Biz Kimiz?

MüjdeBirliği.com iki temel amaca sahip olan bir web sitesidir. İlk olarak, sağlam öğretinin ve teoloji kaynaklarının yayılması amacıyla çalışmaktayız. İkinci olaraksa, bu amacı benimseyen kardeşlerle ilişki kurup hizmetimizi genişletmeyi hedeflemekteyiz

İman Açıklaması

» Üçlübirlik Tanrısı

Sonsuzluklar boyunca birbirine eşit Üç tanrısal Kişide var olan tek Tanrı’ya inanıyoruz: birbirini bilen, seven ve yücelten Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. Bu tek gerçek ve diri Tanrı, hem sevgisinde hem de kutsallığında ebediyen kusursuzdur. Görünen ve görünmeyen her şeyin Yaratıcısıdır ve bu nedenle bütün yüceliği almaya ve tapınılmaya layıktır. Ölümsüz ve sonsuz olarak, sonu başlangıçtan beri mükemmel bir şekilde ve tamamen bilir, her şeyin varlığını O sürdürür ve her şeye hükmeder, ilahi takdiriyle halkını Kendisi için kurtarmak ve düşmüş yaratılışı Kendi görkemli lütfunun övgüsüne yeniden döndürmek adına sonsuz iyi amaçlarını uygular.

» Vahiy

Tanrı lütufkar bir şekilde varlığını ve gücünü yaratılmış olan düzende açığa vurmuş ve Kendisini fevkalade bir şekilde, beden alan Söz olan Oğul Kişisinde, düşmüş olan insanlığa göstermiştir. Ayrıca bu Tanrı, Kendisini Ruhu aracılığıyla insanların sözcükleriyle göstermiş olan konuşan bir Tanrı’dır: Eski ve Yeni Antlaşma’nın altmış altı kitabından oluşan, hem kaydedilmiş hem de bu dünyada Tanrı’nın kurtarma eyleminin aracı olan Kutsal Yazılar’da yazılı olanların Tanrı tarafından esinlenmiş olduğuna inanıyoruz. Tamamen yetkin ve orijinal metninde hata içermeyen, Tanrı’nın kurtuluş tasarısını tamamıyla vahiy eden, Tanrı’nın bizden iman etmemizi ve yapmamızı istediği şeyleri yeteriyle belirten, iletmiş olduğu bilginin hükmünde nihai otoriteye sahip olan yalnızca bu yazılar, esinlenmiş olan Tanrı Sözünü kelimesi kelimesine içermektedir. Ölümlü ve günahkar oluşumuzun Tanrı’nın gerçeğini etraflıca bilme ihtimalini imkansız hale getirdiğini itiraf eder, fakat Tanrı’nın Ruhuyla aydınlatılmış olarak, Tanrı’nın bizlere bildirilen gerçeğini doğru bir şekilde bilebileceğimizi beyan ederiz. Kutsal Kitap’a, öğretmiş olduklarının tamamıyla Tanrı’nın emirleri olarak iman edilmeli; gerektirdiklerinin tamamıyla Tanrı’nın buyruğu olarak itaat edilmeli; vaat ettiklerinin tamamıyla teminat olarak güvenilmelidir. Tanrı’nın halkı Söze iman edebildiği, Sözü işitebildiği ve uygulayabildiğinden, kendileri Mesih’in öğrencileri ve müjdenin tanıkları olarak donatılmaktadır.

» Yaratılış ve İnsanlık

Tanrı’nın insanları Kendi benzeyişinde kadın ve erkek olarak yarattığına inanıyoruz. Adem ve Havva, Tanrı’nın Kendisinin ‘çok iyi’ beyanında bulunduğu yaratılış düzenine aittiler; yaratılışı idare etmek, ilgilenmek, yönetmek üzere Tanrı’nın elçileri olarak hizmet etmekte ve Yaratıcılarıyla kutsal ve adanmış bir paydaşlık içerisinde yaşamaktaydılar. Tanrı’nın benzeyişinde yaratılmış olan insanlar aynı şekilde İsa Mesih’e olan imanlarıyla Tanrı’yla paydaşlık içinde olmaktan aynen zevk alırlar ve kişisel pasif öz-bağımlılıktan aile, kilise ve sivil yaşamda kişisel ve topluluk bağlılığına çağrılırlar. Adem ve Havva, kadın ve erkek için cinsel ilişkinin tek normatif düzenini oluşturan tek beden olmaya çağrıldılar; böylesi bir evlilik Mesih’le kilisesi arasındaki birliği nihayetinde örneklendirmektedir. Tanrı’nın hikmetli amacı uyarınca kadın ve erkek birbirleri yerine yeğlenemez, aksine karşılıklı olarak birçok farklı yolla birbirlerini tamamlamaktadırlar. Tanrı, Mesih’le kilisesi arasındaki sevgi dolu ilişkiyi yansıtması adına farklı roller biçimlendirmiştir; koca, Mesih’in kayırmasını ve fedakar sevgisini ortaya koyan bir şekilde ‘baş’ görevini üstlenmekte ve kadın, kilisenin Rabbine duyduğu sevgiyi örneklendiren bir şekilde kocasına itaat etmektedir. Kilise hizmetinde, hem erkek hem kadın Mesih’e hizmet etmeye ve Tanrı halkının pek çok ve çeşitli hizmetinde kendilerini geliştirmeye teşvik edilmelilerdir. Kilise içerisindeki liderlik rolünün, bu role uygun ve nitelikli erkeklere verilmiş olması, temelini yaratılıştan, düşüşten ve kurtuluştan almaktadır ve kültürel gelişmelerin taleplerine göre çarpıtılmamalıdır.

» Düşüş

Tanrı’nın benzeyişinde yaratılmış olan Adem’in, Şeytan’ın ayartmasıyla günaha düşerek hem kendisi hem de soyu için bu benzeyişi bozduğuna ve başlangıçta almış olduğu kutsamadan yoksun bırakılmış olduğuna inanıyoruz. Bunun bir sonucu olarak, bütün insanlar Tanrı’dan uzaklaştırılmış, varlıklarının tamamı bozulmuş (örn. fiziksel, akılsal, iradesel, duygusal, ruhsal olarak) ve nihai ve de geri dönülemez bir karar olarak ölüme mahkum edilmiştir- Tanrı’nın lütfu olmaksızın. Bütün insanların en büyük ihtiyacı, adaleti ve kutsal öfkesi altında olduğumuz Tanrı’yla barışmaktır; bütün insanların tek umudu, bizi tek kurtarabilecek ve Kendisine alabilecek olan aynı Tanrı’nın hak etmediğimiz sevgisidir.

» Tanrı’nın Tasarısı

Tanrı’nın öncesizlikte lütfuyla her oymaktan ve her dilden, her halktan ve her ulustan birçok suçlu günahkarı önceden belirlediğine ve onları seçtiğine inanıyoruz. Tanrı’nın, lütuf aracılığıyla İsa’ya iman edenleri akladığına ve kutsallaştırdığına ve bir gün bütün lütufkar yüceliğiyle onları yücelteceğine inanıyoruz. Tanrı sevgiyle, seçmiş olduklarına sevgisini vererek ve Mesih’i Kurtarıcıları olarak belirleyerek, bütün insanlara tövbe etmeyi ve iman etmeyi buyurmakta ve yakarmaktadır.

» Müjde

Müjdenin, İsa Mesih’in iyi haberi, Tanrı’nın hikmetinin özü olduğuna inanıyoruz. Tanrı’nın kurtarmış oldukları için Tanrı gücü olan, dünya için saçmalık sayılan bu iyi haber Mesih merkezlidir, çarmıh ve diriliş üzerine kurulmaktadır: Mesih duyurulmazsa, müjde duyurulamaz ve eğer Mesih’in ölümü ve dirilişi merkez olmasaydı gerçek Mesih duyurulamazdı (mesaj şudur: ‘‘Mesih günahlarımız için öldü ve dirildi’’). Bu iyi haber Kutsal Kitapsal (ölümü ve dirilişi Kutsal Yazılar’a uygundur), teolojik (Mesih, günahlarımız ve bizi Tanrı’yla barıştırmak için öldü), tarihsel (eğer kurtarış eylemi gerçekleşmeseydi, imanımız değersiz, bizler günah içinde ve herkesten daha çok acınacak halde olurduk), elçisel (bu kurtarış eyleminin tanıkları olan elçilere emanet edilmiş ve onlar tarafından aktarılmıştır) ve yoğun bir şekilde bireyseldir (duyurulup, iman edilip, sıkıca benimsendiği her yerde kişiler bireysel olarak kurtulur).

» Mesih’in Kurtarışı

Babasına duyduğu sevgi ve itaatle, ebedi Oğul’un beden aldığına inanıyoruz: Söz beden aldı, tamamen Tanrı ve tamamen insandır, tek Kişi’de iki doğa. İnsan İsa, İsrail’in vaat edilen Mesihi, Kutsal Ruh aracılığıyla mucizevi bir şekilde bakire Meryem’in rahminde oluştu. Göksel Babasına kusursuz bir şekilde itaat etti, günahsız bir yaşam yaşadı, mucizeler gerçekleştirdi, Pontius Pilatus yönetiminde çarmıha gerildi, üçüncü gün ölümden bedenen dirildi ve göğe alındı. Arabulucu Kral olarak, Baba’nın sağına oturtuldu, gökte ve yeryüzünde Tanrı’nın egemenliğini uygulamaktadır, Baş Kahinimiz ve doğru Avukatımızdır. Beden alması, yaşamı, ölümü, dirilişi ve göğe alınmasıyla İsa Mesih’in bizim yerimize geçen Kişi ve temsilci olduğuna inanıyoruz. Bu eylemi gerçekleştirmiştir öyle ki, Mesih’te Tanrı’nın doğruluğu sayılabilelim: çarmıhta günahı kaldırdı, Tanrı’yı yatıştırdı ve günahlarımızın bütün cezasını üstlenerek iman eden herkesi Tanrı’yla barıştırdı. Dirilişiyle İsa Mesih, Babası tarafından doğrulandı, ölümün gücünü ve bir zamanlar ölüm üzerinde gücü olan Şeytan’ı yendi ve halkına sonsuz yaşamı verdi; göğe alınışıyla Rab olarak sonsuzlara dek yüceltildi ve O’nunla olmamız için bize yer hazırladı. Kurtuluşun başka hiç kimsede olmadığına inanıyoruz, çünkü göğün altında bizi kurtaracak başka hiçbir isim yoktur. Çünkü Tanrı bu dünyanın hiçe saydıklarını, hor gördüklerini seçti öyle ki, hiç kimse O’nun önünde övünmesin- İsa Mesih bizim için Tanrı’dan gelen bilgelik oldu- yani bizim doğruluğumuz, kutsallığımız ve kurtuluşumuz.

» Günahkarların Aklanması

İtaati ve ölümü ile Mesih’in, bütün aklananların borcunu ödediğine inanıyoruz. Kendisini kurban olarak sunarak, günahlarımızdan ötürü bize verilen cezayı O üstlendi, bizim yerimize Tanrı’nın adaleti için uygun, gerçek ve tamamen hoşnut eden kurbanı sundu. Kusursuz itaatiyle, bizim adımıza Tanrı’nın adil isteklerini yerine getirdi, yalnızca iman aracılığıyla bu kusursuz itaat, Tanrı tarafından kabul edilmek için yalnızca Mesih’e iman edenlere sayılır. Mesih Tanrı tarafından bizim için verildiğinden, itaati ve çektiği ceza bizim adımıza kabul edildiğinden, karşılıksız ve hak etmeyerek, bu aklanma yalnızca karşılıksız lütufla verilir, öyle ki Tanrı’nın keskin adaleti ve zengin lütfu aklanmış olan günahkarlarda yüceltilebilsin. Kişisel ve toplu itaat isteğinin, bu karşılıksız aklanmadan kaynaklandığına inanıyoruz.

» Kutsal Ruh’un Gücü

Kutsal Yazılar’ın tamamında bildirilen ve İsa Mesih tarafından güvence altına alınan bu kurtuluşun, Kutsal Ruh aracılığıyla halkına uygulandığına inanıyoruz. Baba ve Oğul tarafından gönderilen Kutsal Ruh, Rab İsa Mesih’i yüceltir ve diğer Yardımcı olarak imanlıyla ve imanlıda var olmaktadır. Dünyayı günah, doğruluk ve yargı konusunda ikna eder; güçlü ve gizemli eylemiyle ölü günahkarları tövbe ve imana uyandırarak onları ruhsal olarak yeniler ve onlarda Rab İsa’yla birlikteliğe vaftiz edilir, böylece Tanrı önünde yalnız ve yalnızca İsa Mesih’e iman aracılığıyla lütufla aklanırlar. Ruh’un aracılığıyla imanlılar yenilenir, kutsallaşır ve Tanrı’nın ev halkına dahil edilir; tanrısal doğaya paydaş olurlar ve Tanrı’nın vermiş olduğu armağanlardan alırlar. Kutsal Ruh’un Kendisi vaat edilen mirasın teminatıdır ve bu çağda imanlıları Mesih benzerliğinde yaşamak ve hizmet etmek için yönlendirir, donatır, canlandırır ve güçlendirir.

» Tanrı’nın Krallığı

İmanla Mesih’le birliktelikle, Kutsal Ruh’un yenilemesiyle, Tanrı’nın lütfu aracılığıyla kurtulanların Tanrı’nın krallığına girdiğine ve yeni antlaşmanın bereketlerine sahip olduğuna inanıyoruz: günahların bağışı, Tanrı’ya itaat etme, güvenme ve O’nu yüceltme arzusunu uyandıran içsel bir değişim ve açığa vurulacak olan görkemi aramak. İyi işler, kurtaran lütfun ondan ayrı tutulamaz kanıtıdır. Çürüyen bir dünyada tuz ve karanlık olan bir dünyada ışık olarak yaşayarak imanlılar, ne dünyadan el etek çekmeli ne de onla benzer duruma gelmelidir: bunun yerine, şehir için iyi işler yapmalıyız, çünkü ulusların bütün yüceliği ve onuru diri Tanrı’ya sunulmalıdır. Bu yaratılmış düzenin kime ait olduğunu hatırlayarak ve Tanrı’nın krallığının vatandaşları olduğumuzdan, komşumuzu kendimiz gibi sevmeliyiz, herkese iyilik yapmalıyız, özellikle de Tanrı’nın ev halkına ait olanlara. Zaten var olan ama tam anlamıyla gerçekleşmemiş olan Tanrı’nın krallığı, Tanrı’nın bütün yaratılışın kurtuluşuna dünyadaki egemenliğinin uygulamasıdır. Tanrı’nın krallığı, Şeytan’ın karanlık krallığını yağmalayan bozguna uğratan güçtür; o krallıktan kurtulmuş olan kişilerin yaşamlarını tövbe ve iman aracılığıyla yeniler. Bu nedenle kaçınılmaz olarak, Tanrı’nın krallığı altında insan yaşamının yeni bir topluluğunu oluşturur.

» Tanrı’nın Yeni Halkı

Tanrı’nın yeni antlaşma halkının göksel Yeruşalim olduğuna inanıyoruz; Mesih’le birlikte göksel yerlere oturtulmuşlardır. Bu evrensel kilise Mesih’in tek başı olduğu yerel kiliselerde gösterilmektedir; böylece her bir ‘‘yerel kilise’’ kilisedir, Tanrı’nın ev halkıdır, yaşayan Tanrı’nın topluluğudur, gerçeğin sütunu ve temelidir. Kilise Mesih’in bedeni, göz bebeği, ellerindeki yara izleridir ve Kendisini sonsuza dek kilisesine vaat etmektedir. Kilise, müjde mesajıyla, kutsal düzeniyle, disipliniyle, büyük misyonuyla ve bunların hepsinin üzerinde Tanrı’ya, birbirlerine ve dünyaya duydukları sevgiyle ayırt edilmektedir. Değer verdiğimiz bu müjdenin hem kişisel hem de topluluk boyutları vardır, ancak her ikisi de göz ardı edilemez. İsa Mesih bizlerin barışıdır: yalnızca Tanrı’yla barış sağlamamış, fakat aynı zamanda birbirine düşman olan insanlar arasında da barışı sağlamıştır. Bu şekilde barışı sağlayarak amacı, Kendisinde yeni bir insanlık yaratmak ve tek bedende düşmanlıklarını öldürdüğü çarmıh aracılığıyla hem Yahudileri hem de Yahudi olmayan diğer ulusları uzlaştırmaktı. Kilise, üyeleri kendilerine odaklı yaşamak yerine birbirlerine ve komşularına hizmet ederek yaşadığında, Tanrı’nın gelecekteki yeni dünyasına bir işarettir. Kilise, Tanrı’nın Ruhu’nun yaşadığı topluluk yeri ve dünyada Tanrı’ya devamlı bir tanıktır.

» Vaftiz ve Rab’bin Sofrası

Vaftiz ve Rab’bin Sofrasının, Rab İsa’nın Kendisi tarafından verildiğine inanıyoruz. İlki yeni antlaşma topluluğuna girmekle, diğeri süregelen antlaşma yenilenmesiyle ilgilidir. Her ikisi de eş zamanlı olarak Tanrı’nın bize vaadidir, Tanrı’nın verdiği lütuf araçlarıdır, bizlerin bir zamanlar çarmıha gerilmiş ve şimdi dirilmiş olan Mesih’e topluluk olarak itaat yeminimizdir, tekrar gelişinin ve her şeyi yenilemesini bekleyiştir.

» Her Şeyin Yenilenmesi

Rabbimiz İsa Mesih’in kutsal melekleriyle birlikte kişisel, görkemle ve bedenen tekrar geleceğine, son Yargıç olarak görev üstleneceğine ve krallığının tamamlanacağına inanıyoruz. Hem doğruların hem de doğru olmayanların bedensel olarak dirileceğine inanıyoruz- Rabbimizin öğretmiş olduğu gibi doğru olmayanlar cehennemde yargı ve sonsuz cezaya ve doğru olanlar Kuzu’nun tahtında oturanın huzurunda, yeni gök ve yeni yeryüzünde, doğruluğun evinde sonsuz berekete. O gün kilise, Mesih’in itaati, acıları ve zaferiyle Tanrı önünde lekesiz duracak, bütün günahlarından arınacak ve kötü etkileri sonsuza dek ortadan kaldırılacak. Tanrı her şeyde olacak, halkı O’nun tarifsiz kutsallığının tesiri altında kalacak ve her şey O’nun görkemli lütfunun övgüsü için gerçekleşecek.
Müjde Birliği Logosu

HoşGeldiniz!

Türkçe konuşan kiliseler sağlıklı bir şekilde gelişsinler diye videolar, makaleler ve kitaplar toplayıp yayınladık. Onların size yardım etmelerini umuyoruz.