kilisesi’ni sertçe azarlamasının temelinde de -tıpkı Eski Antlaşma’da İsrail’in putperestlik&nbsp; günahı gibi- bu vardı.&nbsp;</p>



<p>Dostlar, Elçi Pavlus bugün sizin ve benim kilisem için ne derdi? Kiliseye katılmama davranışlarının sevgi&nbsp; adına ne kadarına göz yumuyoruz? Zina dolu kaç ilişkiye, Kutsal Kitap’a uygun olmayan kaç boşanmaya&nbsp; bir şey demeden bunları geçiştiriyor ve dünyaya yüksek sesle “bizler de onlardan farklı değiliz” mesajının&nbsp; duyurulmasına neden oluyoruz? Çekişme yaratan kaç insanın küçük meseleler üzerinden kiliseyi&nbsp; parçalamasına izin veriyor veya kaç sahte müjdenin öğretilmesine izin veriyoruz?&nbsp;</p>



<p>Sevgili kardeşlerim, bunu bir ihtiyar, bir önder, bir pastör, bir öğretmen veya bir kilise üyesi olarak&nbsp; okuyorsanız, sahip olduğumuz büyük sorumluluk hakkında düşünün. Tanrı’nın tanıkları olmayı en iyi nasıl&nbsp; başarabileceğimizi düşünün. Sizce bunu, tam ortamızdaki günahı görmezden gelerek mi yoksa Pavlus’un&nbsp; Galatyalılar 6:1’de söylediği gibi, suç içerisinde yakalananlara yumuşak huyla şifa olmaya çalışarak mı&nbsp; yapabiliriz? Tapındığımız Tanrı’yı hangisi daha iyi yansıtıyor? Tanrı’nın lütfu, O’nun kutsallığını ve Sözü’nü&nbsp; boşa çıkarır mı? Peki ya O’nun kilisesi? Burada bize düşen kâhyalık görevi nedir?&nbsp;</p>



<p>Etrafınızdaki dünyaya nasıl örnek olduğunuza dikkat edin. Tanrı’nın kendi halkı ve kendi dünyası için&nbsp; harika bir tasarısı var. O, bizleri bu tasarıyı sözlerimizle ve yaşamlarımızla göstermeye çağırıyor. Siz böyle&nbsp; yapıyor musunuz? Tanrı her birinize bu büyük çağrıya sadık kalmanız için yardımcı olsun.&nbsp;</p>



<p><strong>Mark Dever</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/">Örneklerin Gücü</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/orneklerin-gucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/birbirleri-icin-planlar-yapan-ve-birbirlerini-gayrete-getiren-kilise-uyeleri-araniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 12:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2492</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/birbirleri-icin-planlar-yapan-ve-birbirlerini-gayrete-getiren-kilise-uyeleri-araniyor/" title="Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Siz de diğer birçok pastör gibiyseniz, duymak isteyeceğiniz son şey, kilise bedenindeki birliğin aleyhinde planlar çeviren üyelerdir. Hangi kurulun üyesi olurlarsa olsunlar, hangi dersi öğretirlerse öğretsinler, kiminle dost olurlarsa olsunlar, bu kişiler diğer üyeleri memnuniyetsizlik, şikayet ve çekişmeye yöneltmektedirler.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/birbirleri-icin-planlar-yapan-ve-birbirlerini-gayrete-getiren-kilise-uyeleri-araniyor/">Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/birbirleri-icin-planlar-yapan-ve-birbirlerini-gayrete-getiren-kilise-uyeleri-araniyor/" title="Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Wanted-Plotting-and-Provoking-Church-Members.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Siz de diğer birçok pastör gibiyseniz, duymak isteyeceğiniz son şey, kilise bedenindeki birliğin aleyhinde planlar çeviren üyelerdir. Hangi kurulun üyesi olurlarsa olsunlar, hangi dersi öğretirlerse öğretsinler, kiminle dost olurlarsa olsunlar, bu kişiler diğer üyeleri memnuniyetsizlik, şikayet ve çekişmeye yöneltmektedirler.</p>



<p>İbraniler kitabının, kilise üyelerini kilise bedeni içinde devamlı planlar yapmaya ve kışkırtmaya (gayrete getirmeye) çağırıyor olması belki de sizi şaşırtacaktır. İbraniler kitabı, üyeleri iyi bir amaç uğruna planlar yapmaya ve gayrete getirmeye çağırmaktadır!</p>



<p>Louisville, Kentucky’deki kilisemizde, diğer ihtiyarlarla ben sıklıkla topluluğumuza İbraniler’in söylediklerini hatırlatıyoruz. Onlara söylediklerimizin bir kısmı şu şekildedir:</p>



<p><strong>BİRAZ BAĞLAM</strong></p>



<p>İbraniler kitabının çoğunluğu, İsa Mesih’in kimliği ve işleriyle ilgili bir teolojik tez içerir. Dokuz bölüm boyunca yazar Eski Antlaşma kurbanlarına ve kâhin sistemine uzun bir bakış attıktan sonra, bunların tümünün, İsa’nın yaşamı ve ölümüyle tamamlandığını savunur. Onuncu bölümdeyse yazar bunların tamamını okuyucularının yaşamlarıyla ilişkilendirir. Tüm bunlar ışığında yazar, onlara belirli bir şekilde yaşamaları gerektiğini söylemektedir.</p>



<p><strong>BİRAZ YORUM</strong></p>



<p>Bu yüreklendirmenin kalbinde İbraniler 10:19-25’te bulunur. Bu ayetler boyunca yazar okuyucuları üç şey yapmaya davet eder: Birincisi, Tanrı’ya yakınlaşmaktır. İsa çarmıhtaki ölümüyle onların Tanrı’nın tahtına yaklaşmalarını mümkün kıldığı için, artık onlar da korkmadan, sevinç dolu bir güvenle Tanrı’yı yüceltip O’na tapınmalıdırlar. İkincisi yazar, onları korkuyla yok olmak yerine, günahları itirafa sıkıca sarılıp imanla ruhlarını kurtarmaya çağırmaktadır. Bu iki yüreklendirmeyle yazar, Hristiyanları kendi yüreklerini, akıllarını ve ruhlarını (canlarını) yakından izlemeye davet etmektedir. Ancak burada üçüncü bir yüreklendirme daha bulunuyor ve bu üçüncü yüreklendirmeyle yazar, okuyucuları gözlerini kendilerinden almalarını ve Mesih’te kardeş olanlara odaklanmalarını söylemektedir. Yani, kendilerine değil, kiliseye odaklanmalarını söylemektedir.</p>



<p>24 ve 25. ayette yazar şöyle yazıyor: “Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğimizi düşünelim. Bazılarının alıştığı gibi, bir araya gelmekten vazgeçmeyelim; o günün yaklaştığını gördükçe birbirimizi daha da çok yüreklendirelim.”</p>



<p>İsa’nın yaptıklarından ve olduğu kişiden dolayı, Hristiyanlar da birbirlerini sevgi ve iyi işler için gayrete getirmelidirler. Peki bunu nasıl yapacağız? Hristiyanlar birbirlerini iyilik ve kutsallık için ne şekilde gayrete getirebilirler? Metnin kendisi bize iki yol sunmakta: bir araya gelmekten vazgeçmemek ve birbirimizi yüreklendirmek.</p>



<p>Burada geçen “bir araya gelmekten vazgeçmemek” ifadesi, belki de Kutsal Kitap’ta kiliseye katılmanın gerekliliğini en açık bir şekilde bildiren yerdir. Eğer bizler Mesih’in bedeninin birer parçasıysak, bu durumda kesinlikle yerel imanlılar topluluğu olarak yaşamlarımızı birbirimizle paylaşmamız gerekir. Ayet daha net olamazdı. Ancak bu buyruğun buradaki tek buyruk olmadığını da fark etmemiz gerek. Bu, aslında ayetin ana buyruğuna bağlı olarak söylenmiş bir şeydir. Bir araya gelmekten vazgeçmemeliyiz çünkü <em>bunun bir amacı vardır</em> ve bu amaç da Hristiyanlar olarak birbirimizi sevgi ve iyi işler için gayrete getirmektir.</p>



<p><strong>KATILIN</strong></p>



<p>Bu nedenle, en azından şunu söyleyebiliriz ki, bir Hristiyan için kiliseye katılmak tercihe bağlı bir şey değildir. İbraniler kitabının yazarı, dolayısıyla Kutsal Ruh’un kendisi, Hristiyanlara ait oldukları imanlılar topluluğuyla bir araya gelmelerini <em>buyurmaktadır.</em></p>



<p>Pratik anlamda bu, yeri geldiğinde kutsallar olarak buluşabilmek için kişisel programlarımızda değişiklikler yapmamız gerekeceği anlamına gelebilir. Çalışma programlarının değiştirilmesi gerekebilir. Ödevlerin başka bir zamanda yapılması gerekebilir. Raporların daha önce veya daha sonra doldurulması gerekebilir. Çoğu kilise haftada ortalama iki veya üç saatliğine toplanır ve bu da ortalama 145 saatin saydığımız diğer işlere ayrılabileceği anlamına gelir. İbraniler’e göre, diğer imanlıları teşvik edip gayrete getirmek, her Hristiyan’ın öncelikler listesinde olmalıdır ve bu da pazar toplantılarına katılmak anlamına gelir.</p>



<p><strong>AMA <em>SADECE</em> KATILMAKLA KALMAYIN</strong></p>



<p>İbraniler’in yazarı bizleri sadece katılım göstermekten daha fazlasına davet etmektedir. Çoğu zaman Hristiyanlar kilise katılımına, yapılacaklar listesindeki bir diğer madde olarak bakarlar. Kiliseye katılır, arkalarda sessizce ve pek gözükmeden oturur, vaazı yarım yamalak dinler, son ilahi esnasında kimseyle konuşmadan dışarı çıkar ve haftalık yapılacaklar listesindeki maddeye tik atarlar: “Katılım gösterildi. İbraniler 10:25’e uyuldu.” Ancak İbraniler yazarının aklındaki şey bu değildir. O sadece “kiliseye katılın” demiyor. Aksine, kilise katılımında özellikle diğer imanlıları tanımayı, sevmeyi ve teşvik etmeyi vurgulamaktadır. Buradaki katılımın bağlamı, birbirini sevgi ve iyi işler için gayrete getirmektir.</p>



<p>Bir yerel kilisenin ibadet için toplanması, sadece bireylerin Tanrı Sözü’nü duymak için toplanmasından ibaret değildir (her ne kadar bu kesinlikle hayati öneme sahip olsa da). Bu aynı zamanda birbirlerini destekleyip yüreklendirmek üzere antlaşma içerisinde bulundukları imanlılar topluluğuyla yaşamı paylaşmakla ilgilidir. Bizler ibadet için toplandığımızda, birlikte ağlayıp birlikte güler, yüklerimizi ve kederlerimizi birlikte sırtlanır, Tanrı’nın Sözü’nü birlikte duyar ve Söz’ü yaşamlarımıza birlikte uygulamaya çalışırız. Kısacası, kilise toplantıları imanlılar için birbirlerini sevgi ve iyi işler için gayrete getirmeleri açısından en önemli zamandır.</p>



<p><strong>PLANLAR YAPMAK VE GAYRETE GETİRMEK</strong></p>



<p>Metinde iki farklı şeye daha dikkat edelim. Birincisi, İbraniler yazarı şöyle diyor: “Birbirimizi sevgi ve iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğimizi düşünelim.” Yazar bize, başka bir deyişle, bu konuda düşünmemizi söylüyor! Bir Hristiyan diğer iman kardeşlerini iyi işler için nasıl gayrete getirebileceğini planlamalı, tasarlamalı, düşünmelidir. Kişi, yaşamı diğerleriyle paylaşmadıkça bunları yapamaz. Eğer bir Hristiyan diğer imanlıları tanımıyorsa, onların iyiliği için nasıl planlar yapabilir ki?</p>



<p>İkincisi, bazı çevirilerde (KJV ve NRSV çevirileri) “kışkırtmak” şeklinde tercüme edilen “gayrete getirmek” kelimesine dikkat edin. Bir bireyin kilisedeki varlığı, diğerleri üzerinde görünür bir şekilde gayrete getirici ve kışkırtıcı bir etki yapmalıdır. Sevgi ve iyi işler, çevrelerindeki insanların yaşamında görünür olmaya başlamalıdır!</p>



<p>Kısacası, sevgili pastör, bizler kilise üyelerimizin diğerlerini iyi işler için gayrete getirmelerini istiyoruz!</p>



<p><strong>BİR ÖRNEK</strong></p>



<p>Geçen yaz çok büyük bir projeye başladım ve evimin önüne taş döşemeye karar verdim. Bir yana, bir ağaç altına büyük bir termos dolusu su koydum. Kesim yaptığım taşlardaki pisliği yıkamak için bunu kullanıyordum. Bir süre sonra fark ettim ki, çamuru yıkadığım suyun dibinde pislik birikmişti. Termosun dibinde çamur vardı ve suyun üst kısmı temizdi. Çamuru termosun dibinden kaldırmak için ne yapmam gerekiyordu? Dizimle termosa vurmak mı? Hayır belki su biraz dalgalanır ama çamur dipte kalmaya devam ederdi. Gerçekten çamuru kaldırmak istiyorsam, elimi termosun dibine kadar sokup özellikle çamuru karıştırmalıydım.</p>



<p>Belki de bu mükemmel bir örnek değil ancak kilise de biraz böyledir. Mesih’in hiçbir kilisesi, imanlıların haftada bir buluştukları, birbirlerine “denk geldikleri” ve sonra da herkesin işine baktığı bir yer olmamalıdır. Hristiyanların ve tabii ki Hristiyan olmayanların da, kilise toplantısının bundan ibaret olduğunu düşünmeleri ne kadar büyük bir utançtır! Bu bir kiliseyi cansız hale getiren ve çabaları heba eden bir şeydir.</p>



<p>“Bir araya gelmekten vazgeçmeyin” öğüdü, böyle cansız bir laf değildir. Buradaki amaç Hristiyanların gelip pasif bir şekilde kilisede oturmaları değildir. Tersine, bu yüreklendirme onları capcanlı bir yaşama davet eder. Hristiyanları birbirlerini sevmeye, teşvik etmeye, iyi işler için gayrete getirmeye ve belki de en önemlisi, Rab’bin döneceği gün için birbirlerini yüreklendirmeye çağırmaktadır. “Kiliseye <em>gitmek</em>” yeterli değildir. Ancak ve ancak “kilise <em>olmak</em>” Mesih’in biz halkı için olan isteğini gerçekleştirecektir.</p>



<p><strong>Greg Gilbert</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/birbirleri-icin-planlar-yapan-ve-birbirlerini-gayrete-getiren-kilise-uyeleri-araniyor/">Birbirleri İçin Planlar Yapan ve Birbirlerini Gayrete Getiren Kilise Üyeleri Aranıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kilisenizin-degismesini-nasil-saglarsiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 12:18:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2486</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilisenizin-degismesini-nasil-saglarsiniz/" title="Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?" rel="nofollow"><img width="768" height="385" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-768x385.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-768x385.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-1024x513.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church.jpg 1198w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Pastörlerin bana sıklıkla sorduğu bir soru var: “Kilisemizin değişmesini nasıl sağlayabiliriz?” Birçok pastör, kiliselerine bir değişim getirmeye çalışırken, onları yabancılaştırmıştır. Hatta bazıları işlerinden bile kovulmuşlardır.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilisenizin-degismesini-nasil-saglarsiniz/">Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilisenizin-degismesini-nasil-saglarsiniz/" title="Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?" rel="nofollow"><img width="768" height="385" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-768x385.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-768x385.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church-1024x513.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-to-Change-Your-Church.jpg 1198w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Pastörlerin bana sıklıkla sorduğu bir soru var: “Kilisemizin değişmesini nasıl sağlayabiliriz?” Birçok pastör, kiliselerine bir değişim getirmeye çalışırken, onları yabancılaştırmıştır. Hatta bazıları işlerinden bile kovulmuşlardır.</p>



<p>Yine de çobanlar olarak bizler, çoğu zaman zor olsa da, kiliselerimizi değişime yönlendirmeliyiz. Değişimi nasıl sağlayabileceğimizle alakalı birkaç önerim var: öğretin, orada kalın ve sevin.</p>



<p><strong>Değişimi öğretin</strong></p>



<p>Öncelikle, kiliselerimize yönelik fikirlerimiz Kutsal Kitap’tan gelmelidir. Bu, vaaz kürsüsünü kiliseye değişim getirmede en güçlü araç haline getirir. Düzenli olarak açıklayıcı bir şekilde Kutsal Kitap’ı vaaz etmek, Kutsal Ruh’un insanların yüreklerinde doğal olarak çalışma şeklidir.</p>



<p>Tanrı’ya, vaazlarınız aracılığıyla kilisenize nasıl değişmesi gerektiğini öğretmesi için dua edin. Biz pastörlerin, sıklıkla daha sorunu açıklamaya bile zaman bırakmadan sorunu çözmeye girişmesi inanılmaz bir durumdur!</p>



<p>Birçok pastör kilisesini bilgilendirmeye çalışmak yerine, değişimi zorla yapmak ister ve sıklıkla bunu pastörlük etiketi altında savunur. Kardeşlerim, bizlere emanet edilmiş koyunları dövmemeli, onları en iyi şekilde beslemeliyiz. Onlara öğretmeliyiz.</p>



<p>Zihninizde canlandırdığınız değişim doğru bile olsa, değişimin zamanının doğru olup olmadığı sorusu hâlâ karşınızdadır. Haklı olmanız, size derhal harekete geçme izni vermez. Bu da bizi ikinci maddemize getiriyor.</p>



<p><strong>Değişim için orada kalın</strong></p>



<p>Bir yere sadakatle bağlı kalma fikri, iş yerlerimizde veya ailelerimizde gün geçtikçe yok olmaktadır. Genç kuşağın önündeki model, artık özenle inşa edilmiş kurumsal bir merdiven değil, internetin varlığıyla birlikte sonu gelmeyecekmiş gibi görünen seçenekler mozaiğidir. Bizlere, farklı insanların farklı yaşantılarına değer vermemiz ve bunların birbirimizi zenginleştiren şeyler olduğu öğretilmektedir.</p>



<p>Pastörler olarak bizler, kiliselerimiz için farklı bir model sunmak zorundayız. Gerek evliliklerimiz ve ailelerimiz için, gerek arkadaşlarımız ve imanımız için, gerekse de kilisemiz ve çevremiz için, sadakatle bağlılığın iyi bir şey olduğunu öğretmek zorundayız. Ancak ve ancak uzunca bir süre sadakatle bağlı kalarak (birkaç ayı değil, onlarca yılı hedefleyerek), kiliselerimizin doğru önceliklerin ne olduğunu öğrenmesine yardımcı olabiliriz.&nbsp;</p>



<p>Bir pastör olarak, kilisenize değişim getirmedeki en büyük gücünüz zorlayıcı bir karakter takınmak değildir. Bunun yolu, ancak yıllar süren sadık ve sabırlı öğretişten geçer. Bu yıl gerçekleşmeyen değişim seneye, belki de on yıl sonra gerçekleşebilir.</p>



<p>Bunun için, dikkatlice hangi değişimin bir diğerine göre öncelikli olduğunu belirleyerek, seçimlerinizi iyi yapın. Şu an en çok hangi değişime ihtiyaç var? Hangisi bekleyebilir? Genel anlamda konuşacak olursak, pastörlerin uzun dönem planlarla, olgun bir biçimde düşünmeyi öğrenmesi gerekiyor.</p>



<p>Uzun süreli pastörlükler de pastöre yardımcı olur. Bu şekilde pastör, kiliseleri kapı kapı gezip orada bir iki yıl takıldıktan sonra hemen başka bir yere geçiş yapmaktan korunmuş olur. Genel olarak, ne kadar uzun kalırsak, yaptığımız hizmette de o kadar ciddi olmamız gerekir ve bu hem sizin hem de hizmet etmekte olduğunuz kişilerin ruhsal hayatı için iyi olacaktır.</p>



<p>Değişimin anahtarı, hizmet ettiğiniz kilisede yeterince kalıp yeterince öğretebilmektir. Kalmayı planlamıyorsanız, sizden sonraki kişinin bitirmek zorunda kalacağı bir şeyi başlatmadan önce dikkatli olun. Topluluğunuzun size, sizden sonra gelecek olan kişiye veya değişimin kendisine karşı sert bir tutum almasına izin vermeyin.</p>



<p>Genç bir teoloji öğrencisiyken, kendime Cambridge Anglican’da hizmet eden üç kişiyi örnek aldım. Hepsinin önemli bölgelerde, Tanrı’nın Sözü’nü vaaz edip açıklamaya yönelik uzun süreli hizmetleri vardı: Richard Sibbes (Cambridge ve Londra’da 30 yıl), Charles Simeon (Cambridge’de 50 yıldan fazla), ve John Stott (Londra’da 50 yıldan fazla). Tanrı’nın lütfu sayesinde bu adamların üçü de, hizmet ettikleri kiliseleri bina ettiler ve onlardan sonra hizmet edecek olan kuşakları bu uzun süreli sadakatleriyle etkilediler.</p>



<p><strong>Değişim için sevin</strong></p>



<p>Doğru değişimleri arzu etmek, bunlar hakkında öğretmek ve sadık bir şekilde uzun süre hizmette kalabilmek için sevmeniz gerekir. Rab’bi sevmelisiniz ve O’nun size emanet ettiği insanları sevmelisiniz.</p>



<p>Romalı Clemens olarak da bilinen Papa 1. Clemens şöyle demiştir: “Mesih, alçakgönüllü olanlarındır, sürüsü üzerinde kendilerini yüceltenlerin değil.” Sevgiden sabırla hizmet doğar ve bu da topluluğu her seferinde Tanrı’nın Sözü’ne yönlendirir.</p>



<p>Jonathan Edwards, topluluğu tarafından görevden uzaklaştırıldı diye daha az sadık bir pastör olmamıştı. Bazılarımız kısa ama sadık pastörlük hizmetleri etmişizdir ama anlatmaya çalıştığım mesele bu değil. Bu kısa yazı aracılığıyla, sizlerin öğreterek, kilisenizde sadık bir şekilde kalarak ve severek, nasıl topluluğunuzu Kutsal Kitap’a yakışan bir değişime yönlendirebileceğinizle ilgili size sadece bazı fikirler sunmaya çalıştım.</p>



<p><strong>Mark Dever</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilisenizin-degismesini-nasil-saglarsiniz/">Kilisenizin Değişmesini Nasıl Sağlarsınız?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kilise-hizmetinde-basari-kavraminin-yeniden-anlasilmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 11:58:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2465</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilise-hizmetinde-basari-kavraminin-yeniden-anlasilmasi/" title="Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Yazar ve Teolog David Wells, 1994’te yayınlanan God in the Wasteland adlı kitabında şöyle söyler: “Teoloji öğrencileri, kilisenin şu anki durumundan memnun değiller. Kilisenin vizyonunu kaybettiğine inanıyor ve kiliseden çok daha fazlasını bekliyorlar.”</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilise-hizmetinde-basari-kavraminin-yeniden-anlasilmasi/">Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilise-hizmetinde-basari-kavraminin-yeniden-anlasilmasi/" title="Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/Re-imagining-Success-in-Ministry.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p></p>


</p>
<p>Yazar ve Teolog David Wells, 1994’te yayınlanan <em>God in the Wasteland</em> adlı kitabında şöyle söyler: “Teoloji öğrencileri, kilisenin şu anki durumundan memnun değiller. Kilisenin vizyonunu kaybettiğine inanıyor ve kiliseden çok daha fazlasını bekliyorlar.” Ancak Wells’in de kabul ettiği gibi, tatmin olmamak yeterli değildir. Bundan daha fazlasına ihtiyacımız var. Kiliseyi ayağa kaldırmak ve olması gerektiği şekle getirmek zorundayız. Doğasında ve özünde kilise nedir? Kiliseyi kilise yapan ve onu ayrı tutan şey nedir?</p>
<p> </p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p><strong>KİLİSE SAĞLIĞININ TARİHİ</strong></p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Hristiyanlar uzun süre boyunca “kilisenin işaretleri” hakkında konuşmuşlardır. Kilise konusu, Reform dönemine kadar geniş ölçekli, resmi bir tartışma konusu olmamıştır. On altıncı yüzyıl öncesinde kilise kavramı, tartışılmalara konu olmaktan ziyade, varsayılmaktaydı. Kilise, bir lütuf aracı olarak görülmekte ve teolojinin geri kalan diğer konuları gibi bir gerçeklik olarak, varlığını yalnızca bir varsayım olarak sürdürmekteydi. Martin Luther’in temel konulara yönelik eleştirileri ortaya çıktığında, artık kilisenin doğasının da tartışma konusu olması kaçınılmazdı. Bir teoloğun dediği gibi: “Reform hareketi, gerçek bir kilisenin ölçütünün kilise teşkilatı olmadığını, ölçütün Müjde olduğunu ortaya koymuştur.” (Edmund Clowney, <em>The Church</em>, [1995], 101).</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Melanchthon, 1530 yılında kaleme aldığı Augsburg İnanç Bildirgesi’nin 7. bölümünde şöyle der: “Bu Kilise, kutsallardan oluşan, Müjde’nin doğru bir şekilde öğretildiği ve sakramentlerin doğru bir şekilde uygulandığı yerdir. Kilisede gerçekten bir birliğe sahip olmak için Müjde’nin öğretilişi ve sakramentlerin uygulanışı noktalarında aynı inanca sahip olmak yeterlidir.” 1553’te Thomas Cranmer, Anglikan Kilisesi’nin Kırk İki Bildirgesi’ni yazmış ve burada şöyle demiştir: “Mesih’in görünen kilisesi, içinde imanlı insanların bulunduğu, Tanrı’nın pak sözünün vaaz edildiği ve sakramentlerin doğru bir şekilde uygulandığı yerdir.” John Calvin de, Hristiyan İnancının Temelleri adlı eserinde şöyle yazar: “Nerede Tanrı’nın Sözü doğru bir şekilde vaaz edilip işitiliyor ve sakramentler Mesih’in buyurduğu biçimde uygulanıyorsa, orada şüphesiz ki, Tanrı’nın bir kilisesi vardır.”</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Belçika İnanç Açıklaması (1561) 29. bölüm şöyle der: “Gerçek kilise, aşağıdaki özelliklere sahip olmasıyla tanınabilir: Kilise Müjde’nin pak vaazı ile meşguldür; Mesih’in teşkil ettiği şekilde pak sakramentlerin uygulanmasını sağlar; hataları düzeltmek için kilise disiplinini uygular. Kısacası, Tanrı’nın pak Söz’üne uygun olarak buna zıt olan her şeyi reddeder ve tek Baş olarak İsa Mesih’i tutarak kendi kendini yönetir.”</p>
<p> </p>
<p>


<p></p>


</p>
<p><strong>KİLİSENİN KURULMASI VE KORUNMASI</strong></p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Bu iki işaretle (Müjde’nin duyurulması ve sakramentlerin uygulanması), Tanrı’nın gerçeğinin kaynağı ve bu gerçeği sevgiyle yansıtan bir araç olan kilisenin hem kurulduğunu hem de korunduğunu görebiliriz. Kilise, Söz’ün doğru bir şekilde vaaz edilmesiyle doğar ve vaftizin ve Rab’bin Sofrası’nın doğru bir şekilde uygulanmasıyla birlikte korunur ve ayırt edilir (İkinci işarette kilise disiplininin uygulanıyor olduğu varsayılmakta).</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Kesinlikle hiçbir kilise mükemmel değildir ama Tanrı’ya şükürler olsun ki, mükemmel olmayan birçok kilise sağlıklıdır. Yine de korkarım ki, birçok kilise Mesih’in tamamen tanrılığını ve Kutsal Kitap’ın tam yetkisini kabul etse bile, sağlıklı bir kilise değildir. Bu dönemlerde birçok kilise topluluğu uyuşmuş bir şekilde sadece lafta Hristiyan olmaya devam etmekte ve sonuç olarak da faydacılık (pragmatizm) ve küçük işler peşinde koşma çabaları baş göstermektedir. Bu doğrultuda yazılarımızda bahsettiğimiz dokuz işaret (9Marks), vaazların ve kilise önderliğinin tekrardan Kutsal Kitap’a uygun bir hale gelebilmesi adına bir eylem planı niteliğindedir. Çok fazla kilisenin amacı Tanrı’yı yüceltmek olmaktan çıkıp sadece kilisenin sayıca büyümek olmuştur ve bu amaca nasıl ulaşıldığı önemli olmaksızın, bu durumun Tanrı’yı yücelttiği varsayılmaktadır.</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Hristiyanların geniş kesimler tarafından hızla reddedildiği, müjdelemenin hoşgörüsüz bir şey olarak görüldüğü ve hatta resmen bir nefret suçu olarak sayıldığı bir toplumda, kendimizi değişime uğramış bir dünyanın içinde bulmaktayız. Topluma ait olabilmek adına uyum gösterdiğimiz kültür, Müjde düşmanlığıyla o kadar iç içe geçmiş bir hal alıyor ki, kültüre uyum sağlamak, ister istemez Müjde’yi kaybetmek anlamına geliyor. Böyle bir zamanda, Kutsal Kitap’a tekrardan kulak vermemiz, başarılı hizmet kavramını tekrardan düşünmemiz ve başarının her zaman anında meyve veren bir hizmetle değil, Tanrı’nın Sözü’ne gözle görülür bir sadakatle hizmet etmekle ölçüldüğünü anlamamız gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p>


<p></p>


</p>
<p><strong>YENİ BİR MODELE İHTİYACIMIZ VAR</strong></p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Kilise için yeni bir modele ihtiyacımız var. Ama aslında ihtiyacımız olan model eski bir model. Bize, görünen sonuçların başarı göstergesi olarak kabul edildiği bir kilise değil, Kutsal Kitap’a sadık kalmaya devam etmenin başarı olarak görüldüğü bir kilise gerekiyor. Bu yeni (eski) kilise modelinin temelinde iki ana ihtiyaç yer almaktadır: mesajın vaaz edilmesi ve Mesih’in öğrencilerine önderlik edilmesi. “Sağlıklı kilisenin işaretleri” içindeki ilk beş işaretin hepsi (açıklayıcı vaaz, Kutsal Kitap teolojisi, Kutsal Kitap’a dayalı Müjde anlayışı, Kutsal Kitap’a dayalı Mesih’e dönme anlayışı ve Kutsal Kitap’a dayalı müjdeleme anlayışı), Tanrı Sözü’nün doğru bir şekilde vaaz edilmesi kaygısını taşır. Diğer dört işaretse (kilise üyeliği, kilise disiplini, öğrenci yetiştirme ve gelişme isteği ve kilise önderliği), Hristiyan kimliğinin sınırlarının doğru bir şekilde belirlenmesiyle, bir başka deyişle öğrencilere nasıl yol göstereceğimiz konusuyla ilgilidir. </p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Bütün bunların nihai amacı, Tanrı’yı duyururken, O’nu yüceltmektir. Tarih boyunca Tanrı, kendisinin tanınmasını istemiştir (örn. Çık. 7:5; Yas. 4:34-35; Mez. 22:21-22; Yeş. 49:22-23; Hez. 20:34-38; Yuh. 17:26). Dünyayı yaratmış ve yaptığı her şeyi kendi yüceliği için yapmıştır. Bunu yapması doğrudur ve iyidir de. Mark Ross bu konuda şöyle diyor:</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>“Bizler Tanrı’nın en iyi kanıtlarındanız. . . Pavlus’un (Ef. 4:1-16’da) en büyük amacı, kilisenin Tanrı’nın yüceliğini göstermesi ve sergilemesi, bu sayede de O’nun, uğruna yaşanmaya değer bir varlık olmadığını söyleyen karanlığın hükümranlıklara karşı, Tanrı’nın karakterinin zafer kazanmasıdır&#8230; Tanrı Kendi adının yüceliğini, Kendi kilisesine emanet etmiştir.”</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Bu sözleri okuyan herkes, hem kilise önderi olanlar hem de olmayanlar, Tanrı’nın suretinde yaratılmıştır. Bizler Tanrı’nın kutsal doğasının ve doğru karakterinin yürüyen birer resmi olmalı, evrende herkesin görmesi için bu karakteri yansıtmalıyız. Özellikle de bunu, Mesih’te Tanrı’yla bir olduğumuz için yapmalıyız. Tanrı’nın bizi çağırdığı şey ve bizi buna çağırma amacı budur. O, bizi topluluklarımızla birlikte O’na katılmaya çağırıyor. Bunu kendi yüceliğimiz için değil, O’nun yüceliği için yapmamızı istiyor. </p>
<p>


<p></p>


</p>
<p><strong>* * * * * </strong></p>
<p>


<p></p>


</p>
<p>Editörün notu: Bu parça, <a href="http://9marks.myshopify.com/products/nine-marks-of-a-healthy-church-by-mark-dever"><em>Nine Marks of a Healthy Church</em></a> (Wheaton: Crossway, 2000) adlı kitabın giriş bölümünden derlenmiştir.</p>
<p>


<p></p>


</p>
<p><a href="https://www.9marks.org/by-author/mark-dever/"><strong>Mark Dever</strong></a></p>
<p>


<p></p><p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kilise-hizmetinde-basari-kavraminin-yeniden-anlasilmasi/">Kilise Hizmetinde Başarı Kavramının Yeniden Anlaşılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/dusuncelerim-nasil-degisti-kilise-toplulugunun-merkezde-olmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 12:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Temel Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=2502</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/dusuncelerim-nasil-degisti-kilise-toplulugunun-merkezde-olmasi/" title="Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Lisede Hristiyan olduğumdan beri, yerel kilise topluluğunun rolü hayatımda önemli bir yere sahip olmuştur. Hristiyan olduğum ilk yaz, kilise kütüphanesinde kilisemizin artan üye sayısını istatistiksel olarak toplayarak bir tablo aracılığıyla azalan katılım sayısıyla karşılaştırmak için, saatlerce zaman geçirdiğimi hatırlıyorum. Hazırladığım bilgisayar çağı öncesinden kalma bu grafik, katılım ve üye sayısını gösteren dikkatlice çizilmiş çizgilerden oluşan bir posterdi sadece ve 1940’lı veya 1950’li yıllarda aradaki fark ciddi bir şekilde açılıyordu. Bu grafik üzerinde saatlerce çalışmış olsam da, kilisemizde görünür bir yerde, asıldığı duvarda sınırlı sayıda kişi bununla ilgilenmişti. Grafiği izin almadan asmıştım (Bunu düşünmemiştim). Ama oradan indirilişi de oldukça hızlı oldu. </p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/dusuncelerim-nasil-degisti-kilise-toplulugunun-merkezde-olmasi/">Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/dusuncelerim-nasil-degisti-kilise-toplulugunun-merkezde-olmasi/" title="Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/02/How-My-Mind-Has-Changed-–-the-Centrality-of-the-Congregation.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Lisede Hristiyan olduğumdan beri, yerel kilise topluluğunun rolü hayatımda önemli bir yere sahip olmuştur. Hristiyan olduğum ilk yaz, kilise kütüphanesinde kilisemizin artan üye sayısını istatistiksel olarak toplayarak bir tablo aracılığıyla azalan katılım sayısıyla karşılaştırmak için, saatlerce zaman geçirdiğimi hatırlıyorum. Hazırladığım bilgisayar çağı öncesinden kalma bu grafik, katılım ve üye sayısını gösteren dikkatlice çizilmiş çizgilerden oluşan bir posterdi sadece ve 1940’lı veya 1950’li yıllarda aradaki fark ciddi bir şekilde açılıyordu. Bu grafik üzerinde saatlerce çalışmış olsam da, kilisemizde görünür bir yerde, asıldığı duvarda sınırlı sayıda kişi bununla ilgilenmişti. Grafiği izin almadan asmıştım (Bunu düşünmemiştim). Ama oradan indirilişi de oldukça hızlı oldu.</p>



<p>Bir Hristiyan olarak büyüdükçe ve üniversitede teoloji eğitimim boyunca Tanrı’nın lütfuna ilişkin anlayışım genişledikçe, kilise içerisindeki sözde Hristiyanlık hakkındaki endişelerim de büyüdü.&nbsp; “İman etti” denen çoğu kişinin imanı bana son derece sahte geldi. İman sayısına ilişkin şişirilmiş grafiklerin ve daha da önemlisi kendinden ve imanından emin ama aktif bir şey yapmayan insanları gördükçe, müjdelemeden şüphe eder oldum.</p>



<p>On yıla yakın bir süre önce doktora çalışmalarım sırasındaysa, aklım kilise konusuna ve özellikle de yerel topluluklar konusuna kaymaya başladı. Kilise dışı bir hizmette çalışan bir arkadaşımla, oldukça sarsıcı bir konuşma yaptığımı hatırlıyorum. İkimiz de aynı kiliseye katılıyorduk. Ben kiliseye şehre ilk taşındığımızda katılmaya başlamıştım. Arkadaşım da birkaç sene sonra sadece bir katılımcı gibi gelmeyi seçmişti. Bu katılımı içerisindeyse sadece sabah ibadetine katılıyor ve vaaz zamanı gelene kadar orada kalıyordu. Bir gün kendisine bunun nedenini sormaya karar verdim.</p>



<p>Arkadaşımın cevabı, kendi karakteristik dürüstlüğünü ve şeffaflığını yansıtacak şekilde olmuştu: “Toplantının geri kalanından benim alacağım bir şey yok.” Ben de kendisine şu soruyu sordum: “Daha önce tam anlamıyla kiliseye katılmayı, bir üye olmayı düşündün mü?” Gerçekten şaşırmıştı ve gülerek cevap verdi: “Kiliseye üye olmak mı? Tam anlamıyla katılmak mı? Bunu yapmam için bir neden düşünemiyorum. Neden burada olduğumu biliyorum ve o insanlar benim hızımı kesebilir.” O zaman için bu sözler bana çok soğuk gelmişti ama bunlar normal, içten, alçakgönüllü bir yürekle, müjdeci bir Hristiyan’ın Rab’bin bir saatini bile boşa harcamak istememesinden kaynaklanıyordu. Arkadaşım zamanını en iyi şekilde kullanmak istiyordu ve resmi bir kilise üyesi olmanın getirdiği kaygı ve sorumluluklar ona gereksiz görünüyordu.&nbsp;</p>



<p>“Benim hızımı kesebilir.” Bu sözler aklımda yankılandı. “Benim hızımı kesebilir.” Aklımdan birçok farklı düşünce geçti ama ona sadece basit bir soru sorarak cevap verdim: “Bu insanlarla el ele olursan, evet, belki onlar senin hızını kesebilir ama kendin onların hızlanmasına yardımcı olabileceğini hiç düşündün mü? Bunun Tanrı’nın senin ve bu insanların yaşamlarındaki planının bir parçası olabileceğini düşündün mü?” Bir süre daha devam etti ama benim için konuşmanın en can alıcı kısmı sona ermişti. Tanrı, bizleri birbirimizin yaşamında kullanmak istiyor, hatta bazen bu bizim için ruhsal olarak maliyetli gibi görünse bile.&nbsp;</p>



<p>Aynı zamanda Puritanlık akımı üzerine çalışmalarım, bana Elizabeth ve erken Stuart dönemlerinde kilise yönetimi hakkındaki tartışmaları okuma şansı verdi. Özellikle Westminster Meclisi’nde yapılan Büyük Münazara dikkatimi çekmişti. “Bağımsızlar” veya “Toplulukçular” gibi hareketlerin savunduğu “pastörel yetki, pastörel ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır” fikri, beni etkilemişti. Onların savunduğu fikir, yani yerel kilise topluluğunun aynı zamanda kilise disiplini ve doktrin konularında son karar mercii olması fikri, Kutsal Kitap’a dayalı ve ikna edici gibi görünüyordu (bkz. Mat. 18:17; 1.Kor. 5; 2.Kor. 2; Gal.; 2.Tim. 4). Hem pastörün hem de topluluğun, imanlıların Hristiyan yaşamını nasıl yaşamaları gerektiği noktasındaki rolü, aklımda daha fazla yer etmeye başladı.</p>



<p>Sonra, 1994&#8217;te bir baş pastör oldum. Daha önce de ihtiyarlık kurumuna çok saygım vardı ve iki farklı kilisede ihtiyar olarak görev yapmıştım. Ancak bu görevi yapmış olmak ve bir kilisede görevlendirilmiş tek ihtiyar olmak, bu kurumun önemini daha derinden kavramamı sağladı. Yakup 3:1 (“daha titiz bir yargılamadan geçmek”) ve İbraniler 13:17 (“canlarınız için hesap verecek kişiler”) gibi metinler aklımda daha da büyük göründü. Koşullar, Tanrı&#8217;nın yerel kiliseye verdiği önemi bana göstermek için kurulmuştu sanki. Küçük bir topluluğa yeni atanmış bir öğrencisine tavsiyelerini ilettiği bir mektubunda John Brown&#8217;ın bir sözünü okuduğumu hatırlıyorum: “Yüreğindeki gururu ve kendi topluluğunun etrafındaki diğer kardeşlerinin topluluklarına kıyasla daha küçük olmasından utanacağını biliyorum ancak yaşlı bir adamın sözlerine güven: Rab olan Mesih’in önünde, O’nun yargı kürsüsünde dururken, süründeki koyunların sayısının yeterli olduğunu düşüneceksin.” Toplulukla ilgilendikçe, böylesi bir sorumlulukla Tanrı&#8217;ya hesap verecek olmanın ağırlığını da hissettim.</p>



<p>Aldığım bu ders, her haftaki işlerim aracılığıyla beni daha da uyandırdı. İncil’deki Müjde kitapları ve daha sonra mektuplar aracılığıyla vaaz verirken, Hristiyan sevgisinin ne anlama geldiğini daha iyi açıklamak için tekrar tekrar fırsatım oldu. Her ne kadar bazı metinler Hristiyanların herkesi sevmesi gerektiğini öğretse de (örn. 1.Sel. 3: 12), bunu öğretmek için kullanılan klasik metinlerden birçoğu gerçekte birbirimizi sevmekle alakalıdır. Matta 25&#8217;ten vaaz verdiğim zamanı hatırlıyorum. Burada susamış olana içecek vermekle ilgili buyrukların, temelde “en basit kardeşlerimden biri&#8221; için olduğunu vurguluyordum ve vaazdan sonra biri gelip kendisinin “yaşamının ayetini” mahvettiğimi söyledi!</p>



<p>Ancak bana göre, “birbirimiz” ve “birlikte” sözlerinin geçtiği tüm metinlerde, Tanrı&#8217;nın kilisesine bakması ve onunla ilgilenmesi hakkında bildiğim teolojik gerçeklerin hepsi ete kemiğe bürünmeye başlamıştı. Efesliler 2 ve 3. bölümleri vaaz ederken, kilisenin Tanrı’nın bilgeliğini göksel varlıklara gösterme planının merkezi olduğu benim için açık bir hal aldı. Pavlus, Efes ihtiyarlarıyla konuştuğunda kiliseye, “Rab’bin kendi kanı pahasına sahip olduğu kilise” sözleriyle seslendi (Elç. 20:28). Ayrıca elbette daha önce Saul’un Şam yolunda Hristiyanlara zulme giderken yolu kesildiğinde, Dirilmiş Mesih, Saul&#8217;a neden bu Hristiyanlara ya da hatta neden kiliseye zulmettiğini sormadı. Bunun yerine, Mesih kendi kilisesiyle o kadar özdeşleşmişti ki, ona: “Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?”&nbsp;diye sordu (Elç. 9:4). Kilise, Tanrı&#8217;nın sonsuz planının, O’nun kurban oluşunun ve kendi daimi amaçlarının açıkça merkezindeydi.</p>



<p>Belki de tüm bunlar yerel kiliseden ziyade kilise öğretisinin merkeziyeti için bir açıklama niteliğindeymiş gibi görünebilir ancak Kutsal Kitap&#8217;tan her hafta vaaz ettikçe, benim için inkâr edilemez olan şey, Tyndale&#8217;in ecclesia kelimesini “topluluk” olarak tercüme etme kararının iyi bir tercüme olduğu oldu! Mesih’in öğrenciliğinin uygulandığı yer olduğu için yerel kiliseyi oluşturan ilişkiler ağı önemlidir. Sevgi büyük ölçüde yereldir. Yerel topluluk da bu nedenle tüm dünyanın görmesi için bu sevgiyi sergilediğini iddia eden yerdir. İsa, öğrencilerine Yuhanna 13:34-35&#8217;te şöyle öğretir: “Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin. Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır.” Falanca yerel kiliseyi korkunç bir yer olarak algıladıkları için Mesih&#8217;e yabancılaşmış arkadaşlar ve aileler de gördüm. İsa&#8217;nın öğrettiği ve yaşadığı sevgiyi tam olarak gördüklerinden dolayı Mesih&#8217;e gelen arkadaşlar ve aileler de gördüm. İnsanların birbirlerine karşı olan sevgilerini, O’nun gösterdiği özverili sevgiyi gördüler ve doğal bir çekim hissettiler. Dolayısıyla topluluk –Söz&#8217;ün koruyucusu ve gözeticisi olarak topluluk– benim müjdeleme anlayışımda ve müjdelemeyle ilgili nasıl plan yapılması ve dua edilmesi gerektiğine ilişkin anlayışımda daha da merkezi bir hale geldi.</p>



<p>Topluluk ayrıca başkalarının gerçekten Mesih&#8217;e dönüp dönmediğini nasıl ayırt edeceğimize ve kendi imanımızın güvencesine nasıl sahip olacağımıza dair anlayışımda da daha merkezi bir hal aldı. Üzerinde vaaz vermeye hazırlanırken, 1. Yuhanna 4:20-21&#8217;den çok etkilendiğimi hatırlıyorum: “‘Tanrı’yı seviyorum’ deyip de kardeşinden nefret eden yalancıdır. Çünkü gördüğü kardeşini sevmeyen, görmediği Tanrı’yı sevemez&#8230; Tanrı’yı seven kardeşini de sevsin.” Yakup 1 ve 2 de aynı mesajı taşıyor. Bu sevgi, isteğe bağlı bir şey gibi görünmemektedir.</p>



<p>Daha yakın zamanlarda, topluluğun merkeziyetiyle ilgili bu düşüncelerim, yerel topluluğun disipliniyle –geliştirici ve düzeltici disiplinle– ilgili de bazı yeni bakış açıları kazanmamı sağladı. Topluluğumuzda birbirimize bağımlı olacaksak, öğrenci olmanın bir parçası olarak disiplinin olması gerektiği de açıktır. Ayrıca eğer Yeni Antlaşma&#8217;da gördüğümüz türden bir disiplin olacaksa, başkalarını tanımalı, onlara bağlı olmalıyız ve bizleri tanımalarına izin vermeliyiz. Ayrıca yetkililere de güvenmeliyiz. Evlilikte, evde ve kilisede yetkiye güvenmenin uygulanabilirliği yerel düzeyde şekillenir. Bunu yanlış anlamak ve yetkilileri beğenmeyip onlara içerlenmek, Düşüş’ün içeriğiyle de oldukça benzer görünmektedir. Dolayısıyla da, bunu anlamak Tanrı’nın bizimle olan ilişkisini yeniden inşa etmeye yönelik merhametinin kalbinde yatıyor gibi görünüyor. Bu ilişki de yetki ve birbirini sevmeyi içeren bir ilişkidir.</p>



<p>Sonuçta, geçmişte Hristiyanların kiliseye katılmama olayını neden bu kadar önemli bir konu olarak gördüğünü anlayabiliyorum. Ayrıca bu üye ve katılım arasındaki uçurumun artmasına seyirci kalmaya başladığımızda, pek çok düzeyde nasıl bir hasar doğmaya başladığını da görebildiğimi düşünüyorum. Kilise katılımıyla ilgili kararları tüm topluluğu ilgilendiren bir konu olmaktan çıkarıp onu sanki kişisel bir meseleymiş –bizleri ilgilendirmez– gibi ele almak, topluluklarımızda ve bir zamanlar onlara katılan birçok insanın hayatında ağır bir tahribat yarattı.</p>



<p>Her hafta başka bir yerde olan sözüm ona “Hristiyan önderler” ve topluluğun önemini anlamayan pastörler hakkında aklımda dolaşan çok fazla soru var ve zavallı koyunlar, memnun kalmamış müşteriler gibi bir kiliseden diğerine gezip duruyorlar. Rab dilerse, önümüzdeki on yıl, geçtiğimiz yıl kadar ilginç olacak.</p>



<p><em>Editörün Notu: Bu makale ilk olarak Modern Reformation adlı derginin Ocak/Şubat &#8217;02 sayısında basılmıştır ve burada izinle revize edilerek tekrardan basılmıştır. Modern Reformation&#8217;a online olarak şuradan ulaşabilirsiniz: www.modernreformation.org.</em></p>



<p><strong>Mark Dever</strong></p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/dusuncelerim-nasil-degisti-kilise-toplulugunun-merkezde-olmasi/">Düşüncelerim Nasıl Değişti – Kilise Topluluğunun Merkezde Olması</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
