<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Jon Bloom arşivleri - Müjde Birliği</title>
	<atom:link href="https://mujdebirligi.com/yazar/jon-bloom/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://mujdebirligi.com/yazar/jon-bloom/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2026 07:25:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>
	<item>
		<title>İman, Krizde Dövülür</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 07:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4323</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/" title="İman, Krizde Dövülür" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İman, Krizde Dövülür" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Kutsal Kitap fena ölçüde ciddi bir kitaptır. Gerçeklere dair bir kitaptır ve hepimizin çok iyi bildiği üzere, gerçekler genellikle gaddardır. Kutsal Kitap bu gerçeği hiçbir şekilde ballandırıp olduğundan daha iyi göstermemekte, gerçekleri rahatsız edici bir dobralıkla açıklamaktadır. Kutsal Yazılar’ın büyük bir kısmı gaddar zamanlar içerisinde, savaş, stres, tükenmişlik ve hatta depresyon altındaki yazarlar tarafından yazılmıştı. Üstelik Kutsal Kitap’ın doruk noktasında, Kutsal Kitap’ın mesajının en temelinde, Tanrı Oğlu’nun gaddar bir Roma çarmıhındaki kanlı ölümü vardır.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/">İman, Krizde Dövülür</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/" title="İman, Krizde Dövülür" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İman, Krizde Dövülür" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Iman-Krizde-Dovulur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/15.-İman-Krizle-Dövülür.mp3"></audio></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Kitap fena ölçüde ciddi bir kitaptır. Gerçeklere dair bir kitaptır ve hepimizin çok iyi bildiği üzere, gerçekler genellikle gaddardır. Kutsal Kitap bu gerçeği hiçbir şekilde ballandırıp olduğundan daha iyi göstermemekte, gerçekleri rahatsız edici bir dobralıkla açıklamaktadır. Kutsal Yazılar’ın büyük bir kısmı gaddar zamanlar içerisinde, savaş, stres, tükenmişlik ve hatta depresyon altındaki yazarlar tarafından yazılmıştı. Üstelik Kutsal Kitap’ın doruk noktasında, Kutsal Kitap’ın mesajının en temelinde, Tanrı Oğlu’nun gaddar bir Roma çarmıhındaki kanlı ölümü vardır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla, Kutsal Kitap’ı açtığımızda, nadiren bize hafif gelen okumalara rastlarız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mezmurlar kitabında, Tanrı esiniyle yazılmış ve yüzyıllarca sayısız imanlıya ölçülemez teselliler sunmuş olan bu ruhsal şiir kitabında bile, sıklıkla insanı geren temalarla karşılaşmaktayız. Birçok mezmurda, yazarların belirli bir gaddar gerçeğe şahit olduklarını, Tanrı’nın vaatlerine ve amaçlarına yönelik anlayışlarının veya beklentilerinin sarsıldığını ve kendi değer verdikleri Tanrı’ya güvenme konusunda sıkıntılar yaşadıklarını okuyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu mezmurlar bizim <em>ağıt mezmurları </em>dediğimiz kategoriye karşılık gelmektedirler. 10. Mezmur gibi bazı ağıt mezmurlarında, Tanrı esiniyle yazmakta olan bir yazarın kendi iman krizinin ayetlerde nasıl yer bulduğunu okumaktayız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanrı’ya Bunu Diyebilir Miyiz?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu 10. Mezmur’un başlangıç ayetinde hemen görüyoruz:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Ya RAB, neden uzak duruyorsun,<br>Sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun? (Mezmurlar 10:1)</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tanrı’ya söylenecek şaşırtıcı bir cümle. Bir Hristiyan hedonist böyle dua edebilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soruyu niçin mi bu şekilde sordum? Desiring God Hizmetleri olarak bizler, Kutsal Kitap’ta bizim <em>Hristiyan hedonizmi</em> dediğimiz bir yaşam tarzının öğretildiğine inanıyoruz. Kutsal Yazılar’da, bir Hristiyan’ın yalnızca bazı Hristiyanlık öğretilerine aklen onay veren bir kişi olmadığını görüyoruz. Bir Hristiyan, Tanrı’yı tüm yüreğiyle sever (Matta 22:37), Tanrı’yı en değerli hazinesi olarak benimser (Matta 13:44-46; Filipililer 3:7-8; İbraniler 11:24-26) ve zevkinin en yüce ve en kalıcı kaynağı olarak Tanrı’yı arar (Mezmurlar 16:11). Kutsal Kitap’ın Üçlübirlik Tanrısı, Hristiyan’ın “sevinç kaynağı” olmalıdır (Mezmurlar 16:11). Bir cümleyle özetleyecek olursak, Hristiyan hedonist Kutsal Yazılar’ın şunu öğrettiğine inanır: <em>Biz Tanrı’da en çok ne zaman tatmin bulursak, Tanrı da en çok o zaman yüceltilmiş olur.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kesinlikle Mezmurlar kitabında, Mezmurlar 73:25-26 ayetlerinde olduğu gibi Hristiyan hedonizmini yansıtan birçok ayet bulabilmekteyiz:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Senden başka kimim var göklerde?<br><em>İstemem senden başkasını yeryüzünde.<br>Bedenim ve yüreğim tükenebilir,<br>Ama Tanrı yüreğimde güç,<br>Bana düşen paydır sonsuza dek.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki ya yazarın masum, çaresiz insanların uğradığı adaletsiz, küstah ve şiddet dolu olaylar karşısındaki acı dolu şaşkınlığıyla birlikte yas tuttuğu 10. Mezmur’a ne demeli? Yazar yalnızca şahit olduğu kötü eylemlerden rahatsızlık duymuyor. Aynı zamanda kötülerin kötülükleriyle refah bulmalarından da rahatsızlık duyuyor. Üstelik Tanrı, o adil Yargıç, bunların yaşanmasına müsaade ediyor gibi görünüyor. Böylece yazar, Kutsal Kitap’ta çoğunlukla gördüğümüz açık yüreklilikle, Tanrı’ya soruyor: “Neden sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun?” Bir insan Tanrı’yı gerçekten seviyor, O’na güveniyor ve O’na her şeyden çok değer veriyorsa, bu şekilde dua edebilir mi? Tanrı’da sevinç bulan bir kişi, Tanrı’nın uzak ve ilgisiz görünmesinden dolayı hiç hayıflanabilir mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısaca, evet. Hatta, Hristiyan hedonistler Tanrı’ya belirli zamanlarda bu şekilde dua ederler <em>çünkü </em>O bizim “sevinç kaynağı”mızdır, <em>çünkü </em>O’na değer veriyoruz, <em>çünkü </em>O’nu seviyoruz. Ayrıca çünkü bazen, Tanrı’nın işleyişine ve zamanlamasına anlam vermek acı verici bir şekilde zordur. Bu kederli-ama-sevinçli olma durumunu, 10. Mezmur’un gaddar gerçeklerinde görmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanrı Neden Uzak Geldi?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İlk olarak, Mezmur yazarına neyin sıkıntı verdiğini anlamamız gerekiyor. Sıkıntısını şu şekilde dışarı vuruyor:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>“Kötüler gururla mazlumları avlıyor” (Mezmurlar 10:2)</li><li>“Açgözlü insan RAB&#8217;be lanet okur, O&#8217;nu hor görür” (hatta Tanrı’nın varlığını inkâr eder) (Mezmurlar 10:3-4)</li><li>“Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu; dilinin altında kötülük ve fesat saklı” (Mezmurlar 10:7)</li><li>“Masumu gizli yerlerde öldürür” (Mezmurlar 10:8)</li><li>“Kapmak için mazlumu bekler ve ağına düşürüp yakalar” (Mezmurlar 10:9)</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Mazlumlar maddi kazanç uğruna güç sahibi olan biri (veya birden fazla kişi) tarafından kötüye kullanılmakta ve hatta katledilmektedirler. Kurbanlar “çaresiz” veya savunmasız bir durumdadır ve bu nedenle “saldıranın üstün gücü altında” ezilmektedirler (Mezmurlar 10:10). Bunlar insanın dilinin tutulacağı eylemlerdi ama sessiz kalmak sadece tüm bunların haksızlığına haksızlık katardı. Bu yüzden de, Yeremya gibi, Mezmur yazarı da “sessiz duramıyor” (Yeremya 4:19).</p>



<h2 class="wp-block-heading">İmanın Krizde Yankılanışı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Mezmur yazarı, gördüğü kötülüğü sözlere döküyor. Ondaki haklı öfkeyi sezebiliyoruz. Böylesine dehşet verici bir zulüm ve haksızlık, onu (ve bizi) <em>öfkelendirmelidir</em>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama Mezmur yazarı zorlu bir içtenlikle Tanrı’ya sesleniyor olsa da, öfkesinin Tanrı’ya yönelmiş olduğuna inanmıyorum. Öfkesi böyle bir yıkıma yol açan kötülere yönelmiş bir durumda. Mezmur yazarı kötülük dolu suçlulara karşı beslediği kızgın öfkesiyle ve kurbanlara karşı beslediği gözü yaşlı şefkatiyle, Tanrı’ya dönüyor <em>çünkü </em>adalet ve kurtuluş için umudu Tanrı’dadır. İşte bu yüzden <em>dua ediyor</em>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizler de böyle kötü haksızlıklara maruz kalıyor, bazen kurban oluyoruz. Günümüzde, daha doğmamış olan masum, savunmasız bebekler yasalar uyarınca katlediliyor ve hem çocuklar hem de zayıf ve köşeye sıkışmış olan yetişkinler, seks ticaretine köle olup satılıyorlar. Tüm bunlar, haksızlığı uygulayan kişilere maddi kazanç sağlıyor. Bu tür şeyler karşısında, sessiz kalamayız. Özellikle de Tanrı karşısında. Mazlumlara olan şefkatimizden ve zalimlere olan haklı öfkemizden ötürü, yas dolu yüreklerimizi umudumuz olan (Mezmurlar 43:5) ve bize umudumuzu veren (Mezmurlar 62:5) Tanrı’ya dökmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Krizde Haykırmayı Öğrenmek</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Ama yine de, 10. Mezmur’un giriş ayetlerini işittiğimizde, sanki yazarın öfkesinin bir kısmı da Tanrı’ya yönelmiş gibi geliyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Ya RAB, neden uzak duruyorsun,<br>Sıkıntılı günlerde kendini gizliyorsun? (Mezmurlar 10:1)</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bu öfke, gözlerin açılması veya hayal kırıklığı değilse, nedir? Bu, bir iman krizinin acı dolu karışıklığının kelimelere dökülmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle, iman krizinin iman terkiyle karıştırılmaması gerekir. Neredeyse her imanlı farklı türden iman krizleri tecrübe etmektedir ve çoğunlukla imanın büyüyüp güçlenmesi için iman krizlerine katlanmamız gerekmektedir (birazdan buna daha da değineceğiz). Ama bu Mezmur yazarının Tanrı’yı terk etmiyor olduğunun en bariz kanıtı, <em>bu mezmurun varlığı</em>dır – Mezmur yazarı burada dua ediyor! Ayrıca duasıyla, derinden sevdiğimiz kişiler bizim anlayamadığımız şekillerde davrandıklarında (ya da davranmıyor gibi göründüklerinde) onlara verdiğimiz tepkiye benzer bir şekilde, Tanrı’ya tepki veriyor. Kafa karışıklığını ve acısını dürüstçe dışarı vuruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mezmur yazarının ruhu sıkıntı dolu çünkü Kutsal Kitap’a dayalı bir şekilde Tanrı’nın karakterine ilişkin sahip olduğu bilgi ile o anda şahit olmakta olduğu gerçeklik uyuşmuyor gibi görünüyor. O, Tanrı’nın çaresizlerin ve savunmasızların “hakkını gözeten” (Yasa’nın Tekrarı 10:18) “adil bir yargıç” olduğuna (Mezmurlar 7:11) inanıyor. Çaresiz insanların gaddar zalimlerinin “her zaman başarı” bulduklarını görüyor. Tanrı’nın böyle bir haksızlığı niçin derhal durdurmadığı, kendi aklının çok ötesinde. Bu, onun için bir kriz anı ve bunun böyle olduğunu Tanrı’ya söylüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak ben, Mezmur yazarının burada Tanrı’ya neden gizlendiğini sorarak O’nu sorumsuzlukla suçluyor veya aşağılıyor olduğunu varsaymanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Yazarın burada yaptığı şey, kendi gerçeklik <em>deneyimi</em>ni, yani durumun kendisine sınırlı duyu organlarıyla ne şekilde göründüğünü betimlemektir. Ayrıca bu şekilde dua ediyor olmasının sebebi, tam anlamıyla Tanrı’yı derinden önemsemesi, O’nu sevmesi ve O’na güvenmesidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir tepki, iman krizine verilecek iman dolu bir Hristiyan tepkisidir. Kutsal Yazılar’dan Tanrı’ya dair bildiklerimizle dünyada gözlemlediklerimiz arasında bir örtüşmezlik görüp acı verici bir şekilde kafamız karıştığında, Tanrı’nın ilahi takdirinin gizemi bizim sınırlı anlayışımızla çarpıştığında, Tanrı bizden O’na yakarmamızı istemektedir. O’na yakarmamızı istemektedir <em>çünkü </em>yaşadığımız şeyler inandığımız şeylere meydan okuduğunda bile, O’nu seviyor ve O’na güveniyoruzdur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hristiyan Hedonist ve İman Demiri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Kitap’ın gerçeklik hakkında bu denli dürüst bir şekilde konuşuyor olması, O’nun kendi kendini doğrular nitelikte bir kitap olmasının bir yönüdür. Katıksız dürüstlük, içtenliğin ve doğruluğun bir işaretidir. Ayrıca Kutsal Kitap’ın Mezmur yazarının kötülük sorunuyla yaşadığı iman krizine de yer veriyor olması, Mezmurlar’ın bunca zamandır birçoklarına teselli olmuş olmasının sebebidir. Nitekim biz de böyle krizler deneyimlemekteyiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Er ya da geç, her Hristiyan bir iman krizi yaşar – ki bazılarımız için bu birden fazla kez olur. Ama <em>iman krizi </em>demek, <em>iman kaybı </em>demek değildir. Hatta, imanın gerçekte ne olduğunu öğrenmemiz genellikle bu tür krizler aracılığıyla olmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Yazılar imanlıların çeşitli krizlere katlandığı anlatılarla doludur. Tüm bunlarda Tanrı, yaşamın gaddar gerçeklerine tümüyle hükmetmiş, imanlıların anlayışlarını ve beklentilerini oldukça aşmış ve onları büyük mücadelelere sürüklemiştir. İbraniler 11’de yer alan “İman Listesi”, “gözle görülene değil, imana dayanarak” yaşamanın (2. Korintliler 5:7) gerçekte ne demek olduğunu krizler aracılığıyla öğrenmiş olan böyle imanlılarla doludur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önceki paragraflarda Hristiyan hedonistin Mezmurlar 73:25-26 ayetleriyle dua etmeyi sevdiklerinden bahsetmiştim:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Senden başka kimim var göklerde?<br>İstemem senden başkasını yeryüzünde.<br>Bedenim ve yüreğim tükenebilir,<br>Ama Tanrı yüreğimde güç,<br>Bana düşen paydır sonsuza dek.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bahsetmediğim şeyse, 73. Mezmur’un bir başka iman krizi örneği olduğuydu. Bu dua, o krizin bir meyvesidir. Dolayısıyla, kendi kriz anlarınız baş gösterdiğinde, imanınızın, sevginizin ve sevincinizin yok olduğunu varsaymayın. Tanrı’nın sizi acılar fırınında geliştirmek istediğini varsayın. Çünkü bir Hristiyan hedonistin imanının dövülmesi, genellikle iman krizinin ateşleriyle gerçekleşir.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/">İman, Krizde Dövülür</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/iman-krizde-dovulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/15.-İman-Krizle-Dövülür.mp3" length="11967807" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 07:52:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4311</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/" title="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” (Markos 9:24). Acılar çeken çocuğu adına İsa’ya seslenen çaresiz bir babanın bu yakarışı –bu duası– oldukça derin, zorlu, afallatıcı ve tanıdık bir insan deneyimini beş basit kelimeyle yansıtmaktadır. İsa’nın tüm takipçilerinde hem inanma hem inanmama, hem iman etme hem de kuşku duyma vardır. Bunlar aynı anda hepimizin içindedir.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/">İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/" title="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Inanan-Herkes-Imansizlikla-Mucadele-Eder.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/03.İnanan-Herkes-İmansizlikla-Mücadele-Eder.mp3"></audio></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h4>



<p class="wp-block-paragraph">“İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” (Markos 9:24). Acılar çeken çocuğu adına İsa’ya seslenen çaresiz bir babanın bu yakarışı –bu duası– oldukça derin, zorlu, afallatıcı ve tanıdık bir insan deneyimini beş basit kelimeyle yansıtmaktadır. İsa’nın tüm takipçilerinde hem inanma hem inanmama, hem iman etme hem de kuşku duyma vardır. Bunlar aynı anda hepimizin içindedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu paradoksal durumu Kutsal Yazılar’ın başka yerlerinde de görmekteyiz. Petrus’ta görüyoruz; su üzerinde yürümeye başlamasıyla imansızlığın baş göstermesi bir olmuştu (Matta 14:28-31). Tomas’ta görüyoruz; İsa’nın dirilişine dair fiziksel bir kanıt görmediği sürece “İnanmam” diyordu ancak aynı zamanda, İsa kendisine görünene dek diğer öğrencilerle birlikte kalacak kadar da inanıyordu (Yuhanna 20:25-26). Aynı durumun 73. Mezmur’da olduğu gibi Mezmurlar kitabında da işlendiğini görüyoruz; Tanrı’nın kutsalları burada da sesli bir biçimde kendi imansızlıklarıyla mücadele ediyorlar. Ayrıca bunu oldukça sık bir şekilde kendimizde görüyoruz ve buradaki çaresiz babayla kendimizi özdeşleştirebilmemizi sağlayan şey de bu. İmansızlık, imanlılar için “herkesin karşılaştığı” bir ayartıdır (1. Korintliler 10:13).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu her ne kadar ortak (ve çoğunlukla da sinsi) bir ayartı olsa da, ruhsal olarak tehlike arz eden, bizi “diri Tanrı&#8217;yı terk” etmeye götürebilecek bir ayartıdır (İbraniler 3:12). Var gücümüzle savaşmamız gereken bir düşmandır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düşmana karşı hepimiz farklı şekillerde mücadeleler vermekteyiz çünkü hepimiz, bizi belli başlı imansızlık türlerine karşı savunmasız bırakacak farklı deneyimlere ve farklı mizaçlara sahibiz. İmansızlık karşısındaki kendi özel zayıflıklarımızı görebilmek adına yardım almak, savaşlarımızı kazanmak için olmazsa olmazdır. Üstelik İsa, O’ndan dilediğimizde, bize bu konuda yardımcı olmaktan memnuniyet duymaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çaresiz ve Zayıf Baba</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Markos 9:14-29 ayetlerindeki hasta çocuğun babasının da, imansızlığa karşı kendine özgü bir zayıflığı vardı ve bunun sebebini anlamak zor değildir. İsa’yla karşılaştığı ana kadar neler yaşamış olduğunu hayal edin sadece.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yıllarca elinden geleni yapmış, oğluna yardım edebilmek için her şeyini vermişti (Markos 9:21). Oğlunun yakalandığı hastalığın şeytani bir kaynağı vardı; oğlana küçük yaşlardan beri eziyet ediyor, ona şiddetli nöbetler geçirterek konuşmasını engelliyordu (Markos 9:17-18). Baba ve hiç şüphesiz karısı, değerli çocuklarını –tek oğullarını (Luka 9:38)– bugüne dek birçok kez ölümden döndürmüş, onu ateşten ve sudan almışlardı (Markos 9:22). Bu da onların her günlerini, acaba çocuklarını kurtarmak için bir sonraki sefer yine zamanında yetişip yetişemeyeceklerine dair bir korkuyla geçirdikleri anlamına geliyordu. Ayrıca bu gündelik korkunun yanında geleceğe ilişkin de korku duyuyor, ikisinden biri artık oğullarını kurtarmak üzere hayatta olmadığında ne olacağını bilmiyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda gece gündüz tetikte olmanın verdiği bir tükenmişlikle yaşıyorlardı. Stres ve acı dolu ebeveynlik yaşantılarından dolayı, belki kendi evlilik ilişkilerinde de tekrar tekrar bazı gerilimlere katlanmak zorunda kalmışlardı. Oğullarını kurtarmak için her yolu denemeleri, muhtemelen onları maddi olarak da etkilemişti. Oğulları için yardım bulmak adına doğrudan kazandıklarını kaybediyor ve çocuklarına ayırdıkları zamandan ötürü, para kazanmaya daha az zamanları kalıyor ve dolaylı olarak yine bir kazanç kaybı yaşıyorlardı. Bunların üstüne bir de muhtemelen ya kendilerinin ya da çocuklarının günah işlemiş ve bu laneti üzerine getirmiş olma düşüncesinin utancıyla yaşıyorlardı. Başkalarının da bu şekilde irdelemeler yapıyor olduğunu bilmek, bu utancı daha da arttırıyor olabilirdi (Yuhanna 9:1-2’de olduğu gibi).</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ortak Bir Savaşta Farklı Mücadeleler</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dört yanı kuşatılmış olan bu baba, şüphesiz kendi değerli oğlu için sık sık dua etmişti ama gözle görülür hiçbir sonuç ortaya çıkmamıştı. Şüphesiz, diğer ruhsal önderlere veya şeytan çıkaran kişilere bu cini çıkarmaları için başvurmuş ama hiçbir fayda etmemişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın hastalıklar ve cinler üzerindeki gücüne dair anlatılan hikâyeleri duymak, onu oldukça heyecanlandırmış olmalı ki, oğlunu O’nu görmesi için İsa’ya getirmişti. Bu ünlü öğretmeni bulamayınca da yardım için O’nun öğrencilerine yakardı. Ancak bu öğrenciler de babanın öncesinde yardım dilediği kişilerden daha büyük bir fayda gösteremiyordu (Markos 9:18). Babanın umudunun ve dolayısıyla da imanının, İsa ortaya çıktığı zaman niçin azalır bir durumda olduğunu anlayabiliyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bunları anlatıyor olmamın sebebi, bu babanın da nasıl bize benzer olduğudur. İmansızlığının temelinde kendi özel deneyimleri vardı. Bizim de var. Babanın korkuları ve hayal kırıklıkları, onun beklentilerini şekillendiriyordu. Bizim de öyle. Zayıftı. Kişisel olarak yüreğinin derinliklerinde, iman savaşını kaybetme noktasında savunmasızdı. Biz de öyle. Bu adamın İsa’ya, “Elinden bir şey gelirse, bize yardım et, halimize acı!” deyişini duyduğumuzda, onunla yakın bir bağ kurabiliyoruz çünkü muhtemelen biz de bugüne dek benzer şekilde dua ettik veya benzer şeyleri düşündük.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın burada da, daha öncesinde acıma duygusuyla dokunup, “İsterim, temiz ol” dediği cüzamlıya verdiği tepkiye benzer şekilde tatlılıkla tepki vermesini bekliyor olabiliriz (Markos 1:40-42). Ama İsa, böyle tepki vermedi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Şaşırtıcı, Merhamet Dolu Azar</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın bu babaya verdiği tepki bizi gafil avlıyor: “Elimden gelirse mi? İman eden biri için her şey mümkün!” (Markos 9:23). Bizim için şoke edici bir cevap. Çünkü çoğumuz, kendimizi cüzamlı kişidense buradaki babanın çektiği zorluklarla daha çok özdeşleştirebiliyoruz. İsa’nın bu adamı teselli etmesini bekliyoruz ama bunun yerine, onu azarlıyor. Merakla şu soruyu soruyoruz: İsa acaba bizim imansızlığımıza da böyle mi yaklaşıyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu soruyu verilebilecek yanıtlardan biri, Müjde kitaplarında İsa’nın tekrar tekrar, iman gösterenleri onayladığı ve kuşku ve imansızlık gösterenleri azarladığıdır. İsa’nın iyileştirdiği cüzamlı burada iyi bir örnektir. Bu adam İsa’ya, “İstersen beni temiz kılabilirsin” demişti (Markos 1:40). Bu bir iman beyanıdır ve İsa’da şefkat dolu bir şifa cevabı uyandırmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak hasta oğlanın babası İsa’ya, “<em>Elinden bir şey gelirse</em>, bize yardım et, halimize acı!” diyor (Markos 9:22). Bu ricada iman vardır; nitekim İsa’yı bulmasının sebebi imandır. Ama aynı zamanda burada imansızlık da vardır; babanın bir yanı, İsa’nın diğer insanlardan daha başarılı olmayacağını düşünmektedir. Bu nedenle de baba, tıpkı Petrus’un suda ve Tomas’ın da İsa sonunda kendisine göründüğünde olduğu gibi (Matta 14:31; Yuhanna 20:27-29), İsa tarafından azarlanmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bizim hatırlamamız gereken şeyse şudur: İmansızlığın kendisini zehirlemesine, imanını güçten düşürmesine ve davranışını kontrol etmesine izin veren bir imanlının, İsa tarafından yediği azar, büyük bir merhamettir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Terbiyedeki Merhamet</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İman, Tanrı’nın kurtuluş, kutsallaştırma ve ruhsal armağan lütuflarının aktığı kanaldır. İmansızlık bu kanalı tıkar ve dolayısıyla da Tanrı lütfunun akışına engel olur (Yakup 1:5-8). Bu yüzden, İsa’nın bu adamın imansızlığını azarlaması merhamet dolu bir acıdır. Rab’bin, imansızlık hastalığını (bir başka benzetme kullanacak olursak) ortaya çıkarmak üzere verdiği anlık terbiyedir. Öyle ki, imanlı bu hastalığın nasıl bir şey olduğunu görebilsin ve onunla savaşabilsin. Çünkü savaşmadığı takdirde, Rab’bin kutsallığına ortak olamayacak ve esenlik veren doğruluk meyvelerini gösteremeyecektir (İbraniler 12:10-11).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu anlamda, İsa iyi bir hekimdir. İyi bir doktor, hastadaki kanseri nasıl hafife almıyorsa, İsa da kuşkuyu ve imansızlığı hafife almaz. Ortaya çıkarılmadığı ve tedavi edilmediği takdirde, kişiyi öldürecektir. İsa’nın burada yapmakta olduğu şey, tıpkı Petrus’a ve Tomas’a yaptığı gibi, bocalamakta olan bu babanın imansızlık günahını görmesine yardımcı olmaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üstelik işe de yaramıştır. Bunu babanın İsa’ya yönelttiği perişan yakarışta görebiliyoruz: “İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” Ayrıca İsa, Petrus’u sudan kurtardığı ve Tomas’a da ellerini ve böğrünü gösterdiği gibi, bu babanın imanını da tüm eksikliklerine rağmen onurlandırmış ve oğlanı özgür kılmıştır (Markos 9:25-27).</p>



<h2 class="wp-block-heading">İsa İmansızlığınızı Görmenize Yardım Eder</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İsa’ya inananlarımızın tümü, aynı zamanda O’na inanmamaktadır. Bu şaşırtıcı bir şey değildir çünkü hepimiz içimizde aldatıcı günahla yaşıyoruz (İbraniler 3:13). Hepimiz düşmüş, aldatıcı bir dünyada yaşıyoruz. Bu nedenle, sürekli olarak imansızlıkla mücadele ederek, iman savaşını sürdürmemiz gerekiyor (1. Timoteos 6:12).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama imansızlığın bizdeki varlığı çoğunlukla sinsidir. Onu her zaman net bir biçimde göremeyiz. Kökleri kişisel deneyimlerimize ve mizaçlarımıza uzanmaktadır ve bu da bizi, onun aldatıcılığı karşısında farklı şekillerde savunmasız bırakmaktadır. Kuşkularımız anlaşılır, hatta meşru görünebilir. Ama her günah ve her yozlaşmışlık gibi, imansızlık da ruhsal açıdan tehlikelidir. Gerçekte ihtiyacımız olan şey, içimizden bundan kaçmak gelse de, İsa’nın bize merhamet dolu bir şekilde imansızlığımızı görme konusunda yardımcı olmasıdır. Anlık ve acılı bir terbiye anlamına gelse bile, gerçekte ihtiyacımız olan şey budur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onlarca yıldır İsa’yı takip eden biri olarak, O’nun terbiyesini çok kez tecrübe ettim ve buna son zamanlar da dahil. Hatta imansızlık semptomlarını fark ettiğim anda (ki bu benim için kalıcı, kasvetli, kuşku, şüphe, kendine acıma ve kendine yönelmeyle dolu bir deneyim), O’na beni terbiye etmesi için <em>dilekte bulunma</em>yı bile öğrendim. İsa’dan beni terbiye etmesini istememin sebebi imansızlığımın ifşa edilmesinden doğan acı ve alçaltılmadan zevk almam değil, Tanrı’nın var olduğuna ve kendisini arayanları ödüllendireceğine tümüyle inanmaktan doğan sevinci istememdir (İbraniler 11:6). O’nun bana akan lütuf kanalının hiçbir engelle karşılaşmamasını istiyor ve Mezmur yazarıyla birlikte şu şekilde dua ediyorum:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ey Tanrı, yokla beni, tanı yüreğimi,<br>Sına beni, öğren kaygılarımı.<br><em>Bak, seni gücendiren bir yönüm var mı,<br>Öncülük et bana sonsuz yaşam yolunda! (Mezmurlar 139:23-24)</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gördüm ki, İsa bu isteğime cevap veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Size de cevap verecektir. “İman ediyorum, imansızlığımı yenmeme yardım et!” duasına cevap verecek ve imansızlığınızı, saklamak istediğiniz yerleri açığa çıkararak, mücadelenizde size yardım edecektir. Ancak O’nun terbiyesinden korkmayın; imansızlıktan korkun. İmansızlık, iman kanallarını tıkayacak, sizi sevinçten mahrum edecek ve eğer icabına bakılmazsa, sizi mahvedecektir. Oysa terbiyenin anlık acısı, daha büyük sevince giden yoldur çünkü Tanrı’nın lütfunun daha fazlasına, yani bizzat Tanrı’nın daha fazlasına giden kanalları açar.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/inanan-herkes-imansizlikla-mucadele-eder/">İnanan Herkes İmansızlıkla Mücadele Eder</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/03.İnanan-Herkes-İmansizlikla-Mücadele-Eder.mp3" length="13026111" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Vermek En Büyük Bolluktur</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/vermek-en-buyuk-bolluktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 07:53:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4330</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/vermek-en-buyuk-bolluktur/" title="Vermek En Büyük Bolluktur" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Vermek En Büyük Bolluktur" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Eğer bolluk sahibi olmak istiyorsanız, anlamanız gereken ve yapmanız gereken belirli bazı şeyler vardır. İlk olarak, ne çeşit bir bolluk aradığınız ve bu bolluğu yaratacak ekonominin nasıl işlediğini anlamanız gerekir. İkinci olaraksa, ekonominin doğuracağı bolluk artışını gerçekleştirebilmek adına gerekli kaynakları bilgelikle yatırıma dökmeniz gerekir. Bu ilkeler gerek Tanrı ekonomisindeki bolluk için, gerekse de dünya ekonomisindeki bolluk için geçerli olan ilkelerdir.  </p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/vermek-en-buyuk-bolluktur/">Vermek En Büyük Bolluktur</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/vermek-en-buyuk-bolluktur/" title="Vermek En Büyük Bolluktur" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Vermek En Büyük Bolluktur" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/Vermek-En-Buyuk-Bolluktur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>
<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/22.-Vermek-En-Büyük-Bolluktur.mp3"></audio></figure>



<h4 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h4>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bolluk sahibi olmak istiyorsanız, <em>anlamanız </em>gereken ve <em>yapmanız </em>gereken belirli bazı şeyler vardır. İlk olarak, ne çeşit bir bolluk aradığınız ve bu bolluğu yaratacak ekonominin nasıl işlediğini anlamanız gerekir. İkinci olaraksa, ekonominin doğuracağı bolluk artışını gerçekleştirebilmek adına gerekli kaynakları bilgelikle yatırıma dökmeniz gerekir. Bu ilkeler gerek Tanrı ekonomisindeki bolluk için, gerekse de dünya ekonomisindeki bolluk için geçerli olan ilkelerdir. &nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdi, Tanrı ekonomisinin doğurduğu bollukla dünya ekonomisinin doğurduğu bolluk birbirinden oldukça farklıdır. Bunlardan ilki, bizi “her durumda cömert olma[m]ız için her bakımdan” zenginleştirirken, ikincisi bize “çok acı çektirir” (1. Timoteos 6:10) ve hatta bizi canımızdan edebilir (Matta 16:26).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama her iki durumda da, her iki ekonominin de bize sunmakta olduklarına <em>değer vermeli </em>(onu arzulamalı) (Matta 6:19-21), bu ekonomilerin nasıl işlediğini <em>anlamalı </em>(Luka 16:1-8) ve bu ekonominin getirilerinden fayda sağlamak adına gereken şekillerde <em>yatırım yapmalı</em>yız (Matta 25:14-30). Arzuladığımız zenginlikleri elde etmek, bu koşulları yerine getirip getirmememize bağlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek anlamda zengin olmayı dileyenler için, Kutsal Kitap şu şaşırtıcı vaadi sunmaktadır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol sağlayacak güçtedir. (2. Korintliler 9:8)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu bir dakikalığına düşünün. Var olan her şeyin Kaynağı, “tüm lütfun” Pınarı (1. Petrus 5:10), ihtiyaçlarımızı karşılamak ve emeklerimizi bereketlemek için kendi sınırsız kaynaklarını bizim için işleme koymaya hazırdır. <em>Tüm lütuf, tüm yeterlilik, her zaman</em>. Bunu kim istemez?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öyleyse, böyle devasa bir vaatten nasıl faydalanabiliriz? Cevap, bu vaadin sunulduğu bağlamda yatmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tanrı’nın Lütufkâr Sevinç Ekonomisi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">2. Korintliler 8-9’da Pavlus, Korintli Hristiyanları Yeruşalim’de acı çekmekte olan imanlıların rahat bulması için cömertçe katkıda bulunmaya çağırmaktadır (1. Korintliler 16:1-4). Bunu yaparken, Tanrı’nın o güzel lütuf ekonomisinin nasıl sevinç bolluğu yaratmak üzere etkin olduğunu açıklar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Makedonyalı Hristiyanlarda açıkça görülmekte olan Tanrı lütfuna gönderme yaparak başlar. Bu imanlılar “aşırı yoksulluk” içinde yaşıyorlardı ancak yine de, Mesih tarafından kurtarılmış olmaktan dolayı “coşkun sevinçleri” vardı ve bu sevinç, Yeruşalim’deki kardeşlere yaptıkları katkılarla “tam bir cömertliğe” dönüşmüştü (2. Korintliler 8:2). Sonrasında Pavlus, Korintliler’i İsa’nın onlara gösterdiği lütfa yönlendirir: “O&#8217;nun yoksulluğuyla siz zengin olasınız diye, zengin olduğu halde sizin uğrunuza yoksul oldu” (2. Korintliler 8:9). Sonrasında, Korintliler’in verdiği katkı “yalnız kutsalların eksiklerini gidermekle kalmıyor, birçoklarının Tanrı&#8217;ya şükretmesiyle de zenginleşiyor” diye açıklar (2. Korintliler 9:12).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir başka deyişle, Tanrı’nın lütuf ekonomisinin buna dahil olan kişiler için sevinç bolluğu üretmesi işte böyle olmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>İsa’nın lütfu, Korintli imanlıları kurtarırken ve onlara sonsuz sevinç verirken gösterdiği devasa cömertlikle dışarı taşmaktadır (İbraniler 12:2).</li><li>Korintliler (ve Makedonyalılar) tarafından deneyimlenen bu lütuf, onlarda coşkun sevince dönüşerek onlardan da dışarı taşar ve Yeruşalim’deki kutsalların ihtiyaçlarını karşılamak üzere cömertçe verirler. Bu da, onların sevincine sevinç katar. Nitekim “vermek, almaktan daha büyük mutluluktur” (Elçilerin İşleri 20:35).</li><li>Bu lütuf dolu sağlayış, Yeruşalim’deki kutsallarda coşkun bir sevinç yaratır ve bu sevinç, Tanrı’ya yalnızca sağlayışı için değil, aynı zamanda Korintli imanlılarda görünür olan “olağanüstü lütuftan” dolayı şükredilmesiyle sonuçlanır (2. Korintliler 9:14).</li><li>Ve tüm bu lütufkâr ekonomi döngüsü, tüm lütfun Kaynağı olan Tanrı’yı yüceltir (2. Korintliler 9:13)</li></ul>



<p class="wp-block-paragraph">Tekrar tekrar, Tanrı’nın lütfu sevinç yaratır, sevinç cömertlik yaratır ve cömertlik de Tanrı’ya sevinç dolu şükranlarla ve övgülerle geri döner. Bu, Tanrı’nın harika egemenlik ekonomisidir. Burada başkalarının ihtiyaçları için cömertçe verme yatırımının getirileri, lütfun ve sevincin gerçek zenginlikleridir. Bu nedenle Desiring God Hizmetleri olarak bizler, parayı “Hristiyan hedonizminin dövizi” olarak görmekteyiz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sevinç Dolu Cömertlik Sahiplerine Harika Vaat</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tanrı’nın lütuf ekonomisinde, diğer her türlü ekonomide olduğu gibi, bolluğun artması için bir yatırım gereklidir. Bu yatırım nedir? Bu, başkalarının ihtiyaçlarını karşılayan ve Tanrı’nın ezici lütfuyla dönüşüm geçiren bir yürekten yaşan sevinç dolu cömertliktir. Diğer her ekonomide olduğu gibi, getirinin büyüklüğü bizim yatırımımızın büyüklüğüne bağlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Korintliler’e yaptığı şu hatırlatmayla bunu açıkça ortaya koymaktadır: “Az eken az biçer, çok eken çok biçer” (2. Korintliler 9:6). Bu tarım ilkesi, aynı zamanda bir ekonomi ilkesidir: Kişinin yatırımının büyüklüğü, kendisinin kazancının büyüklüğünü belirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pavlus burada Korintliler’i daha çok vermeleri için manipüle etmeye çalışmıyor. Biri daha çok para verirse, daha çok parası olur şeklinde bir denklem de öne sürmüyor. Hayır, bu lütuf dolu sevinç yaratan bir ekonomidir. Tanrı’da bulunan sevinç –Tanrı’dan almış olduğum bağışlanma ve barıştırılma lütfunda ve başkalarında gördüğümüz Tanrı lütfunda bulunan sevinç– lütufkârca verme yatırımının getirisidir. Üstelik bu ekonomi, yalnızca herkesin özgürce vermesi durumunda etkin olur. “Herkes yüreğinde niyet ettiği gibi versin; isteksizce ya da zorlanmış gibi değil. Çünkü Tanrı sevinçle vereni sever” (2. Korintliler 9:7).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Korintliler’in (ve bizim) Tanrı’da olabildiğince çok sevince sahip olmamızı istemektedir ve bu nedenle, bize bu kazancı elde edebilmek adına yatırım yapmayı öğütlemektedir. O harika vaadi de bu noktada sunmaktadır:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her zaman, her yönden, her şeye yeterli ölçüde sahip olarak her iyi işe cömertçe katkıda bulunabilmeniz için, Tanrı her nimeti size bol bol sağlayacak güçtedir. (2. Korintliler 9:8)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tanrı’nın lütufkâr sevinç ekonomisinde, lütfun ya da sevincin bitmesinden korkmamıza gerek yoktur. Pavlus bizim, eğer Tanrı’ya güveniyor ve başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak adına cömertçe verme yatırımında bulunuyorsak, şu gerçeği bilmemizi istemektedir: “Tanrım da her ihtiyacınızı kendi zenginliğiyle Mesih İsa&#8217;da görkemli bir biçimde karşılayacaktır” (Filipililer 4:19).</p>



<h2 class="wp-block-heading">Gerçek Refah Teolojisi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Korintliler, Pavlus’un kendilerinin cömertçe verdikleri takdirde bolluğa kavuşacaklarını garanti etmediğini biliyorlardı. 2. Korintliler’in tamamını (ve de 1. Korintliler’i) okuduğumuzda, bunu açıkça görebiliyoruz. Aksine, Timoteos’a yazdığı mektupta, Korintli Hristiyanlara yönelik olarak şöyle demiştir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelip geçici zenginliğe umut bağlamamalarını buyur. Zevk almamız için bize her şeyi bol bol veren Tanrı&#8217;ya umut bağlasınlar. İyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin, eli açık ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur. Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar. (1. Timoteos 6:17-19)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Mesih’in Müjdesi’nin gerçek refah teolojisi olduğunu biliyordu. Günümüzde Tanrı’ya kulluk etmek adına dindar kisvesine bürünüp dünyasal bir zengin olma arzusuyla (1. Timoteos 6:9) gezinen o korkunç refah resminin aksine, Pavlus kendi okuyucularını “gerçek yaşama kavuşmak” –gerçek sevince kavuşmak–adına başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere vermeye ve Tanrı ekonomisine bu şekilde yatırım yapmaya çağırmıştır. Gerçek refah da budur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ana fikir şudur: Tanrı’nın lütuf ekonomisinde, başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere cömertçe vermek, hem kendimiz hem de başkaları için bir sevinç yatırımı yapma aracıdır. Ayrıca bu yatırımı yapmaya istekli olanlara, Tanrı kendi sınırsız lütfunu vaat etmektedir. Böylece, O’nun bizi çağırdığı her iyi işte her zaman yetkinliğe sahip oluruz. Çünkü “ekinciye tohum ve yiyecek ekmek sağlayan Tanrı, sizin de ekeceğinizi sağlayıp çoğaltacak, doğruluğunuzun ürünlerini artıracaktır. Her durumda cömert olmanız için her bakımdan zenginleştiriliyorsunuz. Cömertliğiniz bizim aracılığımızla Tanrı&#8217;ya şükran nedeni oluyor” (2. Korintliler 9:10-11).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/vermek-en-buyuk-bolluktur/">Vermek En Büyük Bolluktur</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/22.-Vermek-En-Büyük-Bolluktur.mp3" length="9146175" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>İsa’nın Söylediği En Garip Şey</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2020 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Teoloji ve Doktrin]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5207</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/" title="İsa’nın Söylediği En Garip Şey" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Mavi gökyüzünde beyaz ve koyu bulutlar" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“Niçin O'nu getirmediniz?” Ferisiler, görevlilerin İsa’yı henüz yakalamamış olmamasından dolayı çileden çıkmış bir hâldeydiler. Peki görevliler O’nu yakalayamamalarını nasıl açıkladılar? “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır!” (Yuhanna 7:46).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/">İsa’nın Söylediği En Garip Şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/" title="İsa’nın Söylediği En Garip Şey" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Mavi gökyüzünde beyaz ve koyu bulutlar" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Isanin-Soyledigi-En-Garip-Sey.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5207" class="elementor elementor-5207">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-bddf6c3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="bddf6c3" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-a6cc969" data-id="a6cc969" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-79a3fa7 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="79a3fa7" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5207-1" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3?_=1" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3?_=1" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/76.-İsa_nin-Söylediği-En-Garip-Şey-1.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-422382b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="422382b" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span>Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><span>“Niçin O&#8217;nu getirmediniz?” Ferisiler, görevlilerin İsa’yı henüz yakalamamış olmamasından dolayı çileden çıkmış bir hâldeydiler. Peki görevliler O’nu yakalayamamalarını nasıl açıkladılar? “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır!” (Yuhanna 7:46).</span></p><p><span>Yuhanna 7. bölüme vardığımızda, İsa kendisini Filistin’de hem dini hem de siyasi anlamda ciddi bir sorun hâline getirmişti. Nereye gittiyse, orada bir tartışma yaratmıştı. Bazıları O’nu cin çarptığını söylüyordu (Yuhanna 7:20). Bazıları O’nun gerçekten Musa’nın önceden bildirdiği Peygamber (Yuhanna 7:40; Yasa’nın Tekrarı 18:15-18) veya hatta Mesih’in kendisi (Yuhanna 7:31, 41) olup olmadığını merak ediyordu. Diğerleriyse Mesih iddiasının gerçek olamayacağını, nitekim Mesih’in bariz biçimde Beytlehem’den geleceğini, İsa’nınsa Celileli olduğunu söylüyordu (Yuhanna 7:42). Üstelik tabii ki hiçbir peygamber oradan çıkmamıştı (Yuhanna 7:52). </span></p><p><span>Halkın arasında söylentilerin artmasına sebep olan şeylerden biri, İsa’nın tüm söylediklerine rağmen, Yahudi önderlerin O’nu henüz ele geçirmemiş olmalarıydı. Bu onların da İsa’nın Mesih olabileceğini düşündüklerinin bir işareti miydi (Yuhanna 7:26)? </span></p><p><span>Başkâhinler ve Ferisiler bunun duyumunu aldıklarında, O’nu yakalayarak bu söylentiye son vermek istediler ve bu nedenle görevlileri O’nu yakalamaları için yolladılar (Yuhanna 7:32). Ama görevliler elleri boş bir hâlde döndüler. Yahudi önderler bunun sebebini sorduklarındaysa, görevliler şu cevabı verdi: “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.”</span></p><h6><span>Tarihin Gizemi</span></h6><p><span>Bu cümle, tarih boyunca yankılanagelmiştir. <em>Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır</em>. Bu cümlenin gerçekliğinin kanıtıysa tarihsel sonuçtadır: İsa’nın sözleri dünya tarihinin gidişatını hiçbir insan sesinin yapamadığı kadar şekillendirmiştir. </span></p><p><span>Tarihsel bir olgu olarak ele alındığında, bu en garip şeydir. İsa nasıl tarihteki en ünlü adam olabildi? İki bin yıl sonra, hiçbir insan sözü Nasıralı İsa’nın sözleri kadar okunmamış, çalışılmamış, alıntılanmamış, tartışılmamış, üzerine düşünülmemiş, üzerine yazılıp öğretilmemiş, o kadar çok dile çevrilmemiş, dünya çapında okuryazarlığı arttırmamış ve çeşitli kültürleri şekillendirmemiştir. </span></p><p><span>Yüzyıllar boyunca, taşradan gelen ve sıradan öğrencileri olan bu gezgin ve ilk yüzyılda yaşamış Yahudi öğretmenin nasıl küresel anlamda bu denli kalıcı, devasa ve artan bir etki yaptığı konusunda birçok din dışı teori ortaya atılmıştır. Hiçbir teori O’na hakkını vermiyor. Siyasi, kurumsal, ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik açıklamaların hepsi fazla basite indirgiyor. İnsanların İsa’yı neden bu kadar cezbedici bulduklarını açıklayamıyorlar. </span></p><p><span>O’nun söylediği ve öğrettiği her şeye baktığınızda, İsa tarihsel anlamda bu denli önemli olacak kadar ne söylemişti? Kendisinin Tanrı olduğunu söyledi.</span></p><h6><span>Tanrı Olduğunu İddia Etti</span></h6><p><span>Birçok kişi İsa’nın böyle bir iddiada bulunmadığını kanıtlamaya çalıştı. Tüm bu girişimler boşa çıktı. İsa’nın sözlerine dair sahip olduğumuz en güvenilir kaynak olan Yeni Antlaşma, bu iddiayı doğrudan doğrulamaktadır. Dürüstçe yapılan her okuma, bu konuda hataya düşmeyecektir. Üstelik İsa’nın tanrılık iddiası, O’nun dünya tarihinde bu devasa bir etki yapmış ve yapmakta olmasının <em>tek sebebi</em>dir. O’nun emsalsiz cümlelerinin yalnızca birkaçına bakalım.</span></p><p><span>Kuyunun başındaki kadın İsa’ya, “Mesih denilen meshedilmiş Olan&#8217;ın geleceğini biliyorum. O gelince bize her şeyi bildirecek” demişti. İsa ona şöyle cevap verdi: “Seninle konuşan ben, O&#8217;yum” (Yuhanna 4:25-26). İsa kendisinin İbrani soyundan gelen vaat edilmiş Mesih olduğunu biliyordu.</span></p><p><span>İsa kendi öğrencilerine, “Siz ne dersiniz, sizce ben kimim?” diye sorduğunda, Petrus şöyle cevap verdi: “Sen, yaşayan Tanrı&#8217;nın Oğlu Mesih&#8217;sin.” Peki İsa buna karşılık ne dedi? “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun! Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam&#8217;dır” (Matta 16:15-17). İsa yalnız kendisinin Mesihliğini onaylamakla kalmadı, aynı zamanda “Tanrı Oğlu” unvanını da onayladı. Üstelik Petrus’un bu terimi kullanış şekli bariz bir biçimde eşsiz ve tanrısaldı.</span></p><h6><span>“Ben’im”</span></h6><p><span>Eğer bu yeterince ikna edici değilse, şimdi söyleyeceklerimin olması gerekir. İsa o çirkin gece yarısı duruşması sırasında Başkâhin tarafından sorguya çekildiğinde, vereceği cevabın kendisini ya çarmıha ya da yaşama götüreceği o cevap anında, kendisine doğrudan, “Yüce Olan&#8217;ın Oğlu Mesih sen misin?” diye sorulmuştu. İsa şöyle cevap verdi: “Benim. Ve sizler, İnsanoğlu&#8217;nun Kudretli Olan&#8217;ın sağında oturduğunu ve göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz” (Markos 14:61-62). O odada bulunan herkes, İsa’nın neye gönderme yaptığını tam olarak biliyordu. Daniel 7:13-14 ayetlerinde geçen ilahi İnsanoğlu’na gönderme yapmaktaydı ve O’nun söylediklerini küfür olarak adlandırmalarının sebebi de buydu.</span></p><p><span>Ayrıca Elçi Yuhanna, İsa’nın cesaret dolu “Ben’im” ifadelerini bolca vurgulamaktadır: </span></p><ul><li>“Yaşam ekmeği Ben&#8217;im. Bana gelen asla acıkmaz.” (Yuhanna 6:35)</li><li>“Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.” (Yuhanna 8:12)</li><li>“Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım. Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim. İşte bu nedenle size, ‘Günahlarınızın içinde öleceksiniz’ dedim. Benim O olduğuma iman etmezseniz, günahlarınızın içinde öleceksiniz.” (Yuhanna 8:23-24)</li><li>Ben koyunların kapısıyım&#8230; Bir kimse benim aracılığımla içeri girerse kurtulur. Girer, çıkar ve otlak bulur.” (Yuhanna 10:7, 9)</li><li>“Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim.” (Yuhanna 13:13)</li><li>“Yol, gerçek ve yaşam Ben&#8217;im. Benim aracılığım olmadan Baba&#8217;ya kimse gelemez.” (Yuhanna 14:6)</li></ul><p><span>Hiç bu adam gibi konuşan oldu mu?</span></p><h6><span>Gelmiş Geçmiş En Büyük İddia</span></h6><p><span>Ama belki de İsa’nın öne sürdüğü en güçlü “Ben’im” iddiası, niçin dünyayı bu adam kadar etkileyen başka bir adam olmadığının en kapsamlı sebebi, şu iddiadır: </span></p><p><span>Diriliş ve yaşam Ben&#8217;im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. Yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. Buna iman ediyor musun? (Yuhanna 11:25-26)</span></p><p><span>Daha önce kim böyle bir şey demiştir? Bu denli akla sığmaz sözlere kim neden kulak verir? Bu bir arzu giderme yöntemi değil. İnsan akımları sürüyle kafayı yemiş bir adamın peşinden gitmez. Bu sözlerin tarihsel anlamda bir çekim gücü kazanmasının tek bir sebebi vardır: İsa’nın mezarı, o ilk Diriliş Pazarı’nın sabahında boştu. Bir sürü insan O’nun yaşıyor olduğuna tanıklık etti (1. Korintliler 15:6), bir sürü insan bu tanıklığı canlarıyla ödedi ve tarih boyunca bir sürü insan İsa’yla gerçek, diri bir varlık ve güç olarak karşılaştı ve O’nun sözlerinde sonsuz yaşam buldu (Yuhanna 6:68).</span></p><p><span>İsa, Tanrı olduğunu iddia etti. Öldürüleceğini ve üç gün sonra dirileceğini bildirdi. Öldürüldü ve üç gün sonra mezarı boştu. Üstelik O’nun dirildiğini iddia ederek dünyasal anlamda hiçbir kazanç elde edemeyecek olan yüzlerce şahit, bu gerçeğe tanıklık etti.</span></p><h6><span>Siz Ne Dersiniz, Sizce O Kim?</span></h6><p><span>Yuhanna 7. bölümde şahit olduğumuz kısa resim, Nasıralı İsa’nın kendisiyle doğrudan veya dolaylı biçimlerde etkileşime girmiş olan kişiler üzerindeki tartışma yaratan etkisini iyi bir biçimde yakalıyor. Üstelik bu etki, bugün de O’nunla karşılaşan kişiler üzerindeki aynı tartışmalı etkidir. Bazıları hâlâ bunun cin çarpması olduğunu düşünmektedir. Bazıları O’nun hayal gördüğünü düşünmektedir. Bazıları O’nun, yaşamını yazıya döken kişiler ve ilk takipçileri tarafından gerçekten saptırılmış bir biçimde tasvir edildiğini düşünmektedir ve bazılarıysa O’nun tanrısal doğaya sahip olduğunu düşünmektedir.</span></p><p><span>Ama inatçı noktaysa şu ki, İsa yok olup gitmemektedir. Hâlâ, hem de bazı büyük kişilerin tepkisini çekecek düzeyde, O’nun hakkında konuşmaya devam ediyoruz. İnsanlar tekrar tekrar İsa’yı gömmeye çalışmaktadırlar ve O sürekli olarak ölü bir şekilde kalmaya karşı koymaktadır. Kendisi hâlâ konuşmaktadır ve sözleri insanları diriltmeye devam etmektedir. </span></p><p><span>Yalnızca bir avuç dolusu öğrencisi O’nun, “Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır” dediğini duydu (Matta 24:35). Bu cümle söylendiği günlerde acaba kulağa ne kadar cesaret dolu gelmişti? Şimdiyse bizler bundan iki bin yıl sonra, bu sözleri İsa’nın tarihe yapmış olduğu ilginç, beklenmedik ve emsalsiz etkinin ışığında okumaktayız. Bunun her birimizi meraka, O’nun sorusunu kendi başımıza cevaplamaya yöneltmesi gerekir: “Siz ne dersiniz, sizce ben kimim?” (Matta 16:15). </span></p><p><span>İsa hakkında ne derseniz deyin, gerçek olan bir şey vardır: Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/">İsa’nın Söylediği En Garip Şey</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/isanin-soyledigi-en-garip-sey/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2020 11:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5201</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/" title="Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ormanın içinde ışığa doğru duran kişinin silueti" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Seçim günümüzde Amerikalıların (ve seyirci olan dünyanın) dikkatini çeken bir konudur. Nitekim Birleşik Devletler’de çok yakında önemli bir politik olay gerçekleşmek üzeredir. Demokratik cumhuriyetimizde, oy verme ölçütlerini karşılayan vatandaşlar özgür ve gizli bir şekilde oylar kullanarak eyaletlerin ve ulusal devletin çeşitli yönetimsel ve yasal branşlarında bizi temsil etmelerini istediğimiz kişileri seçmektedirler.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/">Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/" title="Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ormanın içinde ışığa doğru duran kişinin silueti" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Kosulsuz-Secimin-Merhamet-Dolu-Gizemi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5201" class="elementor elementor-5201">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-6cb3494 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="6cb3494" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6da2990" data-id="6da2990" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-76e9172 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="76e9172" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5201-2" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3?_=2" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3?_=2" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/72.-Koşulsuz-Seçimin-Merhamet-Dolu-Gizemi-1.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6fc7eed elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6fc7eed" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span lang="TR">Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><em><span>Seçim </span></em><span>günümüzde Amerikalıların (ve seyirci olan dünyanın) dikkatini çeken bir konudur. Nitekim Birleşik Devletler’de çok yakında önemli bir politik olay gerçekleşmek üzeredir. Demokratik cumhuriyetimizde, oy verme ölçütlerini karşılayan vatandaşlar özgür ve gizli bir şekilde oylar kullanarak eyaletlerin ve ulusal devletin çeşitli yönetimsel ve yasal branşlarında bizi temsil etmelerini istediğimiz kişileri seçmektedirler.</span></p><p><span>Bu bir <em>koşullu seçim </em>örneğidir. Yani, “seçilmişler” kendilerinin karşısında yer alan adaylara göre sahip oldukları üstün işlere göre seçilmektedirler. Seçilmişler seçilmişliklerini yaptıklarıyla elde etmekte veya kazanmaktadırlar.</span></p><p><span>Bu anlamda (ve elbette birçok diğer anlamda), Amerikan seçilmişlik doktrini Kutsal Kitap’taki seçilmişlik doktrininden oldukça farklıdır. Kutsal Yazılar’da ne zaman <em>seçmek </em>veya <em>seçilmek </em>kelimesi kullanılsa, her zaman Tanrı’nın düşmüş insanlığın içerisinden kurtarmayı amaçladıklarını seçmesine değinilmektedir. Seçimi her zaman Tanrı yapar, insan değil (Efesliler 1:3-6). Ayrıca Tanrı bir kişiyi kurtarmayı seçtiğinde, bunu o kişinin sevaplarını temel alarak değil, yalnızca kendi merhametini temel alarak yapmaktadır (Romalılar 9:10-16).</span></p><p><span>Teologlar bunu <em>koşulsuz seçim </em>olarak adlandırmışlardır ve John Piper bunu titiz bir biçimde şöyle tanımlamaktadır: “Tanrı’nın yaratılıştan önce, herhangi bir iman öngörüsüne dayalı olmadan, hangi hainlere iman ve tövbe bahşedeceğini, günahlarını bağışlayacağını ve sonsuz sevinç ailesine evlat edineceğini özgürce seçmesi.” Bu durumda, seçilmişler seçilmişliklerini yaptıklarıyla elde etmemekte veya kazanmamaktadırlar, bunu tümüyle Tanrı’nın onlara yönelik lütfundan gelen karşılıksız bir armağan olarak almaktadırlar (Efesliler 2:8-10).</span></p><p><span>Yüzyıllardır birçokları Kutsal Kitap’ın seçilmişlik öğretisini yüce bir umut ve teselli kaynağı olarak görmüştür. Ama birçok diğer kişi de bu doktrini bir kafa karışıklığı, kaygı veya hatta gücenme sebebi olarak görmüştür. Tanrı’nın isteği bizim ilkini yaşamamızdır, ikincisini değil. Kutsal Yazılar’da seçilmişliği açıklamasının sebebi bizim bu doktrinin tüm gizemlerini çözmemiz veya kimin seçildiğini kolaylıkla tespit edebilmemiz <em>değil</em>, Mesih’e tam anlamıyla güvenip O’nu her şeyde her şeyimiz olarak görmemizdir (1. Korintliler 15:28).</span></p><h6><span>Büyük Netlik ve Büyük Gizem</span></h6><p><span>Kutsal Yazılar’ın seçilmişlikle ilgili açıkladıkları nettir: Tanrı “kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih&#8217;te seçti. Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. Öyle ki, sevgili Oğlu&#8217;nda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün” (Efesliler 1:4-6). Eğer bu seçilmişliğin koşulsuz doğasına ilişkin herhangi bir soru işareti varsa, yapmamız gereken tek şey Elçi Pavlus’un Romalılar 9. bölümde öne sürdüğü mantığın izini sürmemizdir.</span></p><p><span>Ama Kutsal Yazılar bize seçilmişliğin mekaniğini açıklamamaktadır. Kutsal Kitap bize Tanrı’nın kimleri seçeceği ve kimlere tövbe ve kurtaran imanı bahşetmeyeceği konusunda tam anlamıyla egemen ve özgür olduğunu (Romalılar 9:15-16) <em>ve </em>insanların tövbe edip Mesih’e dönmemekten ahlaken sorumlu olduklarını öğretmektedir (Yuhanna 3:18). Ama bunun nasıl işlediğinin formülü, sadece Tanrı’nın bildiği bir gizemdir. </span></p><p><span>Bir Amerikan yasal (koşullu) seçiminde, sonuçların gizemliliği sürecin yozlaşmış olabileceğinin bir sinyalidir. Ulusumuzun kurucularının insanın yozlaşmışlığına yönelik sağlıklı bir bakışları vardı ve Amerikan yönetim sistemlerini bunu akılda bulundurarak tasarladılar. İnsanların güç peşinde koştukları her an kaçınılmaz olarak baş gösteren sayısız yozlaşma biçimlerini en aza indirgeyebilmek adına, bilgece birçok farklı gözetim şekli geliştirdiler. Bu nedenle Amerikan seçimlerinin mümkün olduğu kadar şeffaf ve gizemsiz olması gerekir. </span></p><p><span>Ancak ilahi seçim söz konusu olduğunda, tam tersi geçerlidir. Bu durumda, gizem bize en az iki farklı şekilde ders olabilecek büyük bir merhamettir. </span></p><h6><span>Gizemdeki İki Merhamet Unsuru</span></h6><p><span>İlk olarak, Tanrı’nın kendi seçimindeki amaçlarını kavrayacak yeterli zekâya veya bakış açısına sahip değiliz. Michael Horton’ın söylediği gibi, </span></p><p><span>Tanrı Sözü’nün tüm yüce gerçekleri bu anlamda gizemlidir. Bizim bu gerçeklerin özünü kavrayabilme yetimizin çok üstündedirler. Akılla çelişmezler, ancak onu aşarlar. (<em>For Calvinism</em>, 111)</span></p><p><span>İkincisi ve daha da önemlisi, kavrayamadığımız seçilme süreçlerini yozlaştırmaya meyilli olan düşmüş, bozuk canlılar olarak, böyle bir bilginin emanet edilebileceği ahlaki kapasiteye sahip değiliz. Bizi mahva götüren en büyük şey “iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi” olmayı arzulamamızdı (Yaratılış 3:5). Tanrı bir bilgiyi bizden sakladığında, O’nun bilgeliğine ve iyiliğine güvenmemiz gerekir. John Calvin’in seçilmişliğin gizemlerini deşmeye çalışmamaya karşı yaptığı şu bilge uyarının da sebebi buydu: </span></p><p><span>[Meraklı kişi] merak duygusuna hiçbir tatmin bulamayacak ancak çıkışını bulamayacağı bir labirente girmiş olacaktır. Çünkü insanın, Rab’bin kendine gizlemeyi belirlediği şeyleri fütursuzca irdelemesinin bir mantığı yoktur&#8230; Rab kutsal ağzını kapadığı anda, [bizim de] daha fazla sorgulamayı bırakmamız gerekir. (<em>For Calvinism</em>, 113)</span></p><p><span>Bilge olan kişi Musa’yla birlikte şöyle söyler: “Gizlilik Tanrımız RAB&#8217;be özgüdür. Ama bu yasanın bütün sözlerine uymamız için açığa çıkarılanlar sonsuza dek bize ve çocuklarımıza aittir” (Yasa’nın Tekrarı 29:29). Çünkü bilge kişi, Tanrı’nın bize her şeyi söylemeyerek merhamet ettiğini anlar.</span></p><h6><span>Tanrı Seçtiklerini Nasıl Açıklıyor?</span></h6><p><span>Gelecek hafta seçim oylarının son tarihi geldiğinde, “seçilmişleri” belirlemek –ümit ediyoruz ki– oldukça hızlı, düz bir şekilde olacaktır. Oylar sancılı bir şekilde toplanıp sayılacak ve vatandaşların oylarının çoğunluğunu alan adaylar, kazanan kişiler olarak halka beyan edilecek.</span></p><p><span>Tekrardan, bu durum Tanrı’nın Mesih aracılığıyla “her oymaktan, her dilden, her halktan, her ulustan” satın alıp kurtardığı (koşulsuz) seçilmiş çocuklarını açıklama şeklinden oldukça farklıdır (Vahiy 5:9). İsa kendi yöntemini bir benzetmeyle açıklamıştır:</span></p><p><span>“Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı. Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü, ayak altında çiğnenip gökteki kuşlara yem oldu. Kimi kayalık yere düştü, filizlenince susuzluktan kuruyup gitti. Kimi, dikenler arasına düştü. Filizlerle birlikte büyüyen dikenler filizleri boğdu. Kimi ise iyi toprağa düştü, büyüyünce yüz kat ürün verdi.” Bunları söyledikten sonra, “İşitecek kulağı olan işitsin!” diye seslendi. (Luka 8:5-8)</span></p><p><span>Tanrı kendi seçilmişlerini Müjde “tohumlarının” ayrım gözetmeden yayılması aracılığıyla çağırmaktadır. Herkese barıştırma elçileri olan bizler aracılığıyla seslenmektedir (2. Korintliler 5:20). İyi toprağa ekilenler, tohumu köklenenler, işitecek kulağı olanlar, seçilmiş olduklarını kanıtlarlar. </span></p><h6><span>Ruh’un Meyvesi Olarak Ruh’la Dayanma</span></h6><p><span>Bu benzetme yalnızca İsa’nın yöntemini değil, aynı zamanda bizim sınırlılığımızı da resmetmektedir. Hem kayalık hem de dikenli toprak bize ilk başta iyi toprak gibi görünür. Ama sonra, iman denendikten (Luka 8:13) veya yaşamın kaygıları ve zenginlikleri Müjde yaşamını boğduktan sonra (Luka 8:14), bir kişinin seçilmiş olmayabileceğini fark edebiliriz. </span></p><p><span>Sözüme dikkat edin: “<em>olmayabileceğini.” </em>Tanrı bu çağda bize kimin O’nun seçilmişlerinden olduğu bilgisini bahşetmemektedir. Taşıyamayacağımız kadar ağır olan bu bilgiyi bizden merhametiyle saklamaktadır. Bazı topraklar seksen yıl ayak altında çiğnenip sertleşir ancak sonunda yumuşar ve tohumu alır. Diğer topraklarsa onlarca yıl iyi görünür ancak sonrasında gövdesi solup gider, kayaların ve dikenlerin içerisinde ölür.</span></p><p><span>Elçiler Hristiyan olduğunu söyleyen kişilerin imanını değerlendirirken, Ruh’un kanıtlarına, özellikle de denemelerde sadakatle dayanmaya baktılar (1. Selanikliler 1:4-7) ve gözlemledikleri şeyi teşvik etmekte hızlıydılar: “Tanrı&#8217;nın Mesih İsa&#8217;da size bağışladığı lütuftan ötürü sizin için her zaman Tanrım&#8217;a şükrediyorum. Mesih&#8217;le ilgili tanıklığımız sizde pekiştiği gibi Mesih&#8217;te her bakımdan –her tür söz ve bilgi bakımından– zenginleştiniz” (1. Korintliler 1:4-6). Ancak sonrasında başka kanıtlar onlarda kaygıya sebep olduysa, aynı Hristiyanlara şunları da diyebildiler:</span></p><p><span>İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın. İsa Mesih&#8217;in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan başarısız çıkarsınız. (2. Korintliler 13:5)</span></p><p><span>Böyle uyarılar yapmalarının bir sebebi, Ruh’un bu uyarıları kullanarak seçilmişlerin iman mücadelesinde dayanmaya devam etmelerini sağlayacağını biliyor olmalarıydı. Nasihatler kutsalların “günahın aldatıcılığı” karşısında direnmesine yardımcı olur (İbraniler 3:12-13).</span></p><p><span>Ancak günün sonunda, seçilmişlerde kimin iyi toprak olduğuna ya da olmadığına nihai anlamda karar verme bizim işimiz değildir. Tanrı’nın işidir. Bize düşen, Müjde tohumlarını ekmek veya onları sulamak ve Tanrı’ya büyümeyi sağlaması için güvenmektir (1. Korintliler 3:7).</span></p><h6><span>‘Bende Kalın’: Güvencenin Yeri</span></h6><p><span>Öyleyse, eğer Tanrı yalnızca kendi seçimindeki amaçlarını değil, aynı zamanda bizzat seçilenleri de gizemle örtüyorsa, <em>bizim </em>seçilmişlerden olduğumuzdan emin olabilmemiz mümkün mü? </span></p><p><span>Tanrı, Tanrı çocuğu olma hakkını verdiği herkesin (Yuhanna 1:12) kesinlikle bu kimlik bilinciyle kutsal bir huzur içerisinde yaşamasını istemektedir (Romalılar 8:16). Ama bizim bu huzuru ruhsal armağanlarımızda, hizmetimizin verimliliğinde, geçmiş deneyimlerimizde veya içebakış labirentinin aldatıcı koridorlarında aramamızı istememektedir. Bizim bu huzuru Mesih’i her şeyde her şeyimiz, bizzat yaşamımız olarak görerek bulmamızı istemektedir (Koloseliler 3:5). Bu sebeple de, İsa kendi öğrencilerini şu güvenceye davet etmiştir:</span></p><p><span>Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz. Baba&#8217;nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Eğer buyruklarımı yerine getirirseniz sevgimde kalırsınız, tıpkı benim de Babam&#8217;ın buyruklarını yerine getirdiğim ve sevgisinde kaldığım gibi&#8230; Bunları size, sevincim sizde olsun ve sevinciniz tamamlansın diye söyledim. (Yuhanna 15:5-11)</span></p><p><span>Güvence sevinci, bizzat İsa’nın içimizdeki sevinci, tek bir yerden gelir: O’nda kalmak – günahlarımızın affı için (Koloseliler 1:14), bu çağda ihtiyaç duyacağımız her lütuf için (İbraniler 4:16) ve gelecek çağda sonsuz yaşam için (Luka 18:30) tümüyle O’na güvenmektir.</span></p><p><span>Bu kalma çağrısı, kulağa sanki Tanrı’nın seçim gücünden çok bizim sorumluluğumuzu, <em>koşulsuz seçim</em>den çok <em>koşullu seçim</em>i vurguluyormuş gibi gelebilir. Ama aldanmayın. Yalnızca ilahi seçimin hayrete düşürücü gizemini tecrübe etmekteyiz. Bu paradoksal noktada, Tanrı’nın ezeldeki egemen hükmü ve bizim şimdi ve burada yanıt vermeye çağrılmamız çelişkide değil, mükemmel bir uyum içerisinde görünmektedir.</span></p><p><span>İsa şöyle demiştir: “Koyunlarım sesimi işitir. Ben onları tanırım, <em>onlar da beni izler</em>” (Yuhanna 10:27). Seçilmişler İsa’nın kendisini izleme ve kendisinde kalma çağrısına cevap verirler. Merhametiyle Tanrı, seçilmişliğin bizim kavrayamayacağımız gizemlerini bizden saklamaktadır ama yine de, lütfuyla bize gerçekten İsa’ya ait olup O’nu sevdiğimizin sevinç dolu güvencesine sahip olabileceğimiz temel yolları sunmaktadır. Bu da, O’na gönülden <em>cevap vermemiz </em>ve itaat etmemizdir (Yuhanna 14:15).</span></p><p><span>O’nun sesini işitiyor musunuz? Ardından gidecek misiniz? “Bugün O&#8217;nun sesini duyarsanız, yüreklerinizi nasırlaştırmayın” (İbraniler 4:7). </span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kosulsuz-secimin-merhamet-dolu-gizemi/">Koşulsuz Seçimin Merhamet Dolu Gizemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Gözyaşlarıyla Karşı Koymak</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2020 10:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4742</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/" title="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Gözyaşlarıyla Karşı Koymak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Birkaç yıl önce Filipililer kitabını ezberlerken (abartmaya gerek yok, siz de yapabilirsiniz), şu ayetler sık sık yüreğime dokunurdu: Size defalarca söylediğim gibi, şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum: Birçok kişi Mesih'in çarmıhına düşman olarak yaşıyor. Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler. (Filipililer 3:18-19)</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/">Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Gözyaşlarıyla Karşı Koymak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/" title="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Gözyaşlarıyla Karşı Koymak" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir Kötülüğe Göz Yaşlarıyla Karşı Koymak" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/02/13-Ya-Rab-Kuru-Gozlerimizi-Iyilestir-Kotuluge-Goz-Yaslariyla-Karsi-Koymak.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4742" class="elementor elementor-4742">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-74fa624 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="74fa624" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-2606e5c4" data-id="2606e5c4" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-dedb196 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="dedb196" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4742-3" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3?_=3" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3?_=3" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/43.-Ya-Rab-Kuru-Gözlerimizi-İyileştirir-Kötülüğe-Göz-Yaşlariyla-Karşi-Koymak.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-14a9712a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="14a9712a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<h6 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Birkaç yıl önce Filipililer kitabını ezberlerken (abartmaya gerek yok, siz de yapabilirsiniz), şu ayetler sık sık yüreğime dokunurdu:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Size defalarca söylediğim gibi, şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum: Birçok kişi Mesih&#8217;in çarmıhına düşman olarak yaşıyor. Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler. (Filipililer 3:18-19)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Yüreğime dokunan nokta şuydu: “Şimdi gözyaşları içinde tekrar söylüyorum.” Pavlus’un Müjde’nin “düşmanı” olanlar ve onları bekleyen acılı “son” için döktüğü gözyaşları anlam doluydu. Bu gözyaşları Pavlus’un yüreği ve inanıyorum ki benim de yüreğim hakkında bir şeyler söylüyordu.</p>

<h6>Gözyaşlarının Anlamı</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Gözyaşları anlam dolu olabilir (burada timsah gözyaşlarından değil, gerçek gözyaşlarından bahsediyorum). Gözyaşları size neyi sevdiğinizi, neyden pişman olduğunuzu, neyi arzuladığınızı veya neyi özlediğinizi anlatabilir. Gözyaşları neyi yüce ve neyi berbat bulduğunuzu anlatır. Bir de elbette, gözyaşları neyin kalbinizi kırdığını anlatır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">(Gerçek) gözyaşlarının eksikliğinin de bir anlamı vardır. Kuru gözler sevgi eksikliğinin, pişmanlık eksikliğinin veya arzu eksikliğinin belirtisi olabilir. Yüce olan şeyi takdir etmemenin ve berbat olan şeyleri kötü görmemenin belirtisi vardır. Kalp kıran gerçekliklerin karşısında kırılmayı reddeden bir kalbin belirtisi de olabilir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Yine, gözyaşlarının anlattığı hikâyeler de çoğunlukla basit şeyler değildir çünkü bizler basit varlıklar değiliz. Gözyaşları bizim <em>bedensel bünyemiz</em>den etkilenebilir. İçsel “kurulumumuz” sebebiyle gözyaşlarına daha meyilli veya daha uzak olabilir. Gözyaşları bizim <em>toplumsal yaşantılarımız</em>dan da etkilenebilir. Ailelerimizin veya baskın kültürün neyi öne çıkarıp çıkarmadığına bağlı olarak gözyaşlarımızı dökmeyi veya bastırmayı öğrenebiliriz. Gözyaşları <em>travmatik yaşantılarımız</em>dan da etkilenebilir. Öğrendiğimiz ezici acı, keder veya korkuyla başa çıkma yolları, kederimizi ve ıstırabımızı karmaşık ve hatta çarpık biçimlerde yansıtmamıza neden olabilir. Dolayısıyla, gözyaşlarının varlığı veya yokluğu hikâyenin tümünü veya hikâyenin doğru şeklini anlatmıyor olabilir ve bu nedenle kendimizi ve diğerlerini basit varsayımları temel alarak değerlendirmemeye dikkat etmeliyiz.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ama yine de, gözyaşlarımız veya gözyaşlarımızın yokluğu dikkate alınmaya değer. Çünkü gözyaşlarımız bize neye önem verdiğimiz konusunda bir şeyler anlatır. Tıpkı Pavlus’a dair anlattıkları gibi.</p>

<h6>Kederle Karışık Öfke</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Pavlus’un gözyaşları bize ne anlatmaktadır? Müjde’nin düşmanı kesilenlerin, onun kalbini kırdığını anlatmaktadır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Grekçede “gözyaşları” için kullanılan kelime <em>klaiō</em> kelimesidir. Bu, muhtemelen ilk yüzyılda yaşayanlar için bugün bize olduğundan daha büyük bir anlam ifade ediyordu. Bazı İngilizce çeviriler, “ağlayış” kelimesini tercih etmişlerdir ve bu muhtemelen gerçek anlama daha yakındır. Pavlus’un yaşamakta olduğu keder hafif veya gelip geçici bir keder değil, yoğun ve kalıcı bir kederdi.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bu, yüce elçinin yüreğine açıkça ve kendi yüreğimize de dokunur bir biçimde bakmamızı sağlıyor. Pavlus, kendisinin savunmakta olduğu her şeye düşman kesilmiş olan “birçokları” için ağladı. Tümüyle net olmasa da, bu kişiler onun bir önceki bölümde değindiği kişiler gibi görünüyor:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Kötülük yapan o adamlardan, o köpeklerden sakının; o sünnet bağnazlarından sakının! Çünkü gerçek sünnetliler Tanrı&#8217;nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsa&#8217;yla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz. (Filipililer 3:2-3)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bunlar insanları <em>Yahudileştiren</em>, görünüşe bakılırsa Pavlus’u sürekli takip eden ve diğer uluslardan olup yeni iman eden kişilere Pavlus’un öğrettiklerinin yanlış olduğunu anlatan “sahte kardeşlerdi” (2. Korintliler 11:26). İsa’nın kurtaran eylemine iman etmenin, sünnet ve Musa’nın yasasına tabi olma aracılığıyla tümüyle Yahudi olunmadığı sürece kişiyi kurtarmayacağını iddia ediyorlardı. Bu adamlar kiliselerdeki birçok kişinin kafasını karıştırıp yoldan saptırarak Pavlus’un hizmetine ıstırap olmuşlardı (Pavlus buna Galatyalılar’a yazdığı mektupta çok net bir biçimde değinmektedir). Pavlus’un yaşadığı hüsranı, Filipililer 3:2’de bu kişilere “köpekler” ve “kötülük yapanlar” olarak seslenmesiyle görebiliyoruz.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ama Pavlus, 18. ayette gördüğümüz üzere sadece öfke dolu değildi. Derinden kederliydi. Mesih’i tümüyle reddetmiş olan Yahudi kardeşleri için duyduğu ve Romalılar 9:2’de ifade ettiği yüreğindeki o “büyük keder, dinmeyen acı” gibi, burada da Pavlus kendisine Hristiyan diyen ancak Müjde’nin özünü reddedip kendisini “Mesih’in çarmıhına düşman” bileyenlere ağlıyordu (Filipililer 3:18). Pavlus, onların tövbe etmedikleri takdirde yüzleşecekleri “yıkım” sebebiyle gözyaşları döküyordu (Filipililer 3:19).</p>

<h6>Kalbi Kırık Cüret</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Müjde savunuculuğunda gösterdiği cüret ve kendisine düşman olanlara karşı gösterdiği kalp kırıklığıyla, nadir bir bileşim sergiliyor. Bu bileşim –kalbi kırık cüret– yalnızca bir yüreğin sevgi ve alçakgönüllülükle dolu olmasıyla mümkündür.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Pavlus, Mesih’i üstün bir sevgiyle seviyordu. Bunu biliyoruz çünkü Filipililer 3:2 ve 3:18 arasındaki 8. ayette şöyle diyor:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih&#8217;i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum. Öyle ki, Mesih’i kazanayım. (Filipililer 3:8)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Pavlus, Mesih’in kutsallarını da içtenlikle seviyordu. Bunu da Filipililere yazdığı mektuptaki girizgahında görüyoruz:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Hepiniz için böyle düşünmekte haklıyım. Her an yüreğimdesiniz. İster zincire vurulmuş, ister Müjde&#8217;yi savunup doğrulamakta olayım, hepiniz benimle birlikte Tanrı&#8217;nın lütfuna ortaksınız. Hepinizi Mesih İsa&#8217;nın sevgisiyle nasıl özlediğime Tanrı tanıktır. (Filipililer 1:7-8)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Üstelik Pavlus’un hem imanlılara olan sevgisini hem de onların peşinden giderken gösterdiği alçakgönüllülüğü, Korint’teki kiliseye yazdığı mektupta görebiliyoruz:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum. Yahudiler&#8217;i kazanmak için Yahudiler&#8217;e Yahudi gibi davrandım&#8230; Buna karşın, Yasa&#8217;ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa&#8217;ya sahip değilmişim gibi davrandım. Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum. (1. Korintliler 9:19-22)</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’yı, kutsalları ve kaybolmuşları kendi kişisel haklarının, özgürlüğünün ve hatta yaşamının önüne koymasıyla (Filipililer 1:21), Pavlus büyük bir sevgi ve alçakgönüllülük sergiledi. Sergilediği tek şey bu da değildi. Mesih’i üstün bir sevgiyle sevmek, kutsalları kendisinden daha önemli görmek (Filipililer 2:3) ve Müjde’nin bereketlerini imansızlarla paylaşma gayreti göstermek (1. Korintliler 9:23), Pavlus için bizzat yüce sevinciydi.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bu denli bir sevgiyle ve alçakgönüllülükle dolu bir kalp, insanların Pavlus’a böylesine sevinç katan şeyi reddetmeleri durumunda elbette kırılırdı – her ne kadar aktif bir biçimde kendisine karşı çıkıyor ve hizmetini baltalıyor olsalar da.</p>

<h6>Bizim Gözyaşlarımız Nerede?</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Filipililer 3:18’de yüreğime bu denli dokunan şey işte bu. Bedensel bünyemi, toplumsal yaşantılarımı ve travmatik yaşantılarımı göz önünde bulundurduktan sonra bile, Pavlus’un İsa’yı reddedenlere karşı sergilediği ağlayışı (döktüğü gözyaşlarını) benim bu kadar sergilemediğimi fark ettim. Bana karşı gelenler karşısında benim kalbim bu kadar kırılmıyor. Gözyaşlarım ve gözyaşı eksikliğim anlam dolu ve şunu anlatıyorlar: Diğerlerini Pavlus kadar sevmiyorum ve onun kadar alçakgönüllü değilim.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Yumuşak bir yürek, Pavlus’un omurgasını (güçlü duruşunu) zayıflatmadı. Gerektiğinde büyük bir cüretle konuştu. Ama bu cüretin yöneldiği yönde katı yürekli, imansız yürekler olduğunda, kalbi kırık bir cüretle konuştu. Onlara gözyaşlarıyla anlattı. Ben de böyle bir sevgi ve alçakgönüllülük istiyorum.</p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ya-rab-kuru-gozlerimizi-iyilestir-kotuluge-goz-yaslariyla-karsi-koymak/">Ya Rab, Kuru Gözlerimizi İyileştir: Kötülüğe Gözyaşlarıyla Karşı Koymak</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milyarların Sessizliği: Yıldızların Sağır Edici Vaazları</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2020 11:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5217</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/" title="Milyarların Sessizliği: Yıldızların Sağır Edici Vaazları" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Yıldızlı gökyüzü ve hilal ay altında bir insanın profil silüeti" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“Yıldızlara baktığımda, başka birini görürüm.” (Switchfoot müzik grubu) Davut üç bin yıl önce Orta Doğu’da bir gece vaktinde gökyüzüne baktığında, gördüğü şey neredeyse nefesini kesti. Böylesine devasa bir manzara karşısında kendi küçüklüğünü ve Tanrı’nın tüm bunlardaki parmağını düşündüğünde, onu saran şaşkınlığı ifade edebilmek adına insana özgü olan bir şey yaptı: duyduğu huşuyu sanata döktü. </p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/">Milyarların Sessizliği: Yıldızların Sağır Edici Vaazları</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/" title="Milyarların Sessizliği: Yıldızların Sağır Edici Vaazları" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Yıldızlı gökyüzü ve hilal ay altında bir insanın profil silüeti" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Milyarlarin-Sessizligi-Yildizlarin-Sagir-Edici-Vaazlari.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5217" class="elementor elementor-5217">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-a1a61e0 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="a1a61e0" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-41f0c72" data-id="41f0c72" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-c79ba92 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="c79ba92" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5217-4" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/84.-Milyarlarin-Sessizliği-Yildizlarin-Sağir-Edici-Vaazlari.mp3?_=4" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/84.-Milyarlarin-Sessizliği-Yildizlarin-Sağir-Edici-Vaazlari.mp3?_=4" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/84.-Milyarlarin-Sessizliği-Yildizlarin-Sağir-Edici-Vaazlari.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/84.-Milyarlarin-Sessizliği-Yildizlarin-Sağir-Edici-Vaazlari.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4fa5215 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4fa5215" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span>Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><span>“Yıldızlara baktığımda, başka birini görürüm.” (Switchfoot müzik grubu)</span></p><p><span>Davut üç bin yıl önce Orta Doğu’da bir gece vaktinde gökyüzüne baktığında, gördüğü şey neredeyse nefesini kesti. Böylesine devasa bir manzara karşısında kendi küçüklüğünü ve Tanrı’nın tüm bunlardaki parmağını düşündüğünde, onu saran şaşkınlığı ifade edebilmek adına insana özgü olan bir şey yaptı: duyduğu huşuyu sanata döktü. </span></p><p><span>Seyrederken ellerinin eseri olan gökleri, oraya koyduğun ayı ve yıldızları, soruyorum kendi kendime: “İnsan ne ki, onu anasın ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?” (Mezmurlar 8:3-4)</span></p><p><span>“Gökler”, olağanüstü ışıkların o gizemli diyarı, insanlığı ilk günlerinden itibaren kendine hayran bırakmıştır. Bugün göklere baktığımızda gördüklerimize ilişkin anlayışımız, bilim ve teknolojideki gelişmelerden ötürü, o dönemdeki Davut’un anlayışını oldukça aşmaktadır. Davut gökler karşısında kendisinin ne denli küçük olduğunu ancak bir nebzeye kadar anlayabiliyordu. Oysa bizde huşu uyandıracak şeyler aşırı ölçüde daha fazladır. Daha fazlasını biliyoruz ama daha fazla hayranlık duyuyor muyuz?</span></p><h6><span>Yıldızların Sessiz Vaazları</span></h6><p><span>Yıldızlarla ışıldamakta olan gökyüzü konuşmaktadır. C. S. Lewis’in “dünyadaki en iyi mısralardan biri” (<em>Reflections on the Psalms </em>adlı kitabında geçmektedir) olarak gördüğü 19. Mezmur’da, Davut yine şöyle yazmıştır:</span></p><p><span>Gökler Tanrı&#8217;nın görkemini açıklamakta,<br />Gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.<br />Gün güne söz söyler,<br />Gece geceye bilgi verir.<br />Ne söz geçer orada, ne de konuşma,<br />Sesleri duyulmaz.<br />Ama sesleri yeryüzünü dolaşır,<br />Sözleri dünyanın dört bucağına ulaşır. (Mezmurlar 19:1-4)</span></p><p><span>Eğer gökler Tanrı’nın “ellerinin” eseriyse ve eğer gökler Tanrı’nın görkemini açıklıyorlarsa, bu sükunet içerisindeki vaizler bize ne anlatmaktalar? Onları yakından dinlemek adına, çoğunlukla hafife aldığımız bir harikayı kadrajımıza alabilmemiz için, David Blatner’ın <em>Spectrums: Our Mind-Boggling Universe from Infinitesimal to Infinity </em>adlı kitabından faydalandım. </span></p><h6><span>Bildiklerimizin (ve Bilmediklerimizin) Tümü</span></h6><p><span>Davut gökyüzüne baktığında, gördüğü şeyin bir kısmı güneş sistemimizin bir parçasıydı (güneş, ay ve aslında gezegen olan birkaç “yıldız”), bir kısmı Samanyolu Galaksimiz’in bir parçasıydı ve bir kısmıysa uzaktaki yıldızlar ve (muhtemelen) uzaklardaki diğer galaksilerdi. Davut’un bu göksel bedenlerin ne kadar devasa ve ne kadar uzakta olduğuna dair tek bir ipucuna bile sahip olması zordu. </span></p><p><span>Bize belirli bir bakış kazandırabilmek adına, Blatner şöyle yazıyor: “Eğer güneş sistemimiz &#8230; bir tuz taneciği boyutunda olsaydı, Samanyolu galaksisi bir futbol sahası büyüklüğünde olurdu.” Berrak, karanlık bir gecede görebildiğimiz o “sütlü” çizgiler (İngilizcede Samanyolu’nun birebir Türkçe karşılığı Sütlü Yol’dur), Samanyolu’nun sarmal kollarından birinde yer alan yoğun bir yıldızlar kümesidir – ve 1,000 ışık yılı kalınlıktadır! Bu yıldızlı kolların (ve içindeki bizlerin) etrafında döndüğü şeyse, bir süper büyük kara deliktir. Adı Sagittarius A’dır ve bizden yaklaşık 27,000 ışık yılı uzaklıktadır. Bilim insanları, galaksimizin yaklaşık 100,000 yıl genişlikte olduğunu tahmin etmektedirler.</span></p><p><span>Davut’un da yaptığı gibi çıplak gözle gökyüzüne baktığımızda, en fazla birkaç bin yıldız görebiliriz. Ama “teleskopla bakın, hesabını yapın ve Samanyolu’nda yaklaşık 200 milyarla 400 milyar arasında yıldızın olduğu görürsünüz.” Ne sayı ama! Ama komşumuz olan Andromeda galaksisinde <em>trilyon </em>veya daha fazla yıldız olduğu görünüyor.</span></p><p><span>Üstelik bu, kozmik buzdağının yalnızca görünen tarafı. Evrendeki toplam galaksi sayısına yönelik yapılan son tahminler 150 milyar ve 200 milyar arasıdır ancak Hubble Uzay Teleskobu, gerçek sayının bundan on kat daha fazla olabileceğini göstermektedir. Ayrıca yıldızların toplam sayısı söz konusu olduğunda, ne kadar olduklarını aslında bilmiyoruz. Yapılan tahminlerden biri, bu sayının yaklaşık 1 septilyon olduğudur (1’in yanında 24 tane sıfır anlamına geliyor) ve tüm bunlar, yarıçapı yaklaşık olarak 46 <em>milyar </em>ışık yılı olduğu tahmin edilen bir evrenin içerisinde.</span></p><p><span>Tüm bu bilgiler bizim bugüne dek insanlık olarak öğrendiğimiz şeyin yalnızca yüzeydeki kısmıdır ve bilim insanları bildiklerimizin bilmediklerimizin yanında devede tırnak kaldığını söylemektedirler.</span></p><h6><span>Gökler Neyi Açıklıyor?</span></h6><p><span>Peki eğer gökler Tanrı’nın görkemini açıklamaktaysa, neyi açıklıyorlar?</span></p><p><span>Yıldız ordularının sessiz vaazları üzerine bilimsel açıklamaları sunarak geçirdiğim saatlerden sonra, ilk olarak yapmak istediğim şey elimi ağzıma koymak. Eyüp’le bir olup, “Kuşkusuz anlamadığım şeyleri konuştum, beni aşan, bilmediğim şaşılası işleri” (Eyüp 42:3) demek istiyorum. Tarifsiz önem taşıyan şeyi boş hâle getirmekten korkuyorum.</span></p><p><span>Bu görkemli habercilerin üç ana fikri ve bir de uygulama noktası yok. Hep birlikte Tanrı huzurunda “Yücesin!” (Mezmurlar 29:9) diye haykırıyorlar; hep birlikte Tanrı huzurunda “Kutsal, kutsal, kutsaldır, Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, var olmuş, var olan ve gelecek olan” (Vahiy 4:8) diye haykırıyorlar. Bu yücelik karşısında verilecek uygun karşılığın, ben de ibadet dolu dualar olduğunu düşünüyorum.</span></p><h6><span>GÖKLER ARACILIĞIYLA DUA ETMEK</span></h6><p><span>Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı, göklere baktığımda, mutlak yüceliği sana atfederek ben de yıldızlar korosuna ortak oluyorum. Davut’la bir olup haykırıyorum, “İnsan ne ki, bu soluk mavi noktayı kaplayan, devasa göklerdeki bu toz taneciği olan insan ne ki, onu anasın? Ayrıca ben kimim ki, kendi küçük evrenimdeki kaygılar içerisinde sık sık kaybolan ben kimim ki, koca evreni tek bir kelimesiyle yaratan sana karşı tek bir kelime edebileyim? Gerçekten de, ‘<em>senin gibisi yoktur</em>’” (Mezmurlar 86:8).</span></p><p><span>Yarattığın göklere baktığımda, senin gibi böylesi bir <em>bilgeliğe </em>sahip olan başka hiç kimsenin olmadığını beyan ettiklerini duyuyorum. Çünkü sen, ey Rab, “gökleri akıllıca yerleştirdi[n]” (Süleyman’ın Özdeyişleri 3:19), “yıldızların sayısını belirler, her birini adıyla çağırır[sın]” (Mezmurlar 147:4) ve her birine kendi görkeminden farklı farklı yönler bahşettin (1. Korintliler 15:41). Senin bilgeliğinin bizimkinden sınırsız ölçüde daha büyük olduğunu beyan ediyorlar: “Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, yollarım da sizin yollarınızdan, düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir” (Yeşaya 55:9). Böylesi bir bilgelik karşısında, kendi anlayışıma budalaca bel bağlayışımdan tümüyle tövbe ediyorum (Süleyman’ın Özdeyişleri 3:5).</span></p><p><span>Yarattığın göklere baktığımda, senin gibi böylesi bir <em>kudrete </em>sahip olan başka hiç kimsenin olmadığını beyan ettiklerini duyuyorum. Çünkü “gökler RAB&#8217;bin sözüyle, gök cisimleri ağzından çıkan solukla yaratıldı” (Mezmurlar 33:6). Yalnız sen, “yıldızları sırayla görünür kılıyor, her birini adıyla çağırıyor[sun]. Büyük kudreti[n], üstün gücü[n] sayesinde hepsi yerli yerinde duruyor” (Yeşaya 40:26). Evet, “ya RAB, büyüklük, güç, yücelik, zafer ve görkem senindir. Gökte ve yerde olan her şey senindir. Egemenlik senindir, ya RAB! Sen her şeyden yücesin” (1. Tarihler 29:11). Her şeye yeten bu gücün karşısında, insan gücüne budalaca güven duyuşumdan tümüyle tövbe ediyorum (Mezmurlar 118:8).</span></p><p><span>Yarattığın göklere baktığımda, senin halis <em>enginliğin</em>i beyan ettiklerini duyuyorum çünkü sen “en göklere, göklerin göklerine bile sığmazsın” (1. Krallar 8:27). Ayrıca gökler senin mukayese edilemeyecek <em>yaratıcılığın</em>ı beyan ediyorlar çünkü “evren Tanrı&#8217;nın buyruğuyla yaratıldı, böylece görülenler görünmeyenlerden oluştu” (İbraniler 11:3). Ayrıca senin üstün <em>yetkin</em>i beyan ediyorlar çünkü “her şey [senin] aracılığı[n]la var oldu, var olan hiçbir şey [sensiz] olmadı” (Yuhanna 1:3). Ayrıca senin <em>mutlak hâkimiyetin</em>i (Mezmurlar 115:3), senin <em>doğruluğun</em>u (Mezmurlar 50:6), senin <em>sadakatin</em>i (Yaratılış 15:5-6) ve senin <em>sonsuz sevgin</em>i (Mezmurlar 136:9) beyan ediyorlar. Böylesi bir yücelik karşısında, kendi budala ve bencil gurumdan tövbe ediyor ve diz çöküp aracılığıyla evrenin yaratıldığı (Yuhanna 1:3) ve beden almış Söz olan İsa Mesih’in (Yuhanna 1:14) “Baba Tanrı&#8217;nın yüceltilmesi için Rab olduğunu” açıkça söylüyorum (Filipililer 2:10-11).</span></p><h6><span>Galaksilerden Daha Değerli</span></h6><p><span>Davut gözlerini kaldırıp göklere baktığında, şu anda bildiğimizi, yani evrenin akla sığmayan kapsamını bilmiyordu. Ayrıca “insan ne ki, onu anasın ya da insanoğlu ne ki, ona ilgi gösteresin?” diye sorduğunda (Mezmurlar 8:4), şu anda bildiğimizi, yani Tanrı’nın bize beden alan İsa’yı “günahlarımızı bağışlatan kurban olarak” gönderirken sergilediği ilgisinin akla sığmayan kapsamını da bilmiyordu (1. Yuhanna 4:10).</span></p><p><span>Gökler bize İsa’nın aramıza geldiğini veya bunu niçin yaptığını söylemez. Yalnızca Kutsal Yazılar’ın özel vahyi bize bunu söyler. Ama gökler sessiz bir haykırışla, kelimenin tam anlamıyla tüm dünyaya, Yaratıcımız’ın ve Kurtarıcımız’ın “sonsuz gücü ve Tanrılığı” hakkında görkem dolu şeyler söylemektedir (Romalılar 1:20). </span></p><p><span>Yaratılışın ve kurtuluşun içerisindeki her şey bizde korku ve şaşkınlık uyandıran şeylerdir. Bu şeylere ne kadar yakından bakarsak, hepsi o kadar korkutucu ve harika görünür. Bir çocuk güneşten, aydan, yıldızlardan ve İsa’nın boş mezarından zevk alabilir. Ancak bilginler böyle görkem dolu şeylerin derinliğini asla kavrayamayacaklardır. Ama hem çocuklar hem de bilginler benzer şekilde şunda teselli bulabilirler: Sekstilyon yıldızın sayısını ve bir su damlacığındaki sekstilyon molekülü bilen Tanrı, bizi biliyor ve bizi hatırlıyor.</span></p><p><span>Tanrı bir şeyin değerini veya önemini o şeyin büyüklüğüne göre değil, kendi yaratıcı tasarısına göre değerlendirmektedir. Çarmıh, bize Tanrı’nın bizi umursamakta olduğu gerçeğini galaksilerin yapamadığı bir biçimde hatırlatmaktadır. Öyleyse siz onlardan ne kadar daha değerlisiniz?</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/">Milyarların Sessizliği: Yıldızların Sağır Edici Vaazları</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/ogrenci-yetistirme/milyarlarin-sessizligi-yildizlarin-sagir-edici-vaazlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kutsal Ruh’u Alın</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2020 10:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4756</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/" title="Kutsal Ruh’u Alın" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Ruh’u Alın" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Diriliş Günü’ndeki pazar akşamında, tüm öğrenciler mezarın boş olmasının ve bazılarının diri Rab’bi gördüklerini iddia ediyor olmasının ne anlama geldiği üzerine düşünüp durarak bir yandan da saklanmaktayken, İsa aniden aralarında belirdi. Kim olduğu konusunda onlara güvence verdi ve kederli, şaşkın yüreklerine esenlik sözleri konuştu (Luka 24:33,43; Yuhanna 20:19-21).</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/">Kutsal Ruh’u Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/" title="Kutsal Ruh’u Alın" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Kutsal Ruh’u Alın" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2020/03/Kutsal-Ruhu-Alin.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4756" class="elementor elementor-4756">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-458d3428 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="458d3428" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-615691cb" data-id="615691cb" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-832788b elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="832788b" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4756-5" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/57.-Kutsal-Ruh_u-Alin.mp3?_=5" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/57.-Kutsal-Ruh_u-Alin.mp3?_=5" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/57.-Kutsal-Ruh_u-Alin.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/57.-Kutsal-Ruh_u-Alin.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-423cf063 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="423cf063" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<h6 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Diriliş Günü’ndeki pazar akşamında, tüm öğrenciler mezarın boş olmasının ve bazılarının diri Rab’bi gördüklerini iddia ediyor olmasının ne anlama geldiği üzerine düşünüp durarak bir yandan da saklanmaktayken, İsa aniden aralarında belirdi. Kim olduğu konusunda onlara güvence verdi ve kederli, şaşkın yüreklerine esenlik sözleri konuştu (Luka 24:33,43; Yuhanna 20:19-21).</p>

<p class="wp-block-paragraph">Sonrasında İsa harika bir şey yaptı: “Onların üzerine üfleyerek, ‘Kutsal Ruh&#8217;u alın!’ dedi” (Luka 20:22).</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa kendi öğrencilerinin üzerine üflediğinde –diriliş sonrasındaki bir mucizedir bu!– ve onlara, “Kutsal Ruh’u alın” dediğinde, söylemekte olduğu şey şaşırtıcı, akıl almaz ve derin anlamlı bir şeydi. Öğrencileri bu sözlerin ardındaki imayı anlamış olmalıydı. Nitekim Kutsal Ruh, yalnızca Tanrı’dan çıkar ve Kutsal Ruh, Rab İsa’dan çıkıyordu. Bu dakikaya tanık olabilmek için orada dahi olmayan Tomas, İsa’nın söylediklerinin anlamını anlamış olduğunu sekiz gün sonra göstererek İsa’ya şöyle seslendi: “Rabbim ve Tanrım!” (Yuhanna 20:28).</p>

<h6>Kişi Olan Nefes</h6>

<p class="wp-block-paragraph">İsa üzerlerine üflediği anda, elçilerin Kutsal Ruh’un doğasını ne ölçüde anlamış olduklarını bilmiyoruz ama kısa bir süre sonra, Kutsal Ruh’un da kendileri için Rab ve Tanrı olduğunu biliyor olacaklardı. Kutsal Ruh, Tanrı varlığının muğlak bir zuhurundan ibaret değildi; Tanrı Nefesi, insanların nefesi gibi değildi. Nefes bir <em>nesne</em> değil, bir <em>kişi</em>ydi. Tanrı’nın <em>etki </em>veya <em>gücü</em>nden ibaret değildi; Kutsal Ruh, bizzat Tanrı’ydı. Kutsal Ruh, Tanrı nefesinin kişilik bulmuş hâliydi.</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa bu yüzden Kutsal Ruh hakkında kişilik ifade eden şekillerde konuşmuştur (ayetler boyunca geçen <em>o </em>zamirine dikkat edin):</p>

<ul class="wp-block-list">
<li>Ama Baba&#8217;nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak. (Yuhanna 14:26)</li>
<li>Baba&#8217;dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba&#8217;dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek. (Yuhanna 15:26)</li>
<li>Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez. Ama gidersem, O&#8217;nu size gönderirim. (Yuhanna 16:7)</li>
<li>Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek. (Yuhanna 16:13-14)</li>
</ul>

<h6>Baba, Oğul, Ruh</h6>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın gelişiyle birlikte elçilerine açıkladığı şey, tek Tanrı’nın (Markos 12:29), Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç kişide var olduğuydu (Matta 28:19). Ruh’un kişi olduğunu elçilerin tümüyle kabul etmiş olduğu gerçeğini, özellikle O’ndan Yeni Antlaşma’da bahsediş şekillerinde açıkça görebiliyoruz. Hizmet arkadaşım David Mathis’in de oldukça faydalı bir biçimde derlediği üzere,</p>

<p class="wp-block-paragraph">[Kutsal Ruh] kendisine yalan söylenebilen (Elçilerin İşleri 5:3), direnilebilen (Elçilerin İşleri 7:51), kederlendirilebilen (Efesliler 4:30), küfredilebilen (Matta 12:32; Markos 3:29; Luka 12:10) biridir. O bizi teselli eder (Elçilerin İşleri 9:31), bize rehberlik edip bizi yönlendirir (Elçilerin İşleri 13:2, 4; 15:28; 16:6; 20:23; 21:11), bizi Mesih’in benzerliğine dönüştürür (2. Korintliler 3:17-18) ve bizi gündelik Hristiyan yaşamında güçlendirir (Romalılar 14:17; 15:13; 1. Korintliler 12:3; Yahuda 1:20). Kiliselerde önderler atar (Elçilerin İşleri 20:28), Tanrı Sözü’nü mucizevi armağanlarla doğrular (İbraniler 2:4), kusurlu çabalarımızı kutsallaştırır (Romalılar 15:16), bizi paydaşlar olarak birbirimize bağlar (2. Korintliler 13:14; İbraniler 6:4), bizi övgülerle doldurur (Elçilerin İşleri 2:4) ve hizmette cesaret verir (Elçilerin İşleri 1:8; 4:8, 31; 6:5; 7:55; 9:17; 11:24; 13:9, 52). Bize Baba’nın sevgisini aktarır (Romalılar 5:5; Efesliler 3:14-19) ve Hristiyan yaşamını sevinçle doldurur (Elçilerin İşleri 13:42; Romalılar 14:17; 15:13; 1. Selanikliler 1:6). Tanrı tarafından sonsuza dek O’nda mühürleniyor, tutuluyor ve güvende kalıyoruz (Efesliler 1:13-14).</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bu sıfatlar, eğilimler ve eylemler kesinlikle bir kişiye ait olan unsurlardır. Bunlar aklı olan ve bizim için aracılık eden bir kişiye aittir (Romalılar 8:27); bilinen, güvenilen, sevilen, onurlandırılan ve tapınılan bir kişiye, kişisel olarak deneyimlenen bir kişiye aittir.</p>

<h6>Kutsal Ruh’un Paydaşlığı</h6>

<p class="wp-block-paragraph">İsa bu yüzden, “Benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez” demiştir (Romalılar 16:7). Yardımcı’nın gelmesi için İsa’nın niçin gitmesi gerektiğine bir başka <a href="https://www.desiringgod.org/articles/what-if-jesus-never-left">yazımda</a> değinmiştim. Ama Yardımcı’nın gelmesinin bizim yararımıza olması, O’nda yukarıda listelenen tüm şekillerde (ki Kutsal Yazılar’da hepsi bunlar da değil) Tanrı’yı deneyimleyebilme armağanına, bu tarifsiz armağana sahip olmamızdır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın bu gerçekliği nasıl ifade ettiğine bakalım:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Sizi öksüz bırakmayacağım, size geri döneceğim&#8230;O gün anlayacaksınız ki, ben Babam&#8217;dayım, siz bendesiniz, ben de sizdeyim. Kim buyruklarımı bilir ve yerine getirirse, işte beni seven odur. Beni seveni Babam da sevecektir. Ben de onu seveceğim ve kendimi ona göstereceğim&#8230; Beni seven sözüme uyar, Babam da onu sever. Biz de ona gelir, onunla birlikte yaşarız. (Yuhanna 14:18, 20-21, 23)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Ruh bize, O’nun içimizde ikamet etmesiyle birlikte, Baba ve Oğul’la paydaşlık edebilmemiz için verilmektedir. Ruh’un birincil görevi, bize kurtuluş tasarısında Baba’nın Oğul’dan ve Oğul’un da Baba’dan aldığı eşsiz yüceliği göstermektir (Yuhanna 17:1-5). O bizi özellikle Oğul’a yönlendirir. Bize Oğul’un öğretilerini öğretir (Yuhanna 14:26), bize Oğul konusunda tanıklık eder (Yuhanna 15:26), bize Oğul’un bildirmek istediklerini açıklar (Yuhanna 16:15) ve bize Baba’nın ve Oğul’un sahip olmamızı istediği teselliyi verir (2. Korintliler 1:3-4).</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ama hepsi bu da değil. Ruh aynı zamanda bize, O’nun içimizde ikamet etmesiyle birlikte, birbirimizle paydaşlık edebilmemiz için de verilmektedir. Kilise topluluklarının “ortak yararı” için Tanrı armağanlarını dağıtan Ruh’un kendisidir (1. Korintliler 12:7-11). Birbirimize “mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler” söylememiz ve “Mesih&#8217;e duyduğu[m]uz saygıdan ötürü birbiri[m]ize bağımlı” olmamız için bizde etkin olan Ruh’tur (Efesliler 5:18-21). Ayrıca “birliği &#8230; esenlik bağıyla” yalnızca Ruh’ta tecrübe edebiliriz (Efesliler 4:3).</p>

<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Ruh’un harika armağanı budur: O’nda Tanrı’yla ve birbirimizle paydaşlığa sahibiz (1. Yuhanna 1:3). Pavlus bunu basitçe, “Kutsal Ruh’un paydaşlığı” olarak adlandırmaktadır (2. Korintliler 13:14).</p>

<h6>Kutsal Ruh’u Alın</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Ne zaman Üçlübirlik’in doğası hakkında veya herhangi bir kişisi hakkında konuşsak, kavrayış sınırlarının dışına çıkmaktayız. Bizim için fazla muhteşem olan şeyleri kelimelere sığdırmaya çalışmaktayız. En iyi Hristiyan düşünürler, Kutsal Yazılar’da açıklanan bir gizem olan çoklukta ilahi birlik öğretisini bizim için savunmak, açıklığa kavuşturmak ve sistematik bir hâle getirmek amacıyla neredeyse beş yüz yıl harcamışlardır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu öğretilerin ne kadar garip olduğunu küçümseyici bir biçimde sorgulama ayartısına düştüğümüzde, aslında derinlerine indiğimizde her gerçeğin bize garip geldiğini kendimize hatırlatmamız faydalı olacaktır. Bugüne dek süre gelen insan dehası bile hâlâ her gün karşılaştığımız yer çekimi, insan bilinci veya hatta maddenin atomaltı düzeyde ne olduğunu anlayamamaktadır. Görünen o ki, yaşamdaki en önemli şeyler hiç de basit şeyler değildir. Aklımızı uçuran şeylerdir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Gerçekliği deneyimlemeyi, açıklamaktan çok daha kolay buluruz. Bu hem fiziksel hem de ruhsal gerçeklik için böyledir. Bu elbette Kutsal Ruh’un, Baba ve Oğul’la ne şekilde etkin olduğunu açıklamaya çalışmayacağımız anlamına gelmiyor. Bunu yapmalıyız. Ama bunu ancak belirli bir noktaya kadar yapabiliyoruz. Kutsal Ruh’un doğası bize bu doğayı parçalara ayırıp incelememiz için değil, bundan güven ve sevgi bulmamız için açıklanmıştır.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Oğul Tanrı olan İsa, öğrencilerinin üzerine üflediğinde, “Kutsal Ruh’u aklınızla kavrayın” demedi. “Kutsal Ruh’u alın” dedi. Çünkü Kutsal Ruh’u alarak, onlar –ve de bizler– aynı zamanda kalıcı bir biçimde Baba’yı ve Oğul’u ya da Pavlus’un söylediği üzere “Tanrı’nın bütün doluluğunu” almaktayız (Efesliler 3:19).</p>

<p class="wp-block-paragraph">Kutsal Ruh’u alın, O’na direnmeyin.</p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/">Kutsal Ruh’u Alın</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/kutsal-ruhu-alin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı: Korkunç Çarmıhtaki Harika Sevgi</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/</link>
					<comments>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2020 11:02:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Teoloji ve Doktrin]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=5211</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/" title="Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı: Korkunç Çarmıhtaki Harika Sevgi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Mavi gökyüzüne karşı duran tahta bir haç" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>Çarmıh. Ne dehşet verici bir şey. Muazzam, akıl almaz ölçüde dehşet verici. Böyle olması için tasarlandı. Üstünde eziyetler çekebilecek kişilerin aklına derin bir korku salmak üzere tasarlandı.</p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/">Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı: Korkunç Çarmıhtaki Harika Sevgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/" title="Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı: Korkunç Çarmıhtaki Harika Sevgi" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Mavi gökyüzüne karşı duran tahta bir haç" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/03/Tanrinin-Gazabi-Yatistirildi-Korkunc-Carmihtaki-Harika-Sevgi.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="5211" class="elementor elementor-5211">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-d729dea elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="d729dea" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-43eb26c" data-id="43eb26c" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-93e760e elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="93e760e" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-5211-6" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/79.-Tanri_nin-Gazabi-Yatiştirildi-Korkunç-Çarmihtaki-Harika-Sevgi-1.mp3?_=6" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/79.-Tanri_nin-Gazabi-Yatiştirildi-Korkunç-Çarmihtaki-Harika-Sevgi-1.mp3?_=6" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/79.-Tanri_nin-Gazabi-Yatiştirildi-Korkunç-Çarmihtaki-Harika-Sevgi-1.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/79.-Tanri_nin-Gazabi-Yatiştirildi-Korkunç-Çarmihtaki-Harika-Sevgi-1.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6a85a7f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6a85a7f" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h6><span>Hazırlayan: Jon Bloom</span></h6><p><em><span>Çarmıh</span></em><span>. Ne dehşet verici bir şey. Muazzam, akıl almaz ölçüde dehşet verici. Böyle olması için tasarlandı. Üstünde eziyetler çekebilecek kişilerin aklına derin bir korku salmak üzere tasarlandı.</span></p><p><span>Roma İmparatorluğu tarafından düzenlenen çarmıha gerilmelerin iki bin yıl sonrasında ve artık soyut teolojik bir kavram olarak <em>çarmıh</em>a aşinalık kazanmış durumdayken, bunun nasıl bir şey olduğunu duygusal anlamda hissedebilmek bizim için zor bir şey olabilir. Roma İmparatorluğu kendisine karşı suç işleyen kişiler üzerine bu dehşet verici yolla gazabını salıyordu. </span></p><p><span>Ve İsa bir çarmıhta öldü. En kötü suçlularla bir tutuldu. Ölümü gerçekti ve korkunçtu. O, gazabın odağı oldu. Ama sadece Roma İmparatorluğu’nun veya Yahudilerin gazabı değil; hatta, üzerine dökülen temel gazap da Roma veya Yahudi gazabı değildi. En adil, en doğru ve en dehşet verici olan gazaptı. Üstelik O, insan bedenindeki nabzı bu durumdan kaçmaya çalışsa da, gönüllü bir şekilde bu gazabın odağı oldu (Markos 14:36). Geliş amacı doğrudan buydu.</span></p><h6><span>Bu Amaç İçin Geldi</span></h6><p><span>İsa, durumlar iyice kötüleşip çarmıha doğru gitmeden çok önce, kendi görevinin ne olduğunu biliyordu. Bir Sanhedrin üyesine, Musa tunç yılanı çölde nasıl havaya kaldırdıysa, kendisinin de aynı şekilde “yukarı kaldırılmak” üzere gelmiş olduğunu söyledi (Yuhanna 3:14). Kendi öğrencilerini doğrudan uyardı: </span></p><p><span>İnsanoğlu&#8217;nun çok acı çekmesi, ileri gelenler, başkâhinler ve din bilginlerince reddedilmesi, öldürülmesi ve üçüncü gün dirilmesi gerektiğini söyledi. (Luka 9:22)</span></p><p><span>İsa’dan daha fazla ilahi ekmek bekleyen kalabalığa, şöyle dedi:</span></p><p><span>Gökten inmiş olan diri ekmek Ben&#8217;im. Bu ekmekten yiyen sonsuza dek yaşayacak. Dünyanın yaşamı uğruna vereceğim ekmek de benim bedenimdir. (Yuhanna 6:51)</span></p><p><span>Korkunç olayların gerçekleşeceği zaman yaklaştıkça, İsa bunlarla yüzleşmeye daha da kararlı hâle geldi (Luka 9:51). Istırabı da daha şiddetli bir hâle geliyordu:</span></p><p><span>Şimdi yüreğim sıkılıyor, ne diyeyim? “Baba, beni bu saatten kurtar” mı diyeyim? Ama ben bu amaç için bu saate geldim. (Yuhanna 12:27)</span></p><p><span>İsa “bu amaç için” gelmişti. Ne demek istiyordu? Babası’nın adını yüceltmek için gelmişti (Yuhanna 12:28). “İblis&#8217;in yaptıklarına son vermek için” gelmişti (1. Yuhanna 3:8). Babası’nın ve kendisinin bizim gibi günahkârlara olan sevgisini göstermek için gelmişti (Romalılar 5:8). Bütün dünyanın günahlarını bağışlatan kurban olup (1. Yuhanna 2:2), insanları kendine çekmek üzere geldi (1. Yuhanna 1:29). </span></p><h6><span>Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı</span></h6><p><span>Gazabı yatıştıracak olan bu yüce Kurban, yüzyıllar öncesinden bildirilmişti:</span></p><p><span>Bizim isyanlarımız yüzünden onun bedeni deşildi. Bizim suçlarımız yüzünden o eziyet çekti. Esenliğimiz için gerekli olan ceza ona verildi. Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk. Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık. Her birimiz kendi yoluna döndü. Yine de RAB hepimizin cezasını ona yükledi. (Yeşaya 53:5-6) </span></p><p><span>Ayrıca O’nun gelişinin bizim yerimizi alma amacıyla olduğunu ve kimin gazabını yatıştırmak üzere geldiğini anladığımızdan emin olmak için, Kutsal Ruh şu peygamber aracılığıyla konuştu:</span></p><p><span>Ne var ki, RAB onun ezilmesini uygun gördü, acı çekmesini istedi. Canını suç sunusu olarak sunarsa soyundan gelenleri görecek ve günleri uzayacak. RAB&#8217;bin istemi onun aracılığıyla gerçekleşecek. Canını feda ettiği için gördükleriyle hoşnut olacak. Doğru kulum, bilgisiyle birçoklarını aklayacak. Çünkü onların suçlarını o üstlendi. (Yeşaya 53:10-11)</span></p><p><span>Eski Antlaşma döneminde bu sözleri işitenler bunun anlamını anlıyorlardı çünkü Tanrı’ya karşı günah işleyenlerin Tanrı’nın haklı öfkesine maruz kalmamaları için, onların yerine suç sunuları kurban edilirdi. Ayrıca Eski Antlaşma, Yeni Antlaşma’nın ön gölgesi oldu (Yeremya 31:31; Luka 22:20; İbraniler 12:24). Yüce Kul, yüce Kurban, günahkârların yerine geçerek kendisini ilk ve son kez kurban olarak sunacaktı (İbraniler 9:26). </span></p><p><span>İsa bu yüzden geldi ve çarmıh tümüyle bunun hakkındadır. Çarmıhta, Baba günahsız Oğlu’nu bizim uğrumuza günah sunusu yaptı. Öyle ki, İsa’da Tanrı’nın doğruluğu olabilelim (2. Korintliler 5:21). Yerimize geçen Kurbanımız olan İsa, Baba’nın günahımıza olan gazabını tümüyle üzerine aldı ve onu tümüyle yatıştırdı. Öyle ki, “O&#8217;na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın”, hepsi Baba’nın sevgisinden sonsuza dek zevk alsın (Yuhanna 3:16). Büyük ilahinin söylediği gibi,</span></p><p><span>İsa’nın öldüğü o çarmıhta,<br />Tanrı’nın gazabı yatıştırıldı;<br />Çünkü her günah O’na yüklendi –<br />İşte, yaşıyorum Mesih’in ölümünde. (<em>In Christ Alone</em>)</span></p><h6><span>Sevgi Buradadır</span></h6><p><em><span>Çarmıh. </span></em><span>Ne dehşet verici bir şey. <em>Mesih’in çarmıhı. </em>Ne dehşet ve de yücelik dolu. Gaddarlıkların en kötüsünün, uysallıkların en kudretlisiyle buluştuğu yer. Akıl almaz dehşetin, her şeyi aşan güzellikle buluştuğu yer. En doğru mahkûmiyetin, en lütufkâr afla buluştuğu yer. En yüce adaletin, en yüce merhametle buluştuğu yer. En şiddetli gazabın, en bol sevgiyle buluştuğu yer. Ve ne yüce bir sevgi. </span></p><p><span>Tanrı biricik Oğlu aracılığıyla yaşayalım diye O&#8217;nu dünyaya gönderdi, böylece bizi sevdiğini gösterdi. Tanrı&#8217;yı biz sevmiş değildik, ama O bizi sevdi ve Oğlu&#8217;nu günahlarımızı bağışlatan (gazabı yatıştıran) kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi budur. (1. Yuhanna 4:9-10)</span></p><p><span>Gelmiş geçmiş en kötü, en korkutucu işkence aleti olan Roma çarmıhının, günün birinde bugüne dek gösterilmiş en büyük sevgi eyleminin bir sembolü hâline geleceğini kim hayal edebilirdi? Oysa “Tanrı ise bizi sevdiğini şununla kanıtlıyor: Biz daha günahkârken, Mesih bizim için öldü” ve bizi “Tanrı&#8217;nın gazabından” kurtardı (Romalılar 5:8-9).</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/">Tanrı’nın Gazabı Yatıştırıldı: Korkunç Çarmıhtaki Harika Sevgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://mujdebirligi.com/makaleler/teoloji-ve-doktrin/tanrinin-gazabi-yatistirildi-korkunc-carmihtaki-harika-sevgi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır: İsa’nın Beklenmedik Sözleri</title>
		<link>https://mujdebirligi.com/makaleler/hic-kimse-hicbir-zaman-bu-adamin-konustugu-gibi-konusmamistir-isanin-beklenmedik-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mujde.Birligi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 10:54:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Desiring God]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Yetiştirme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://mujdebirligi.com/?p=4746</guid>

					<description><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/hic-kimse-hicbir-zaman-bu-adamin-konustugu-gibi-konusmamistir-isanin-beklenmedik-sozleri/" title="Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır: İsa’nın Beklenmedik Sözleri" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p>“Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.” Yuhanna’nın Müjdesi’nde kayda geçen kısa ve şiddetli bir sohbet var ve bu, İsa’nın iki bin yıldır dünya tarihine yaptığı şaşırtıcı etkiyi bir anlamda özetler niteliktedir. </p>
<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/hic-kimse-hicbir-zaman-bu-adamin-konustugu-gibi-konusmamistir-isanin-beklenmedik-sozleri/">Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır: İsa’nın Beklenmedik Sözleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/hic-kimse-hicbir-zaman-bu-adamin-konustugu-gibi-konusmamistir-isanin-beklenmedik-sozleri/" title="Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır: İsa’nın Beklenmedik Sözleri" rel="nofollow"><img width="768" height="384" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-768x384.jpg" class="webfeedsFeaturedVisual wp-post-image" alt="Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır" style="display: block; margin: auto; margin-bottom: 10px;max-width: 100%;" link_thumbnail="1" decoding="async" srcset="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-768x384.jpg 768w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-300x150.jpg 300w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir-1024x512.jpg 1024w, https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2019/12/Hic-Kimse-Hicbir-Zaman-Bu-Adamin-Konustugu-Gibi-Konusmamistir.jpg 1200w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a>		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4746" class="elementor elementor-4746">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-752d909b elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="752d909b" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-23fb9246" data-id="23fb9246" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-d458204 elementor-widget elementor-widget-wp-widget-media_audio" data-id="d458204" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="wp-widget-media_audio.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<div class="wgl-elementor-widget widget virtus_widget widget_media_audio"><audio class="wp-audio-shortcode" id="audio-4746-7" preload="none" style="width: 100%;" controls="controls"><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/47.-Hiç-Kimse-Hiçbir-Zaman-Bu-Adamin-Konuştuğu-Gibi-Konuşmamiştir-İsa_nin-Beklenmedik-Sözleri.mp3?_=7" /><source type="audio/mpeg" src="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/47.-Hiç-Kimse-Hiçbir-Zaman-Bu-Adamin-Konuştuğu-Gibi-Konuşmamiştir-İsa_nin-Beklenmedik-Sözleri.mp3?_=7" /><a href="https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/47.-Hiç-Kimse-Hiçbir-Zaman-Bu-Adamin-Konuştuğu-Gibi-Konuşmamiştir-İsa_nin-Beklenmedik-Sözleri.mp3">https://mujdebirligi.com/wp-content/uploads/2022/05/47.-Hiç-Kimse-Hiçbir-Zaman-Bu-Adamin-Konuştuğu-Gibi-Konuşmamiştir-İsa_nin-Beklenmedik-Sözleri.mp3</a></audio></div>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-99ad57 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="99ad57" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									
<h6 class="wp-block-heading">Hazırlayan: Jon Bloom</h6>

<p class="wp-block-paragraph">“Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.” Yuhanna’nın Müjdesi’nde kayda geçen kısa ve şiddetli bir sohbet var ve bu, İsa’nın iki bin yıldır dünya tarihine yaptığı şaşırtıcı etkiyi bir anlamda özetler niteliktedir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın Yahudi toplumu üzerindeki rahatsız edici ve artan etkisinden dolayı, başkâhinler ve Ferisiler İsa’yı yakalamaları için görevliler gönderirler (Yuhanna 7:32). Ancak görevliler elleri boş dönerler. Öfke dolu Ferisiler sebebini sorduğundaysa, görevliler şöyle cevap verir: “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır” (Yuhanna 7:46). Bu onları şaşkına çevirir. Görevliler bile İsa’ya hayran olmuşlardır! Din önderlerinin çileden çıktığını duyabilirsiniz:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Yoksa siz de mi aldandınız? Önderlerden ya da Ferisiler&#8217;den O&#8217;na iman eden oldu mu hiç? Kutsal Yasa&#8217;yı bilmeyen bu halk lanetlidir. (Yuhanna 7:47-49)</p>

<p class="wp-block-paragraph">Bu örüntü, insanlık tarihi boyunca Nasıralı İsa’nın söyledikleri ve yaptıklarıyla tekrar etmiştir.</p>

<h6>Şaşırtıcı Sözleri</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Önderler ve bilginler sürekli ve yorulmak bilmeden İsa’ya karşı suçlamalar yapmış, O’nu bir sapkın, bir deli, bir sahtekâr, yanlış anlaşılmış bir siyasi devrimci, bir kalabalıklar afyonu, bir emperyalizm aracı veya yüreği yanık öğrencilerinin dileklerinden vücut buldurdukları bir mit olarak ifşa etmeye çalışmışlardır. Ancak tüm en iyi çabalarına rağmen, İsa sürekli olarak tutuklanmayı reddetmekte, peş peşe kalabalıkları, kuşakları şaşırtmaya devam etmektedir: <em>Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır.</em></p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’yı ve konuşmalarını herkesten farklı kılan şey nedir? Elbette, bu sorunun tek bir cevabı yok. Sayısız cilt yazılmış ve İsa’nın emsalsizliği hâlâ tam anlamıyla ortaya konamamıştır. Ama Yuhanna 7’de, İsa kendi söylediklerinin (ve söylemediklerinin) arkasındaki bir önemli gerçeği bize bizzat ipucu olarak vermektedir:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Kendiliğinden konuşan kendini yüceltmek ister, ama kendisini göndereni yüceltmek isteyen doğrudur ve O&#8217;nda haksızlık yoktur. (Yuhanna 7:18)</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın sözlerindeki emsalsiz gücü anlamanın anahtarı, O’nun bunları <em>neden </em>söylediğini anlamaktır.</p>

<h6>Söylediği Her Şeyi Neden Söyledi?</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Yahudi önderle olan bir önceki tartışmasında, İsa onlara şöyle dedi: “Kutsal Yazılar&#8217;ı araştırıyorsunuz. Çünkü bunlar aracılığıyla sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır! Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz” (Yuhanna 5:39-40). Bir başka deyişle, insan doğru yere bu kadar süre bakıp da en önemli gerçekleri bu kadar gözden kaçıramaz.</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın söylediklerini neden söylediği üzere bir ömür teoriler üretip tartışmak ama O’nun sözlerini neyin bu denli eşsiz ve unutulmaz yaptığına ilişkin <em>aslında ne söylediği</em>ni gözden kaçırmak mümkündür. Bir örnek liste şöyle:</p>

<ul class="wp-block-list">
<li>“Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, Baba&#8217;nın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar” (Yuhanna 5:19).</li>
<li>“Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır” (Yuhanna 5:30).</li>
<li>“Ben Babam&#8217;ın adına geldim, ama beni kabul etmiyorsunuz. Oysa başka birisi kendi adına gelirse, onu kabul edeceksiniz. Birbirinizden övgüler kabul ediyor, ama tek olan Tanrı&#8217;nın övgüsünü kazanmaya çalışmıyorsunuz. Bu durumda nasıl iman edebilirsiniz?” (Yuhanna 5:43-44).</li>
<li>“Benim öğretim benim değil, beni gönderenindir” (Yuhanna 7:16).</li>
<li>“Kendiliğinden konuşan kendini yüceltmek ister, ama kendisini göndereni yüceltmek isteyen doğrudur ve O&#8217;nda haksızlık yoktur” (Yuhanna 7:18).</li>
<li>“Bu nedenle İsa şöyle dedi: “İnsanoğlu&#8217;nu yukarı kaldırdığınız zaman benim O olduğumu, kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Baba&#8217;nın bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız” (Yuhanna 8:28).</li>
</ul>

<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu ifadeler (ve dahası) İsa’nın söylediği ve yaptığı her şeyin arkasındaki motivasyonu açıklamaktadır. Yaşamdaki tek yüce amacı, O’nun tüm varlığındaki tutkusu, yalnızca Baba’nın O’na ilettiği şeyleri söylemek ve O’nu yönlendirdiği şeyleri yapmaktı. Duruşmasından ve çarmıha gerilmesinden saatler öncesinde ettiği kâhinlik duasında bunu açıkça duyuyoruz:</p>

<p class="wp-block-paragraph">“Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt” (Yuhanna 17:4-5)</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa her şeyden çok Baba Tanrı’nın yüceliğinin peşindeydi. İsa insanlardan korkmadı. “Kendisini onlara emanet etmedi” (Yuhanna 2:24 – Bünyamin Candemir Çevirisi) ve “insanlardan yücelik kabul etmiyor[du]” (Yuhanna 5:41 – Bünyamin Candemir Çevirisi). Babası’nı sevdi ve O’ndan korktu. Tanrı’nın yüceliğine yönelik bu baskın arayışıysa, O’nu yalnızca söylenmesi gereken şeyleri söylemekte özgür kıldı ve söylediklerini de bir hayli güçlü ve sıklıkla da kestirilemez kıldı.</p>

<h6>Siz Ne Derdiniz?</h6>

<p class="wp-block-paragraph">İsa’nın konuşma şeklindeki radikal özgürlüğü görmenin bir yolu, Müjde anlatılarının belirli noktalarında kendinizi İsa’nın yerine koymanız ve riskte olan şeyleri düşününce, <em>dürüstçe</em> kendinizin o durumda ne söyleyeceğini hayal etmenizdir. İsa’nın belirli şeyleri söylerken (ve başka şeyleri <em>söylemezken</em>) gösterdiği cesaret ve iman bir hayli dikkat çekicidir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Eğer İsa’nın yerinde olsanız, güçlü ve ihtiyaç duyulan bir müttefik olabilecek cana yakın bir Ferisi, yani Nikodim gece sorularla sizi ziyaret edince, “bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı&#8217;nın Egemenliği’ni göremez” gibi kafa karıştırıcı cevap verir miydiniz (Yuhanna 3:3)?</p>

<p class="wp-block-paragraph">Eğer İsa’nın yerinde olsanız, Sihar kentinin yakınında Yakup’un kuyusunun başındayken (1) yalnız başına olan, (2) Samiriyeli olan ve (3) ahlakından ötürü kendi halkı tarafından bile dışlanmış olan bir kadın yanınıza gelse, Mesih olduğunuz gerçeğini ilk olarak açıkça bu kadına söyleyecek kadar güven sergiler miydiniz (Yuhanna 4:26)?</p>

<p class="wp-block-paragraph">Eğer İsa’nın yerinde olsanız, size bir felçli adam getirilse ve bunun oradaki din önderlerine ne kadar küfür niteliğinde geleceğini tam olarak bilseniz, bu adama şöyle deme cesaretini gösterebilir miydiniz: “Cesur ol, oğlum, günahların bağışlandı” (Matta 9:2)?</p>

<p class="wp-block-paragraph">Eğer İsa’nın yerinde olsanız, Şabat gününde Ferisiler sizi öğrencilerinizin başakları koparıp yemesine izin verdiniz diye azarlasalar, “Size şunu söyleyeyim, burada tapınaktan daha üstün bir şey var&#8230; Çünkü İnsanoğlu Şabat Günü&#8217;nün de Rabbi&#8217;dir” cevabını verir miydiniz (Matta 12:6, 8)?</p>

<p class="wp-block-paragraph">Eğer İsa’nın yerinde olsanız ve din önderleriyle şiddetli tartışmalara girseniz, şunun gibi yangına körük niteliğinde olan gerçekleri dillendirir miydiniz: “Size doğrusunu söyleyeyim, İbrahim doğmadan önce ben varım” (Yuhanna 8:58) veya “Ben ve Baba biriz” (Yuhanna 10:30)?</p>

<p class="wp-block-paragraph">Ferisi olan Simun’a, uygunsuz bir şekilde ayaklarınıza dokunan günahkâr kadındaki Tanrı sevgisinin, ondakinden daha yüce olduğunu söyler miydiniz (Luka 7:36-49)? Ruhsal bir içtenlikle yanınıza gelen genç adama, kurtulmak için gidip neyi varsa satması ve yoksullara vermesi gerektiğini söyler miydiniz (Markos 10:17-22)? Size kendisini en çok adamış olan takipçinize “Şeytan” der miydiniz (Markos 8:33)? Çarmıha gerilmenize engel olmaya çalışan Pilatus için işleri imkânsız hale getirip bizzat ona engel olarak, kendi acımasız ölümünüzü mühürler miydiniz (Yuhanna 18:28-40)?</p>

<h6>Beklenmedik Bir Yumuşak Huyluluk ve Sertlik</h6>

<p class="wp-block-paragraph"><em>Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır</em>. İsa, Yasa altında mahkûm olmuş insanlara karşı, örneğin zinada yakalanan kadına olduğu gibi (Yuhanna 8:1-11), şaşırtıcı ve beklenmedik bir biçimde yumuşak huyluydu. Yasa’yı kati suretle yerine getiriyor gibi görünen kişilere karşıysa şaşırtıcı ve beklenmedik bir biçimde sertti. Örneğin Yahudi önderlere Şeytan’ın çocukları demişti (Yuhanna 8:44). Diğer uluslardan olan kızları cinlerden kurtardı (Matta 15:21-28), “rahatsızlık çıkaran” çocukları nezaketle kutsadı (Luka 18:15-17) ve din bilginlerine ve Ferisilere cehenneme mahkûm “engerekler” dedi (Matta 23:33).</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa bu şeyleri niçin söyledi? Çünkü Babası’nın onuru kendisini neyi söylemeye yöneltiyorsa, sadakatle yalnızca onları söyleyerek Babası’nın yüceliğinin ardınca gitti. Amacı, kendilerine gören gözler verilen kişilere Baba’yı göstermekti (Luka 10:22). Kendi yüceliğini değil, Babası’nın yüceliğini aramak, O’nu yalnızca söylenmesi gereken şeyleri söylemekte özgür kıldı (Yuhanna 8:28) ve O’nu (en azından şimdilik) söylenmemesi gereken şeyleri söylemekten alıkoydu (Yuhanna 16:12). Kendi yüceliği konusundaysa, Babası’nın O’nu yücelteceğine güvendi (Yuhanna 17:5). Kendisini Babası’nın güçlü eli altında alçalttı ve uygun zamanda kendisini yüceltmesi için Babası’na güvendi (1. Petrus 5:6).</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa hiç kimsenin konuşmadığı gibi konuştu çünkü Baba’nın yüceliğini hiç kimsenin aramadığı gibi aradı.</p>

<h6>Dilinizi Özgür Kılan Şey</h6>

<p class="wp-block-paragraph">Mesih benzerliğini nasıl tanımlarsınız? İsa’nın bunu nasıl tanımladığını biliyor musunuz? Öğrencileri için ve bizim için nasıl dua ettiğini dinleyin:</p>

<p class="wp-block-paragraph">Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir. Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim. Onlar da gerçekle kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna adıyorum. Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. (Yuhanna 17:17-21)</p>

<p class="wp-block-paragraph">İsa gibi olmak, Tanrı Sözü’nün gerçeğinde (Yuhanna 17:17) kutsallaştırılmış, Tanrı’nın kutsal bir aracı olarak ayrılmış olmak demektir. Tanrı Sözü, bizim sözümüz olur (Yuhanna 17:20). Mesih’e en çok benzeyen kişiler “Mesih’in sözü”nün tüm zenginliğiyle içlerinde yaşadığı (Koloseliler 3:16) ve söylenmesi gereken şeyleri söyleyen, söylenmemesi gerekenlerden geri duran kişilerdir (Efesliler 4:29). Mesih’e en çok benzeyen kişiler her şeyden çok Tanrı’nın yüceliğini ararlar ve bu arayış onların ne söylediklerini yönlendirir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Aradığımız yücelik ne söylemeyi veya söylememeyi seçtiğimizle yakından ilgilidir. İlk aradığımız şey kendi yüceliğimizse, onu riske atacak bir şeyi zar zor söyleriz. Başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğü, sözlerimizi belirler (Yuhanna 5:44). Herkes hangi sebeplerle nasıl konuşuyorsa, biz de öyle konuşuruz. Dillerimizi Tanrı uğruna özgürleştiren şeyse, İsa’nın dilini Tanrı uğruna özgürleştiren şeydir. O, Baba’nın yüceliğini arıyor ve kendisini yüceltmesi için Baba’ya güveniyordu. Eğer dilimiz bağlıysa, bunun sebebi kendi yüceliğimize Tanrı’nınkinden daha çok değer veriyor olmamız olabilir.</p>

<p class="wp-block-paragraph">Mesih’in bizi “özgür” kıldığı (Galatyalılar 5:11) en büyük özgürlüklerden biri, kendi yüceliğimizi arama zulmünden özgür olmaktır. Gerçek özgürlük Tanrı’nın yüceliğini aramak ve İsa’nın yaptığı gibi, bizi uygun zamanda en tatmin edici şekillerde yüceltmesi için Baba’ya güvenmektir.</p>
								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://mujdebirligi.com/makaleler/hic-kimse-hicbir-zaman-bu-adamin-konustugu-gibi-konusmamistir-isanin-beklenmedik-sozleri/">Hiç Kimse Hiçbir Zaman Bu Adamın Konuştuğu Gibi Konuşmamıştır: İsa’nın Beklenmedik Sözleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://mujdebirligi.com">Müjde Birliği</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
