<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öğrenci Yetiştirme arşivleri - Müjde Birliği</title>
	<atom:link href="https://mujdebirligi.com/tag/ogrenci-yetistirme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mujdebirligi.com/tag/ogrenci-yetistirme/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jun 2022 10:24:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>
	<item>
		<title>İman, Krizde Dövülür</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 07:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4323</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/" title="İman, Krizde Dövülür" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İman, Krizde Dövülür" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Kutsal Kitap fena ölçüde ciddi bir kitaptır. Gerçeklere dair bir kitaptır ve hepimizin çok iyi bildiği üzere, gerçekler genellikle gaddardır. Kutsal Kitap bu gerçeği hiçbir şekilde ballandırıp olduğundan daha iyi göstermemekte, gerçekleri rahatsız edici bir dobralıkla açıklamaktadır. Kutsal Yazılar’ın büyük bir kısmı gaddar zamanlar içerisinde, savaş, stres, tükenmişlik ve hatta depresyon altındaki yazarlar tarafından yazılmıştı. Üstelik Kutsal Kitap’ın doruk noktasında, Kutsal Kitap’ın mesajının en temelinde, Tanrı Oğlu’nun gaddar bir Roma çarmıhındaki kanlı ölümü vardır.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/">İman, Krizde Dövülür</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/" title="İman, Krizde Dövülür" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İman, Krizde Dövülür" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/15.-İman-Krizle-Dövülür.mp3"></audio></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h4>



<p>Kutsal Kitap fena ölçüde ciddi bir kitaptır. Gerçeklere dair bir kitaptır ve hepimizin çok iyi bildiği üzere, gerçekler genellikle gaddardır. Kutsal Kitap bu gerçeği hiçbir şekilde ballandırıp olduğundan daha iyi göstermemekte, gerçekleri rahatsız edici bir dobralıkla açıklamaktadır. Kutsal Yazılar’ın büyük bir kısmı gaddar zamanlar içerisinde, savaş, stres, tükenmişlik ve hatta depresyon altındaki yazarlar tarafından yazılmıştı. Üstelik Kutsal Kitap’ın doruk noktasında, Kutsal Kitap’ın mesajının en temelinde, Tanrı Oğlu’nun gaddar bir Roma çarmıhındaki kanlı ölümü vardır.</p>



<p>Dolayısıyla, Kutsal Kitap’ı açtığımızda, nadiren bize hafif gelen okumalara rastlarız.</p>



<p>Mezmurlar kitabında, Tanrı esiniyle yazılmış ve yüzyıllarca sayısız imanlıya ölçülemez teselliler sunmuş olan bu ruhsal şiir kitabında bile, sıklıkla insanı geren temalarla karşılaşmaktayız. Birçok mezmurda, yazarların belirli bir gaddar gerçeğe şahit olduklarını, Tanrı’nın vaatlerine ve amaçlarına yönelik anlayışlarının veya beklentilerinin sarsıldığını ve kendi değer verdikleri Tanrı’ya güvenme konusunda sıkıntılar yaşadıklarını okuyoruz.</p>



<p>Bu mezmurlar bizim <em>ağıt mezmurları </em>dediğimiz kategoriye karşılık gelmektedirler. 10. Mezmur gibi bazı ağıt mezmurlarında, Tanrı esiniyle yazmakta olan bir yazarın kendi iman krizinin ayetlerde nasıl yer bulduğunu okumaktayız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanrı’ya Bunu Diyebilir Miyiz?</h2>



<p>Bunu 10. Mezmur’un başlangıç ayetinde hemen görüyoruz:</p>



<p><em>Ya RAB, neden uzak duruyorsun,<br>Sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun? (Mezmurlar 10:1)</em></p>



<p>Tanrı’ya söylenecek şaşırtıcı bir cümle. Bir Hristiyan hedonist böyle dua edebilir mi?</p>



<p>Soruyu niçin mi bu şekilde sordum? Desiring God Hizmetleri olarak bizler, Kutsal Kitap’ta bizim <em>Hristiyan hedonizmi</em> dediğimiz bir yaşam tarzının öğretildiğine inanıyoruz. Kutsal Yazılar’da, bir Hristiyan’ın yalnızca bazı Hristiyanlık öğretilerine aklen onay veren bir kişi olmadığını görüyoruz. Bir Hristiyan, Tanrı’yı tüm yüreğiyle sever (Matta 22:37), Tanrı’yı en değerli hazinesi olarak benimser (Matta 13:44-46; Filipililer 3:7-8; İbraniler 11:24-26) ve zevkinin en yüce ve en kalıcı kaynağı olarak Tanrı’yı arar (Mezmurlar 16:11). Kutsal Kitap’ın Üçlübirlik Tanrısı, Hristiyan’ın “sevinç kaynağı” olmalıdır (Mezmurlar 16:11). Bir cümleyle özetleyecek olursak, Hristiyan hedonist Kutsal Yazılar’ın şunu öğrettiğine inanır: <em>Biz Tanrı’da en çok ne zaman tatmin bulursak, Tanrı da en çok o zaman yüceltilmiş olur.</em></p>



<p>Kesinlikle Mezmurlar kitabında, Mezmurlar 73:25-26 ayetlerinde olduğu gibi Hristiyan hedonizmini yansıtan birçok ayet bulabilmekteyiz:</p>



<p>Senden başka kimim var göklerde?<br><em>İstemem senden başkasını yeryüzünde.<br>Bedenim ve yüreğim tükenebilir,<br>Ama Tanrı yüreğimde güç,<br>Bana düşen paydır sonsuza dek.</em></p>



<p>Peki ya yazarın masum, çaresiz insanların uğradığı adaletsiz, küstah ve şiddet dolu olaylar karşısındaki acı dolu şaşkınlığıyla birlikte yas tuttuğu 10. Mezmur’a ne demeli? Yazar yalnızca şahit olduğu kötü eylemlerden rahatsızlık duymuyor. Aynı zamanda kötülerin kötülükleriyle refah bulmalarından da rahatsızlık duyuyor. Üstelik Tanrı, o adil Yargıç, bunların yaşanmasına müsaade ediyor gibi görünüyor. Böylece yazar, Kutsal Kitap’ta çoğunlukla gördüğümüz açık yüreklilikle, Tanrı’ya soruyor: “Neden sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun?” Bir insan Tanrı’yı gerçekten seviyor, O’na güveniyor ve O’na her şeyden çok değer veriyorsa, bu şekilde dua edebilir mi? Tanrı’da sevinç bulan bir kişi, Tanrı’nın uzak ve ilgisiz görünmesinden dolayı hiç hayıflanabilir mi?</p>



<p>Kısaca, evet. Hatta, Hristiyan hedonistler Tanrı’ya belirli zamanlarda bu şekilde dua ederler <em>çünkü </em>O bizim “sevinç kaynağı”mızdır, <em>çünkü </em>O’na değer veriyoruz, <em>çünkü </em>O’nu seviyoruz. Ayrıca çünkü bazen, Tanrı’nın işleyişine ve zamanlamasına anlam vermek acı verici bir şekilde zordur. Bu kederli-ama-sevinçli olma durumunu, 10. Mezmur’un gaddar gerçeklerinde görmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanrı Neden Uzak Geldi?</h2>



<p>İlk olarak, Mezmur yazarına neyin sıkıntı verdiğini anlamamız gerekiyor. Sıkıntısını şu şekilde dışarı vuruyor:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>“Kötüler gururla mazlumları avlıyor” (Mezmurlar 10:2)</li><li>“Açgözlü insan RAB&#8217;be lanet okur, O&#8217;nu hor görür” (hatta Tanrı’nın varlığını inkâr eder) (Mezmurlar 10:3-4)</li><li>“Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu; dilinin altında kötülük ve fesat saklı” (Mezmurlar 10:7)</li><li>“Masumu gizli yerlerde öldürür” (Mezmurlar 10:8)</li><li>“Kapmak için mazlumu bekler ve ağına düşürüp yakalar” (Mezmurlar 10:9)</li></ul>



<p>Mazlumlar maddi kazanç uğruna güç sahibi olan biri (veya birden fazla kişi) tarafından kötüye kullanılmakta ve hatta katledilmektedirler. Kurbanlar “çaresiz” veya savunmasız bir durumdadır ve bu nedenle “saldıranın üstün gücü altında” ezilmektedirler (Mezmurlar 10:10). Bunlar insanın dilinin tutulacağı eylemlerdi ama sessiz kalmak sadece tüm bunların haksızlığına haksızlık katardı. Bu yüzden de, Yeremya gibi, Mezmur yazarı da “sessiz duramıyor” (Yeremya 4:19).</p>



<h2 class="wp-block-heading">İmanın Krizde Yankılanışı</h2>



<p>Mezmur yazarı, gördüğü kötülüğü sözlere döküyor. Ondaki haklı öfkeyi sezebiliyoruz. Böylesine dehşet verici bir zulüm ve haksızlık, onu (ve bizi) <em>öfkelendirmelidir</em>.</p>



<p>Ama Mezmur yazarı zorlu bir içtenlikle Tanrı’ya sesleniyor olsa da, öfkesinin Tanrı’ya yönelmiş olduğuna inanmıyorum. Öfkesi böyle bir yıkıma yol açan kötülere yönelmiş bir durumda. Mezmur yazarı kötülük dolu suçlulara karşı beslediği kızgın öfkesiyle ve kurbanlara karşı beslediği gözü yaşlı şefkatiyle, Tanrı’ya dönüyor <em>çünkü </em>adalet ve kurtuluş için umudu Tanrı’dadır. İşte bu yüzden <em>dua ediyor</em>.</p>



<p>Bizler de böyle kötü haksızlıklara maruz kalıyor, bazen kurban oluyoruz. Günümüzde, daha doğmamış olan masum, savunmasız bebekler yasalar uyarınca katlediliyor ve hem çocuklar hem de zayıf ve köşeye sıkışmış olan yetişkinler, seks ticaretine köle olup satılıyorlar. Tüm bunlar, haksızlığı uygulayan kişilere maddi kazanç sağlıyor. Bu tür şeyler karşısında, sessiz kalamayız. Özellikle de Tanrı karşısında. Mazlumlara olan şefkatimizden ve zalimlere olan haklı öfkemizden ötürü, yas dolu yüreklerimizi umudumuz olan (Mezmurlar 43:5) ve bize umudumuzu veren (Mezmurlar 62:5) Tanrı’ya dökmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Krizde Haykırmayı Öğrenmek</h2>



<p>Ama yine de, 10. Mezmur’un giriş ayetlerini işittiğimizde, sanki yazarın öfkesinin bir kısmı da Tanrı’ya yönelmiş gibi geliyor:</p>



<p><em>Ya RAB, neden uzak duruyorsun,<br>Sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun? (Mezmurlar 10:1)</em></p>



<p>Eğer bu öfke, gözlerin açılması veya hayal kırıklığı değilse, nedir? Bu, bir iman krizinin acı dolu karışıklığının kelimelere dökülmesidir.</p>



<p>Öncelikle, iman krizinin iman terkiyle karıştırılmaması gerekir. Neredeyse her imanlı farklı türden iman krizleri tecrübe etmektedir ve çoğunlukla imanın büyüyüp güçlenmesi için iman krizlerine katlanmamız gerekmektedir (birazdan buna daha da değineceğiz). Ama bu Mezmur yazarının Tanrı’yı terk etmiyor olduğunun en bariz kanıtı, <em>bu mezmurun varlığı</em>dır – Mezmur yazarı burada dua ediyor! Ayrıca duasıyla, derinden sevdiğimiz kişiler bizim anlayamadığımız şekillerde davrandıklarında (ya da davranmıyor gibi göründüklerinde) onlara verdiğimiz tepkiye benzer bir şekilde, Tanrı’ya tepki veriyor. Kafa karışıklığını ve acısını dürüstçe dışarı vuruyor.</p>



<p>Mezmur yazarının ruhu sıkıntı dolu çünkü Kutsal Kitap’a dayalı bir şekilde Tanrı’nın karakterine ilişkin sahip olduğu bilgi ile o anda şahit olmakta olduğu gerçeklik uyuşmuyor gibi görünüyor. O, Tanrı’nın çaresizlerin ve savunmasızların “hakkını gözeten” (Yasa’nın Tekrarı 10:18) “adil bir yargıç” olduğuna (Mezmurlar 7:11) inanıyor. Çaresiz insanların gaddar zalimlerinin “her zaman başarı” bulduklarını görüyor. Tanrı’nın böyle bir haksızlığı niçin derhal durdurmadığı, kendi aklının çok ötesinde. Bu, onun için bir kriz anı ve bunun böyle olduğunu Tanrı’ya söylüyor.</p>



<p>Ancak ben, Mezmur yazarının burada Tanrı’ya neden gizlendiğini sorarak O’nu sorumsuzlukla suçluyor veya aşağılıyor olduğunu varsaymanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Yazarın burada yaptığı şey, kendi gerçeklik <em>deneyimi</em>ni, yani durumun kendisine sınırlı duyu organlarıyla ne şekilde göründüğünü betimlemektir. Ayrıca bu şekilde dua ediyor olmasının sebebi, tam anlamıyla Tanrı’yı derinden önemsemesi, O’nu sevmesi ve O’na güvenmesidir.</p>



<p>Böyle bir tepki, iman krizine verilecek iman dolu bir Hristiyan tepkisidir. Kutsal Yazılar’dan Tanrı’ya dair bildiklerimizle dünyada gözlemlediklerimiz arasında bir örtüşmezlik görüp acı verici bir şekilde kafamız karıştığında, Tanrı’nın ilahi takdirinin gizemi bizim sınırlı anlayışımızla çarpıştığında, Tanrı bizden O’na yakarmamızı istemektedir. O’na yakarmamızı istemektedir <em>çünkü </em>yaşadığımız şeyler inandığımız şeylere meydan okuduğunda bile, O’nu seviyor ve O’na güveniyoruzdur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hristiyan Hedonist ve İman Demiri</h2>



<p>Kutsal Kitap’ın gerçeklik hakkında bu denli dürüst bir şekilde konuşuyor olması, O’nun kendi kendini doğrular nitelikte bir kitap olmasının bir yönüdür. Katıksız dürüstlük, içtenliğin ve doğruluğun bir işaretidir. Ayrıca Kutsal Kitap’ın Mezmur yazarının kötülük sorunuyla yaşadığı iman krizine de yer veriyor olması, Mezmurlar’ın bunca zamandır birçoklarına teselli olmuş olmasının sebebidir. Nitekim biz de böyle krizler deneyimlemekteyiz.</p>



<p>Er ya da geç, her Hristiyan bir iman krizi yaşar – ki bazılarımız için bu birden fazla kez olur. Ama <em>iman krizi </em>demek, <em>iman kaybı </em>demek değildir. Hatta, imanın gerçekte ne olduğunu öğrenmemiz genellikle bu tür krizler aracılığıyla olmaktadır.</p>



<p>Kutsal Yazılar imanlıların çeşitli krizlere katlandığı anlatılarla doludur. Tüm bunlarda Tanrı, yaşamın gaddar gerçeklerine tümüyle hükmetmiş, imanlıların anlayışlarını ve beklentilerini oldukça aşmış ve onları büyük mücadelelere sürüklemiştir. İbraniler 11’de yer alan “İman Listesi”, “gözle görülene değil, imana dayanarak” yaşamanın (2. Korintliler 5:7) gerçekte ne demek olduğunu krizler aracılığıyla öğrenmiş olan böyle imanlılarla doludur.</p>



<p>Önceki paragraflarda Hristiyan hedonistin Mezmurlar 73:25-26 ayetleriyle dua etmeyi sevdiklerinden bahsetmiştim:</p>



<p><em>Senden başka kimim var göklerde?<br>İstemem senden başkasını yeryüzünde.<br>Bedenim ve yüreğim tükenebilir,<br>Ama Tanrı yüreğimde güç,<br>Bana düşen paydır sonsuza dek.</em></p>



<p>Bahsetmediğim şeyse, 73. Mezmur’un bir başka iman krizi örneği olduğuydu. Bu dua, o krizin bir meyvesidir. Dolayısıyla, kendi kriz anlarınız baş gösterdiğinde, imanınızın, sevginizin ve sevinciniz yok olduğunu varsaymayın. Tanrı’nın sizi acılar fırınında geliştirmek istediğini varsayın. Çünkü bir Hristiyan hedonistin imanının dövülmesi, genellikle iman krizinin ateşleriyle gerçekleşir.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/">İman, Krizde Dövülür</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/15.-İman-Krizle-Dövülür.mp3" length="11967807" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 07:52:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4311</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/" title="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” (Markos 9:24). Acılar çeken çocuğu adına İsa’ya seslenen çaresiz bir babanın bu yakarışı –bu duası– oldukça derin, zorlu, afallatıcı ve tanıdık bir insan deneyimini beş basit kelimeyle yansıtmaktadır. İsa’nın tüm takipçilerinde hem inanma hem inanmama, hem iman etme hem de kuşku duyma vardır. Bunlar aynı anda hepimizin içindedir.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/">İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/" title="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/03.İnanan-Herkes-İmansizlikla-Mücadele-Eder.mp3"></audio></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h4>



<p>“İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” (Markos 9:24). Acılar çeken çocuğu adına İsa’ya seslenen çaresiz bir babanın bu yakarışı –bu duası– oldukça derin, zorlu, afallatıcı ve tanıdık bir insan deneyimini beş basit kelimeyle yansıtmaktadır. İsa’nın tüm takipçilerinde hem inanma hem inanmama, hem iman etme hem de kuşku duyma vardır. Bunlar aynı anda hepimizin içindedir.</p>



<p>Bu paradoksal durumu Kutsal Yazılar’ın başka yerlerinde de görmekteyiz. Petrus’ta görüyoruz; su üzerinde yürümeye başlamasıyla imansızlığın baş göstermesi bir olmuştu (Matta 14:28-31). Tomas’ta görüyoruz; İsa’nın dirilişine dair fiziksel bir kanıt görmediği sürece “İnanmam” diyordu ancak aynı zamanda, İsa kendisine görünene dek diğer öğrencilerle birlikte kalacak kadar da inanıyordu (Yuhanna 20:25-26). Aynı durumun 73. Mezmur’da olduğu gibi Mezmurlar kitabında da işlendiğini görüyoruz; Tanrı’nın kutsalları burada da sesli bir biçimde kendi imansızlıklarıyla mücadele ediyorlar. Ayrıca bunu oldukça sık bir şekilde kendimizde görüyoruz ve buradaki çaresiz babayla kendimizi özdeşleştirebilmemizi sağlayan şey de bu. İmansızlık, imanlılar için “herkesin karşılaştığı” bir ayartıdır (1. Korintliler 10:13).</p>



<p>Ancak bu her ne kadar ortak (ve çoğunlukla da sinsi) bir ayartı olsa da, ruhsal olarak tehlike arz eden, bizi “diri Tanrı&#8217;yı terk” etmeye götürebilecek bir ayartıdır (İbraniler 3:12). Var gücümüzle savaşmamız gereken bir düşmandır.</p>



<p>Bu düşmana karşı hepimiz farklı şekillerde mücadeleler vermekteyiz çünkü hepimiz, bizi belli başlı imansızlık türlerine karşı savunmasız bırakacak farklı deneyimlere ve farklı mizaçlara sahibiz. İmansızlık karşısındaki kendi özel zayıflıklarımızı görebilmek adına yardım almak, savaşlarımızı kazanmak için olmazsa olmazdır. Üstelik İsa, O’ndan dilediğimizde, bize bu konuda yardımcı olmaktan memnuniyet duymaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çaresiz ve Zayıf Baba</h2>



<p>Markos 9:14-29 ayetlerindeki hasta çocuğun babasının da, imansızlığa karşı kendine özgü bir zayıflığı vardı ve bunun sebebini anlamak zor değildir. İsa’yla karşılaştığı ana kadar neler yaşamış olduğunu hayal edin sadece.</p>



<p>Yıllarca elinden geleni yapmış, oğluna yardım edebilmek için her şeyini vermişti (Markos 9:21). Oğlunun yakalandığı hastalığın şeytani bir kaynağı vardı; oğlana küçük yaşlardan beri eziyet ediyor, ona şiddetli nöbetler geçirterek konuşmasını engelliyordu (Markos 9:17-18). Baba ve hiç şüphesiz karısı, değerli çocuklarını –tek oğullarını (Luka 9:38)– bugüne dek birçok kez ölümden döndürmüş, onu ateşten ve sudan almışlardı (Markos 9:22). Bu da onların her günlerini, acaba çocuklarını kurtarmak için bir sonraki sefer yine zamanında yetişip yetişemeyeceklerine dair bir korkuyla geçirdikleri anlamına geliyordu. Ayrıca bu gündelik korkunun yanında geleceğe ilişkin de korku duyuyor, ikisinden biri artık oğullarını kurtarmak üzere hayatta olmadığında ne olacağını bilmiyorlardı.</p>



<p>Aynı zamanda gece gündüz tetikte olmanın verdiği bir tükenmişlikle yaşıyorlardı. Stres ve acı dolu ebeveynlik yaşantılarından dolayı, belki kendi evlilik ilişkilerinde de tekrar tekrar bazı gerilimlere katlanmak zorunda kalmışlardı. Oğullarını kurtarmak için her yolu denemeleri, muhtemelen onları maddi olarak da etkilemişti. Oğulları için yardım bulmak adına doğrudan kazandıklarını kaybediyor ve çocuklarına ayırdıkları zamandan ötürü, para kazanmaya daha az zamanları kalıyor ve dolaylı olarak yine bir kazanç kaybı yaşıyorlardı. Bunların üstüne bir de muhtemelen ya kendilerinin ya da çocuklarının günah işlemiş ve bu laneti üzerine getirmiş olma düşüncesinin utancıyla yaşıyorlardı. Başkalarının da bu şekilde irdelemeler yapıyor olduğunu bilmek, bu utancı daha da arttırıyor olabilirdi (Yuhanna 9:1-2’de olduğu gibi).</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ortak Bir Savaşta Farklı Mücadeleler</h2>



<p>Dört yanı kuşatılmış olan bu baba, şüphesiz kendi değerli oğlu için sık sık dua etmişti ama gözle görülür hiçbir sonuç ortaya çıkmamıştı. Şüphesiz, diğer ruhsal önderlere veya şeytan çıkaran kişilere bu cini çıkarmaları için başvurmuş ama hiçbir fayda etmemişti.</p>



<p>İsa’nın hastalıklar ve cinler üzerindeki gücüne dair anlatılan hikâyeleri duymak, onu oldukça heyecanlandırmış olmalı ki, oğlunu O’nu görmesi için İsa’ya getirmişti. Bu ünlü öğretmeni bulamayınca da yardım için O’nun öğrencilerine yakardı. Ancak bu öğrenciler de babanın öncesinde yardım dilediği kişilerden daha büyük bir fayda gösteremiyordu (Markos 9:18). Babanın umudunun ve dolayısıyla da imanının, İsa ortaya çıktığı zaman niçin azalır bir durumda olduğunu anlayabiliyoruz.</p>



<p>Tüm bunları anlatıyor olmamın sebebi, bu babanın da nasıl bize benzer olduğudur. İmansızlığının temelinde kendi özel deneyimleri vardı. Bizim de var. Babanın korkuları ve hayal kırıklıkları, onun beklentilerini şekillendiriyordu. Bizim de öyle. Zayıftı. Kişisel olarak yüreğinin derinliklerinde, iman savaşını kaybetme noktasında savunmasızdı. Biz de öyle. Bu adamın İsa’ya, “Elinden bir şey gelirse, bize yardım et, halimize acı!” deyişini duyduğumuzda, onunla yakın bir bağ kurabiliyoruz çünkü muhtemelen biz de bugüne dek benzer şekilde dua ettik veya benzer şeyleri düşündük.</p>



<p>İsa’nın burada da, daha öncesinde acıma duygusuyla dokunup, “İsterim, temiz ol” dediği cüzamlıya verdiği tepkiye benzer şekilde tatlılıkla tepki vermesini bekliyor olabiliriz (Markos 1:40-42). Ama İsa, böyle tepki vermedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Şaşırtıcı, Merhamet Dolu Azar</h2>



<p>İsa’nın bu babaya verdiği tepki bizi gafil avlıyor: “Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!” (Markos 9:23). Bizim için şoke edici bir cevap. Çünkü çoğumuz, kendimizi cüzamlı kişidense buradaki babanın çektiği zorluklarla daha çok özdeşleştirebiliyoruz. İsa’nın bu adamı teselli etmesini bekliyoruz ama bunun yerine, onu azarlıyor. Merakla şu soruyu soruyoruz: İsa acaba bizim imansızlığımıza da böyle mi yaklaşıyor?</p>



<p>Bu soruyu verilebilecek yanıtlardan biri, Müjde kitaplarında İsa’nın tekrar tekrar, iman gösterenleri onayladığı ve kuşku ve imansızlık gösterenleri azarladığıdır. İsa’nın iyileştirdiği cüzamlı burada iyi bir örnektir. Bu adam İsa’ya, “İstersen beni temiz kılabilirsin” demişti (Markos 1:40). Bu bir iman beyanıdır ve İsa’da şefkat dolu bir şifa cevabı uyandırmıştır.</p>



<p>Ancak hasta oğlanın babası İsa’ya, “<em>Elinden bir şey gelirse</em>, bize yardım et, halimize acı!” diyor (Markos 9:22). Bu ricada iman vardır; nitekim İsa’yı bulmasının sebebi imandır. Ama aynı zamanda burada imansızlık da vardır; babanın bir yanı, İsa’nın diğer insanlardan daha başarılı olmayacağını düşünmektedir. Bu nedenle de baba, tıpkı Petrus’un suda ve Tomas’ın da İsa sonunda kendisine göründüğünde olduğu gibi (Matta 14:31; Yuhanna 20:27-29), İsa tarafından azarlanmaktadır.</p>



<p>Bizim hatırlamamız gereken şeyse şudur: İmansızlığın kendisini zehirlemesine, imanını güçten düşürmesine ve davranışını kontrol etmesine izin veren bir imanlının, İsa tarafından yediği azar, büyük bir merhamettir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Terbiyedeki Merhamet</h2>



<p>İman, Tanrı’nın kurtuluş, kutsallaştırma ve ruhsal armağan lütuflarının aktığı kanaldır. İmansızlık bu kanalı tıkar ve dolayısıyla da Tanrı lütfunun akışına engel olur (Yakup 1:5-8). Bu yüzden, İsa’nın bu adamın imansızlığını azarlaması merhamet dolu bir acıdır. Rab’bin, imansızlık hastalığını (bir başka benzetme kullanacak olursak) ortaya çıkarmak üzere verdiği anlık terbiyedir. Öyle ki, imanlı bu hastalığın nasıl bir şey olduğunu görebilsin ve onunla savaşabilsin. Çünkü savaşmadığı takdirde, Rab’bin kutsallığına ortak olamayacak ve esenlik veren doğruluk meyvelerini gösteremeyecektir (İbraniler 12:10-11).</p>



<p>Bu anlamda, İsa iyi bir hekimdir. İyi bir doktor, hastadaki kanseri nasıl hafife almıyorsa, İsa da kuşkuyu ve imansızlığı hafife almaz. Ortaya çıkarılmadığı ve tedavi edilmediği takdirde, kişiyi öldürecektir. İsa’nın burada yapmakta olduğu şey, tıpkı Petrus’a ve Tomas’a yaptığı gibi, bocalamakta olan bu babanın imansızlık günahını görmesine yardımcı olmaktır.</p>



<p>Üstelik işe de yaramıştır. Bunu babanın İsa’ya yönelttiği perişan yakarışta görebiliyoruz: “İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” Ayrıca İsa, Petrus’u sudan kurtardığı ve Tomas’a da ellerini ve böğrünü gösterdiği gibi, bu babanın imanını da tüm eksikliklerine rağmen onurlandırmış ve oğlanı özgür kılmıştır (Markos 9:25-27).</p>



<h2 class="wp-block-heading">İsa İmansızlığınızı Görmenize Yardım Eder</h2>



<p>İsa’ya inanlarımızın tümü, aynı zamanda O’na inanmamaktadır. Bu şaşırtıcı bir şey değildir çünkü hepimiz içimizde aldatıcı günahla yaşıyoruz (İbraniler 3:13). Hepimiz düşmüş, aldatıcı bir dünyada yaşıyoruz. Bu nedenle, sürekli olarak imansızlıkla mücadele ederek, iman savaşını sürdürmemiz gerekiyor (1. Timoteos 6:12).</p>



<p>Ama imansızlığın bizdeki varlığı çoğunlukla sinsidir. Onu her zaman net bir biçimde göremeyiz. Kökleri kişisel deneyimlerimize ve mizaçlarımıza uzanmaktadır ve bu da bizi, onun aldatıcılığı karşısında farklı şekillerde savunmasız bırakmaktadır. Kuşkularımız anlaşılır, hatta meşru görünebilir. Ama her günah ve her yozlaşmışlık gibi, imansızlık da ruhsal açıdan tehlikelidir. Gerçekte ihtiyacımız olan şey, içimizden bundan kaçmak gelse de, İsa’nın bize merhamet dolu bir şekilde imansızlığımızı görme konusunda yardımcı olmasıdır. Anlık ve acılı bir terbiye anlamına gelse bile, gerçekte ihtiyacımız olan şey budur.</p>



<p>Onlarca yıldır İsa’yı takip eden biri olarak, O’nun terbiyesini çok kez tecrübe ettim ve buna son zamanlar da dahil. Hatta imansızlık semptomlarını fark ettiğim anda (ki bu benim için kalıcı, kasvetli, kuşku, şüphe, kendine acıma ve kendine yönelmeyle dolu bir deneyim), O’na beni terbiye etmesi için <em>dilekte bulunma</em>yı bile öğrendim. İsa’dan beni terbiye etmesini istememin sebebi imansızlığımın ifşa edilmesinden doğan acı ve alçaltılmadan zevk almam değil, Tanrı’nın var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine tümüyle inanmaktan doğan sevinci istememdir (İbraniler 11:6). O’nun bana akan lütuf kanalının hiçbir engelle karşılaşmamasını istiyor ve Mezmur yazarıyla birlikte şu şekilde dua ediyorum:</p>



<p>Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi,<br>Sına beni, öğren kaygılarımı.<br><em>Bak, seni gücendiren bir yönüm var mı,<br>Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda! (Mezmurlar 139:23-24)</em></p>



<p>Gördüm ki, İsa bu isteğime cevap veriyor.</p>



<p>Size de cevap verecektir. “İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” duasına cevap verecek ve imansızlığınızı, saklamak istediğiniz yerleri açığa çıkararak, mücadelenizde size yardım edecektir. Ancak O’nun terbiyesinden korkmayın; imansızlıktan korkun. İmansızlık, iman kanallarını tıkayacak, sizi sevinçten mahrum edecek ve eğer icabına bakılmazsa, sizi mahvedecektir. Oysa terbiyenin anlık acısı, daha büyük sevince giden yoldur çünkü Tanrı’nın lütfunun daha fazlasına, yani bizzat Tanrı’nın daha fazlasına giden kanalları açar.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/">İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/03.İnanan-Herkes-İmansizlikla-Mücadele-Eder.mp3" length="13026111" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/kiliseler-ogrenci-yetistirmeyi-oncelikle-bir-program-olarak-mi-yoksa-bir-yasam-bicimi-olarak-mi-gormelidirler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2021 08:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=3415</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/kiliseler-ogrenci-yetistirmeyi-oncelikle-bir-program-olarak-mi-yoksa-bir-yasam-bicimi-olarak-mi-gormelidirler/" title="Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi özel bir organizasyon veya havalı bir program olarak görmemelidirler. Öğrenci yetiştirme, ara sıra yapılan veya alışılmışın dışında olan, Hristiyan yaşamının geri kalanından soyutlanabilecek bir şey değildir. Hristiyan olmak, Mesih’in öğrencisi olmaktır ve Mesih’in öğrencisi olmak şu anlama gelir:  (i) Mesih gibi olmak için başkalarından yardım alma (öğrenci olmak), (ii) Mesih gibi olmaları için başkalarına yardım etme (öğrenci yetiştirmek).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/kiliseler-ogrenci-yetistirmeyi-oncelikle-bir-program-olarak-mi-yoksa-bir-yasam-bicimi-olarak-mi-gormelidirler/">Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/kiliseler-ogrenci-yetistirmeyi-oncelikle-bir-program-olarak-mi-yoksa-bir-yasam-bicimi-olarak-mi-gormelidirler/" title="Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/Should-churches-primarily-view-discipleship-as-a-program-or-a-lifestyle_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p><strong>Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi özel bir organizasyon veya havalı bir program olarak görmemelidirler. </strong>Öğrenci yetiştirme, ara sıra yapılan veya alışılmışın dışında olan, Hristiyan yaşamının geri kalanından soyutlanabilecek bir şey değildir. Hristiyan olmak, Mesih’in öğrencisi olmaktır ve Mesih’in öğrencisi olmak şu anlama gelir:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>(i) Mesih gibi olmak için başkalarından yardım alma (öğrenci olmak),</li><li>(ii) Mesih gibi olmaları için başkalarına yardım etme (öğrenci yetiştirmek).</li></ul>



<p><strong>Dolayısıyla, kiliseler öğrenci yetiştirmeyi bir yaşam biçimi olarak görmelidirler.</strong> Öğrenci yetiştirme, Hristiyan olmanın ve kilise üyesi olmanın sıradan bir parçası olmalıdır. Mesih’in takipçilerinin yaptığı budur.</p>



<p>Bunun anlamı da şu ki, kiliseler öğrenci yetiştirmeyi ön plana çıkarmak amacıyla programları isterlerse kullanabilir, istemezlerse de kullanmazlar. <strong>Ancak kesinlikle, öğrenci yetiştirmeyi ön plana çıkarmayı istemelidirler.</strong> Yemek zamanlarında yaşça büyük olan Hristiyanlarla ruhsal konuları konuşmak, genç Hristiyanlar için normal bir şey olmalıdır. Yaşça büyük olan Hristiyanların evinde zaman geçirip onların kendi imanlarını yaşamlarının her alanında nasıl uyguladıklarını (çocuklarını geceleri nasıl uyuttuklarına kadar) her detayıyla görmeleri, genç Hristiyanlar için normal bir şey olmalıdır. Öğrencilik kültürünü geliştirmeye çalışan bir kilise, Tanrı’nın lütfuyla birlikte İsa Mesih’e gittikçe daha da çok benzeyen üyelerle dolup taşacaktır (1. Kor. 11:1).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/kiliseler-ogrenci-yetistirmeyi-oncelikle-bir-program-olarak-mi-yoksa-bir-yasam-bicimi-olarak-mi-gormelidirler/">Kiliseler öğrenci yetiştirmeyi öncelikle bir “program” olarak mı yoksa bir “yaşam biçimi” olarak mı görmelidirler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/uygulamada-diger-hristiyanlari-nasil-ogrenci-olarak-yetistirebilirim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 13:52:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=3351</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/uygulamada-diger-hristiyanlari-nasil-ogrenci-olarak-yetistirebilirim/" title="Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Bir kiliseye katılın. Kilise toplantılarına erkenden gelin ve uzun kalın. Kilisenizin üyelerine misafirperverlik gösterin. Tanrı’ya size bu konuda uygun arkadaşlıklar vermesi için dua edin. Mümkünse, aile bütçenizden veya pastör bütçenizden her hafta imanlılarla zaman geçirmek üzere harcanacak bir miktar ayırın. Bu konuyu eşinizle konuşun. Mümkünse, eşinizin de aynı şekilde kullanması için bir miktar da onun için ayırın.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/uygulamada-diger-hristiyanlari-nasil-ogrenci-olarak-yetistirebilirim/">Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/uygulamada-diger-hristiyanlari-nasil-ogrenci-olarak-yetistirebilirim/" title="Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-practice-how-can-I-disciple-other-Christians_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<ol class="wp-block-list"><li>Bir kiliseye katılın.</li><li>Kilise toplantılarına erkenden gelin ve uzun kalın.</li><li>Kilisenizin üyelerine misafirperverlik gösterin.</li><li>Tanrı’ya size bu konuda uygun arkadaşlıklar vermesi için dua edin.</li><li>Mümkünse, aile bütçenizden veya pastör bütçenizden her hafta imanlılarla zaman geçirmek üzere harcanacak bir miktar ayırın. Bu konuyu eşinizle konuşun. Mümkünse, eşinizin de aynı şekilde kullanması için bir miktar da onun için ayırın.</li><li>Düzenli olarak kahvaltı, öğle yemeği veya kültürel açıdan kabul edilebilir başka buluşmalar planlayın ve öğrenmeye açık kişilerle buluşun (sizinle aynı cinsiyete sahip olan kişiler). Kişiye göre değişmekle beraber, bazen bir kere, bazen kesin bir sayı olmadan, bazen de birden fazla kere buluşabilirsiniz (mesela beş defa). Eğer diğer kişiyle ortak bir hobiniz varsa, hobi zamanını birlikte geçirmenin yollarını bulmaya çalışın.</li><li>Onlara kendileri hakkında sorular sorun. Ebeveynleri, eşleri, çocukları, tanıklıkları, işleri, Mesih’le olan yürüyüşleri gibi konularla ilgili sorular sorun. Ancak sorular sorarken, bunu içinde bulunduğunuz kültürel ortama uygun bir şekilde yapın (onları korkutmayın!).</li><li>Kendinizle ilgili şeyleri onlarla paylaşın.</li><li>Ruhsal konuları konuşmanın yollarını arayın. Belki birlikte Kutsal Kitap veya başka bir Hristiyan kaynak okumaya karar verebilirsiniz.</li><li>Onların fiziksel ve maddi ihtiyaçlarını göz önünde bulundurun. Sizin yardımınıza ihtiyaçları olabilir mi?</li><li>Birlikte dua edin.</li><li>Evinizin durumuna bağlı olarak, onları geçerken uğramaya veya ailenizle birlikte vakit geçirmeye davet edin. Sizin yaşamınızı izlemelerine izin verin.</li></ol>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/uygulamada-diger-hristiyanlari-nasil-ogrenci-olarak-yetistirebilirim/">Uygulamada diğer Hristiyanları nasıl öğrenci olarak yetiştirebilirim?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/ogrenci-yetistirme-temelde-nasil-gerceklesir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 13:51:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=3350</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/ogrenci-yetistirme-temelde-nasil-gerceklesir/" title="Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Öğrenci yetiştirme, en temelde öğretme ve örnek alma aracılığıyla ve en iyi şekilde de sevgiyle gerçekleşir. Bizler daha genç imanlılara sevgiyle kutsallık yolunu ve doğru yaşamayı öğrettikçe, onlar da yaşamlarımızı ve doktrinimizi örnek alarak, Mesih’in benzerliğine daha çok dönüşürler (bkz. 1. Tim. 4:16).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/ogrenci-yetistirme-temelde-nasil-gerceklesir/">Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/ogrenci-yetistirme-temelde-nasil-gerceklesir/" title="Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2021/04/In-principle-how-does-discipleship-work_.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<p>Öğrenci yetiştirme, en temelde <strong>öğretme</strong> ve <strong>örnek alma</strong> aracılığıyla ve en iyi şekilde de <strong>sevgi</strong>yle gerçekleşir. Bizler daha genç imanlılara sevgiyle kutsallık yolunu ve doğru yaşamayı öğrettikçe, onlar da yaşamlarımızı ve doktrinimizi örnek alarak, Mesih’in benzerliğine daha çok dönüşürler (bkz. 1. Tim. 4:16). </p>



<p><strong>Öğretme</strong>: Kutsal Kitap, pastörleri ve ebeveynleri sorumlu kılındıkları kişilere öğretmeye çağırmaktadır (Özdeyişler; Gal. 6:6; Ef. 6:4; 1. Sel. 4:8; 1. Tim. 1:18, 6:3; 2. Tim. 2:25; 4:2). Kutsal Kitap aynı zamanda bütün imanlıları birbirlerine öğretmeye çağırmaktadır (Rom. 15:14).</p>



<p><strong>Örnek alma</strong>: Hristiyanlar önce Tanrı’yı, sonra da birbirlerini örnek alırlar. Bizler dinleyerek ve örnek alarak, Tanrı’nın lütfunda büyürüz. Aşağıdaki ayetlere bakınız:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>“Mesih’i örnek aldığım gibi, siz de beni örnek alın” (1. Kor. 11:1);</li><li>“Tanrı’nın sözünü size iletmiş olan önderlerinizi anımsayın. Yaşayışlarının sonucuna bakarak onların imanını örnek alın”&nbsp;(İbr. 13:7);</li><li>“Benden öğrendiğiniz, kabul ettiğiniz, işittiğiniz, bende gördüğünüz ne varsa, onu yapın. O zaman esenlik veren Tanrı sizinle olacaktır” (Flp. 4:9);</li><li>“Sense benim öğretimi, davranışımı, amacımı, imanımı, sabrımı, sevgimi, dayanma gücümü, çektiğim zulüm ve acıları, örneğin Antakya’da, Konya’da ve Listra’da başıma gelenleri yakından izledin” (2. Tim. 3:10);</li><li>“Sevgili kardeşim, kötüyü değil, iyiyi örnek al” (3. Yuh. 11).</li></ul>



<p><strong>Sevgi</strong>: İnsanları sevmeseniz bile, sizin yaşamınızı örnek alacaklardır. Ama sevgiyle yöneten bir lider, Mesih’in görünümünü en iyi şekilde yansıtır ve siz insanları sevdiğinizde, onlar da sizi en iyi şekilde takip edeceklerdir.</p>



<p><strong>Arkadaşlık</strong>: Bir anlamda öğrenci yetiştirmek, basitçe arkadaşlıktır ama bu arkadaşlık, Mesih’e doğru giden bir arkadaşlıktır. Arkadaşlar ne yapar? Birbirlerini örnek alırlar. Öğrenci yetiştirmede bizler diğerleriyle, Mesih’e benzerlikte büyümek ve diğerlerinin de büyümesine yardımcı olmak amacıyla arkadaşlık ederiz.</p>



<p><strong>Nasıl öğrenci olunur?</strong> (i) Sizden yaşça büyük olan Hristiyanların nasıl çalıştıklarını, nasıl dinlendiklerini, nasıl aile kurup yetiştirdiklerini, zorluklarla nasıl mücadele ettiklerini, komşularıyla nasıl Müjde’yi paylaştıklarını, denenmeler karşısında nasıl ayakta durduklarını, kiliseye nasıl hizmet ettiklerini, günaha karşı nasıl savaştıklarını izleyin ve dinleyin. (i) Onları örnek alın!</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/ogrenci-yetistirme-temelde-nasil-gerceklesir/">Öğrenci yetiştirme temelde nasıl gerçekleşir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsa’nın Söylediği En Garip Şey</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2020 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Teoloji ve Doktrin]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5207</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/" title="İsa’nın Söylediği En Garip Şey" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“Niçin O'nu getirmediniz?” Ferisiler, görevlilerin İsa’yı henüz yakalamamış olmamasından dolayı çileden çıkmış bir hâldeydiler. Peki görevliler O’nu yakalayamamalarını nasıl açıkladılar? “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır!” (Yuhanna 7:46).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/">İsa’nın Söylediği En Garip Şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/" title="İsa’nın Söylediği En Garip Şey" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5207" class="elementor elementor-5207">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-bddf6c3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="bddf6c3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a6cc969" data-id="a6cc969" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-79a3fa7 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="79a3fa7" data-element_type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><!--[if lt IE 9]><script>document.createElement('audio');</script><![endif]-->
<audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5207-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3?_=1" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3?_=1" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-422382b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="422382b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span>Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><span>“Niçin O&#8217;nu getirmediniz?” Ferisiler, görevlilerin İsa’yı henüz yakalamamış olmamasından dolayı çileden çıkmış bir hâldeydiler. Peki görevliler O’nu yakalayamamalarını nasıl açıkladılar? “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır!” (Yuhanna 7:46).</span></p><p><span>Yuhanna 7. bölüme vardığımızda, İsa kendisini Filistin’de hem dini hem de siyasi anlamda ciddi bir sorun hâline getirmişti. Nereye gittiyse, orada bir tartışma yaratmıştı. Bazıları O’nu cin çarptığını söylüyordu (Yuhanna 7:20). Bazıları O’nun gerçekten Musa’nın önceden bildirdiği Peygamber (Yuhanna 7:40; Yasa’nın Tekrarı 18:15-18) veya hatta Mesih’in kendisi (Yuhanna 7:31, 41) olup olmadığını merak ediyordu. Diğerleriyse Mesih iddiasının gerçek olamayacağını, nitekim Mesih’in bariz biçimde Beytlehem’den geleceğini, İsa’nınsa Celileli olduğunu söylüyordu (Yuhanna 7:42). Üstelik tabii ki hiçbir peygamber oradan çıkmamıştı (Yuhanna 7:52). </span></p><p><span>Halkın arasında söylentilerin artmasına sebep olan şeylerden biri, İsa’nın tüm söylediklerine rağmen, Yahudi önderlerin O’nu henüz ele geçirmemiş olmalarıydı. Bu onların da İsa’nın Mesih olabileceğini düşündüklerinin bir işareti miydi (Yuhanna 7:26)? </span></p><p><span>Başkâhinler ve Ferisiler bunun duyumunu aldıklarında, O’nu yakalayarak bu söylentiye son vermek istediler ve bu nedenle görevlileri O’nu yakalamaları için yolladılar (Yuhanna 7:32). Ama görevliler elleri boş bir hâlde döndüler. Yahudi önderler bunun sebebini sorduklarındaysa, görevliler şu cevabı verdi: “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.”</span></p><h6><span>Tarihin Gizemi</span></h6><p><span>Bu cümle, tarih boyunca yankılanagelmiştir. <em>Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır</em>. Bu cümlenin gerçekliğinin kanıtıysa tarihsel sonuçtadır: İsa’nın sözleri dünya tarihinin gidişatını hiçbir insan sesinin yapamadığı kadar şekillendirmiştir. </span></p><p><span>Tarihsel bir olgu olarak ele alındığında, bu en garip şeydir. İsa nasıl tarihteki en ünlü adam olabildi? İki bin yıl sonra, hiçbir insan sözü Nasıralı İsa’nın sözleri kadar okunmamış, çalışılmamış, alıntılanmamış, tartışılmamış, üzerine düşünülmemiş, üzerine yazılıp öğretilmemiş, o kadar çok dile çevrilmemiş, dünya çapında okuryazarlığı arttırmamış ve çeşitli kültürleri şekillendirmemiştir. </span></p><p><span>Yüzyıllar boyunca, taşradan gelen ve sıradan öğrencileri olan bu gezgin ve ilk yüzyılda yaşamış Yahudi öğretmenin nasıl küresel anlamda bu denli kalıcı, devasa ve artan bir etki yaptığı konusunda birçok din dışı teori ortaya atılmıştır. Hiçbir teori O’na hakkını vermiyor. Siyasi, kurumsal, ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik açıklamaların hepsi fazla basite indirgiyor. İnsanların İsa’yı neden bu kadar cezbedici bulduklarını açıklayamıyorlar. </span></p><p><span>O’nun söylediği ve öğrettiği her şeye baktığınızda, İsa tarihsel anlamda bu denli önemli olacak kadar ne söylemişti? Kendisinin Tanrı olduğunu söyledi.</span></p><h6><span>Tanrı Olduğunu İddia Etti</span></h6><p><span>Birçok kişi İsa’nın böyle bir iddiada bulunmadığını kanıtlamaya çalıştı. Tüm bu girişimler boşa çıktı. İsa’nın sözlerine dair sahip olduğumuz en güvenilir kaynak olan Yeni Antlaşma, bu iddiayı doğrudan doğrulamaktadır. Dürüstçe yapılan her okuma, bu konuda hataya düşmeyecektir. Üstelik İsa’nın tanrılık iddiası, O’nun dünya tarihinde bu devasa bir etki yapmış ve yapmakta olmasının <em>tek sebebi</em>dir. O’nun emsalsiz cümlelerinin yalnızca birkaçına bakalım.</span></p><p><span>Kuyunun başındaki kadın İsa’ya, “Mesih denilen meshedilmiş Olan&#8217;ın geleceğini biliyorum. O gelince bize her şeyi bildirecek” demişti. İsa ona şöyle cevap verdi: “Seninle konuşan ben, O&#8217;yum” (Yuhanna 4:25-26). İsa kendisinin İbrani soyundan gelen vaat edilmiş Mesih olduğunu biliyordu.</span></p><p><span>İsa kendi öğrencilerine, “Siz ne dersiniz, sizce ben kimim?” diye sorduğunda, Petrus şöyle cevap verdi: “Sen, yaşayan Tanrı&#8217;nın Oğlu Mesih&#8217;sin.” Peki İsa buna karşılık ne dedi? “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun! Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam&#8217;dır” (Matta 16:15-17). İsa yalnız kendisinin Mesihliğini onaylamakla kalmadı, aynı zamanda “Tanrı Oğlu” unvanını da onayladı. Üstelik Petrus’un bu terimi kullanış şekli bariz bir biçimde eşsiz ve tanrısaldı.</span></p><h6><span>“Ben’im”</span></h6><p><span>Eğer bu yeterince ikna edici değilse, şimdi söyleyeceklerimin olması gerekir. İsa o çirkin gece yarısı duruşması sırasında Başkâhin tarafından sorguya çekildiğinde, vereceği cevabın kendisini ya çarmıha ya da yaşama götüreceği o cevap anında, kendisine doğrudan, “Yüce Olan&#8217;ın Oğlu Mesih sen misin?” diye sorulmuştu. İsa şöyle cevap verdi: “Benim. Ve sizler, İnsanoğlu&#8217;nun Kudretli Olan&#8217;ın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz” (Markos 14:61-62). O odada bulunan herkes, İsa’nın neye gönderme yaptığını tam olarak biliyordu. Daniel 7:13-14 ayetlerinde geçen ilahi İnsanoğlu’na gönderme yapmaktaydı ve O’nun söylediklerini küfür olarak adlandırmalarının sebebi de buydu.</span></p><p><span>Ayrıca Elçi Yuhanna, İsa’nın cesaret dolu “Ben’im” ifadelerini bolca vurgulamaktadır: </span></p><ul><li>“Yaşam ekmeği Ben&#8217;im. Bana gelen asla acıkmaz.” (Yuhanna 6:35)</li><li>“Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.” (Yuhanna 8:12)</li><li>“Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım. Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim. İşte bu nedenle size, ‘Günahlarınızın içinde öleceksiniz’ dedim. Benim O olduğuma iman etmezseniz, günahlarınızın içinde öleceksiniz.” (Yuhanna 8:23-24)</li><li>Ben koyunların kapısıyım&#8230; Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.” (Yuhanna 10:7, 9)</li><li>“Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim.” (Yuhanna 13:13)</li><li>“Yol, gerçek ve yaşam Ben&#8217;im. Benim aracılığım olmadan Baba&#8217;ya kimse gelemez.” (Yuhanna 14:6)</li></ul><p><span>Hiç bu adam gibi konuşan oldu mu?</span></p><h6><span>Gelmiş Geçmiş En Büyük İddia</span></h6><p><span>Ama belki de İsa’nın öne sürdüğü en güçlü “Ben’im” iddiası, niçin dünyayı bu adam kadar etkileyen başka bir adam olmadığının en kapsamlı sebebi, şu iddiadır: </span></p><p><span>Diriliş ve yaşam Ben&#8217;im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun? (Yuhanna 11:25-26)</span></p><p><span>Daha önce kim böyle bir şey demiştir? Bu denli akla sığmaz sözlere kim neden kulak verir? Bu bir arzu giderme yöntemi değil. İnsan akımları sürüyle kafayı yemiş bir adamın peşinden gitmez. Bu sözlerin tarihsel anlamda bir çekim gücü kazanmasının tek bir sebebi vardır: İsa’nın mezarı, o ilk Diriliş Pazarı’nın sabahında boştu. Bir sürü insan O’nun yaşıyor olduğuna tanıklık etti (1. Korintliler 15:6), bir sürü insan bu tanıklığı canlarıyla ödedi ve tarih boyunca bir sürü insan İsa’yla gerçek, diri bir varlık ve güç olarak karşılaştı ve O’nun sözlerinde sonsuz yaşam buldu (Yuhanna 6:68).</span></p><p><span>İsa, Tanrı olduğunu iddia etti. Öldürüleceğini ve üç gün sonra dirileceğini bildirdi. Öldürüldü ve üç gün sonra mezarı boştu. Üstelik O’nun dirildiğini iddia ederek dünyasal anlamda hiçbir kazanç elde edemeyecek olan yüzlerce şahit, bu gerçeğe tanıklık etti.</span></p><h6><span>Siz Ne Dersiniz, Sizce O Kim?</span></h6><p><span>Yuhanna 7. bölümde şahit olduğumuz kısa resim, Nasıralı İsa’nın kendisiyle doğrudan veya dolaylı biçimlerde etkileşime girmiş olan kişiler üzerindeki tartışma yaratan etkisini iyi bir biçimde yakalıyor. Üstelik bu etki, bugün de O’nunla karşılaşan kişiler üzerindeki aynı tartışmalı etkidir. Bazıları hâlâ bunun cin çarpması olduğunu düşünmektedir. Bazıları O’nun hayal gördüğünü düşünmektedir. Bazıları O’nun, yaşamını yazıya döken kişiler ve ilk takipçileri tarafından gerçekten saptırılmış bir biçimde tasvir edildiğini düşünmektedir ve bazılarıysa O’nun tanrısal doğaya sahip olduğunu düşünmektedir.</span></p><p><span>Ama inatçı noktaysa şu ki, İsa yok olup gitmemektedir. Hâlâ, hem de bazı büyük kişilerin tepkisini çekecek düzeyde, O’nun hakkında konuşmaya devam ediyoruz. İnsanlar tekrar tekrar İsa’yı gömmeye çalışmaktadırlar ve O sürekli olarak ölü bir şekilde kalmaya karşı koymaktadır. Kendisi hâlâ konuşmaktadır ve sözleri insanları diriltmeye devam etmektedir. </span></p><p><span>Yalnızca bir avuç dolusu öğrencisi O’nun, “Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır” dediğini duydu (Matta 24:35). Bu cümle söylendiği günlerde acaba kulağa ne kadar cesaret dolu gelmişti? Şimdiyse bizler bundan iki bin yıl sonra, bu sözleri İsa’nın tarihe yapmış olduğu ilginç, beklenmedik ve emsalsiz etkinin ışığında okumaktayız. Bunun her birimizi meraka, O’nun sorusunu kendi başımıza cevaplamaya yöneltmesi gerekir: “Siz ne dersiniz, sizce ben kimim?” (Matta 16:15). </span></p><p><span>İsa hakkında ne derseniz deyin, gerçek olan bir şey vardır: Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/">İsa’nın Söylediği En Garip Şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanrı Hangi Duaları Cevaplar? O’nun İsteğine Uygun Dileklerde Bulunmak</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/tanri-hangi-dualari-cevaplar-onun-istegine-uygun-dileklerde-bulunmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2020 11:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5225</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/tanri-hangi-dualari-cevaplar-onun-istegine-uygun-dileklerde-bulunmak/" title="Tanrı Hangi Duaları Cevaplar? O’nun İsteğine Uygun Dileklerde Bulunmak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Tanrı kendi çocuklarını asla ihmal etmez. Asla aşırı meşgul değildir. Kaynakları asla tükenmez. Asla kafası karışmaz. Kötü niyetli değildir. Her zaman kulak verir. Her zaman merhametlidir. Her zaman isteklidir. Her zaman bilgedir. Her zaman sevgi doludur. Alçakgönüllü olan, O’na güvenen çocuklarının her bir dileğini işitir ve en iyi şekilde karşılık verir. Dua her zaman karşılığını verir. Her zaman.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/tanri-hangi-dualari-cevaplar-onun-istegine-uygun-dileklerde-bulunmak/">Tanrı Hangi Duaları Cevaplar? O’nun İsteğine Uygun Dileklerde Bulunmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/tanri-hangi-dualari-cevaplar-onun-istegine-uygun-dileklerde-bulunmak/" title="Tanrı Hangi Duaları Cevaplar? O’nun İsteğine Uygun Dileklerde Bulunmak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanri-Hangi-Dualari-Cevaplar-Onun-Istegine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5225" class="elementor elementor-5225">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-ebfcddc elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="ebfcddc" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a5f8ba5" data-id="a5f8ba5" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ad2c708 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="ad2c708" data-element_type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5225-2" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/91.-Tanri-Hangi-Dualari-Cevapliyor-O_nun-İsteğine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.mp3?_=2" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/91.-Tanri-Hangi-Dualari-Cevapliyor-O_nun-İsteğine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.mp3?_=2" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/91.-Tanri-Hangi-Dualari-Cevapliyor-O_nun-İsteğine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/91.-Tanri-Hangi-Dualari-Cevapliyor-O_nun-İsteğine-Uygun-Dileklerde-Bulunmak.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e461d75 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e461d75" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span>Hazırlayan: John Piper</span></h6><p><span>Tanrı kendi çocuklarını asla ihmal etmez. Asla aşırı meşgul değildir. Kaynakları asla tükenmez. Asla kafası karışmaz. Kötü niyetli değildir. Her zaman kulak verir. Her zaman merhametlidir. Her zaman isteklidir. Her zaman bilgedir. Her zaman sevgi doludur. Alçakgönüllü olan, O’na güvenen çocuklarının her bir dileğini işitir ve en iyi şekilde karşılık verir. Dua her zaman karşılığını verir. Her zaman.</span></p><p><span>Bu elbette dua yaşamının karışık bir yaşam olmadığı anlamına gelmez. Buradaki hedefim, özellikle üç zor soruyu cevaplayarak, sizi dualarınızda teşvik etmek. Sorular şöyle: (1) Tanrı’dan “O’nun isteğine uygun” şeyler dilemek ne demektir (1. Yuhanna 5:14)? (2) “Ölümcül günah” işleyenlerin bağışlanması için niçin dua etmememiz söyleniyor (1. Yuhanna 516)? (3) 1. Yuhanna 3:22’de geçen “ne dilersek” ifadesi ne anlama gelmektedir? “O&#8217;ndan <em>ne dilersek</em> alırız. Çünkü O&#8217;nun buyruklarını yerine getiriyor, O&#8217;nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz.” Bu sorulara metne bağlı kalarak verilecek cevapların, dua konusunda büyük bir teşvik olduğunu düşünüyorum.</span></p><p><span>Bu üç soruya odaklanıyorum çünkü ilkini cevaplamaya çalışırken, söz konusu bağlamın diğer iki sorunun cevaplarını da beraberinde getirdiğini fark ettim. İlk iki soruyu doğuran ve cevaplayan metin şu:</span></p><p><span>Tanrı&#8217;nın önünde güvenimiz şu ki, <em>O&#8217;nun isteğine uygun</em> ne dilersek bizi işitir. Her ne dilersek bizi işittiğini bildiğimize göre, O&#8217;ndan dilediklerimizi aldığımızı da biliriz. Kardeşinin ölümcül olmayan bir günah işlediğini gören, onun için dua etsin. Duasıyla kardeşine yaşam verecektir. Bu, ölümcül olmayan günah işleyenler için geçerlidir. <em>Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum</em><em>.</em> Her kötülük günahtır, ama ölümcül olmayan günah da vardır. Tanrı&#8217;dan doğmuş olanın günah işlemediğini biliriz. Tanrı&#8217;dan doğmuş olan İsa Mesih onu korur ve kötü olan ona dokunamaz. (1. Yuhanna 5:14-18)</span></p><h6><span>Tanrı’daki İki İstek</span></h6><p><span>14. ayette geçen “O’nun isteğine uygun” ifadesi ne anlama gelmektedir? “<em>O&#8217;nun isteğine uygun</em> ne dilersek bizi işitir.” Kutsal Kitap’ta, “Tanrı’nın isteği” kavramının iki olası anlamı bulunmaktadır. Bir yandan, Tanrı’nın isteği O’nun buyurdukları ve yapılmasının doğru olduğunu söylediği şeylerdir. Bir diğer yandansa, Tanrı’nın isteği O’nun gerçekleşecek olan her şeye önceden karar vermesidir. İlk anlamı <em>Tanrı’nın buyruksal isteği</em> olarak, ikinci anlamıysa <em>Tanrı’nın hükümsel isteği </em>olarak adlandırabiliriz. </span></p><p><span>Örneğin, Tanrı’nın <em>hükümsel</em> isteğini Efesliler 1:11’de görebiliriz: “Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı&#8217;nın amacı uyarınca önceden belirlenip Mesih&#8217;te seçildik.” Ya da Yakup 4:15’te: “Rab dilerse yaşayacak, şunu şunu yapacağız.” Her iki metinde de, Tanrı’nın isteği O’nun her olay üzerindeki hâkimiyetine karşılık gelmektedir. İlk ayete “her şeyi” diyor ve ikincisindeyse yaşamak ve “şunu şunu” yapmaktan bahsediyor. Tanrı’nın hükümsel isteği budur. Yaşanan her şey, bu anlamda Tanrı’nın isteğidir. “Bizim Tanrımız göklerdedir; <em>ne isterse</em> yapar” (Mezmurlar 115:3; krş. Mezmurlar 135:6).</span></p><p><span>Bir diğer yandan, Tanrı’nın buyruksal isteğini, örneğin 1. Yuhanna 2:17’de görebilirsiniz; “Tanrı&#8217;nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar.” Ya da Markos 3:35’te: “Tanrı&#8217;nın isteğini kim yerine getirirse, kardeşim, kızkardeşim ve annem odur.” Ya da 1. Selanikliler 4:3’te: “Tanrı&#8217;nın isteği şudur: Kutsal olmanız.” Bu ayetlerde “Tanrı’nın isteği” ifadesinin “gerçekleşen her şey” anlamında olmadığını görebiliyoruz. Bu ayetlerde bu ifade, Tanrı’nın yapmamızın doğru olacağı buyruklarına karşılık gelmektedir.</span></p><p><span>Kutsal Kitap açısından “Tanrı’nın isteği” üzerine iki farklı şekilde konuşabiliyor olmamız gerçeği, herhangi bir eylemin bir anlamda Tanrı’nın isteğiyken, diğer anlamda O’nun isteği olmayabileceği anlamına gelmektedir. Örneğin, suçsuz insanların çarmıha gerilmesi bariz bir şekilde günahtı ve Tanrı’nın buyruksal isteğine karşı olan bir şeydi. Nitekim Tanrı, “Adam öldürmeyeceksin” diye buyurmuştur (Mısır’dan Çıkış 20:13). Ama insanlar İsa’yı öldürdüler ve bu, Tanrı’nın kurtuluş tasarısı uyarıncaydı. Yeşaya 53:10 şöyle diyor: “RAB onun ezilmesini <em>uygun gördü</em>; acı çekmesini <em>istedi</em>.” Ayrıca Elçilerin İşleri 4:28, bu katillerle ilgili (yani Hirodes, Pilatus, diğer uluslardan olan halk ve Yahudi kalabalıkla ilgili) şunu ifade etmektedir: “Senin kendi gücün ve isteğinle önceden kararlaştırdığın her şeyi gerçekleştirdiler.” Yani, İsa’nın öldürülmesi Tanrı’nın hükümsel isteği anlamında O’nun isteğiydi ancak buyruksal isteği anlamında O’nun isteği değildi.</span></p><p><span>Peki şimdi, Yuhanna “<em>O&#8217;nun isteğine uygun</em> ne dilersek bizi işitir” derken, bu isteklerden hangisini kastetmektedir (1. Yuhanna 5:14)?</span></p><h6><span>Yeniden Doğmuş İnsanlar Günah İşlerler Mi?</span></h6><p><span>Ayetleri okumaya devam ettiğimizde, bu sorunun cevabını 16. ayette buluyoruz:</span></p><p><span>Kardeşinin ölümcül olmayan bir günah işlediğini gören, onun için dua etsin. Duasıyla kardeşine yaşam verecektir. Bu, ölümcül olmayan günah işleyenler için geçerlidir. Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum. </span></p><p><span>“Ölümcül günah” ve “ölümcül olmayan günah” konusundaki hassasiyet, Yuhanna’nın mektup boyunca taşıdığı genel hassasiyetin bir parçasıdır. Yuhanna, mektubun başından sonuna kadar insanları şu iki zıt hatadan koruma kaygısı gütmektedir: (1) devam eden günahı hafife almak ve (2) bir imanlı günah işlediğinde, kurtulmadığını düşünüp umutsuzluğa kapılmak. Her ikisi de hatadır.</span></p><p><span>Yuhanna’nın topluluğunun bir kısmı, günah işlemeye devam edip hâlâ yeniden doğmuş bir imanlı olabileceğini düşünüyor gibi görünmektedirler. Diğerleriyse, yeniden doğan kişinin yaşamında tek bir günah bile olmaması gerektiğini düşünüyor gibidirler. Yuhanna ilk gruba şöyle der: “Tanrı&#8217;dan doğmuş olan, günah işlemez” (1. Yuhanna 3:9). İkinci grubaysa şöyle der: “Günahımız yok dersek, kendimizi aldatırız, içimizde gerçek olmaz” (1. Yuhanna 1:8). Bir başka deyişle, Hristiyanlar günah işlerler ama Hristiyanlar günah yaşamına kendilerini kaptırmazlar. Yeniden doğmuş kişiler günahlarının iğrenç olduğu itiraf ederler (1. Yuhanna 1:9) ve yaşamlarındaki ayartılarla savaşırlar (Romalılar 8:13).</span></p><h6><span>Ölümcül Günah</span></h6><ol><li><span> Yuhanna 5:16 ayetine geldiğimizde ve iki farklı günah türü hakkında yazılanları okuduğumuzda, şaşırmamamız gerekir. Bir türü, “ölümcül” günahtır. Diğer türse “ölümcül olmayan” günahtır. Yuhanna burada belirli bir günahtan bahsetmemektedir. Peki öyleyse, “ölümcül günah da [<em>bir </em>günah değil] vardır” derken, ne kastetmektedir?</span></li><li><span> ayet ipucunu veriyor. “Ölümcül günah da vardır” (16. ayet) ve “ölümcül olmayan günah da vardır” (17. ayet) dedikten hemen sonra, Yuhanna şöyle der:</span></li></ol><p><span>Tanrı&#8217;dan doğmuş olanın günah işlemediğini biliriz. Tanrı&#8217;dan doğmuş olan İsa Mesih onu korur ve kötü olan ona dokunamaz. (1. Yuhanna 5:18)</span></p><p><span>Yani, ölümcül <em>olmayan </em>günah, “Tanrı’dan doğmuş” olan ancak günahları İsa tarafından dizginlenen kişilerin günahlarıdır. İsa kendine ait olanları korur ve bırakmaz. Günahlarını dizginler. Onları bu yaşamda mükemmel kılmaz. Ama onları günahın gücüne de teslim etmez. Onları korur ve onları mahva götürme açısından, kötü olan asla onlara dokunamaz.</span></p><p><span>O hâlde bu da şunu doğurmaktadır: “Ölümcül günah”, Tanrı’dan doğmamış olanların günahlarıdır. Onların günahları İsa tarafından dizginlenmez. Esasında, bu kişiler gerçek imanlılar değildirler. Bir müddet kilisenin bir parçası olabilirler ama günahlı alışkanlıklarına tekrardan teslim olur ve kayıp düşerler. Yuhanna bu kişileri 1. Yuhanna 2:19’da şöyle betimlemektedir:</span></p><p><span>Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.</span></p><p><span>Bu kişilerin gerçek imanlılar olmadıklarını söylememin nedeni, Yuhanna’nın şöyle diyor olmasıdır: “İsa&#8217;nın Mesih olduğuna inanan herkes Tanrı&#8217;dan <em>doğmuştur</em>” (1. Yuhanna 5:1). Bir başka deyişle kurtaran iman, kişinin Tanrı’dan doğmuş olduğunun bir işaretidir ve biraz önce 5:18 ayetinde gördüğümüz üzere, Tanrı’dan doğmuş olanlar, İsa tarafından korunmaktadırlar. O, onların günaha devam etmelerine izin vermez. Yani, onları “ölümcül günah” yolundan korur.</span></p><p><span>Dolayısıyla, 1. Yuhanna 5:18’den ve 1. Yuhanna’nın genel bağlamından şu sonuca varıyorum: “Ölümcül günah” belirli bir günah değil, kişiyi Mesih’ten uzaklaştıran ve kişinin hiçbir zaman yeniden doğmamış olduğunu gösteren dizginlenmemiş günah yaşamıdır (1. Yuhanna 2:19; 5:1, 18). Bu tür günah, kişiyi mahva götürmesi anlamında “ölümcül” günahtır. Götürdüğü yer nihai yıkımdır. Cehennemdir.</span></p><h6><span>‘Bunun İçin Dua Etsin Demiyorum’</span></h6><p><span>Şimdi, geri sarıp 16. ayetin (“Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum”), 14. ayetin anlamına (“O&#8217;nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir”) nasıl ışık tuttuğuna bakmamız gerekiyor. 14. ayet Tanrı’nın <em>hükümsel isteği</em>ne mi, yoksa O’nun <em>buyruksal isteği</em>ne mi karşılık geliyor?</span></p><p><span>Buna cevap verebilmek için, Yuhanna’nın neden “bunun için [ölümcül günah için] dua etsin demiyorum” dediğini sormamız gerekiyor. Bunun sebebi, bunun için dua etmenin hiçbir anlamı olmamasıdır. Dua, tövbe için, bağışlanma için ve yaşam için olur (16. ayette olduğu gibi). Ancak Yuhanna burada günah yaşantısının <em>ölümcül </em>olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Yaşam olmayacaktır. Ölümcül günahın olduğunu söylerken vurgulanmak istenen asıl şey budur. Eğer bir kişi <em>yaşam </em>için başarıyla dua edebiliyorsa, söz konusu günah <em>ölümcül </em>günah değil demektir.</span></p><p><span>“Tanrı’nın isteğine uygun” dua etmenin anlamı, böyle bir sonuç doğurmaktadır. Açık bir biçimde, Tanrı’nın <em>buyruksal isteği </em>bizim günahkârların tövbe etmesi ve kurtulması için dua etmemizdir. Pavlus şöyle demiştir: “Kardeşler! İsrailliler&#8217;in kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrı&#8217;ya yalvarıyorum” (Romalılar 10:1). Buna lanetlenip Mesih’ten uzaklaştırılanlar da dahildir (Romalılar 9:3). Ayrıca Pavlus imanlılar için de, “Mesih&#8217;in gelişinde eksiksiz ve kusursuz olmak üzere” korunsunlar diye dua etmiştir (1. Selanikliler 5:23). </span></p><p><span>Öyleyse, yoldan sapan kişiler için “Tanrı’nın isteğine uygun” olarak dua edeceksek, Yuhanna neden “bunun için [ölümcül günah için] dua etsin demiyorum” demektedir? Cevap şudur: Çünkü Tanrı onları kurtarma niyetinde değildir. Çizgiyi aşmışlardır. İbraniler 12:17’deki Esav gibi, tövbe edemeyecek ve bağışlama bulamayacak bir biçimde günah işlemişlerdir.</span></p><p><span>Bir başka deyişle, “ölümcül” şekilde günah işleyenleri kurtarmak Tanrı’nın isteği değildir. Onlara tövbe bahşetmeyecektir. O’nun <em>hükümsel isteği </em>onları kendi hâllerine bırakmaktır. Hiçbir dua bunu değiştirmeyecektir.</span></p><h6><span>Tanrı’nın Hükümsel İsteğine Uygun</span></h6><p><span>Ancak Yuhanna neden doğrudan “Bunun için dua <em>etmeyin</em>” demiyor da, “Bunun için dua etsin demiyorum” diyor? Çünkü söz konusu kişilerin ne tür kişiler olduğunu her zaman tam olarak bilemeyeceğimizi varsayıyor. Bize onlar için dua etmememizi buyurmak, insanların ne tür insan olduklarını her zaman fark edebileceğimizi ima ederdi. Ancak bunu her zaman yapamayız. Bir kişi günah işlemiş olduğunda, bu kişinin tövbe sınırını aşıp aşmadığını her zaman anlayamayız. Bu nedenle de Yuhanna onlar için dua etmenin etkisiz olacağını söylemekte yetinmektedir. Tanrı onları kendi hâllerine bırakmayı istemiştir. “Bunun için dua etsin demiyorum.”</span></p><p><span>Bunun anlamı da, tövbe ve bağışlama dilerseniz, dileğinize kavuşamayacağınızdır.</span></p><p><span>Ama 14 ve 15. ayetler, “<em>O&#8217;nun isteğine uygun</em> ne dilersek &#8230; O&#8217;ndan dilediklerimizi aldığımızı da biliriz” diyor. Dolayısıyla, “O’nun isteğine uygun” ifadesinin, “O’nun [buyruksal] isteğine uygun” anlamına <em>gelmediğini </em>düşünüyorum<em>. </em>Çünkü gördüğümüz üzere, yoldan sapan kutsallar ve imansızlar için dua etmemizin <em>gerekmesi</em>, O’nun buyruksal isteği uyarıncadır. Bundan farklı olarak, 14. ayetteki “O’nun isteğine uygun” ifadesinin, “O’nun [hükümsel] isteğine uygun” anlamına geldiğini düşünüyorum çünkü 16. ayet bize Tanrı’nın bu kişileri kurtarmama hükmünde bulunmuş olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla da onlar için dua etmeniz gerekmemektedir ve edecek olursanız, dilediğinizi almazsınız. Dileğiniz, Tanrı’nın hükümsel isteğiyle örtüşmemektedir.</span></p><p><span>Yani Yuhanna, “O&#8217;nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir” (1. Yuhanna 5:14) derken, şunu kastetmektedir: “Tanrı’nın mutlak suretteki bilge tasarısına, O’nun dünya için kararlaştırdığı yüce bilge hükümlerine uygun olarak ne dilersek, bizi işitir ve dileğimizi yerine getirir.”</span></p><h6><span>Bu, Duayı Anlamsız Kılmaz</span></h6><p><span>Ortaya çıkan bu sonuç karşısında verilen yaygın bir yanıtsa, bunun duayı anlamsız kıldığı, çünkü yalnızca Tanrı bir şeyin yapılması hükmünü verdiyse duanın yanıtlandığıdır. Hükmü verilmiş olan olay zaten gerçekleşmeyecek midir? Bu durumda niçin dua edelim?</span></p><p><span>Ancak böyle bir yanıt, Kutsal Kitap’ı dikkatlice ele alan bir yanıt değildir. Dikkatli düşünülecek olsa, Tanrı’nın duaya yanıt olarak gerçekten bir şeyler yaptığı görülürdü. “Elde edemiyorsunuz, çünkü Tanrı&#8217;dan dilemiyorsunuz” (Yakup 4:2). Tanrı, olayların duayla sebep bulmasını istemektedir ve dikkatle, Kutsal Kitap’a uygun bir şekilde düşünülecek olsa, aynı zamanda şu da görülürdü: Tanrı <em>sonuçları </em>nasıl hükmetmişse, bu sonuçların <em>sebeplerini </em>de hükmetmiştir. <em>Sonları </em>nasıl hükmetmişse, <em>yolları </em>da hükmetmiştir. Yoldan sapan bir kutsalın tövbe edip geri dönmesini nasıl hükmetmişse, onu geri getirecek olan duaları da hükmetmiştir.</span></p><p><span>Dua, bu dünyadaki gerçek olayların gerçek bir sebebidir. Tanrı bunun böyle olmasını hükmetmiştir ve bu, böyledir.</span></p><h6><span>‘Çünkü Onu Hoşnut Eden Şeyleri Yapıyoruz’</span></h6><p><span>Peki ya üçüncü sorumuz? 1. Yuhanna 3:22’deki “ne dilersek” ifadesi ne anlama gelmektedir? “O&#8217;ndan ne dilersek alırız. Çünkü O&#8217;nun buyruklarını yerine getiriyor, O&#8217;nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz.” Cevap, öncesinde görmüş olduğumuz şeylerle bağlantılı.</span></p><p><span>Cevaplanan dua için buradaki 3:22 ayetinde, öncesinde 5:14’te gördüğümüzden farklı bir koşul ortaya konmaktadır. 5:14’te belirtilen koşul, <em>Tanrı’nın isteğine uygun</em>, yani O’nun mutlak suretteki bilge tasarısına, hükümsel isteğine uygun olarak dua etmemiz koşuluydu. Buradaki (3:22’deki) koşulsa, duanın “O’nu hoşnut eden şeyleri” yaptığımız takdirde cevaplanmasıdır.</span></p><p><span>Bu iki koşul aynı anda nasıl olabilir?</span></p><h6><span>Tanrı’yı Hoşnut Eden Şey, O’nun Mutlak Hâkimiyetine Memnuniyetle Teslim Olmaktır</span></h6><p><span>Benim önerim şu: 3:22’nin koşulu, 5:14’ün koşulunu içermektedir. Yani, Tanrı’yı hoşnut eden şeyi yapmak, Tanrı’nın hükümsel isteğine bilinçli bir şekilde ve memnuniyetle teslim olmayı içermektedir. Bu hükümsel istek, her zaman bizim dualarımızın en bilge ve en sevgi dolu yanıtı olacaktır.</span></p><p><span>Yuhanna, eğer “[Tanrı’yı] hoşnut eden şeyleri” yapıyorsak, ne dilersek alacağımızı söylemektedir. Tanrı’yı ne hoşnut <em>etmektedir</em>? Söz konusu özellikle dua olduğunda, en azından şu üç şeyden bahsedebiliriz:</span></p><ol><li><span> Petrus 5:6’ya göre, Tanrı’nın önünde alçakgönüllü olmamız O’nu hoşnut eder: “Tanrı&#8217;nın kudretli eli altında kendinizi alçaltın.” Yani, Tanrı olmadığımız gerçeğini memnuniyetle kabul ettiğimizde, Tanrı hoşnut olmaktadır. Dünyayı yönetecek ya da evrenin iplerini Tanrı’nın elinden alacak durumda değiliz.</span></li><li><span>Yakup 3:2’ye göre, “Hepimiz çok hata yaparız. <em>Sözleriyle </em>hata yapmayan kimse, bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.” Bunu kabul etmemiz, Tanrı’yı yüceltir. Ayrıca buradaki “sözleriyle” ifadesi “<em>duadaki </em>sözleri” de içermektedir. Dua ettiğimizde aniden mükemmel olmayız. Hepimiz sınırlı ve yanılabilen varlıklarız. Hatalar yaparız. Tanrı, kendi halkı bunları kabul ettiği zaman hoşnut olur.</span></li><li><span>Yakup 4:14’e göre, Hristiyanların şöyle demesi gerekir: “Rab dilerse yaşayacak, şunu şunu yapacağız.” Bunu söylememiz <em>gerek</em>. Yani, gerçekte (duamızda!) “Rab dilerse yaşayacak, şunu şunu yapacağız!” dediğimizde, Tanrı hoşnut olur.</span></li></ol><p><span>Dua ettiğimiz zaman neyin Tanrı’yı hoşnut ettiğine dair Kutsal Kitap’a dayalı bu üç açıklamadan yola çıkarak, gördüğüm şey şudur: Dileğimize kavuşmak için 1. Yuhanna 3:22’ye göre yerine getirmemiz gereken koşul, 1. Yuhanna 5:14’te yerine getirmemiz gereken koşulu <em>içermektedir. </em>5:14’teki koşul şuydu: “O&#8217;nun [hükümsel] isteğine uygun ne dilersek bizi işitir.” Benim yaptığım önermeyse, bu koşulda Tanrı’nın hüküm verdiği yanıtların en iyi yanıtlar olduğuna iman ederek O’nu hoşnut etme eğiliminin saklı olduğudur. Bir başka deyişle, Tanrı’yı hoşnut eden şey, sınırlılığımızı ve kusurluluğumuzu itiraf eden ve “Rab dilerse dua ettiğimiz kişiler ‘yaşayacak ve şunu şunu yapacak’” diyen bir düşünce tarzıdır.</span></p><h6><span>Bizim İçin ‘Ne’ İyiyse</span></h6><p><span>Öyleyse üçüncü sorumuzun cevabı, yani 1. Yuhanna 3:22’deki “ne dilersek” ifadesinin anlamı nedir? “O&#8217;ndan <em>ne dilersek</em> alırız. Çünkü O&#8217;nun buyruklarını yerine getiriyor, O&#8217;nu hoşnut eden şeyleri yapıyoruz.”</span></p><p><span>“Ne dilersek” ifadesinin anlamı, Tanrı’nın kendi çocuklarının iyiliği ve kendi adının görkemi için olan mutlak suretteki bilge, her şeyi kapsayan ve sevgi dolu tasarısıyla şekillenmektedir. “Şekillenme” sözüyle kastettiğim şey, dileğimizin bazen sınırlandığı bazense genişletildiği, bazen aceleyle geldiği bazense zaman aldığı, arındırılıp mükemmelleştirildiği, ancak asla ihmal edilmediğidir. Ekmek dilersek, bize taş vermez ama kek, mısır ekmeği veya balık yağı verebilir. Eğer balık dilersek, bize yılan vermez ama biftek, yahni veya havyar verebilir (Matta 7:9-11).</span></p><p><span>O, bizim Babamız’dır. Kaynakları asla tükenmez. Sevgisi mükemmeldir. Bilgeliğine akıl ermez. Asla zararda değildir. Bu nedenle, bize sadece bizim için <em>ne iyiyse </em>onu verecektir (Romalılar 8:28, 32; Matta 6:33). 1. Yuhanna 3:22’deki “ne dilersek” ifadesinin bu anlama geldiğini düşünüyorum.</span></p><p><span>Bu yüzden, şevkle dua edin. Tam bir alçakgönüllülükle, kendi kusurluluğunuzu kabul ederek ve O’nun mükemmel tasarısına ve mutlak suretteki bilge hükümlerine teslim olarak, kendinizi Rab’bi hoşnut etmeye adayın. O, duaya yanıt olarak yapacağı milyon şeyin hükmünü vermiştir. Odadaki lamba tuşuna basmak nasıl ışık için gerçek bir sebepse, musluğu çevirmek nasıl lavabodaki su için gerçek bir sebepse veya sağlam bir şekilde sallanan bir çekiç nasıl sağlam bir şekilde çakılan bir çivi için gerçek bir sebepse, dualarımız da Tanrı’nın tasarladığı olayların gerçek sebepleridir. Tanrı’dan dilemediğimiz için elde edemediğimiz (Yakup 4:2) kesinlikle doğrudur. Bu yüzden, dileyin. Tanrı’nın Sözü’ne bağlı kalın. O’nu hoşnut eden şeyi yapın ve dileyin.</span></p><p><span>Elbette O’nun yapmayacağı şeyler vardır. 1. Yuhanna 5:16’nın ana fikri budur. Tanrı bizim bu kişiler için dua etmemizi yasaklamamaktadır çünkü onların nasıl kişiler olduklarını her zaman bilemeyiz. Ama bize, gerçekleşecek olan şeylerin yalnızca O’nun bilge hükümleri olacağını söylemektedir ve bizi, gerçekleştirdiği her şeydeki mutlak hâkimiyetine alçakgönüllülükle teslim olmaya çağırmaktadır. Bu nedenle, dua her zaman karşılığı verir. Her zaman.</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/tanri-hangi-dualari-cevaplar-onun-istegine-uygun-dileklerde-bulunmak/">Tanrı Hangi Duaları Cevaplar? O’nun İsteğine Uygun Dileklerde Bulunmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5201</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/" title="Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Seçim günümüzde Amerikalıların (ve seyirci olan dünyanın) dikkatini çeken bir konudur. Nitekim Birleşik Devletler’de çok yakında önemli bir politik olay gerçekleşmek üzeredir. Demokratik cumhuriyetimizde, oy verme ölçütlerini karşılayan vatandaşlar özgür ve gizli bir şekilde oylar kullanarak eyaletlerin ve ulusal devletin çeşitli yönetimsel ve yasal branşlarında bizi temsil etmelerini istediğimiz kişileri seçmektedirler.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/">Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/" title="Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5201" class="elementor elementor-5201">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6cb3494 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6cb3494" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6da2990" data-id="6da2990" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-76e9172 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="76e9172" data-element_type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5201-3" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3?_=3" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3?_=3" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6fc7eed elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6fc7eed" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span lang="TR">Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><em><span>Seçim </span></em><span>günümüzde Amerikalıların (ve seyirci olan dünyanın) dikkatini çeken bir konudur. Nitekim Birleşik Devletler’de çok yakında önemli bir politik olay gerçekleşmek üzeredir. Demokratik cumhuriyetimizde, oy verme ölçütlerini karşılayan vatandaşlar özgür ve gizli bir şekilde oylar kullanarak eyaletlerin ve ulusal devletin çeşitli yönetimsel ve yasal branşlarında bizi temsil etmelerini istediğimiz kişileri seçmektedirler.</span></p><p><span>Bu bir <em>koşullu seçim </em>örneğidir. Yani, “seçilmişler” kendilerinin karşısında yer alan adaylara göre sahip oldukları üstün işlere göre seçilmektedirler. Seçilmişler seçilmişliklerini yaptıklarıyla elde etmekte veya kazanmaktadırlar.</span></p><p><span>Bu anlamda (ve elbette birçok diğer anlamda), Amerikan seçilmişlik doktrini Kutsal Kitap’taki seçilmişlik doktrininden oldukça farklıdır. Kutsal Yazılar’da ne zaman <em>seçmek </em>veya <em>seçilmek </em>kelimesi kullanılsa, her zaman Tanrı’nın düşmüş insanlığın içerisinden kurtarmayı amaçladıklarını seçmesine değinilmektedir. Seçimi her zaman Tanrı yapar, insan değil (Efesliler 1:3-6). Ayrıca Tanrı bir kişiyi kurtarmayı seçtiğinde, bunu o kişinin sevaplarını temel alarak değil, yalnızca kendi merhametini temel alarak yapmaktadır (Romalılar 9:10-16).</span></p><p><span>Teologlar bunu <em>koşulsuz seçim </em>olarak adlandırmışlardır ve John Piper bunu titiz bir biçimde şöyle tanımlamaktadır: “Tanrı’nın yaratılıştan önce, herhangi bir iman öngörüsüne dayalı olmadan, hangi hainlere iman ve tövbe bahşedeceğini, günahlarını bağışlayacağını ve sonsuz sevinç ailesine evlat edineceğini özgürce seçmesi.” Bu durumda, seçilmişler seçilmişliklerini yaptıklarıyla elde etmemekte veya kazanmamaktadırlar, bunu tümüyle Tanrı’nın onlara yönelik lütfundan gelen karşılıksız bir armağan olarak almaktadırlar (Efesliler 2:8-10).</span></p><p><span>Yüzyıllardır birçokları Kutsal Kitap’ın seçilmişlik öğretisini yüce bir umut ve teselli kaynağı olarak görmüştür. Ama birçok diğer kişi de bu doktrini bir kafa karışıklığı, kaygı veya hatta gücenme sebebi olarak görmüştür. Tanrı’nın isteği bizim ilkini yaşamamızdır, ikincisini değil. Kutsal Yazılar’da seçilmişliği açıklamasının sebebi bizim bu doktrinin tüm gizemlerini çözmemiz veya kimin seçildiğini kolaylıkla tespit edebilmemiz <em>değil</em>, Mesih’e tam anlamıyla güvenip O’nu her şeyde her şeyimiz olarak görmemizdir (1. Korintliler 15:28).</span></p><h6><span>Büyük Netlik ve Büyük Gizem</span></h6><p><span>Kutsal Yazılar’ın seçilmişlikle ilgili açıkladıkları nettir: Tanrı “kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih&#8217;te seçti. Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. Öyle ki, sevgili Oğlu&#8217;nda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün” (Efesliler 1:4-6). Eğer bu seçilmişliğin koşulsuz doğasına ilişkin herhangi bir soru işareti varsa, yapmamız gereken tek şey Elçi Pavlus’un Romalılar 9. bölümde öne sürdüğü mantığın izini sürmemizdir.</span></p><p><span>Ama Kutsal Yazılar bize seçilmişliğin mekaniğini açıklamamaktadır. Kutsal Kitap bize Tanrı’nın kimleri seçeceği ve kimlere tövbe ve kurtaran imanı bahşetmeyeceği konusunda tam anlamıyla egemen ve özgür olduğunu (Romalılar 9:15-16) <em>ve </em>insanların tövbe edip Mesih’e dönmemekten ahlaken sorumlu olduklarını öğretmektedir (Yuhanna 3:18). Ama bunun nasıl işlediğinin formülü, sadece Tanrı’nın bildiği bir gizemdir. </span></p><p><span>Bir Amerikan yasal (koşullu) seçiminde, sonuçların gizemliliği sürecin yozlaşmış olabileceğinin bir sinyalidir. Ulusumuzun kurucularının insanın yozlaşmışlığına yönelik sağlıklı bir bakışları vardı ve Amerikan yönetim sistemlerini bunu akılda bulundurarak tasarladılar. İnsanların güç peşinde koştukları her an kaçınılmaz olarak baş gösteren sayısız yozlaşma biçimlerini en aza indirgeyebilmek adına, bilgece birçok farklı gözetim şekli geliştirdiler. Bu nedenle Amerikan seçimlerinin mümkün olduğu kadar şeffaf ve gizemsiz olması gerekir. </span></p><p><span>Ancak ilahi seçim söz konusu olduğunda, tam tersi geçerlidir. Bu durumda, gizem bize en az iki farklı şekilde ders olabilecek büyük bir merhamettir. </span></p><h6><span>Gizemdeki İki Merhamet Unsuru</span></h6><p><span>İlk olarak, Tanrı’nın kendi seçimindeki amaçlarını kavrayacak yeterli zekâya veya bakış açısına sahip değiliz. Michael Horton’ın söylediği gibi, </span></p><p><span>Tanrı Sözü’nün tüm yüce gerçekleri bu anlamda gizemlidir. Bizim bu gerçeklerin özünü kavrayabilme yetimizin çok üstündedirler. Akılla çelişmezler, ancak onu aşarlar. (<em>For Calvinism</em>, 111)</span></p><p><span>İkincisi ve daha da önemlisi, kavrayamadığımız seçilme süreçlerini yozlaştırmaya meyilli olan düşmüş, bozuk canlılar olarak, böyle bir bilginin emanet edilebileceği ahlaki kapasiteye sahip değiliz. Bizi mahva götüren en büyük şey “iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi” olmayı arzulamamızdı (Yaratılış 3:5). Tanrı bir bilgiyi bizden sakladığında, O’nun bilgeliğine ve iyiliğine güvenmemiz gerekir. John Calvin’in seçilmişliğin gizemlerini deşmeye çalışmamaya karşı yaptığı şu bilge uyarının da sebebi buydu: </span></p><p><span>[Meraklı kişi] merak duygusuna hiçbir tatmin bulamayacak ancak çıkışını bulamayacağı bir labirente girmiş olacaktır. Çünkü insanın, Rab’bin kendine gizlemeyi belirlediği şeyleri fütursuzca irdelemesinin bir mantığı yoktur&#8230; Rab kutsal ağzını kapadığı anda, [bizim de] daha fazla sorgulamayı bırakmamız gerekir. (<em>For Calvinism</em>, 113)</span></p><p><span>Bilge olan kişi Musa’yla birlikte şöyle söyler: “Gizlilik Tanrımız RAB&#8217;be özgüdür. Ama bu yasanın bütün sözlerine uymamız için açığa çıkarılanlar sonsuza dek bize ve çocuklarımıza aittir” (Yasa’nın Tekrarı 29:29). Çünkü bilge kişi, Tanrı’nın bize her şeyi söylemeyerek merhamet ettiğini anlar.</span></p><h6><span>Tanrı Seçtiklerini Nasıl Açıklıyor?</span></h6><p><span>Gelecek hafta seçim oylarının son tarihi geldiğinde, “seçilmişleri” belirlemek –ümit ediyoruz ki– oldukça hızlı, düz bir şekilde olacaktır. Oylar sancılı bir şekilde toplanıp sayılacak ve vatandaşların oylarının çoğunluğunu alan adaylar, kazanan kişiler olarak halka beyan edilecek.</span></p><p><span>Tekrardan, bu durum Tanrı’nın Mesih aracılığıyla “her oymaktan, her dilden, her halktan, her ulustan” satın alıp kurtardığı (koşulsuz) seçilmiş çocuklarını açıklama şeklinden oldukça farklıdır (Vahiy 5:9). İsa kendi yöntemini bir benzetmeyle açıklamıştır:</span></p><p><span>“Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü, ayak altında çiğnenip gökteki kuşlara yem oldu. Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti. Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu. Kimi ise iyi toprağa düştü, büyüyünce yüz kat ürün verdi.” Bunları söyledikten sonra, “İşitecek kulağı olan işitsin!” diye seslendi. (Luka 8:5-8)</span></p><p><span>Tanrı kendi seçilmişlerini Müjde “tohumlarının” ayrım gözetmeden yayılması aracılığıyla çağırmaktadır. Herkese barıştırma elçileri olan bizler aracılığıyla seslenmektedir (2. Korintliler 5:20). İyi toprağa ekilenler, tohumu köklenenler, işitecek kulağı olanlar, seçilmiş olduklarını kanıtlarlar. </span></p><h6><span>Ruh’un Meyvesi Olarak Ruh’la Dayanma</span></h6><p><span>Bu benzetme yalnızca İsa’nın yöntemini değil, aynı zamanda bizim sınırlılığımızı da resmetmektedir. Hem kayalık hem de dikenli toprak bize ilk başta iyi toprak gibi görünür. Ama sonra, iman denendikten (Luka 8:13) veya yaşamın kaygıları ve zenginlikleri Müjde yaşamını boğduktan sonra (Luka 8:14), bir kişinin seçilmiş olmayabileceğini fark edebiliriz. </span></p><p><span>Sözüme dikkat edin: “<em>olmayabileceğini.” </em>Tanrı bu çağda bize kimin O’nun seçilmişlerinden olduğu bilgisini bahşetmemektedir. Taşıyamayacağımız kadar ağır olan bu bilgiyi bizden merhametiyle saklamaktadır. Bazı topraklar seksen yıl ayak altında çiğnenip sertleşir ancak sonunda yumuşar ve tohumu alır. Diğer topraklarsa onlarca yıl iyi görünür ancak sonrasında gövdesi solup gider, kayaların ve dikenlerin içerisinde ölür.</span></p><p><span>Elçiler Hristiyan olduğu söyleyen kişilerin imanını değerlendirirken, Ruh’un kanıtlarına, özellikle de denemelerde sadakatle dayanmaya baktılar (1. Selanikliler 1:4-7) ve gözlemledikleri şeyi teşvik etmekte hızlıydılar: “Tanrı&#8217;nın Mesih İsa&#8217;da size bağışladığı lütuftan ötürü sizin için her zaman Tanrım&#8217;a şükrediyorum. Mesih&#8217;le ilgili tanıklığımız sizde pekiştiği gibi Mesih&#8217;te her bakımdan –her tür söz ve bilgi bakımından– zenginleştiniz” (1. Korintliler 1:4-6). Ancak sonrasında başka kanıtlar onlarda kaygıya sebep olduysa, aynı Hristiyanlara şunları da diyebildiler:</span></p><p><span>İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın. İsa Mesih&#8217;in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan başarısız çıkarsınız. (2. Korintliler 13:5)</span></p><p><span>Böyle uyarılar yapmalarının bir sebebi, Ruh’un bu uyarıları kullanarak seçilmişlerin iman mücadelesinde dayanmaya devam etmelerini sağlayacağını biliyor olmalarıydı. Nasihatler kutsalların “günahın aldatıcılığı” karşısında direnmesine yardımcı olur (İbraniler 3:12-13).</span></p><p><span>Ancak günün sonunda, seçilmişlerde kimin iyi toprak olduğuna ya da olmadığına nihai anlamda karar verme bizim işimiz değildir. Tanrı’nın işidir. Bize düşen, Müjde tohumlarını ekmek veya onları sulamak ve Tanrı’ya büyümeyi sağlaması için güvenmektir (1. Korintliler 3:7).</span></p><h6><span>‘Bende Kalın’: Güvencenin Yeri</span></h6><p><span>Öyleyse, eğer Tanrı yalnızca kendi seçimindeki amaçlarını değil, aynı zamanda bizzat seçilenleri de gizemle örtüyorsa, <em>bizim </em>seçilmişlerden olduğumuzdan emin olabilmemiz mümkün mü? </span></p><p><span>Tanrı, Tanrı çocuğu olma hakkını verdiği herkesin (Yuhanna 1:12) kesinlikle bu kimlik bilinciyle kutsal bir huzur içerisinde yaşamasını istemektedir (Romalılar 8:16). Ama bizim bu huzuru ruhsal armağanlarımızda, hizmetimizin verimliliğinde, geçmiş deneyimlerimizde veya içebakış labirentinin aldatıcı koridorlarında aramamızı istememektedir. Bizim bu huzuru Mesih’i her şeyde her şeyimiz, bizzat yaşamımız olarak görerek bulmamızı istemektedir (Koloseliler 3:5). Bu sebeple de, İsa kendi öğrencilerini şu güvenceye davet etmiştir:</span></p><p><span>Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz. Baba&#8217;nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Babam&#8217;ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi&#8230; Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim. (Yuhanna 15:5-11)</span></p><p><span>Güvence sevinci, bizzat İsa’nın içimizdeki sevinci, tek bir yerden gelir: O’nda kalmak – günahlarımızın affı için (Koloseliler 1:14), bu çağda ihtiyaç duyacağımız her lütuf için (İbraniler 4:16) ve gelecek çağda sonsuz yaşam için (Luka 18:30) tümüyle O’na güvenmektir.</span></p><p><span>Bu kalma çağrısı, kulağa sanki Tanrı’nın seçim gücünden çok bizim sorumluluğumuzu, <em>koşulsuz seçim</em>den çok <em>koşullu seçim</em>i vurguluyormuş gibi gelebilir. Ama aldanmayın. Yalnızca ilahi seçimin hayrete düşürücü gizemini tecrübe etmekteyiz. Bu paradoksal noktada, Tanrı’nın ezeldeki egemen hükmü ve bizim şimdi ve burada yanıt vermeye çağrılmamız çelişkide değil, mükemmel bir uyum içerisinde görünmektedir.</span></p><p><span>İsa şöyle demiştir: “Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, <em>onlar da beni izler</em>” (Yuhanna 10:27). Seçilmişler İsa’nın kendisini izleme ve kendisinde kalma çağrısına cevap verirler. Merhametiyle Tanrı, seçilmişliğin bizim kavrayamayacağımız gizemlerini bizden saklamaktadır ama yine de, lütfuyla bize gerçekten İsa’ya ait olup O’nu sevdiğimizin sevinç dolu güvencesine sahip olabileceğimiz temel yolları sunmaktadır. Bu da, O’na gönülden <em>cevap vermemiz </em>ve itaat etmemizdir (Yuhanna 14:15).</span></p><p><span>O’nun sesini işitiyor musunuz? Ardından gidecek misiniz? “Bugün O&#8217;nun sesini duyarsanız, yüreklerinizi nasırlaştırmayın” (İbraniler 4:7). </span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/">Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2020 10:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4742</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/" title="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Birkaç yıl önce Filipililer kitabını ezberlerken (abartmaya gerek yok, siz de yapabilirsiniz), şu ayetler sık sık yüreğime dokunurdu: Size defalarca söylediğim gibi, şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum: Birçok kişi Mesih'in çarmıhına düşman olarak yaşıyor. Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler. (Filipililer 3:18-19)</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/">Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/" title="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4742" class="elementor elementor-4742">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-74fa624 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="74fa624" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2606e5c4" data-id="2606e5c4" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-dedb196 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="dedb196" data-element_type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4742-4" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3?_=4" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3?_=4" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-14a9712a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="14a9712a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<h6 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h6>

<p>Birkaç yıl önce Filipililer kitabını ezberlerken (abartmaya gerek yok, siz de yapabilirsiniz), şu ayetler sık sık yüreğime dokunurdu:</p>

<p>Size defalarca söylediğim gibi, şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum: Birçok kişi Mesih&#8217;in çarmıhına düşman olarak yaşıyor. Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler. (Filipililer 3:18-19)</p>

<p>Yüreğime dokunan nokta şuydu: “Şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum.” Pavlus’un Müjde’nin “düşmanı” olanlar ve onları bekleyen acılı “son” için döktüğü gözyaşları anlam doluydu. Bu gözyaşları Pavlus’un yüreği ve inanıyorum ki benim de yüreğim hakkında bir şeyler söylüyordu.</p>

<h6>Gözyaşlarının Anlamı</h6>

<p>Gözyaşları anlam dolu olabilir (burada timsah gözyaşlarından değil, gerçek gözyaşlarından bahsediyorum). Gözyaşları size neyi sevdiğinizi, neyden pişman olduğunuzu, neyi arzuladığınızı veya neyi özlediğini anlatabilir. Gözyaşları neyi yüce ve neyi berbat bulduğunuzu anlatır. Bir de elbette, gözyaşları neyin kalbinizi kırdığını anlatır.</p>

<p>(Gerçek) gözyaşlarının eksikliğinin de bir anlamı vardır. Kuru gözler sevgi eksikliğinin, pişmanlık eksikliğinin veya arzu eksikliğinin belirtisi olabilir. Yüce olan şeyi takdir etmemenin ve berbat olan şeyleri kötü görmemenin belirtisi vardır. Kalp kıran gerçekliklerin karşısında kırılmayı reddeden bir kalbin belirtisi de olabilir.</p>

<p>Yine, gözyaşlarının anlattığı hikâyeler de çoğunlukla basit şeyler değildir çünkü bizler basit varlıklar değiliz. Gözyaşları bizim <em>bedensel bünyemiz</em>den etkilenebilir. İçsel “kurulumumuz” sebebiyle gözyaşlarına daha meyilli veya daha uzak olabilir. Gözyaşları bizim <em>toplumsal yaşantılarımız</em>dan da etkilenebilir. Ailelerimizin veya baskın kültürün neyi öne çıkarıp çıkarmadığına bağlı olarak gözyaşlarımızı dökmeyi veya bastırmayı öğrenebiliriz. Gözyaşları <em>travmatik yaşantılarımız</em>dan da etkilenebilir. Öğrendiğimiz ezici acı, keder veya korkuyla başa çıkma yolları, kederimizi ve ıstırabımızı karmaşık ve hatta çarpık biçimlerde yansıtmamıza neden olabilir. Dolayısıyla, gözyaşlarının varlığı veya yokluğu hikâyenin tümünü veya hikâyenin doğru şeklini anlatmıyor olabilir ve bu nedenle kendimizi ve diğerlerini basit varsayımları temel alarak değerlendirmemeye dikkat etmeliyiz.</p>

<p>Ama yine de, gözyaşlarımız veya gözyaşlarımızın yokluğu dikkate alınmaya değer. Çünkü gözyaşlarımız bize neye önem verdiğimiz konusunda bir şeyler anlatır. Tıpkı Pavlus’a dair anlattıkları gibi.</p>

<h6>Kederle Karışık Öfke</h6>

<p>Pavlus’un gözyaşları bize ne anlatmaktadır? Müjde’nin düşmanı kesilenlerin, onun kalbini kırdığını anlatmaktadır.</p>

<p>Grekçede “gözyaşları” için kullanılan kelime <em>klaiō</em> kelimesidir. Bu, muhtemelen ilk yüzyılda yaşayanlar için bugün bize olduğundan daha büyük bir anlam ifade ediyordu. Bazı İngilizce çeviriler, “ağlayış” kelimesini tercih etmişlerdir ve bu muhtemelen gerçek anlama daha yakındır. Pavlus’un yaşamakta olduğu keder hafif veya gelip geçici bir keder değil, yoğun ve kalıcı bir kederdi.</p>

<p>Bu, yüce elçinin yüreğine açıkça ve kendi yüreğimize de dokunur bir biçimde bakmamızı sağlıyor. Pavlus, kendisinin savunmakta olduğu her şeye düşman kesilmiş olan “birçokları” için ağladı. Tümüyle net olmasa da, bu kişiler onun bir önceki bölümde değindiği kişiler gibi görünüyor:</p>

<p>Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet bağnazlarından sakının! Çünkü gerçek sünnetliler Tanrı&#8217;nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsa&#8217;yla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz. (Filipililer 3:2-3)</p>

<p>Bunlar insanları <em>Yahudileştiren</em>, görünüşe bakılırsa Pavlus’u sürekli takip eden ve diğer uluslardan olup yeni iman eden kişilere Pavlus’un öğrettiklerinin yanlış olduğunu anlatan “sahte kardeşlerdi” (2. Korintliler 11:26). İsa’nın kurtaran eylemine iman etmenin, sünnet ve Musa’nın yasasına tabi olma aracılığıyla tümüyle Yahudi olunmadığı sürece kişiyi kurtarmayacağını iddia ediyorlardı. Bu adamlar kiliselerdeki birçok kişinin kafasını karıştırıp yoldan saptırarak Pavlus’un hizmetine ıstırap olmuşlardı (Pavlus buna Galatyalılar’a yazdığı mektupta çok net bir biçimde değinmektedir). Pavlus’un yaşadığı hüsranı, Filipililer 3:2’de bu kişilere “köpekler” ve “kötülük yapanlar” olarak seslenmesiyle görebiliyoruz.</p>

<p>Ama Pavlus, 18. ayette gördüğümüz üzere sadece öfke dolu değildi. Derinden kederliydi. Mesih’i tümüyle reddetmiş olan Yahudi kardeşleri için duyduğu ve Romalılar 9:2’de ifade ettiği yüreğindeki o “büyük keder, dinmeyen acı” gibi, burada da Pavlus kendisine Hristiyan diyen ancak Müjde’nin özünü reddedip kendisini “Mesih’in çarmıhına düşman” bileyenlere ağlıyordu (Filipililer 3:18). Pavlus, onların tövbe etmedikleri takdirde yüzleşecekleri “yıkım” sebebiyle gözyaşları döküyordu (Filipililer 3:19).</p>

<h6>Kalbi Kırık Cüret</h6>

<p>Pavlus, Müjde savunuculuğunda gösterdiği cüret ve kendisine düşman olanlara karşı gösterdiği kalp kırıklığıyla, nadir bir bileşim sergiliyor. Bu bileşim –kalbi kırık cüret– yalnızca bir yüreğin sevgi ve alçakgönüllülükle dolu olmasıyla mümkündür.</p>

<p>Pavlus, Mesih’i üstün bir sevgiyle seviyordu. Bunu biliyoruz çünkü Filipililer 3:2 ve 3:18 arasındaki 8. ayette şöyle diyor:</p>

<p>Uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih&#8217;i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum. Öyle ki, Mesih’i kazanayım. (Filipililer 3:8)</p>

<p>Ayrıca Pavlus, Mesih’in kutsallarını da içtenlikle seviyordu. Bunu da Filipililere yazdığı mektuptaki girizgahında görüyoruz:</p>

<p>Hepiniz için böyle düşünmekte haklıyım. Her an yüreğimdesiniz. İster zincire vurulmuş, ister Müjde&#8217;yi savunup doğrulamakta olayım, hepiniz benimle birlikte Tanrı&#8217;nın lütfuna ortaksınız. Hepinizi Mesih İsa&#8217;nın sevgisiyle nasıl özlediğime Tanrı tanıktır. (Filipililer 1:7-8)</p>

<p>Üstelik Pavlus’un hem imanlılara olan sevgisini hem de onların peşinden giderken gösterdiği alçakgönüllülüğü, Korint’teki kiliseye yazdığı mektupta görebiliyoruz:</p>

<p>Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum. Yahudiler&#8217;i kazanmak için Yahudiler&#8217;e Yahudi gibi davrandım&#8230; Buna karşın, Yasa&#8217;ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa&#8217;ya sahip değilmişim gibi davrandım. Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum. (1. Korintliler 9:19-22)</p>

<p>İsa’yı, kutsalları ve kaybolmuşları kendi kişisel haklarının, özgürlüğünün ve hatta yaşamının önüne koymasıyla (Filipililer 1:21), Pavlus büyük bir sevgi ve alçakgönüllülük sergiledi. Sergilediği tek şey bu da değildi. Mesih’i üstün bir sevgiyle sevmek, kutsalları kendisinden daha önemli görmek (Filipililer 2:3) ve Müjde’nin bereketlerini imansızlarla paylaşma gayreti göstermek (1. Korintliler 9:23), Pavlus için bizzat yüce sevinciydi.</p>

<p>Bu denli bir sevgiyle ve alçakgönüllülükle dolu bir kalp, insanların Pavlus’a böylesine sevinç katan şeyi reddetmeleri durumunda elbette kırılırdı – her ne kadar aktif bir biçimde kendisine karşı çıkıyor ve hizmetini baltalıyor olsalar da.</p>

<h6>Bizim Gözyaşlarımız Nerede?</h6>

<p>Filipililer 3:18’de yüreğime bu denli dokunan şey işte bu. Bedensel bünyemi, toplumsal yaşantılarımı ve travmatik yaşantılarımı göz önünde bulundurduktan sonra bile, Pavlus’un İsa’yı reddedenlere karşı sergilediği ağlayışı (döktüğü gözyaşlarını) benim bu kadar sergilemediğimi fark ettim. Bana karşı gelenler karşısında benim kalbim bu kadar kırılmıyor. Gözyaşlarım ve gözyaşı eksikliğim anlam dolu ve şunu anlatıyorlar: Diğerlerini Pavlus kadar sevmiyorum ve onun kadar alçakgönüllü değilim.</p>

<p>Yumuşak bir yürek, Pavlus’un omurgasını (güçlü duruşunu) zayıflatmadı. Gerektiğinde büyük bir cüretle konuştu. Ama bu cüretin yöneldiği yönde katı yürekli, imansız yürekler olduğunda, kalbi kırık bir cüretle konuştu. Onlara gözyaşlarıyla anlattı. Ben de böyle bir sevgi ve alçakgönüllülük istiyorum.</p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/">Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Geliyor: Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/adalet-geliyor-dunyanin-yargici-olarak-mesihin-gorkemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2020 10:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[DG]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4739</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/adalet-geliyor-dunyanin-yargici-olarak-mesihin-gorkemi/" title="Adalet Geliyor: Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Adalet Geliyor Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Hristiyanlar bu çağda adaletsizliği sindirmezler. Bizi sarsa bilse. İçimizde dürtülerini bulsak bile. Mesih’te sahici adaleti amaçlar ve bu uğurda eyleme geçeriz. İnsan öfkesi Tanrı’nın adaletini sağlayacakmış gibi (Yakup 1:20) veya düşmüş insanlar tam ve nihai adaleti gerçekleştirebilirmiş gibi davranmayız ama yine de, adaleti amaç biliriz.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/adalet-geliyor-dunyanin-yargici-olarak-mesihin-gorkemi/">Adalet Geliyor: Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/adalet-geliyor-dunyanin-yargici-olarak-mesihin-gorkemi/" title="Adalet Geliyor: Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Adalet Geliyor Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/10-Adalet-Geliyor-Dunyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Gorkemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4739" class="elementor elementor-4739">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-517843d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="517843d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-31b218c" data-id="31b218c" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-ca00992 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="ca00992" data-element_type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4739-5" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/40.-Adalet-Geliyor-Dünyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Görkemi.mp3?_=5" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/40.-Adalet-Geliyor-Dünyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Görkemi.mp3?_=5" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/40.-Adalet-Geliyor-Dünyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Görkemi.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/40.-Adalet-Geliyor-Dünyanin-Yargici-Olarak-Mesihin-Görkemi.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2063b6d9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2063b6d9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<h6 class="wp-block-heading">Hazırlayan: David Mathis</h6>

<p>Hristiyanlar bu çağda adaletsizliği sindirmezler. Bizi sarsa bilse. İçimizde dürtülerini bulsak bile. Mesih’te sahici adaleti amaçlar ve bu uğurda eyleme geçeriz. İnsan öfkesi Tanrı’nın adaletini sağlayacakmış gibi (Yakup 1:20) veya düşmüş insanlar tam ve nihai adaleti gerçekleştirebilirmiş gibi davranmayız ama yine de, adaleti amaç biliriz.</p>

<p>Ancak Mesih’te, aynı zamanda tam ve nihai Adalet’in gelmekte olduğunu da biliriz. Beden almış Lütuf nasıl O’nda geldiyse, Adalet de aynı şekilde O’nun geri dönüşüyle gelecektir.</p>

<h6>Büyük Yargıç’ın Yüceliği</h6>

<p>İsa’nın bizim savunucumuz olduğunu bilmek değerlidir (1. Yuhanna 2:1). İman sayesinde O bizim savunucumuzdur. Azımız bu yüceliğe yeterince kafa yormuştur. Bu günbegün üzerine düşünmeye ve zevk almaya değer bir gerçektir. Hristiyan inancının kalbinde yatmaktadır.</p>

<p>Ancak Müjdemiz yalnızca İsa’yı savunucumuz olarak onaylamaz. O aynı zamanda Yargıcımız’dır. Hatta, tüm yeryüzünün ve tüm tarihin <em>tek </em>Yargıcı’dır. Yakın bir günde, insan olan Mesih İsa Tanrı’nın yargı tahtında bizzat oturacak ve tüm insanlığı, tüm tarihi tam ve nihai olarak adaletle yargılayacak.</p>

<p>Mesih’in en büyük yüceliklerinden biri şu ki, <em>Tanrı dünyayı O’nun aracılığıyla yargılayacaktır. </em>Elçi Pavlus şöyle yazıyor: “Yaydığım Müjde&#8217;ye göre Tanrı&#8217;nın, insanları gizlice yaptıkları şeylerden ötürü İsa Mesih aracılığıyla yargılayacağı gün böyle olacaktır” (Romalılar 2:16).</p>

<h6>Erken Dönemdeki Kilise Bunu Vaaz Etti</h6>

<p>Tanrı’nın dünyayı <em>İsa Mesih aracılığıyla </em>yargılayacağı, yalnızca fark edilmesi gereken muazzam bir gerçeklik değil, aynı zamanda kucaklanması gereken bir yüceliktir. Sadece bir gerçek bilgi değildir; iyi haberdir. Erken dönemdeki kilise bu haberi yalnızca <em>almadı</em>; bunda <em>sevinç buldu</em>. Elçiler Adalet’in gelişini Mesih’in düşmanlarına bir uyarı olarak beyan ettiler ve O’nun halkındaysa bunu bir müjde olarak vaaz ettiler.</p>

<p>Petrus uluslara ilk kez Mesih’in mesajını bildirmek üzere ağzını açtığında, yalnızca Mesih’in ölümünü ve dirilişini veya tanıkları, “ölümden dirilmesinden sonra kendisiyle birlikte yiyip içen” kişileri anlatmıyor (Elçilerin İşleri 10:39-41). Ayrıca İsa’yla ilgili şunu söylüyor:</p>

<p><em>Tanrı tarafından ölülerle dirilerin Yargıcı olarak atanan kişinin kendisi olduğu</em>nu halka duyurmamızı, buna tanıklık etmemizi buyurdu (Elçilerin İşleri 10:42)</p>

<p>Hristiyanlar olarak, yalnızca “O&#8217;na inanan herkesin günahları O&#8217;nun adıyla bağışlanır” haberiyle sevinmiyoruz, aynı zamanda Mesih’in “Tanrı tarafından ölülerle dirilerin Yargıcı olarak atanan kişinin kendisi olduğunu” beyan ediyor ve O’nun bu yüceliğiyle sevinç buluyoruz.</p>

<p>Elçi Pavlus da, Atina’daki çarşıda iyi haberi duyururken, şöyle vaaz ediyor:</p>

[Tanrı] <em>dünyayı, atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı</em> günü saptamıştır. Bu Kişi&#8217;yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir. (Elçilerin İşleri 17:31)</p>

<p>Buna rağmen bizler bugün ne kadar sıklıkla Mesih’in Yargıç olarak sahip olduğu yücelik üzerinde duruyoruz? Basit yüreklerimiz ve akıllarımız Rab’bi yalnızca Kuzu olarak görmeye mi meyilli? O’nu yalnızca kendi boynunu bıçağa dayayan, tekrardan yaşama dönen (haleluya!) Kuzu olarak görüyor ve O’nun Tanrı’nın her şeye yeten gücüyle, dirileri ve ölüleri yargılamak üzere tekrardan gelmekte olduğunu unutuyor muyuz?</p>

<h6>Adalet Getirmeye Geliyor</h6>

<p>Mesih’in tüm ulusların Yargıcı olarak taşıdığı yücelik, Tanrı’nın ilk antlaşma halkına kadar dayanmaktadır. Harap olmuş ve düşmanlarla kuşatılmış bir durumdayken, bu halkın kendi tapınmalarında sürekli olarak dile getirdiği şey, Tanrı’nın “Gerçekten dünyayı yargılayan bir Tanrı” olduğuydu (Mezmurlar 58:11; 82:8). O yargılamaya geldiğinde, mazlumları kurtarmaya (Mezmurlar 76:9) ve küstahlara hak ettikleri cezayı vermeye gelecektir (Mezmurlar 94:1-2). İsrail’in çok ötesindeki Rab’dir ve “halkları adaletle” yargılayacaktır (Mezmurlar 67:4).</p>

<p>Özellikle 96. Mezmur (ve sonrasında bu mezmurun son dörtlüğünü vurgulayan 98. Mezmur), Yahve’yi tüm halkların yargıcı olarak övmektedir (Mezmurlar 96:10) ve 9. Mezmur’da olduğu gibi, Tanrı’nın tam bir ilahi kudretle halkların yargıcı olarak gelişiyle sonlanmaktadır:</p>

<p>Çünkü O geliyor!<br />Yeryüzünü yargılamaya geliyor.<br />Dünyayı adaletle,<br />Halkları kendi gerçeğiyle yönetecek. (Mezmurlar 96:13)</p>

<p>Yüzyıllar boyunca, Tanrı’nın sadık halkının yüce umudu Tanrı’nın yargıyla gelişi, kendi halkını kurtarıp öçlerini alması ve onlara saldırıp tehlike açmış olanlara adaletini uygulaması olmuştur. Tanrı’nın Peygamber Yoel aracılığıyla söylediği gibi,</p>

<p>Bütün ulusları toplayıp Yehoşafat Vadisi&#8217;ne indireceğim. Mirasım olan İsrail halkını uluslar arasına dağıttıkları ve ülkemi bölüştükleri için onları orada yargılayacağım. (Yoel 3:2)</p>

<h6>Lütuf Geldi, Yargı Da Gelecek</h6>

<p>Sonrasında Tanrı geldi. Ama halkının beklediği şekilde değil. Bir bebek olarak, beden alan Lütuf olarak geldi (Titus 2:11). Kuzeni Yahya’nın umutlarının tersine, baltayı (henüz) ağaca vurmaya değil, önce kendi halkının günahlarından başlayarak, günahları örtmek için canını vermeye ve sonrasında beklentilerin de ötesinde, diğer ulusların cezasını ertelemeye ve halkının düşmanlarına da sevgi sunmaya geldi. Ancak ilk gelişinde, tekrar geleceğinin vaadini verdi:</p>

<p>İnsanoğlu, Babası&#8217;nın görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir. (Matta 16:27)</p>

<p>İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak. Ulusların hepsi O&#8217;nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak. (Matta 25:31-32)</p>

<p>İlk önce mahkûmiyet altındaki bir dünyaya kurtuluş sunmaya geldi. “Tanrı, Oğlu&#8217;nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O&#8217;nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi” (Yuhanna 3:17). Ancak yeniden, baltayı ağacın köküne vurmaya gelecektir. İlk önce ekmeye geldi. Sonrasında biçmeye gelecektir.</p>

<p>Hristiyan Müjdesi bize Mesih’in yüceliğini yalnızca egemenliği ve kurbanlığıyla sunmamakta, aynı zamanda O’nun nihai Yargıç olmasıyla da sunmaktadır. Bu sebeple, gelmekte olan bu Yargıç’ın özel beş yönünü tespit edebiliriz.</p>

<h6>1. Yücelik içinde gelecek.</h6>

<p>İlk ve en önemlisi, nihai Yargıç olarak ikinci geliş, Mesih’in yüceliğiyle ilgilidir.</p>

<p>Değindiğimiz üzere, “İnsanoğlu, Babası&#8217;nın görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir” (Matta 16:27) ve “İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak” (Matta 25:31). <em>Kendi görkemi içinde</em>. <em>Babasının görkemi içinde</em>. “Melekleri” eşliğinde – “bütün melekleriyle.” Hiçbir göz bunu kaçırmayacak (Vahiy 1:7). Yeryüzünün hiçbir köşesi habersiz kalmayacak. Diğer her şey duracak. Diğer her arayış sonlanacak. Bildiğimiz bu dünyanın sonu olacak ve her göz O’nu, görkemi içinde görecek.</p>

<h6>2. Herkes O’nun önünde duracak.</h6>

<p>Ancak her göz yalnızca O’nu görmekle de kalmayacak. Herkes O’nun önünde duracak. “Herkes” İsa’yı görecek (Matta 16:27). Elçi Pavlus’un dediği gibi “herkes” (2. Korintliler 5:10). Üstelik yalnızca o anda yaşayanlar da değil, aynı zamanda “ölülerle diriler” de (Elçilerin İşleri 10:42; Romalılar 14:9; 2. Timoteos 4:1; 1. Petrus 4:5).</p>

<p>“Tanrı&#8217;nın yargı kürsüsü önüne hepimiz çıkacağız” (Romalılar 14:10). Peki tahtta kimin oturduğunu göreceğiz? “Dirilerle ölüleri yargılayacak olan Mesih İsa’yı” göreceğiz (2. Timoteos 4:1). “Hepimiz Mesih&#8217;in yargı kürsüsü önüne çıkmak zorundayız” (2. Korintliler 5:10).</p>

<h6>3. Deliceleri buğdaydan ayıracak.</h6>

<p>Sonra, imanla O’nda olanlar için, yüce ve mükemmel bir ayrım olacak:</p>

<p>Ulusların hepsi O&#8217;nun önünde toplanacak, O da koyunları keçilerden ayıran bir çoban gibi, insanları birbirinden ayıracak. (Matta 25:32)</p>

<p>Bu ayrım etnik, siyasi, sınıfsal, eğitimsel veya dünyasal başarı ayrımı olmayacak. Bu yüce ve dehşet verici anda, kimliklere biçilen tüm maskeler kaldırılacak ve tek bir şey önemli olacak: <em>Buğday mısınız, yoksa delice misiniz? </em>Yargıç tarafından ilk gelişinde söylenmiş olduğu gibi: “Bırakın biçim vaktine dek birlikte büyüsünler. Biçim vakti orakçılara, önce deliceleri toplayın diyeceğim, yakmak için demet yapın. Buğdayı ise toplayıp ambarıma koyun’” (Matta 13:30).</p>

<h6>4. Her yanlışı düzeltecek.</h6>

<p>İlk önce deliceler demet yapılacak ve yakılacak diyor. İşte o gün, adalet uğrundaki her adil yakarış cevaplanacak. Bu çağdaki adalet yakarışlarına verebileceğimiz cevaptan çok daha dolu ve nihai bir cevap olacak. Dirilmiş ve her şeye kadir olan Kuzu kendi mükemmel doğruluğu içerisinde hiçbir aşırılığa veya tavize kaçmadan, mükemmel adaleti uygularken, bizler ellerimizle ağzımızı kapatacağız.</p>

<p>Göklerdeki 24 ihtiyarın tapınarak söylediği gibi, O’nun “yeryüzünü mahvedenleri mahvetme” zamanı gelecek (Vahiy 11:18). Kötülere hak ettiği karşılığı verecek. Her anlaşmazlığı kapatacak: “RAB uluslar arasında yargıçlık edecek; birçok halkın arasındaki anlaşmazlıkları çözecek” (Yeşaya 2:4; Mika 4:3). Kim bilir günümüzde yargıçların ve mahkeme sistemlerinin sürekli olarak takılıp durduğu kaç tane çözülemeyen çatışma Yargıç’ın gelip her şeyi düzelteceği günü beklemektedir? Bizler de Adalet karşısında hayrete düşeceğiz.</p>

<h6>5. Doğruları ödüllendirecek.</h6>

<p>En sonundaysa, buğdayı ambarına toplayacak. Her hatayı düzeltmiş olarak, O’nun adıyla verilen her bir bardak soğuk suyu ödüllendirecek (Matta 10:42). İhtiyarların tapınarak söylediği gibi, kulları olan “peygamberleri, kutsalları, küçük olsun büyük olsun, [O’nun] adından korkanları ödüllendirme” zamanı gelecek (Vahiy 11:18). Doğruları, yani nihai anlamda iman sayesinde ancak aynı zamanda da Ruh’un yaşamı ölçüsünde doğru olanları ödüllendirecek.</p>

<p>Eli açık cömertliği, lütfu ve merhametiyle, halkına yalnızca “ambara” girişi değil, aynı zamanda yeni yer ve yeni gökyüzünü bol keseden sunacak. Burada doğruluk hüküm sürecek ama her şeyden öte, halkını “bedende” yapmış oldukları için <em>ödüllendirecek</em> (2. Korintliler 5:10). Pavlus’un kendi yarışının sonuna, ayrılık vaktine yaklaşırken yazmış olduğu gibi: “Bundan böyle doğruluk tacı benim için hazır duruyor. Adil yargıç olan Rab o gün bu tacı bana, yalnız bana değil, O&#8217;nun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine verecektir” (2. Timoteos 4:8). “Yalnız bana değil” diyor Pavlus, “O&#8217;nun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine.”</p>

<h6>Nihai Yargıç Karşısında Hayranlık</h6>

<p>O büyük günde, kendi gözlerimizle görecek ve O’nun yüce merhametinin etkilerini imanla tümüyle hissedeceğiz: Savunucumuz nihai Yargıç olarak üstünlükle belirecek ve Tanrı-insan olarak tüm yüceliklerini nihai olarak tamamlayacak.</p>

<p>O yalnızca başlangıçta var olmakla (Yuhanna 1:1), her şeyi kendi aracılığıyla yaratmakla (Yuhanna 1:3; Koloseliler 1:16), İbrahim’den önce var olmakla (Yuhanna 8:58), Mısır’dan bir halk çıkarmakla (Yahuda 1:5), onlara çölde su vermekle (1. Korintliler 10:4), Yeşaya’ya görünmekle (Yuhanna 12:41), bizden biri olup belirtiler ve harikalar gerçekleştirmekle (Elçilerin İşleri 2:22; 10:38) ve her şeyi iyi yapmakla (Markos 7:37), Kuzu olarak halkının günahları için boynunu bıçağa dayamakla, Tanrı’nın sağına yükselmekle, Ruhu’nu dökmekle ve cennet tahtından gökte ve yeryüzündeki tüm yetkiyle kilise çağına hükmetmekle kalmadı, aynı zamanda <em>dünyayı yargılamak için geri geliyor.</em></p>

<p>Sonunda, kardeşimiz, Tanrı-insan, “adil yargıç” (2. Timoteos 4:8) olan Mesih’in, Tanrı olarak yüceltilmiş insan bedeninde sahip olduğu kendi bilgeliği, paklığı ve kudreti içerisinde tüm ulusları, tarihi ve herkesi yargılamaya gelişindeki görkemi karşısında, hayranlık duyacağız. Baba niçin “bütün yargılama işini Oğul’a” vererek bunu yapıyor? (Yuhanna 5:22). “Öyle ki, herkes Baba&#8217;yı onurlandırdığı gibi Oğul&#8217;u onurlandırsın” (Yuhanna 5:23).</p>

<p>Bu kötü dünyamızda, Adalet’in, tam ve nihai, mükemmel ve kusursuz adaletin geliyor olduğu iyi bir haberdir. Adı Yeşua’dır. O’na sığınmak ne tatlıdır!</p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/adalet-geliyor-dunyanin-yargici-olarak-mesihin-gorkemi/">Adalet Geliyor: Dünyanın Yargıcı Olarak Mesih’in Görkemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
